WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

İZMIR BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 6. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C.
İZMİR
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/847 Esas
KARAR NO : 2024/523
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/10/2022
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizde yapılan yargılaması sonunda dava dosyası ve ekleri incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ...'nin maliki olduğu, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracın 27/09/2021 günü asli kusurlu (%100) olarak sebep olduğu maddi hasarlı trafik kazasında davacı tarafa ait ... plakalı aracın hasar gördüğünü, kazaya sebep olan ... plakalı aracın davalı ... Şirketi tarafından ... numaralı ZMMS ile sigortalı olduğunu, 29/01/2021 tarihinde sıfır olarak alınan ... plakalı araçta değer kaybı meydana geldiğini, Buca-Gaziemir minibüs durağında çalışan aracın bu kaza nedeniyle uzun bir süre çalışamadığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuru neticesinde 04/08/2022 tarihinde 9.184,60 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığını, yapılan ödemenin araçtaki değer kaybını karşılamadığını, aracın tamirde geçirdiği süre nedeniyle doğan kazanç kaybı için davalılardan Sadece ...'ye, kaza nedeniyle doğan değer kaybı açısından her iki davalıya husumet yöneltildiğini belirterek HMK. 107 Kapsamında Belirsiz Alacak Davası Olarak ileride zararın tam olarak belirlendiği anda talep belirleme hakkı saklı olmak üzere 100,00 TL Değer Kaybı tazminatının davalı ... yönüyle kaza tarihinden davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte her iki davalıdan müteselsilen tahsilini, HMK. Madde 107 Kapsamında Belirsiz Alacak Davası olarak ileride zararın tam olarak belirlendiği anda talep belirleme hakkı saklı olmak üzere 100,00 TL Kazanç kaybının sadece davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin müştereken müteselsilen davalılardan tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; taleplerin dava zaman aşımına uğradığını, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, açılan dava trafik kazasından kaynaklanan bir haksız fiil isnadından doğduğu için görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, görev itirazında bulunduklarını, davalı sigorta şirketinin genel merkezi'nin İstanbul'da olduğundan İstanbul Mahkemeleri, zararın meydana geldiği yer de İstanbul olduğundan yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, davanın yetkisizlik sebebiyle usulden reddini talep ettiklerini, dava açılmadan davalı sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, başvuru şartı noksanlığı nedeniyle başvurunun usulden reddinin gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın aracının kasko sigortacısı ... Anonim Şirketi'ne rücuen 30/11/2021 tarihinde 1.090,66 TL, 24/12/2021 tarihinde 30.518,14 TL, 27/05/2022 tarihinde 2.206,60 TL rücuen hasar tazminatı ödemesi gerçekleştirildiğini, davacı tarafa ise değer kaybı taleplerine ilişkin 9.184,60 TL ödemekle toplam 43.000,00 TL tazminat ödendiğini ve poliçe limitleri tükendiğini, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmamış olmamakla davanın reddinin gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna isabet eden hasarın varlığı halinde tazminata ilişkin hesaplamanın yapılması için karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları göz önüne alınarak bilirkişi inceleme yapılmasını, sigorta şirketi tarafından ödenecek değer kaybı tutarının, maddi teminat limitinin %15'ini aşamayacağını, gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararların teminat dışında olduğunu, davacı tarafından her ne kadar davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu beyan edilmekte ise de tarafların kazanın oluşumundaki kusur oranlarının Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nce tespit edilmesi gerektiğini, açılan davada her ne kadar davacı tarafından talepleri yasal faiziyle talep edilmişse de davalı sigorta şirketinin temerrüdü gerçekleşmemiş olduğundan anılan taleplerin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın görevsizlik, yetkisizlik, dava artı yokluğu ve pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesini, davalı sigorta şirketi tarafından anılan taleplere ilişkin tazminat ödemesi yapılması ve poliçe limitlerinin tükenmesi nedeniyle davacı tarafın ödeme üstü tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olması halinde kusur ve tazminat miktarı yönünden aktüer bilirkişisince inceleme yapılmasını, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden kusur raporu alınmasını, davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR: Türkiye Noterler Birliği'nden Trafik Tescil'den araçların bilgileri celp edilmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'nden dava konusu araca ilişkin poliçe ve hasar kaybına ilişkin bilgiler celp edilmiştir.
Trafik Bilirkişi ..., Makine Mühendisi ... ve SMM bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden, 22/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır.
İzmir Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nden tarafların kusur oranlarına ilişkin 28/03/2024 tarihli Adli Tıp Raporu aldırılmıştır.
-22/06/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;
Açıklanan hususlar neticesinde;
1-Trafik Kurallarının İhlali Yönünden;
Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07/09/2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen "Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin yetkisinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile;
-... plakalı otomobil sürücüsü ... kavşakta ilk geçiş hakkını vermediğinden dolayı kazanın oluşumunda ETKENDİR.
-... plakalı minibüs sürücüsü ... kazanın oluşumunda atfı kabil kural ihlalinde bulunmadığından dolayı kazının oluşumunda ETKEN DEĞİL ise de;
2-Değer Kaybı Yönünden;
-Dava konusu ... plakalı 2021 model ... minibüste hasarlı olduğu anlaşılan parçalarının, dava konusu 27/09/2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası ile uyumlu olduğu,
-Dava konusu ... plakalı 2021 model ... minibüste 27/09/2021 tarihli kaza nedeniyle hasarlanan kaporta, mekanik, elektrik aksamının değişim, onarım, boya işlemlerinin hasarın niteliği göz önüne alındığında 8 iş günü içinde tamamlanmasının mümkün olduğu,
-Dava konusu ... plakalı 2021 model ... minibüsün muadili olan minibüslerde 27/09/2021 tarihli kaza benzeri hasara uğradığı takdirde 29.087,00 TL değer kaybı zararı meydana geleceği,
-Kazaya karışan ve kazanın oluşumunda etken faktörleri olduğu değerlendirilen sürücüsü ... ve maliki ... olan ... plakalı kamyonetin davalı ... Şirketi nezdinde 19/06/2021-19/06/2022 tarihleri arasında ... poliçe numarası ile ZMMS sigortalı olduğu, teminat limitinin kaza başına 43.000,00 TL olduğu,
-Davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafın kasko poliçesini tanzim edilen ... Anonim Şirketi'ne 30/11/2021 tarihinde 1.090,66 TL, 24/12/2021 tarihinde 30.518,14 TL, 27/05/2022 tarihinde 2.206,60 TL olmak üzere toplam 33.815,40 TL rücuen hasar ödemesi yapıldığının belirtildiği, değer kaybı zararı kapsamında davalı vekiline 9.184,60 TL yapıldığının tespit edildiği, buna göre toplam olarak 43.000,00 TL ödeme yapıldığı,
-Davacının vaki kaza nedeniyle birlikte bakiye değer kaybı zararının 29.902,40 TL olduğu,
3-Kazanç kaybı yönünden;
273,98 TL*8=.2.191,84 TL fiili kazanç kaybına uğradığı kanaatine varıldığını, hususlarındaki hukuki değerlendirmenin nihai kararı mahkemeye ait olmak üzere görüş ve tespit ve kanaatine varılmıştır.
-28/03/2023 tarihli İzmir Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi'nin Adli Tıp raporunda özetle;
Açıklanan gerekçelerle;
-Kusur durumu;
-Dava dışı sürücü ...'in kusursuz olduğu,
-Dava dışı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
-Değer kaybı durumu;
-Dava konusu aracın 20.000,00 TL değer kaybettiği,
-Kazanç kaybı;
-Dava konusu ticari minibüsün makul onarım süresinin 7 gün olduğuna, günlük ortalama kazanç tutarı bilinmediğinden kazanç kaybı tutarının yapıladığı kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili 26/06/2023 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve aynı tarihte harcını yatırmıştır.
GEREKÇE :
Dava; Davanın davacı aracında meydana gelen değer kaybının davalılardan, kazanç kaybının ise sadece davalı ...'de tahsili davasıdır.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. maddesinde, "işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.", aynı yasanın 85/1. maddesinde, "bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı", aynı yasanın 85/son maddesinde ise, "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiş, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın amacı A.1 maddesinde "Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir." şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde "sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı KTK.'nın 90. maddesinde "Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenleme ve zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı kapsamı dışında bulunan hallerin düzenlendiği 92/i maddesindeki "Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler." şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarihinde... E.-... K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan "...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…" ibaresi ile ikinci cümlesindeki "…ve genel şartlarda…" ibaresinin ve 92. maddesinin (i) bendinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı ile zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarına göre belirleneceğine dair düzenleme iptal edilmiştir. T.C. Anayasası'nın 153/6. maddesinde, "Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar." düzenlemesi mevcut olup, bu düzenlemenin doğal sonucu olarak Anayasa Mahkemesi'nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edildiğinin bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasa'nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülmeyeceği kabul edilmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edilmiştir.
Yargıtay içtihatları ile kabul edilen “usuli kazanılmış hak" olgusunun, birçok hukuk kuralında olduğu gibi yine Yargıtay içtihatları ile geliştirilmiş istisnalarının bulunduğu, yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı YİBK.) ya da geçmişe etkili bir yeni kanun çıkması, benzer şekilde uygulanması gereken bir kanun hükmünün, hüküm kesinleşmeden önce Anayasa Mahkemesi'nce iptaline karar verilmesi hallerinde, usulü kazanılmış hakka göre değil, İBK.'ya veya geçmişe etkili yeni kanuna ya da Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilebileceği (HGK.'nın 21.01.2004 tarihli ve 2004/10-44 E., 19 K.; 03.02.2010 tarihli ve 2010/4-40 E., 2010/54 K.), dolayısıyla bilirkişi raporları alındıktan ve bu raporlar nedeniyle taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış hakka göre değil sonra Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararından sonra oluşan yeni duruma göre karar verilmesi gerektiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas,... Karar sayılı,... Esas, ... Karar sayılı emsal kararlarında da belirtildiği üzere Anayasa Mahkemesi'nin yukarıda anılan iptal kararı sonrasında oluşan yeni duruma göre KTK.'nın 90. maddesi hükmü dikkate alındığında, zarar gören hak sahiplerinin zarar veren 3. kişilerden ve sigorta şirketinden talep edebilecekleri tazminatın kapsamının belirlenmesinde kullanılacak yöntem ve ölçütler konusunda kısıtlama bulunmadığından, üçüncü kişi olan davacının uğradığı hasar zararının tespitinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alınarak yerel piyasa koşulları, yedek parça ve servis maliyetleri, kazalı parça ve yeri, işçilik maliyetleri, KDV dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmıştır.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; davalılardan ...'nin maliki olduğu, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... Plakalı aracın 27/09/2021 günü sebep olduğu maddi hasarlı trafik kazasında davacı tarafa ait ... plakalı aracın hasar gördüğü, Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda açıklanan gerekçelerle davalı sigortalısına ait aracı kullanan sürücünün kusurlu olduğu, davacının bu trafik kazasının oluşumunda herhangi bir etkisinin bulunmadığını, davacıya ait araçta değer kaybı zararının 29.902,40 TL, 2.191,84 TL fiili kazanç kaybı zararı meydana geldiği, Davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önceki (dava açılış tarihi 06/10/2022) tarih olan 27/05/2022 tarihinde teminat limiti olan 43.000,00 TL ödenmiş olduğu, bakiye değer kaybı ve kazanç kaybından davalı gerçek kişinin sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının Sigorta şirketi aleyhine açtığı davanın sigorta limitinin dava açılmadan önceki bir tarihte tükenmiş olması nedeniyle reddine, reddedilen miktar üzerinden lehine vekalet ücreti hükmedilmesine, davacının davalı gerçek kişi aleyhine açtığı davasının kabulüne, davacı vekilinin talebi doğrultusunda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar İzmir Adli Tıp Kurumu'ndan rapor aldırılmış ise de kusur konusundaki tespitlerde önceden aldırılan bilirkişi raporunda belirtildiği yönde değerlendirme yapılması ancak değer kaybına ilişkin değerlendirmede davacıya ait araçla ilgili aracın kazadan önceki hali dikkate alınarak karşılaştırmalı şekilde piyasa araştırması yapılmaması nedeniyle Mahkememizce aldırılan 22/06/2023 tarihli rapora üstünlük tanınarak bu rapor hükme esas alınmıştır. Zira 22/06/2023 tarihli raporda değer kaybı hesabı yapılırken zarar gören parçaların tek tek belirtildiği, araç kasko fiyatı ile birlikte piyasa rayici konusunda ikinci el piyasa fiyatlarının araştırıldığı, ilanların da bilirkişi raporuna eklendiği, fiyat karşılaştırması yapılan beş bedelin ortalaması üzerinden hesap yapıldığı ancak İzmir Adli Tıp Kurumu'ndan aldırılan bilirkişi raporunda ise ayrıntılı karşılaştırma yapılmadığı anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-1-Davalı ... Şirketi'ne karşı açılan davanın Davalı sigorta şirketinin poliçe limitinin davanın açıldığı 06/10/2022 tarihinden önceki tarihte tükenmiş olması nedeniyle REDDİNE,
2-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu Davalıya verilmesine,
B-Davacının Davalı ... Aleyhine açmış olduğu Maddi tazminat Davasının KABULÜNE;
29.902,40 TL değer kaybı ve 2.191,84 TL ikame araç bedeli olmak üzere Toplam 32.094,40 TL'nin kaza tarihi 27/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Bu davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.192,37 TL nispi harçtan, peşin alınan 80,70 TL Peşin Harç ve 545,00 TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 625,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.566,67 TL karar ve ilam harcının Davalı ... tarafından alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç ve 545,00 TL Tamamlama harcı, 874,00 TL tebligat ve posta gideri, 7.750,00 TL Adli Tıp Rapor Ücreti ve 3.750,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.080,4‬0 TL yargılama giderinin Davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
5-Dava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.600,00 TL'nin Davalı ...'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT. hükümlerine göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin Davalı ...'den alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı yasanın 345. Maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süresi içerisinde Bölge İstinaf Mahkemesine başvuru yolunun açık olduğu açıkça okunup usulünce anlatıldı. 04/07/2024
Katip ...
¸E-imza
Hakim ...
¸E-imza