T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/820 Esas
KARAR NO: 2024/565
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/11/2023
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (ticari nitelikteki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firmanın, --------- araç ile havalimanından yolcu alma, havalimanına yolcu bırakma, şehir içi ve şehirlerarası transfer hizmeti, organizasyon, davetler, lansman organizasyonları, fuar ve konferans organizasyonları, yemek organizasyonları işleriyle iştigal ettiğini. Davalı firma tarafından talep edilen hizmetler de davacı firma tarafından yapılmış ve çeşitli yerlerde çeşitli organizasyonlar yapılmış, aynı zamanda da transfer işleri yapıldığını; bunlara karşılık olarak davacı tarafından verilen hizmet karşılığı fatura kesilmiş ve bu kesilen faturaların bir kısmın ödendiğini. Cari hesap ilişkisine bakıldığında davacı firmanın toplamda 554.659,78 TL alacağı bulunduğunu. Davacı firma tarafından toplam 973.737,34 TL bedelli fatura düzenlenmiş, bu faturaların 419.077,56 TL'lik kısmı davalı firma tarafından ödendiğini. Davacı tarafından keşide edilen faturaların her birisinin açıklama kısmında hangi hizmet karşılığı ilgili faturaların düzenlendiği yer aldığını. Düzenlenmiş olan faturalar karşılığı bedelin 3 ay boyunca ödenmemesi nedeniyle şifahi olarak davalı şirkete ulaşılmış ve ödenmesi talep edilmiştir. İlgili firma ödeme yapmaktan imtina edildiğini beyan ederek; Davamızın kabulüyle borçlunun itirazının iptaline, takibin -------- Esas sayılı icra dosyası üzerinden devamına, takibe haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının icra takibine konu bir borcu bulunmadığını; kabul anlamına gelmemekle beraber, söz konusu borç davalının olsa dahi davacı tarafından müvekkile ihtarname çekilmeden icra takibi başlatılmış ve akabinde itirazın iptali açıldığını. Borç paranın ödenmesi ile ilgili hukuki işlemler, borçlu ile alacaklı arasında yazılı bir ödeme vadesi belirlenmemişse ihtarname ile başlatılmalıdır. Borç paranın iadesi ihtarnamesi ile borçluya altı hafta süre verilmeli, bu sürenin sonunda borç ödenmemişse icra takibi başlatılmalıdır. İhtarname gönderilmeden başlatılan icra takibine itiraz edilmişse açılacak itirazın iptali davası usule açıkça aykırı olduğundan usulden reddedilmesi gerektiğini beyan ederek; Davalı aleyhine açılan bu haksız davanın reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Eldeki dava, cari hesaptan kaynaklı faturaya dayalı davacı tarafından açılan icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptaline ilişkindir.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir. Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Mahkememizce, ---------- esas sayılı dosyası ile dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler temin edilmiş; dosyanın tetkikinde; davacı tarafından davalı aleyhine, 594.718,35.-TL toplam alacağın takip tarihinden itibaren alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 17/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, 23/10/2023 tarihinde borca itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinin davacı yana tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süresi içerisinde açıldığı görülmüştür.7155 sayılı Kanun’un 20 nci maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.20/02/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında uyuşmazlığın, davacının cari hesaba dayalı alacak iddiasıyla başlattığı takipte davalının itirazının haklı olup olmadığı, davalının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmış; aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek tarafların 2023 yılı BA/BS formları ve ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle takip tarihi itibariyle davacının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ve davalının itirazında haklı olup olmadığı noktalarına rapor tanzim edilmesinin istenilmesine karar verilmiştir.
14/05/2024 tarihli muhasip bilirkişi raporunda,
"1. Ticari Defterlerin Usule Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden:
Davacı tarafından 29.01.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulan, 2023 yılı yevmiye defterinin açılış onamasının süresinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defterinin noter kapanış onamasının son günü 30.06.2024 olduğundan yaptırılmamış olduğu, 29.01.2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde, 2023 yılı defter-i kebir ve envanter defteri sunulmadığından, ilgili defterlerin açılış onamasının süresinde yaptırılıp, yaptırılmadığı tespit edilememiştir.
Davalı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220- 226’ ve--------- Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Açılış Ocak ayı Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini ---------- onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görülmüştür. Envanter defteri incelemeye sunulmamıştır.
2. Takip Konusu Alacak Yönünden:
Davacı tarafından davalı adına yürütülen 2023 yılı ----------- Kodlu muavin defter kayıtlarına göre davacının 2022 yılından 2023 yılına devir eden alacağının 95.666,14 TL olduğu. Davacı tarafından 06.01.2023 tarihinden 18.09.2023 tarihine kadar davalı tarafa 35 fatura ile 878.071,20 TL tutarlı satış yaptığı, karşılığında 419.077,56 TL ödeme aldığı ve buna göre 10.10.2023 takip tarihi itibariyle davalından olan alacağının 554.659,78 TL olduğu görülmüştür.Davalı tarafından davacı adına yürütülen 2023 yılı --------- Kodlu muavin defter kayıtlarına göre davalının 2022 yılından 2023 yılına devir eden borcunun 95.666,14 TL olduğu. Davalı tarafından 06.01.2023 tarihinden 09.07.2023 tarihine kadar davacıdan 34 fatura ile 828.492,92 TL tutarlı alış yaptığı, karşılığında 419.077,56 TL ödeme yapıldığı ve buna göre 10.10.2023 takip tarihi itibariyle davacıya olan borcunun 455.503,22 TL olduğu görülmüştür.
Taraf defter kayıtlarındaki 99.156,56 TL (554.659,78 - 455.503,22 =) tutarındaki uyumsuzluğun, Davacının 18.09.2023 tarihli ----------seri no.lu 49.578,28 TL tutarlı faturasının, davalı kayıtlarında davacı alacağında değil davalı borcuna kayıt edilmesinden kaynaklandığı görülmektedir.Takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;01.07.2021 tarihinden itibaren -------- tarafından otomatik olarak oluşturulan, davalının 2023 yılı BA formlarında, davacının 35 adet KDV hariç 756.746,73 TL tutarlı faturasının gözüktüğü, davalı tarafından davacı tarafa 18.09.2023 tarihinde 49.578,28 TL tutarlı fatura düzenlediğine ve cari hesap borcunun ödendiğine dair dayanak belge bulunmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının davalından 10.10.2023 takip tarihi itibari 554.659,72 TL alacaklı olduğu (...)Dosya kapsamında, davacı tarafından davalı tarafı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne dair dayanak belge bulunmayıp, işlemiş faiz ve Sayın Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak için takip tarihinden itibaren işleyecek faiz hakkında takdirin sayın mahkemeye ait olduğu" belirlemelerine yer vermiştir.Davaya konu faturanın davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması halinde fatura içeriği malların/hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekir.Tüm dosya kapsamı ve denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı anlaşılmış ise de davacının kendi ticari defterlerine göre 554.659,78 TL davalıdan alacaklı olarak gözüktüğü, davalının ticari defterlerine göre ise davalının 455.503,22 TL davacıya borçlu olduğunun gözüktüğü, davalının 2023 yılına ait BA formları incelendiğinde davacından 35 adet faturadan kaynaklı olarak KDV hariç 756.746,73 TL vergi dairesine bildirimde bulunduğu, yukarıda belirtilen Yargıtay ilamı dikkate alındığında davalının bildirilen faturalar yönünden davacıdan hizmet aldığının kabulünün gerekeceği, tarafların ticari defterleri arasındaki farkın 18.09.2023 tarihli 49.578,28 TL bedelli faturanın davalı ticari defterinde davacının alacağına kaydedilmemesinden kaynaklı olduğu, hal böyle olunca davacının 554.659,72 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davacı tarafından işlemiş faiz talep edilmiş ise de dava konusu faturaların davalıya tebliğ edildiğine veya icra takibinden önce davalının temerrüte düşürüldüğüne ilişkin dosya kapsamında bir bilgi ya da belge bulunmadığından davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından 554.659,72 TL asıl alacak üzerinden davanın kısmen kabulüne, alacağın faturaya dayandığı ve likit olduğu anlaşıldığından asıl alacağın %20'si olan 110.931,84 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının--------İcra Müdürlüğü’nün --------- sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile; takibin,
a.)554.659,72 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faizi işletilmesine,
b.)Likit olduğu anlaşıldığından kabul edilen asıl alacağın %20 si olan 110.931,94.-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine; fazlaya dair istemin reddine
2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 37.888,81.-TL'nin, davacı tarafça dava açılırken yatırılan 7.182,72.-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 30.706,09.-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafından yatırılan toplam 7.182,72.-TL peşin harç, 269,85.-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 7.452,57.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yapılan 3.400,00.-TL bilirkişi ücreti ve 152,00.-TL posta gideri olmak üzere toplam 3.552,00.-TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %93 oranındaki haklılık oranına göre 3.303,36.-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 83.652,36.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 17.900,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8.-Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 3.120,00 TL'nin 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi uyarınca, haklılık oranına göre 2.901,60.-TL sinin davalıdan, bakiye 218,40.-TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren iki (2) hafta içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu.04/07/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!