T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/520 Esas
KARAR NO: 2024/560
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 03/07/2022
KARAR TARİHİ: 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali (haksız eylemden kaynaklanan zarar nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
Davacı vekili dilekçesinde, "Müvekkil -----------Ş. (bundan böyle kısaca ''Davacı'' olarak anılacaktır.) tarafından ----------- Şirketi (bundan böyle "Davalı Sigorta Şirketi/ Borçlu" olacak anılacaktır.), ------------- (bundan böyle "davalı araç sürücüsü/Borçlu" olarak anılacaktır) aleyhine ----------- İcra Müdürlüğü'nün---------- E. sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Davalılar/Borçlular tarafından takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine arabuluculuk yoluna başvurulmuş olup büro dosya numarası -----------arabuluculuk numarası----------- olan arabuluculuk dosyasında anlaşmaya varılmaması neticesinde davalı/borçlunun haksız itirazlarının iptali amacıyla işbu itirazın iptali davası ikame edilmiştir. İşbu dava konusu uyuşmazlık TTK'nın 4/1. maddesi kapsamında her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlık olduğundan görevli mahkeme asliye ticaret mahkemeleridir. Söz konusu hasarın meydana gelmesi sonucu zarar gören davacının yerleşim yeri adresi "---------- Mah. --------- Cd. No:-------- ---------" olduğu için ve HMK Madde 16 "Haksız fiilden doğan davalarda yetki" hükmü gereği işbu itirazın iptali davası ------------ Mahkemeleri'nde açılmıştır. Bu doğrultuda işbu dava konusu müvekkil şirket tarafından ödenen hasar bedelinin KZMMS poliçesi kapsamında trafik sigortacısından tahsili istemine ilişkin olduğundan yetkili ve görevli mahkeme --------- Asliye Ticaret Mahkemeleri'dir. Dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davalı, kazaya neden olduğu ileri sürülen aracın trafik sigortacısıdır. Sigorta Hukuku dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK'nin 1401 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup TTK'nin 4. maddesi uyarınca bu yasadan doğan uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağı belirtilmiştir. Ayrıca TTK'nin 5/3 maddesi uyarınca ticaret mahkemeleri ile genel mahkemeler arasındaki ilişki görev uyuşmazlığı olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlık her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de davalının sorumluluğu sigorta hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle görevli mahkeme ticaret mahkemesidir. Mahkemece yazlı nedenlerle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 14.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi. İşbu davaya konu uyuşmazlığın sebebini müvekkil şirkete ait ---------- marka ---------- model ---------- plakalı araç ile davalıya ait --------- plakalı araç arasında meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası oluşturmaktadır. Tramer kaza tutanağı sorgusuna göre %100 kusurlu olan davalı sürücü müvekkil şirketin aracında meydana gelen zarardan sorumludur. Kazanın meydana gelmesinin ardından araç kiralayan, söz konusu durumu müvekkil şirkete bildirmiştir. Bunun üzerine zararın tazmini maksadıyla davalılar aleyhine ---------- İcra Müdürlüğü---------- E. sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatılmış ve takip, davalıların/borçluların haksız itirazı neticesinde durmuştur. İcra takibinin durmasının ardından borçlu ile anlaşma sağlanarak zararın tazmin edilebilmesi adına ----------- büro dosya numarası ile arabuluculuk kurumuna başvuruda bulunulmuş ancak---------- dosya numarası ile yürütülen arabuluculuk sürecinde borçlunun anlaşmaya yanaşmaması sonucunda arabuluculuk son tutanağı 12.07.2021 tarihinde "anlaşamama" yönünde tanzim edilerek arabuluculuk süreci sona erdirilmiştir. Arabuluculuk sürecinin de sonuçsuz kalması üzerine huzurunuzdaki itirazın iptali davasını açma gereği hasıl olmuştur. ---------- plakalı araç sürücüsü 31/10/2018 tarihinde ----------- müvekkil şirkete ait ----------- plakalı araca çarparak araçta maddi hasar meydana gelmesine sebep olmuştur. --------- kaza tespit tutanağı uygulaması sorgusuna göre davalı taraf kazanın meydana gelmesinde %100 kusurludur (...) Müvekkil şirketin kazada zarar gören aracında zararın tespiti için ekspertiz işlemi yapılmış olup 213,78 TL eksper raporu bedeli müvekkil şirkete fatura kesilmiştir. Ardından araçta onarımlar yapılmıştır. Buna ilişkin 5.854,31 TL servise ödeme yapılmıştır. Davalı sigortalı 2.927,00 TL müvekkil şirkete ödeme yapmıştır. Ancak kalan 3.141,09 TL için davalılar aleyhine 23/09/2020 tarihinde --------- İcra Müdürlüğü --------- E. sayılı ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Borçluların/ davalıların itirazı üzerine huzurdaki işbu itirazın iptali davası açılmıştır. Kazada davalı sürücü kusurlu olduğundan karşı aracın trafik sigortacısına başvuruda bulunulmuştur. Karayolları Trafik Kanunu 97. maddesi gereğince zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Kazada davalı sürücü kusurlu olduğundan karşı aracın trafik sigortacısına başvuruda bulunulmuştur. Davalı sigorta şirketine eksper faturası ve ---------- No'lu 16/01/2019 tarihli yansıtma fatura ile birlikte talebe ilişkin başvuru yapılmıştır" demek suretiyle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılardan sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde, "Dava dilekçesinde bahsi geçen ----------- plaka sayılı araç, müvekkil şirket tarafından 07.02.2018-07.02.2019 tarihleri arasında geçerli olan ----------- numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmıştır. Müvekkil Şirketin sorumluluğu araç başına maddi zarar teminatı olan 36.000,00-TL ile sınırlıdır. Sigorta teminatı altına alınan ---------- plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun ve dolayısıyla müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Bilineceği üzere, motorlu bir aracın karayollarında işletilmesi sırasında, bir kimsenin zarara uğramasına neden olunması durumunda, o aracı işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli sınırlar içinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüne Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, ya da kısa adıyla Trafik Sigortası denilmektedir. Daha kısa bir anlatımla, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, KTK.’nun 91.maddesinde belirtildiği üzere işletenin üçüncü kişilere verdiği zararları karşılamak amacıyla oluşturulmuş bir zarar sigortası türüdür. 2518 sayılı KTK.’nun 91.maddesine göre: “İşletenlerin, bu Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” Yasanın 85/1. maddesine göre de, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüs unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüs sahibi doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” Yasanın 91/1. ve 85/1. maddeleri bir arada ele alındığında, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’nı yapan sigortacının poliçede belirlenen limite kadar, işletenin sorumluluğunu üstlendiği sonucuna varılabilmektedir. Yasanın 85/Son maddesine göre, işleten, araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğundan, sigortacının sorumluluğunun da gerek zamanaşımı ve gerekse zararın niteliği yönünden işleten gibi değerlendirilmesi gerektiği izahtan varestedir. Yukarıda da açıkladığımız bu sorumluluk “kusur sorumluluğu” dur. Yani işleten ve yardımcı kişilerin meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesi için mutlaka kusurlu olması gerekmektedir. Bu sorumluluktan kurtulmanın istisnaları KTK.’nun 86.maddesinde “İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.” denilerek açık bir şekilde sayılmıştır. Yukarıda belirtildiği gibi müvekkil şirket tarafından düzenlenmiş olan Zorunlu mali sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi bir kusur sigortasıdır. Sayın Mahkeme kanalı ile yaptırılacak kusur bilirkişi incelemesi sonucunda sigortalı araç sürücüsünün ve dolayısıyla Müvekkil Şirketin bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı anlaşılacaktır. Bilirkişi incelemesi için, tüm delillerin toplanmasından sonra dava dosyasının; kusur tespiti için “konusunda uzman ve ehil bir bilirkişi”ye tevdi edilmesini talep etmekteyiz" demek suretiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Hukuki Nitelendirme, Delillerin Değerlendirilmesi ve Netice:Dava, haksız eylem (trafik kazası) nedeniyle uğranılan bakiye maddi zararın tazmini için başlatılan takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası, takip borçlusunun ödeme emrine süresi içinde itiraz etmesi halinde, takibin devamını sağlamak amacıyla, takip alacaklısı tarafından 2004 sayılı Yasanın 67 nci maddesine göre, itirazın kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde açılan ve genel hükümler çerçevesinde incelenen bir eda davasıdır.Borçlunun itirazı, icra dairesi tarafından alacaklıya tebliğ edilmiş olmadıkça bir yıllık süre işlemeye başlamaz; yüksek mahkeme kararlarına göre alacaklı, itirazın kendisine tebliğinden önce de itirazın iptali davası açabilir . Alacaklı bir yıllık süresi içinde itirazın iptali davası açmaması halinde takip düşer ise de alacağı zamanaşımına uğramadığı sürece genel hükümlere göre alacağını dava edebilir.Davanın kabul edilmesi halinde, borçlu tarafından yapılan itiraz iptal edildiğinden, itiraz üzerine duran takibe (haciz) devam edilebilir. İtirazın iptali davası devam ettiği sürece, bir yıllık haciz talebi süresi işlemez.İspat yükünün -kural olarak- davacıda olduğu itirazın iptali davasında, alacaklı (normal bir alacak davasında olduğu gibi) alacağının varlığını usul muhakemesinde caiz olan her türlü delil ile ispat edebilir. Davanın reddi halinde, itiraz ile duran takip iptal edilmiş sayılır ve ilam kesin hüküm teşkil ettiğinden takip alacaklısı tarafından konusu aynı olan bir dava tekrar ikame edilemez. Ayrıca borçlunun talep etmesi halinde, mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu kanısına varırsa alacaklıyı yüze yirmiden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum eder (67/II). Kötüniyet olgusunu ispat yükü, tazminat talep eden davalı borçludadır. Tazminatın, asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir.Davanın kabulü halinde, itiraz üzerine duran takibe devam edilir; (varsa) ihtiyati haciz, kesin hacze dönüşür. Ayrıca, alacaklı tarafça talep edilmesi halinde, takip konusu alacağın belirlenebilir (likit) olduğu durumlarda davalı (takip borçlusu) alacak miktarının asgari yüzde yirmisi oranında inkar tazminatına mahkum edilir. Yüksek mahkemenin yerleşik uygulamasına göre hüküm altına alınacak inkâr tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması gerekir .
Mahkememizce ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık, 31/10/2018 tarihli ---------- de meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı yanın maddi zarara uğrayıp uğramadığı, maddi zararın tazmini bakımından başlatılan takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı şeklinde belirlenmiş, aynı celsede tahkikat aşamasına geçilerek dosyanın kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek uyuşmazlık konularına ilişkin rapor alınmasına karar verilmiştir.10/4/2023 tarihli teknik raporda, "(...) Dava, 31/10/2018 tarihli ---------- de meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı yanın maddi zarara uğrayıp uğramadığı, maddi zararın tazmini bakımından başlatılan takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığının tespiti amacıyla ikame edilmiştir.Dosyadaki bilgi, belgelerin incelenmesi ve piyasadan yapılan araştırmalar neticesinde, dosyaya sunulan faturanın da varlığı sebebiyle hasar onarım bedeli KDV dahil olmak üzere; --------- plaka sayılı aracın sürücüsü --------- meydana gelen trafik kazasında kanun ve yönetmeliğe aykırı davranışı olmadığı, kusurunun bulunmadığı, ( kusurun sıfır olduğu),--------- plaka sayılı araç sürücüsü --------, kavşak bölgesinde yeterince yavaşlamadığı ve gerçekleşen arkadan çarpma fiili neticesinde 2918 sayılı KTK Madde 52 / a- b- c; Madde 56 / c maddelerini ihlal ettiği, Madde 84 / d hükmü gereği, Kazada Asli olarak %100 kusurlu olduğu,Kaza sebebiyle meydana gelen hasarın, toplam 5.864,51 TL'ye onarılacağı, --------- motorlu taşıt eksper ücretinin KDV dahil 213,78 TL olduğu,Davalı sigortacı tarafından 2.927,00.-TL ödeme yapıldığı,
Davacının, bakiye 2.937,51 TL onarım bedelinin, TTK 1409/1 gereği ödeme yükümlülüğü bulunan davalı sigortacıdan, sigortalısının %100 kusuru nispetinde; 2.937,51 TL olarak tazmin edebileceği" tespitlerine yer verilmiştir.Tüm dosya kapsamı, denetime ve hüküm tesisine elverişli rapor içeriği birlikte değerlendirildiğinde, davacıya ait aracın, davalı sigorta şirketinde sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru ile meydana gelen kazada hasar gördüğü, Kaza sebebiyle meydana gelen hasarın, toplam 5.864,51 TL'ye onarılacağı,--------- motorlu taşıt eksper ücretinin KDV dahil 213,78 TL olduğu, davalı sigortacı tarafından 2.927,00.-TL ödeme yapıldığı, davacının, bakiye 2.937,51 TL onarım bedelinin, TTK 1409/1 gereği ödeme yükümlülüğü bulunan davalı sigortacıdan 2.937,51 TL olarak tazmin edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş, alacağın likit olmadığı anlaşıldığından davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı yanın ----------İcra Müdürlüğü’nün ---------- E.sayılı takibine yaptığı itirazın iptali ile, takibin 2.937,51 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda yasal faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Likit olmadığı anlaşılmakla inkar tazminatı talebinin reddine,
2.-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 427,60.-TL'nin, davacı tarafça dava açılırken yatırılan 80,70.-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 346,90-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.-Davacı tarafından yatırılan 80,70.-TL peşin harç ve 80,70.-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 161,40.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.-Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 1.600,00.-TL bilirkişi ücreti ve 141,75.-TL posta gideri olmak üzere toplam 1.741,75.-TL davada haklı çıktığı %94 oranındaki haklılık oranına göre 1.637,25.-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5.-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 2.937,51.-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 203,58-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8.-6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesi gereği Arabuluculuk sürecinde düzenlenmiş sarf kararında yer alan 1.360,00 TL'nin haklılık oranına göre 1.278,40.-TL sinin davalıdan, bakiye 81,60.-TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
9.-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okundu. 04/07/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!