WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

İZMIR BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 11. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/506 Esas
KARAR NO :2024/526

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:31/01/2018
KARAR TARİHİ:08/07/2024

Mahkememizin ... sayılı 15/01/2020 tarihli kararı İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesi'nin 2020/1155 esas 2022/1174 karar sayılı 14/06/2022 tarihli kararı ile kaldırılmakla Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/09/2017 tarihinde sürücü ...sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı aracı ile seyir halindeyken yaya geçidinde beyanına göre yeşil ışıkta karşıdan karşıya geçen yaya davacıya aracının sağ ayna kısımlarıyla çarpması sonucu tek taraflı, yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza neticesinde ...C.Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davalı sigorta şirketine 15/01/2018 tarihinde başvuruda bulunduklarını, bugüne kadar taraflarına dönüş yapılmadığını, bu nedenlerle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 3.500 TL daimi maluliyet ve 100 TL geçici işgöremezlik olmak üzere toplam 3.600 TL tazminatın davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 15/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 20/05/2024 tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinde davacı ... için ...Şirketi'nden geçici iş göremezlik tazminatı için 100 TL olan talebimizi 11.991,81 TL arttırarak 12.091,81 TL'nin ve sürekli iş göremezlik tazminatı için 3.500 TL olan talebimizi 180.193,17 TL arttırarak 183.693,17 TL'nin toplam 195.784,98 TL'nin davalıdan alınarak davacı müvekkil ... ...'e verilmesini talep ettiklerini, talepleri için davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne davalı sigorta şirketine başvuru tarihi olan 15.01.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karıştığı ifade edilen ... plaka sayılı aracın davalı şirket tarafından 28/03/2017-2018 vadeli ... numaralı trafik sigorta poliçesi ile sigortalandığını, davacı tarafın 15/01/2018 tarihli dilekçesiyle davalı şirkete başvuru yaptığını, davalı şirketin ise 15 günlük yasal süresi içerisinde 24/01/2018 tarihinde eksik evrak ve IBAN numarası talebiyle davacının başvurusuna yazılı olarak cevap verdiğini, buna rağmen davacı tarafın ZMM genel şartlar, KTK 99.madde ve KTK 97.madde dikkate alındığında usule aykırı olarak dava açtığını, bu nedenle davanın usulden reddini talep ettiklerini, davalı şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı aracın kusuru ile sınırlı olduğunu, kusur durumunun tespiti için dosyanın ATK'ya sevk edilmesini, ayrıca yine ATK 3.İhtisas kurulundan yalnızca kaza ile illiyet bağı bulunna maluliyet durumu hakkında rapor alınmasını talep ettiklerini, kusur durumu ve maluliyet belirlendikten sonra dosyanın hesaplama yapılması için aktüer siciline kayıtlı uzman bilirkişiye verilmesini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu 99.madde ve ZMM Genel Şartları B.2.maddesine göre temerrüt hesaba esas tüm belgelerin sigorta şirketine sunulması üzerinden 8 iş günü geçmesiyle gerçekleştiğinden bu durum karşısında temerrüt tarihi olarak kusur, maluliyet ve hesap raporlarının kendilerine tebliği tarihinin esas alınmasını, aktüer hesabı güncel asgari ücret üzerinden yapıldığından dolayısı ile hesap tarihi itibarı ile tespit edilen tazminat tutarının güncel olduğunu, bu yönüylede hesap tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, aksi halde fazi işletilecek tarihe ait veriler üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; trafik kazasından kaynaklı olduğu iddia olunan maluliyet kaybına bağlı maddi tazminat davasıdır.
Davalı sigorta şirketinden poliçe ve hasar dosyasının onaylı suretleri, davacının tedavi gördüğü hastanelerden tedavisine ilişkin bilgi ve belgeler, İstanbul C.Başsavcılığının ...soruşturma sayılı dosyası, ilgili emniyet müdürlüklerinden davaya konu kazaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kazaya karışan araçların trafik tescil kayıtları, SGK'dan tescil ve hizmet dökümü, iş yeri unvan listesi, sosyal güvenlik kayıt belgesi getirtilmiştir.
... Müdürlüğünden davacının 15/09/2017 tarihli ve sonraki tarihlere ait trafik kazası ibareli geçici işgöremezlik raporları gönderilmiştir.
Mahkememizin ... sayılı 15/01/2020 tarihli kararı ile, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstanbul BAM 9. Hukuk Dairesi'nin 2020/1155 esas 2022/1174 karar sayılı 14/06/2022 tarihli ilamı ile, "...davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek başka bir Üniversitenin Adli Tıp Kurulu Başkanlığından kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak davaya konu trafik kazası nedeniyle davacıda var olduğu ileri sürülen yaralanmaya bağlı iyileşme süresi, kalıcı maluliyet ve geçici maluliyet oluşup oluşmadığı, geçici maluliyet oluşmuş ise süresi, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, maluliyetin kaza ile illiyeti bulunup bulunmadığı konularında, dosya içerisinde bulunan tedavi evrakları ile dosyada mevcut olan taraflarca sunulan deliller de irdelenerek çelişkileri giderecek şekilde denetime elverir nitelikte maluliyet raporu alınmalı, bu raporun sonucuna göre aktüerya bilirkişisinden yeniden rapor alınmalı ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi gerekmektedir" denilerek Mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce yeniden yapılan yargılamada, davacı vekilinin 23.09.2022 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin İstanbul ilinde ikamet ediyor olması ve maluliyet raporları arasında çelişki bulunması nedeniyle dosyanın ATK Üst Kuruluna gönderilmesini talep etmesi üzerine dosya ATK İkinci Üst Kuruluna gönderilmiş, düzenlenen 14/06/2023 tarihli, 2023/279-267 numaralı raporda; 03.08.2013 tarih, 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespiti İşlemleri yönetmenliği ile bu yönetmenlik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için, 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında yapılan değerlendirme ile meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak; Gr 1 XII (32a-------------1)A%5 E cetveline göre: %5.2 (yüzdebeşnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı resmi gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik Hükümleri kapsamında yapılan değerlendirilmesinde; kas iskelet sistemi, alt ekstremite, Tablo 3.33b ye göre:%5, Tablo 3.2 ye göre; %3 olduğuna göre; Kişinin tüm vücut engellilik oranının %3(yüzdeüç) olduğu, Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Bu rapora karşı yasal süresi içerisinde davacı tarafça itiraz edilmemiş olup, davalı tarafın itirazlarının değerlendirmesinde de, ATK maluliyet incelemesine ilişkin 2. İhtisas Kurulu raporunun yeterli açıklıkta oluşu ve dosyada mevcut sağlık raporlarının incelenmesi suretiyle ve davacının muayenesinin yaptırılması suretiyle değerlendirme yapıldığının anlaşılmış olması sebebiyle taraf itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dosya yeniden Aktüer / Sigortacı bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 03/01/2024 tarihli ek raporda; 14/02/2023 tarihli Resmi Gazete’ de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün 2021/82.Esas- 2022/167.Karar sayılı iptal kararı dikkate alınarak Yargıtay’ ın yerleşik içtihatlarında kabul ettiği Prograsif Rant Hesaplama yöntemlerine göre hesaplama yapıldığı, buna göre; davacının işlemiş devre kazançları artırma ve iskonto işlemi yapılmadan; bilinmeyen devre kazançları ise, her yıl için ayrı %10 artırılıp, %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle hesaplandığı, raporda <3> nolu maddede detayları yer aldığı şekilde kök raporun tanziminden sonra dosyaya sunulan Adli Tıp 2. Üst Kurulu’ nun 08/06/2023 tarihli raporunda davacı ...’ un 15/09/2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması için hem <Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği> hem de < Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik > hükümleri dikkate alınarak değerlendirme yapıldığı, ancak dava konusu olay tarihi 15/09/2017 olmakla, 20/02/2019 tarihinden önce meydana geldiğinden Yargıtay içtihatları kapsamında maluliyet tespitinin < Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik > hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiği, bu kapsamda da hesaplamanın; belirlenen %3 maluliyet oranı esas alınarak yapıldığı, raporda <4.2.2> maddesinde detaylı olarak belirtilen davacıya ait SGK Hizmet Döküm Cetveli’ ndeki brüt maaşların brüt asgari ücrete oranlanması sonucunda belirlenen katsayıların davacının net geliri içinde aynı yıllarda ülkemizde uygulanan net asgari ücretin işbu katları düzeyinde olacağı, yıllar bazında hesaplamanın işbu katsayılar esas alınarak yapıldığı, ancak davacının 2023 yılı Eylül ayından itibaren geliri ile ilgili bir belge olmadığından 2023 yılı ikinci yarısından 60 yaşına kadar olan aktif dönem için ise net asgari ücretin 1,4185 katı esas alınarak yapıldığı, 25.12.2021 tarihli ve 31700 sayılı “Resmi Gazete”'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7349 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”’ un 3/b maddesi ile kaldırıldığından işbu ek rapor tarihindeki verilere göre yapılacak hesaplamada davacının (60) yaşından sonrasına isabet eden işleyecek emeklilik/pasif devresi de, bilinen son net asgari ücret (2024 yılı için; 17.000,02 TL x 12 ay = 204.000,24 TL ) esas alınarak yapıldığı, kök raporun tanziminden sonra dosyaya sunulan ... ...’ nin 26/12/2019 tarihli yazı cevabı ile davacı ...’ un geçirdiği trafik kazası sebebiyle davacı için geçici iş göremezlik tutarı olarak toplam 8.471,97 TL ödendiğinin tespit edildiği, buna göre yapılan ödemenin dava konusu fiile bağlı GİG dönemi için yapıldığı ve bu ödemenin yapılan tazminat hesabından mahsubunun gerekeceği sonucuna varıldığı, SGK tarafından davacı ... için yapılan GİG ödemesinin düşülmesi sonucunda davacının efor kaybı/meslekte kazanma gücü kaybına ait bakiye maddi zararının 193.408,93 TL (12.091,81 TL GİG + 181.317,71 TL SİG) olduğu belirtilmiştir.
Dosya yeniden taraf itirazlarını irdeler şekilde ek rapor düzenlenmesi için bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 04/04/2024 tarihli 2.ek raporda; gerekçeleri raporda 2 numaralı maddede belirtiği üzere davalı vekilinin itirazlarına katılmanın mümkün olmadığı, ancak davacı vekilinin itirazında haklı olduğu işbu nedenle güncel hesaplama yapıldığı, SGK tarafından davacı ... için yapılan GİG ödemesinin düşülmesi sonucunda davacının efor kaybı/meslekte kazanma gücü kaybına ait bakiye maddi zararının 195.784,98 TL (12.091,81 TL GİG + 183.693,17 TL SİG) olduğu belirtilmiştir.
6098 sayılı TBK‘nın 49 uncu maddesinin birinci fıkrası;“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmünü amir olup, aynı Kanunun 54 üncü maddesinde: tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar, bedensel zararlar arasında sayılmıştır.
2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A-1. maddesinde, sigortacının poliçede belirtilen aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunu'na göre zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırmak zorunludur.
Somut olay ele alındığında kazaya sebebiyet veren araca ilişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin tanzim tarihi 28/03/2017 olup bu tarih 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından sonradır. Bu durumda davalının sorumluluğunun kapsamı poliçe tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenmesi gerekmektedir.
Sağlık giderlerinin ödenmesi hakkında trafik kazalarına bağlı sağlık hizmeti giderlerinin tasfiyesi 6111 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı Kanunun 98 inci maddesiy1e özel olarak düzenlenmiş, bu giderler sosyal güvenlik hukukuna bırakılmış ve SGK yükümlülüğüne dahil edilmiştir. Bu kapsamda trafik kazalarına bağlı sağlık hizmeti giderlerinin tasfiyesinde ilk ödeyici kurum olarak SGK görevlendirilirken sağlık hizmeti tanımında da 2918 sayılı Kanunun 98 maddesiyle 5510 sayılı Kanuna referans yapılmıştır. Konu hakkında sağlık giderlerini düzenleyen 5510 sayılı kanunun 63 vd. maddelerinde ise sağlık hizmeti tanımlanmıştır. Söz konusu hüküm de sağlık hizmetleri tedavi ile sınırlı olarak tanımlanmış olup geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı giderinin sağlık hizmeti olarak tanımlanmadığından, bu giderlerin sigorta sektörünün yükümlülüğünde olduğu açıktır.( Emsal için bknz BAM 40.HD'nin 2019/4182 E., 2019/656 K. Sayılı kararı).
Sigorta şirketi, motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza sebebiyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alır. Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 Sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 Sayılı Kanun'un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinde kuşku yoktur. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.
09/10/2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi’nin 2019/40 Esas 2020/40 Karar sayılı kararında; Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.madde birinci cümlesinin “... ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ne esaslara tabidir...” ve ikinci cümlesinde yer alan “...ve gen el şartlarda... ”ibarelerinin iptaline karar verilmiştir. Anayasa’nın 153. Maddesi;”Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya ... Büyük Millet Meclis içtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar... İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ne yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlar” şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede "iptal kararları geriye yürümez” şeklinde düzenleme varsa da, bu düzenleme Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararının kesinleşmiş kararlar bakımından geriye yürüyemeyeceğine ilişkindir. Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararlarının derdest olan davalara uygulanması gerektiği kanaatine varılmış olup gerçek zararın tespiti amacıyla hesaplamada TRH 2010 mortalite tablosu ve progresif rant yöntemi ile yapılmasına karar verilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, istinaf ilamı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
BAM karar ilamı doğrultusunda ATK Üst Kurulundan alınan raporda davacının tüm vücut engellilik oranının %3(yüzdeüç) olduğu, Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
Mahkememizce maluliyet oranları dikkate alınarak hazırlanan bilirkişi raporunda SGK tarafından davacı ... için yapılan GİG ödemesinin düşülmesi sonucunda davacının efor kaybı/meslekte kazanma gücü kaybına ait bakiye maddi zararının 195.784,98 TL (12.091,81 TL GİG + 183.693,17 TL SİG) olduğu tespit edilmekle davacı ... ... için hesaplanan 12.091,81-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 183.693,17-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 195.784,98-TL tazminat alacağının temerrüt tarihi 24/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (ZMMS Poliçe limiti olan 330.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), davalı ... (Eski unvanı ...) Sigorta A.Ş.'den alınarak tahsili ile davacıya verilmesine şeklinde karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davanın KABULÜ ile;
1-a) Davacı ... ... için hesaplanan 12.091,81-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 183.693,17-TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 195.784,98-TL tazminat alacağının temerrüt tarihi 24/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (ZMMS Poliçe limiti olan 330.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere), davalı ... (Eski unvanı ...) Sigorta A.Ş.'den alınarak tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 13.374,07-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.585,90-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 11.788,17-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 31.326,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 35,90-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.550,00-TL Tamamlama Harcı, 3.600,00-TL Bilirkişi ücreti, 3.640,00 TL ATK ücreti, 491,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.317,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, HMK 342.maddesine uygun olarak düzenlenmiş dilekçenin, HMK 343.maddesi gereğince Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilmesi ve HMK 344.maddesinde belirtilen harç ve giderlerin yatırılması sureti ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar tefhim edildi, usulen anlatıldı.08/07/2024

Katip ...
e-imzalıdır

Hakim ...
e-imzalıdır