WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

ISTANBUL ANADOLU 9. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/241 Esas
KARAR NO: 2025/285
DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/03/2024
KARAR TARİHİ: 27/03/2025

DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu 26/03/2024 havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, ---------- adlı teknede (“Tekne”) kullanılmak üzere 29.03.2022 tarihinde ------------- Şirketi (“1 No.lu Davalı”)'nin üreticisi olduğunu, 16 adet ------------ aküyü, satıcı firma ------------ ("2 No.lu Davalı")'den satın alındığını, davacı şirketçe akülere ilişkin 76.160,00 TL (yetmiş altı bin yüz altmış Türk lirası) bedel 2 No.lu Davalı'ya ödendiğini, satın alınıp kullanılmaya başlandıktan çok kısa süre sonra ise akülerde şişme ve deformasyon oluşarak kullanılamaz hale geldiğini, tekne sefer halindeyken akülerde problem meydana gelmiş ve davacı şirket oldukça güç durumla karşı karşıya kaldığını, anılan nedenden ötürü satılan aküler, Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) gereğince ayıplı maldır ve teslim sırasında belli olmamakla kullanım ile birlikte sonradan ortaya çıktığından ayıbın “gizli ayıp” mahiyetinde olduğunu, başlangıçta akülerin yalnızca sekiz adedinde anılan problem meydana gelmiş, davacı şirket tarafından ayıbın meydana gelmesi akabinde karşı tarafa derhal durum bildirilerek ayıpsız benzeri ile değiştirilmesi talep edildiğini, anılan ihtarnameye 1 No.lu davalı tarafından akülerden yalnızca birinin değişiminin yapılabileceği yönünde bilgi verildiğini, oysa akülerin tümünde aynı deformasyon meydana geldiğini, yalnızca birinin değiştirilmesinin teklif edilmesinin kabulü mümkün olmadığını, devamında diğer sekiz adet aküde de aynı durum yaşanmış; ne var ki böylece teknede bulunan tüm aküler bozulduğundan ve tekne sefer esnasında kullanılamaz hale geldiğinden davacı şirket tarafından akülerin yenileri temin edildiğini, bu durum ------------ Noterliği vasıtası ile keşide ettirilen 12.08.2022 tarih ve ----------- yevmiye numaralı ihtarname ile karşı tarafa bildirildiğini, TBK m. 227 gereği akülerin davacıca teslimi ile ödenen bedelin iadesi talep edildiğini, ne var ki yine bu talepleri de karşılık bulamadığını, görüldüğü üzere davacı şirket gizli ayıp meydana geldiğinde ve bu ayıp fark edildiğinde TBK m. 223 hükmüne uygun olarak derhal davalılara bildirimde bulunmuş ve TBK m. 227 uyarınca da “satın alınanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme” seçimlik hakkını kullandığını, bu itibarla davacı tarafından aküler için ödenen 76.160,00 TL'nin faizi ile birlikte iadesi talep olunduğunu, somut uyuşmazlığa konu, şişme ile deformasyon nedeniyle patlama tehlikesi dahi olan akülerdeki ayıbın, satın alındıktan çok kısa sürede meydana geldiği gözetildiğinde üretim kaynaklı olduğu tereddütsüz olduğunu, bu nedenle üretici 1 No.lu davalı ile satıcı 2 No.lu davalının müteselsil sorumluluğu bulunduğunu, öte yandan 1 No.lu davalı her ne kadar yukarıda anılan cevabi ihtarnamesinde akülerdeki ayıbın varlığını kabul etmekle birlikte garanti sorumluluğu olmadığını iddia etse de, akülerde üretimden kaynaklı ayıp meydana geldiğinden garanti etmese dahi meydana gelen ayıptan sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle, davacıya iadesi yapılmayan mal bedelinin tahsili için davalılara karşı huzurdaki davanın açılması zorunlu olduğunu, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı ----------- vekili Mahkememize sunduğu 26/04/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: her ne kadar davacı taraf satın almış olduğu akülerde üretim kaynaklı bir problem olduğunu iddia etmiş olsa da satın alınan akülerde bu nitelikte bir problem bulunmadığını, 22.07.2022 tarihinde davacı şirket tarafından aküler üzerinde yapılan incelemede akülerin tüm inceleme ve ölçüm sonuçları normal çıkmış, akülerin çalışabilir durumda olduğunun tespiti yapıldığını, bu durumda akülerde üretim kaynaklı olmayan dahi bir problem bulunmamakta iken davacının bu iddia ve taleplerinin samimi ve gerçekçi olmadığını, Akülerde üretim kaynaklı ayıp olmadığı işbu dava açılmadan önce davacı tarafından yapılan delil tespiti başvurusu kapsamında alınan bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, davacı taraf ------------- Numaralı başvuruda bulunduğunu, bilirkişi tarafında aküler üzerinde yapılan incelemede akülerde üretim kaynaklı bir ayıp tespit edilemediğini, söz konusu raporun davacının aleyhine olduğu hususu davacı tarafın kendi isteği ile alınmış bir bilirkişi raporunu işbu davada delil olarak kullanmamasından da açıkça anlaşıldığını, bu rapor da dikkate alındığından akülerde üretim kaynaklı bir ayıp olmadığından davanın reddi gerektiğini, davacı şirket tarafından yapılan incelemede akülerde bir problem olmadığının tespit edildiğini belirtmekle birlikte, davacı tarafın iddia ettiği gibi bir problemin üretimden kaynaklanması mümkün olmadığını, teknik olarak bakıldığında akülerde olduğu iddia edilen şişme akülerin aşırı şarj edilmesi halinde ortaya çıkacağını, ürünlere ait garanti belgesinde Garanti Belgesi Yönetmeliği'nin 7. Maddesinin h bendi uyarınca düzenlenmiş olan "Garanti Kapsamı ve Uygulaması" başlıklı bölümün 3. Maddesinde "aracın elektrik donanımındaki hata ve arızaların aküde yapacağı sertleşme veya aşırı şarj garanti kapsamına girmez" ifadesi yer aldığını, herhangi bir kabul anlamına gelmemekle birlikte dava konusu ürünlerde meydana gelen aşırı şarj sebebiyle şişme probleminin garanti kapsamında olmadığı 11.08.2022 tarihli ----------- yevmiye numaralı ihtarname ile başvurucu tarafa bildirildiğini, davacı var olduğunu iddia ettiği probleme kendi hatası ile sebep olmuş olduğundan davanın reddi gerektiğini, dava konusu akülerde üretim kaynaklı bir ayıp olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için akülerde üretim kaynaklı ayıp olduğu düşünülse dahi yine de davacının davalı şirketten bir talepte bulunması mümkün olmayacağını, davacı taraf hem TTK hem de TBK'da düzenlenen yükümlülükleri yerine getirmediğini, daha ayrıntılı açıklamak gerekirse; 6102 Sayılı TTK'nın m.23 f.1/c maddesinde, satılan malın açıkça ayıplı olması halinde 2 gün içerisinde, açık bir ayıp olmaması halinde malın tesliminden itibaren 8 gün içerisinde satın alınan şeyi inceleyip veya incelettirip bir ayıp söz konusu olma ihtimalinde bunu satıcıya bildirmesi gerektiği düzenlendiğini, bu yükümlülük yerine getirilmediğinde satılanı aldığı haliyle kabul etmiş sayılacağını, dava konusu akülerde üretim kaynaklı ayıp olsaydı bile davacı taraf kendi üzerine düşen malın tesliminden sonra 8 gün içerisinde inceleme ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı tarafın aküleri satın aldığı tarih 29.03.2022 olup davacının en geç 06.04.2022 tarihine kadar akülerde ayıp olduğuna ilişkin bildirimde bulunması gerektiğini, Ancak davacı bu yükümlülüğü yerine getirmemiş, davalı şirkete TTK kapsamında ilk bildirimi 05.08.2022 tarihli ihtamame ile yaptığını, dolayısıyla ayıp ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmemiş olan davacı taraf satılanları olduğu şekliye kabul ettiğini, Emsal Yargıtay kararları da bu hususu açıklığa kavuşturduğunu, Her ne kadar bir önceki başlıkta davacının TTK kapsamındaki 8 günlük süreye riayet etmediği sabit olup davanın bu sebeple reddi gerekmekte ise de eğer mahkemenizin aksi kanaatte olması ve TBK m.223 f.22'de düzenlenen hükmün uygulanmasını uygun görmesi halinde yine davanın reddi gerekeceğini, daha açık olarak anlatmak gerekirse; davacı taraf dava dilekçesinde akülerdeki deformasyonun ortaya çıkma tarihini belirtmemiş sadece satın alındıktan kısa bir süre sonra ortaya çıktığını belirttiğini, ancak kanun hükmü açık olup iddia edilen ayıbın ortaya çıkmasından sonra bildirimin satıcıya hemen yapılması gerektiğini, bildirimin yapılma tarihi davacının davalı şirkete göndermiş olduğu ilk ihtarnamenin tarihi olan 05.08.2022 tarihi olduğunu, İdia edilen ayıbın ortaya çıkma tarihi davacı tarafından muallak bırakıldığından davacının ayıp bildirimini hemen yapıp yapmadığı bilinmediğini, dolayısıyla davacı tarafından TBK kapsamında süresinde yapılmış bir ayıp bildirimi olduğu ispat edilemediğinden ispat edilemeyen davanın reddi gerektiğini, Davalı ---------- vekili Mahkememize sunduğu 26/04/2024 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafça, 29.03.2022 tarihinde davalıdan satın alınan 16 adet ---------- povver akünün gizli ayıplı olduğu için sözleşmeden dönme seçimlik haklarını kullandıklarından bahisle, aküler için ödenen 76.160,00 TL bedelin faizi ile birlikte iadesi için huzurdaki davanın açıldığını, davalı, diğer davalı ---------Ş.' nin yetkili satıcısı/ distribütörü olduğunu, davacı tarafça, davalıdan 29.03.2022 Tarihli, ------------ Fatura Nolu, 76.160,00 TL Bedelli Fatura karşılığında 16 adet ---------- akü satın alındığını, ne var ki bir süre sonra akülerin ayıplı olduğu iddiası ile başvuru yaptığını, diğer davalı üretici -----------Ş. tarafından yapılan incelemede, davacı tarafından satın alınan akülerin garanti koşullarına uygunsuz şekilde saklanıldığı, kullanıldığı ve özellikle akülerin şarj edilirken yüksek voltaja maruz bırakıldığı tespit edildiğini, bu nedenle davacı tarafın iade talebi reddedildiğini, davacı tarafın, dava konusu ürünlere ilişkin ayıp/ gizli ayıp iddiası gerçeği yansıtmamakta olup, açılan dava kötü niyetli olduğunu, kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :Yargı yetkisini, Anayasanın 9. Maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan açık duruşmalar ve yargılama sonunda(Ay. m.141), toplanan/sunulan deliller, bilirkişi raporu, iddia ve savunmalar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; bilirkişi heyeti 03/02/2025 tarihli raporunda özetle; davacının 29.03.2022 tarihinde 76.160,00 TL bedel ile davalı ----------- 16 adet akü satın aldığını, ilk seferde 8 adet AKÜ'nün arızalı olması sebebi ile diğer davalı --------- ye müracaat ettiğini, ------------- 20.07.2022 tarihinde 1 adet akü değişimini kabul ettiği diğer akülerde arıza olmadığını iddia ettiğini, davacının 05.08.2022 tarihli ihtarname ile 8 adet akünün değişimi talep ettiğini, davalı ----------- 11.08.2022 tarihli ihtarname ile değişim talebini reddettiğini,12.08.2022 tarihli ihtarname ile davacının diğer akülerde de arıza çıktığını bu sebeple 16 adet akü bedelinin iadesini talep ettiğini, teknik bilirkişisi tarafından yapılan incelemede akülerdeki ayıbın üretimden kaynaklandığıni, akülerde şişme meydana geldiğini, basit bir inceleme ile ayıpların tespit edilemeyeceği değerlendirilmiş, ayıbın gizli ayıp olarak kabul edilebileceğini, ayıbın 8 günlük kanuni süre de tespitinin mümkün olamayacağını, ayıba muttali olunduktan sonra satıcı davalı ----------- bildirimde bulunulduğuna dair beyan ve delil olmadığı ancak diğer davalı üretici ---------- müracaat edildiğini, davalı ----------- bildirim yapılmadığına dair iddia ve beyanı olmadığını, gizli ayıp sebebi ile ayıbın öğrenilmesinden itibaren bildirimin makul sürede yapıldığının kabul edilebileceğini, davalının BK da öngörülen bedel iadesi şartlarının oluştuğunun takdirinin mahkemeye ait olduğunu, mahkemenin bedel iadesi yönünde hüküm kurması halinde davalı satıcı ---------sorumlu kabul edilebileceğini, rapor içeriğinde izah ettiğimiz şekilde üretici diğer davalı ----------- bedel iadesinden sorumluluğunun tarif ve takdirinin mahkemeye ait olduğunu, davacının dava konusu alacağa hak kazandığının mahkemece kabulü halinde, akülerin bedeli 76.160,00 TL ve temerrüt tarihi 21.08.2022'den dava tarihine kadar işlemiş reeskont avans faizi (taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığından ticari temerrüt faizi hesaplanmamıştır) 27.330,49 TL'nin davacı alacağı kabul edilebileceğini beyan ve rapor etmekle bilirkişi raporu Mahkememizce esas alınmış denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilerek davalı -------------- açısından davanın kabulüne, 76.160,00 TL akü bedeli ve 27.330,49 TL reeskont avans faizinin davalı ------------ alınarak davacıya verilmesine, davalı -------------Ş. açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
A-Davalı ------------ açısından davanın KABULÜNE,
76.160,00 TL akü bedeli ve 27.330,49 TL reeskont avans faizinin davalı ------------ alınarak davacıya verilmesine,
B-Davalı ------------Ş. açısından pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın REDDİNE,
1-Harçlar kanuna göre alınması gerekli 6.864,50 TL harcın davacı tarafından dava açılırken peşin olarak yatırılan 1.300,63 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 5.563,87‬ TL'nin davalı ----------- tahsili ile hazineye gelir kaydına,
2-Davacı tarafından dosyada sarf edilen 1.300,00 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti 182,00 TL posta tebligat masrafı olmak üzere toplam 9.909,6‬ TL'nin davalı ----------- alınarak davacıya verilmesine,
3-AAÜT uyarınca davacı lehine takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ------------ alınarak davacıya verilmesine,
4-AAÜT uyarınca Davalı ------------Ş. Lehine takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı -----------Ş.'ne verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa' nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 3.800,00 TL'nin davalı ---------- tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı ------------- vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ------------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK'nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/03/2025