T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/61 Esas
KARAR NO:2024/866
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/07/2018
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE:Mahkememizin ----------Karar sayılı hükmünde;''Davacı vekili, taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından davalınını sahip olduğu firmaya emtia verildiğini ancak davalının bir kısım mal bedelini ödemediğini; müvekkilinin cari hesap alacağının söz konusu olduğunu belirterek, davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının haksız bir itirazla takibi durdurduğunu bildirerek; itirazın iptaline, takibin devamına ve davalıdan %20 icra inkar tazminatı tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş,Davalı vekili, icra dairesinin yetkisine de itiraz ettiklerini, müvekkilinin -------- ikamet ettiğini bu nedenle icra takibinin yetkili-------- Müdürlüğünde yapılmadığını, davanın da yetkili mahkemede açılmadığını belirterek, davanın yetki yönünden reddine karar verilmesini talep etmiş; ayrıca davacının USD üzerinden talepte bulunduğunu, oysa taraflar arasında ödemelerin USD yapılacağına dair herhangi bir anlaşmanın bulunmadığını; müvekkilinin kayıtlarına göre de davacıya herhangi bir borçları bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuş,Dava, İİK'nun 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davasıdır. Tarafların karşılıklı dilekçeleri ve beyanlarından aralarındaki akdi ilişki ihtilafsız olup; taraflar arasındaki ihtilaf, takip esnasında davacının davalıdan bir alacağının bulunup bulunmadığı; bir alacağı varsa bunun dolar olarak istenip istenemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Mahkememizce ilk celsede öncelikle icra takibine yapılan yetki itirazın bilahare mahkemenin yetkisine yapılan itirazı ele alınmış; taraflar arasındaki ihtilaf belirlenmeden önce yapılan incelemede, BK 89 madde gereğince, taraflar arasındaki akdi ilişkinin ihtilafsız olduğu ve davanın bir miktar mal bedeline ilişkin olması nedeniyle davacının ikametgahındaki icra dairesi ve mahkememizinde yetkili olduğu nazara alınarak icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yapılan itirazlar reddedilmiş; davanın esasına girilmiştir. Davacı, davalı aleyhine yaptığı icra takibinde cari hesap alacağına dayanarak 66.278,81 USD'nin ödeme günündeki döviz kuru üzerindeki karşılığı ayrıca bu tutara takip tarihinden itibaren merkez bankasınca döviz hesaplarına uygulanacak en yüksek mevduat faiziyle tahsili için takip başlatmıştır. Davacının icra takibi dayanağı cari hesap alacağına ilişkin olup, bu nedenle hem ------ davacı kayıtları hem de talimat yoluyla ---- davalı kayıtları inceletilmiştir. Davacı taraf, teslim edipte bedelini almadığı / eksik aldığı emtia bedellerine yönelik icra takibi başlatmıştır. Bu nedenle, öncelikle mal teslim ettiğini davacı ispatlamalıdır. Bu çerçevede yapılan incelemede, davacı kayıtlarına göre, davacının kayıtları iddiasını doğrulamakta olup, takip tarihi itibariyle davacının 2017 yılından bakiye 78.784,54 USD alacağının bulunduğu, bunun 2018 yılına devrettiği; davacının 2018 yılında da davalı tarafa 108.359,04 USD tutarlı 24 adet fatura kestiği; toplam alacağın bu şekilde 187.143,63 USD'ye yükseldiği; takip tarihine kadar davalıdan 121.101,26 USD tahsil etmesinden ötürü de 66.042,37 USD alacaklı olduğu belirlenmiştir. İncelenen davalı kayıtları sonunda, Denizli'de hazırlatılan rapor ve ek 1 - ek 2 raporlarında da davalı kayıtlarına göre, davacının alacağının 176.613,88 TL olduğu belirlenmiştir. Davalı kayıtları üzerinde yapılan bu incelemeye davacı vekili itiraz ederek Denizli'den alınan kök raporda " ters kayıt " olarak yapılan düşmenin geçerli bir sebebinin bulunmadığını, bu miktarın düşülmesinin hata olduğunu bildirmesi üzerine bu husus davalı vekilinden sorulmuş, davalı vekili de, " ters kayıtı " mevcut değilken yapılan deftere kayıt sebebiyle oluşan rakamın ortadan kaldırılması için yapılan bir kayıt olduğunu, bu nedenle kendi kayıtlarında görülen bedele ilave edilecek bir bedel olmadığını bildirdiği görülmüş; bu sebeple ters kayıt yönünden bilirkişiden ek rapor alınmış olup; bilirkişi ek raporundan da anlaşılacağı üzere, davalının yevmiye kayıtlarında 320.01.002 davacı şirketin hesabın alacağına 41.195,93 TL olarak " bir tahsilat kaydının " girildiği; bilahare yevmiye defterinde aynı numara ile gösterilen davacının kaydından 48.569,65 TL'nin " kredi kartı ödenen " şeklinde kayıt altına alınıp, ters kayıt işleminin gerçekleştirildiği, böylece ters kayıt işleminde bile tahsilatta ters kayıt işlemi arasında 7.373,73 TL fark yaratıldığı belirlenmiş olup; rapor ve bu kayıtların birlikte değerlendirilmesinde, davalı vekilininde kabulünde olduğu gibi davacımıza ait olmayan bir kredi kartının ödemesinin yanlışlıkla " davacı lehine yapılan bir ödemeymiş " gibi ve 48.569,65 TL olarak girilip, davacı alacağından düşüldüğü belirlenmiş, bu nedenle bu kayıt nazara alınmak suretiyle davalı defterine göre davacı alacağının takip tarihinde 176.613,88 TL olarak davalı kayıtlarında yer aldığı nedeniyle; bu 176.613,88 TL'ye 48.569,65 TL eklenmek suretiyle davalı kayıtlarına göre davacının takip tarihindeki alacağı 225.183,53 TL olarak belirlenmiştir. Her ne kadar davacı kayıtları üzerinde rapor hazırlayan bilirkişi takip tarihindeki USD değerini 3.3523 olarak göstermiş ise de, gerek Denizli'deki bilirkişinin tespiti gerekse internet üzerinden mahkememizce yapılan inceleme sonunda takip tarihindeki USD kurunun 3.3523 değil 4.5600 TL olduğu belirlendiğinden 225.183,53 TL'nin USD karşılığının 49.382,35 USD olduğu tespit edilmiş; icra takibinin davalı kayıtları nazara alınarak ve davacının cari hesap alacağının ancak davacı kayıtlarına göre teslim edildiği sabit olan mallar üzerinden doğabileceği nazara alınarak bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiş;
Mahkememizce, davacının bu alacağını USD üzerinden isteyip isteyemeyeceği de taraf kayıtları üzerinde inceletilmiş; --------yapılan incelemede görevlendirilen bilirkişi taraflar arasındaki ödemelerin %15 kadarlık kısmının USD üzerinden gerçekleştiği, bunun USD üzerinden ödemenin teamül haline geldiğini gösterecek bir rakam olmadığını bildirmişse de; İstanbul'da kayıt inceleyen bilirkişi raporunda da irdelendiği üzere, sırf bu olayda davalının kestiği iade faturalarının da USD üzerinden kesildiği; bu nedenle taraflar arasındaki bu takip konusu alacağa ilişkin miktarın USD üzerinden istenebileceği kabul edilerek hüküm oluşturulmuş; Mal teslimine ilişkin alacak likit olduğundan hüküm altına alınıp, haksız bulunan itiraz miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmek gerekmiş; Tüm bu gerekçeler nazara alınarak
DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
Davalının -----------dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile;
Takibin 49.382,35 USD üzerinden ve bu miktara takip tarihinden itibaren ve takip talebinde belirtilen faiz oran ve cinsi ile faiz uygulanmak suretiyle devamına,
Fazlaya dair itirazın iptali talebinin reddine,
225.183,53 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp, davacıya verilmesine''ŞEKLİNDE KARAR VERİLMİŞTİR.
İş bu karar taraflarca istinaf edilmiş olup,---------sayılı hükmünde;''Mahkemece alınan her iki bilirkişi raporunda da taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD cinsinden yürütüldüğü yönünde görüş bildirildiği, öte yandan davacının kendi ticari defterlerindeki TL kayıtlara göre de davalıdan alacaklı olduğu, tarafların ticari defterleri arasında takip tarihi itibariyle mevcut TL alacak yönünden farkılık bulunduğu, bu farklılığın neden kaynaklandığının alınan bilirkişi raporlarından anlaşılamadığı, davacı tarafın takipteki talebinin, taraflar arasındaki ticari ilişkinin USD cinsinden yürütüldüğü ve ödemelerin USD cinsinden yapılacağına dair bir uygulama olduğundan bahisle takip tarihindeki bakiye USD hesap alacağının tahsili olduğu, defterlerindeki bakiye TL alacağın takip tarihindeki kura göre USD karşılığının talep edilmediği, Mahkemenin taleple bağlı olduğu, buna göre TBK'nın 99. maddesi de nazara alınarak öncelikle taraflar arasındaki ticari ilişkinin hangi para birimi üzerinden yürütüldüğü, buna göre davacının ticari defterlerinde USD üzerinden kayıt tutmakta haklı olup olmadığı, USD cinsinden tutulan hesapta, düzenlenen faturalar ile yapılan ödemelerin tarihleri itibariyle TCBM kurları nazara alınarak, yapılmış alacak ve borç kayıtlarının doğru olup olmadığı, davacının USD cinsinden tuttuğu hesaba göre ne miktarda alacaklı olduğu, aksi halde tarafların defterlerindeki TL kayıtlardaki farklılığın neden kaynaklandığı, davacının TL cinsinden alacak talep edebileceğinin kabul edilmesi halinde ne miktarda alacaklı olduğunun tespiti konusunda mali müşavir bilirkişiden ek rapor alınması ve bundan sonra taleple bağlı kalınarak bir karar verilmesi gerekirken, taraflar arasındaki ticari ilişkinin TL cinsinden yürütüldüğü ve takip tarihinde davalının defterlerine göre davacının TL alacaklı olduğu kabul edilerek, bu alacağın takip tarihindeki kur üzerinden USD'ye çevrilmesi ve bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Mahkemece açıklandığı şekilde bilirkişi raporu alınması ve alınacak raporun tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesi ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusu ile davalı vekilinin bu kısma yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmüştür.
''GEREKÇESİ İLE MAHKEMEMİZ KARARI KALDIRILMIŞTIR.Kaldırma kararından sonra dosya mahkememiz esasına yeniden kaydedilmiş, ---- kararında işaret edildiği çerçevede yeniden rapor alınmış olup; Mahkememizin ilk kararında takip tarihindeki USD kuru 4.560 TL olduğundan ve davacı alacağı da 225.183,53 TL olduğundan; 225.183,53:4.560=49.382,35 USD olarak bulunmuş ve bunun üzerinden davanın kısmen kabulüne gidilmişse de; bu düşünce şeklinin hatalı olduğu, çünkü 4.560 TL / Doların takip tarihinde ki kur olduğu, oysa borç sebebi olan her fatura tarihindeki Dolar kuru üzerinden hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmış; bilirkişiden de bu esas üzerinden rapor alınmıştır. Bu şekilde hazırlanan bilirkişi raporunda da takip tarihindeki davacı alacağının takip talebindeki gibi alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar bilirkişi raporunda davacı kayıtlarında davacı alacağı 66.042,37 USD olarak (143.514,21 TL karşılığı) gözüktüğünü bildirse de davalının kayıtlarında bunun TL olarak işlendiği ve 176.613,88 TL olarak yer aldığı, bunun USD karşılığınında takibe konan 66.728,81 USD den çok daha fazla olduğu; davacının zaten 66.042,37 USD değil 66.728,81 USD yi takibe koyduğu nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmiş aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE,
Davalının -------- dosyasına yaptığı itirazın iptali ile;
Takibin 66.728,81 USD alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi hükmü uyarınca ------- mevduatlarına uyguladığı faiz oranına göre döviz faizi uygulanarak devamına,
302.231,37 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
Alınması gereken 20.645,42 TL ilam harcından peşin olarak alınan 3.648,81 TL nin mahsubu ile eksik 16.996,61 TL ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Tamamı davacı tarafça karşılanan TL 3.684,71 TL başvuru harcı ve peşin ilam harcı toplamı ile kaldırmadan önce ve sonra toplam 9.000,00 TL bilirkişi inceleme ücretleri ile 870,00 TL toplam tebligat gideri olarak 13.554,71 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Karar tarihindeki AAÜT gereğince 48.357,02 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair karar, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.24/10/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!