T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/837 ESAS
KARAR NO: 2024/901
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 20.10.2022
KARAR TARİHİ: 31.10.2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; olay tarihi olan 09.12.2019'da sürücü ----- sevk ve idaresinde olan ---- plaka sayılı aracın seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle araçta yolcu konumunda bulunan müvekkili ----yaralandığını, ---- plaka sayılı araç sürücüsü ----- 2918 sayılı K.T.K.'nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, ---- plaka sayılı aracın ------- tarafından sigortalandığını, müvekkiline --------- tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkili ----- söz konusu trafik kazası nedeniyle yaralanması sonucu Kahramanmaraş ---------- tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %33.2 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve zararının (maluliyetinin) giderilmesi için sigorta şirketinden ------- alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkiline ödenmesi için dava yoluna gitme mecburiyetinin hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı müvekkilinde oluşan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri sebebi ile uğramış olduğu zararın güncel verilere göre hesaplaması yapılarak (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 3.500,00-TL sürekli iş göremezlik, 500,00-TL geçici iş göremezlik, 500,00-TL bakıcı gideri, 500,00-TL tedavi masrafları olmak üzere toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalıdan alınarak müvekkili davacı ------- ödenmesini, yapılacak olan harç, yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek taraflarına ödenmesini, davanın kabulüne karar verilerek lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile cevap dilekçesi ekinde sundukları ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağı uyarınca anlaşmaya varıldığını ve ödeme yapıldığını, arabuluculuk tutanağı uyarınca davacı tarafın müvekkili şirketi kesin ve tam şekilde ibra ettiğini, tüm hak ve alacaklarından feragat ettiğini, anlaşma tutanağı ve ödeme dekontunu cevap dilekçesi ekinde sunduklarını, davacı tarafından dosyaya sunulan ve sözde maluliyet oranlarını gösterdiği ileri sürülen raporların, yargılama neticesinde müvekkili şirket aleyhine verilecek olası bir hükme esas teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle maluliyet oranının ------ marifetiyle tespit ettirilmesi gerektiğini, müvekkilli şirketin, -----, sigortalısının kusuru ile 3. şahıslara verdiği zararı, poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunu, kusur oranlarının tespitinin zaruri nitelikte olduğunu, hem ------ hem de ------- seçilecek kusur konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için aksi düşünülür ve başvuru konusu kaza nedeniyle tazminat hesabı yapılmasına karar verilir ise; haksız eylem sonucu yaralanma ve maluliyet sebebiyle yapılacak başvurularda, tazminatın denkleştirilmesi kuralı gereğince, olay sebebiyle elde edilen kazanımların tazminat tutarından indirilmesi ile haksız eylem sonucu gerçekleşen gerçek zararın belirlenmesi ve ona göre tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bu kapsamda tazminat hesabı da uzmanlık gerektirdiğinden, ---------- tarafından kabul edilen bir aktüer uzmanı seçilerek anılan hesaplamalar yaptırılmalı, bu konuda uzman olmayan hukukçulara bu görevin tevzi edilmemesini, başvuran sigortalının araçta yolcu konumunda iken kazanın meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsü ile başvuran arasında herhangi akrabalık bağı da olmadığından hatır için taşındığının açık olduğunu, kabul anlamına gelmemekle beraber, bir an için başvurunun haklı olduğu varsayılsa bile, müvekkili şirketin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, avans faizi taleplerinin haksız olduğunu, müvekkili şirketin poliçe dahilinde bavuranın geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; ----tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ve dava dışı ------- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın karıştığı trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan davacının, sigorta şirketinden, sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi gideri talepli maddi tazminat davadırır.Davacı vekili; 09/12/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin yaralandığını beyan ederek, sürekli ve geçici iş görmezlik ile bakıcı ve tedavi gideri zararının tahsilini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise; kesin hüküm dava şartı yokluğu iddiasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; 09/12/2019 tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde kazaya karışan araç sürücüleri ile varsa üçüncü kişilerin kusurlu olup olmadığı ile orantısal kusur oranlarının ne olduğu, trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp yaralanmadığı, yaralanmış ise geçici ve/veya sürekli iş göremezlik, bakıcı ve tedavi gideri oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise miktarı, davalının talep edilen tazminat kalemlerinden kısmen yahut tamamen bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesine eklediği arabuluculuk tutanağı ile davalı vekilinin cevap dilekçesine eklediği arabuluculuk tutanağının tarihleri, görüşmeyi yapan arabulucunun ismi ve sonuçları birbirinden farklı olmakla, bunlardan hangisinin geçerli olduğu, faizin başlangıcı ve türü noktalarında toplandığı görülmüştür.Davacı vekilinin sunduğu arabuluculuk anlaşmama tutanağı ile davalı vekilince sunulan arabuluculuk anlaşma tutanağının tamamen çelişkili olması nedeniyle; davacı vekiline ıslak imzalı arabuluculuk anlaşmama son tutanağının aslını sunması için kesin süre verilmiş, süre içinde ıslak imzalı evrak aslı sunulmamış, davacı vekilince sunulan arabuluculuk anlaşmama son tutanağı tarihinin 28/06/2022 olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilinin cevap dilekçesine eklediği 23/03/2020 tarihli arabuluculuk tutanağını, davacı vekili sıfatı ile imzalayan ------ vekaletnamesini sunduğu, vekaletnamenin incelemesinde; dosyamızın davacısı olan ---- yevmiye sayılı vekaletnamesi ile-------arabuluculuk yoluna başvurma' yetkisini de içerir vekaletname verdiği, vekaletnamesinde Ahzu Kabz yetkisinin de bulunduğu; ------ arabuluculuk tutanağına göre; davacı adına geçerli vekaletnamesi bulunan------keti'ne karşı arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, başvuru konusunun dosyamızın da konusu olan ------------- tarihi trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı zararı olduğu, başvurunun anlaşma ile sonuçlandığı; dekontun incelenmesinde; arabuluculukta anlaşıldığı üzere davacı vekiline---------- ödeme yapıldığı görülmüştür.Kesin hüküm bir dava şartı olup kamu düzenine ilişkindir. Buna göre bir dava karara bağlanıp verilen hüküm kesinleştikten sonra aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı hukuki sebebe dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Açılması halinde ikinci dava kesin hüküm nedeniyle esasa girilmeden dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir. Kesin hükümden söz edebilmek için kesinleşmiş tarafları, konusu ve sebebi aynı olan iki davanın varlığı gerekir.
Tüm dosya kapsamına göre; davacı ------arabuluculuk yoluna başvurma' yetkisini de içerir vekaletname verdiği, vekaletnamesinde Ahzu Kabz yetkisinin de bulunduğu;-------tarihli arabuluculuk tutanağına göre; davacı adına geçerli vekaletnamesi bulunan -----dosyamızın davalısı -------karşı arabuluculuk başvurusunda bulunduğu, başvuru konusunun dosyamızın da konusu olan -------- tarihi trafik kazasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı zararı olduğu, başvurunun anlaşma ile sonuçlandığı, davacı vekilinin bakiye tüm maddi zararlar yönünden davalı sigorta şirketini ibra ettiği, dekontun incelenmesinde; arabuluculukta anlaşıldığı üzere davacı vekiline 10/04/2020 tarihinde 87.812,80-TL ödeme yapıldığı; Arabuluculuk son tutanağının ilam sayılan belgelerden olup, bu belgenin davalı sigorta şirketi yönünden HMK 114/1-i maddesi gereğince kesin hüküm teşkil ettiği, davacının yeniden talepte bulunmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, davalı sigorta şirketi yönünden davanın HMK 114/1-i, 115/2 maddesi gereğince dava şartı (kesin hüküm) yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının 6100 sayılı HKM'nın 114/1-i ve 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu'nun 18/4-5.maddesi gereğince KESİN HÜKÜM DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 427,60-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin harcın davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 232,10-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 11,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
8-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -----Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.31.10.2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!