WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

ISTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/426
KARAR NO : 2026/27

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/05/2025
KARAR TARİHİ : 13/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki nedeniyle davalıya depolama, nakliye ve elleçleme hizmetleri verildiğini, ancak verilen hizmetlerin bedeli olarak bakiye 327.666,11 TL'nin müvekkili şirkete davalı şirketle yapılan tüm görüşmelere rağmen ödenmediğini, alacağın ödenmemesi üzerine davalı hakkında -----İcra Dairesi ----- esas sayılı dosya ile 357.666,11 TL asıl alacak talebiyle ilamsız icra takibi yoluyla yasal takip başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının takibe itiraz etmesine karşılık 04/04/2025 tarihinde müvekkiline 30.000,00 TL ödeme yaptığını, yapılan ödemenin takip tarihi sonrasında olduğunu, takibe konu yapılan asıl alacak tutarı 357.666,11 TL'den düşülerek takibin 327.666,11 TL üzerinden devamının talep edildiğini, davalı tarafından müvekkili şirketten satın alınan hizmetin bakiye bedeli olan 327.666,11 TL'nin müvekkiline ödenmediğini, icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, ihtiyati haciz talebinde bulunduklarını iddia ederek; davanın kabulünü, 327.666,11 TL tutarınca ihtiyati haciz kararı verilmesini, -----.İcra Dairesinin---- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.

DELİLLER :
----- Vergi Dairesi Müdürlüğü, ------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazıldığı görüldü.
Dosyaya 17/12/2025 tarihli bilirkişi raporunun sunulduğu görüldü.
SMMM Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 19/05/2025 tarihli raporda aşağıdaki tespitlerin yapıldığı görülmüştür.
¸¸¸¸¸¸¸

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki depolama, nakliye ve elleçleme hizmetleri sözleşmelerinden kaynaklı olarak fatura alacağın tahsili amacıyla başlatılan ---- İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı takibine vaki davalı itirazının iptali davasıdır. ----- İcra Dairesi'nin----- Esas sayılı takibi incelendiğinde davacının davalı aleyhine 06/03/2025 tarihinde "faturalardan kaynaklı ödenmeyen bakiye alacak" alacak sebebine dayalı olarak 357.666,11 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlattığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Davanın 327.666,11 TL dava değeri üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi uyarınca "(1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2)Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır."
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 222. Maddesi uyarınca "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir” (6102 sayılı TTK 21/1). Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 sayılı TTK 21/2). Süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen faturadaki alacak miktarı kadar iade faturası düzenlenmesi, borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç değildir. Aradan uzun zaman geçtikten sonra iade faturası düzenlenmiş olması alacağın varlığını ortan kaldıran bir hukuki sonuç doğurmayacaktır (Yargıtay ------. Hukuk Dairesi'nin muhtelif kararları).Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davanın belirtildiği gibi fatura alacağına dayalı itirazın iptali davası olduğu, davacı alacaklının hukuki ilişkiyi ve alacağın varlığını, davalı borçlunun ise borcun ifa veya sair sebeple bulunmadığını ispatlamakla mükellef olduğu, davanın hukuki ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda faturaya ve ticari defterlere dayandığı, ticari defterlerin yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca mahkememizce resen de incelenebileceği, bu doğrultuda taraflara verilen kesin süre içerisinde davacı tarafın ticari defterlerini ibraz ettiği, davalının ise verilen kesin süre ve usulüne uygun ihtara rağmen ibrazdan kaçındığı, bu sebeple davacının usule ve kanuna uygun tutulmuş açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulamış defter kayıtlarının kendisi lehine kesin delil teşkil ettiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği ve yukarıda açıklandığı üzere kesin delil niteliğindeki davacı defterlerinde takip tarihi itibariyle 357.666,11 TL alacağın tespit edildiği (takip tarihinden önce davalı tarafından yapılan 50.000,00 TL ödemenin dikkate alındığı görülmüştür), taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğu, yine davalının faturaya süresi içerisinde itiraz etmemesi nedeniyle fatura içeriğinin ve hizmetin sunulmadığının ispatı yükü davalı üzerinde olduğu, davalının aksini gösterir delil ibraz etmediği, bu sebeple davacının alacağını ispatladığı, takip tarihi ile dava tarihi arasında davalı tarafından 30.000,00 TL ödeme yapıldığı, davacının bunu anaparadan düşerek davasını 327.666,11 TL üzerinden ikame ettiği, yine dava tarihinden sonra yapılan 100.000,00 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği, her ne kadar davalı tarafça bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde raporda yapılan ödemelerin dikkate alınmadığı, ödemelere ilişkin dekontların dilekçe ekinde sunulduğu savunulmuş ise de dilekçe ekindeki dekontların yukarıda bahsedilen ve tespit edilen ödemeler dışında başkaca ödemeler olmadığı, yani davalı tarafından yapıldığı savunulan tüm ödemelerin raporda dikkate alındığı, davalının kambiyo senedi ile ödeme yaptığını ispatlayamadığı, kaldı ki borç için kambiyo senedi verilmesinin borcu sona erdirmeyeceği, senet bedelinin de ödendiğinin ispatlanması gerektiği, bu yönde bir delil bulunmadığı, abu yönden raporda usulsüzlük bulunmadığı, yine faiz miktarının yanlış olduğu savunulmuş ise de alacaklının takipte işlemiş faiz talep etmediği, takipte talep edilen faiz türünün de tarafların tacir olması nedeniyle hukuka uygun olduğu, dava konusu alacağın faturaya dayanması ve likit olması, alacaklının talebinin bulunması ve davalının itirazında haksız çıkması nedeniyle borçlunun kabul edilen dava değeri üzerinden icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği kanaatine varılmış, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1- Davanın KABULÜ ile, davalı borçlunun ---- İcra Dairesi'nin------ Esas sayılı takibine yaptığı itirazın 327.666,11 TL yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, davalı tarafından dava tarihinden sonra (03/07/2025 günü) yapılan 100.000,00 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına,
2- Kabul edilen alacağın (327.666,11 TL) yüzde 20'sine karşılık gelen 65.533,22 TL icra ve inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (327.666,11 TL) üzerinden hesaplanan ve alınması gereken 22.382,87 TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 3.807,39 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 18.575,48 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yapılan 4.510,29 TL dava açma masrafı ve 7.590,00 TL bilirkişi/posta masrafından ibaret 12.100,29 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
6-Artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
7-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (327.666,11 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 52.426,58 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.