WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

ISTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1004 Esas
KARAR NO : 2025/363
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 06/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin un alım satım işleriyle iştigal ettiğini, bu kapsamda davalının işletmesi ile de çalıştığını, davalının sipariş ettiği 12.000 kg ekmekli unu gönderdiğini, ürünleri faturalandırdığını ancak davalı tarafından ödemenin yapılmadığını, 04/06/2024 takip tarihi itibariyle muaccel olan alacaklar için davalı aleyhine -------- İcra Müdürlüğü ----------- esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini, tarafların tacir olduğunu, ticari defterlerin tarafların leh ve aleyhine delil teşkil edeceğini, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenerek uyuşmazlığın çözülmesinin mümkün olduğunu, davalı hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini, takip konusu alacağın likit olduğunu, likit bir alacağa haksız bir şekilde itiraz eden borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptalini takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, müvekkilinin davacı şirketin varlığını başlatılan davaya konu icra takibi ile öğrendiğini, müvekkilinin davacı şirketle herhangi bir resmi veya gayri resmi ticari ilişkisinin olmadığını, davacıdan söz konusu ürünü satın almadığını, iddia edilen ürünün müvekkiline teslim edilmediğini, müvekkilinin teslim almadığı ve sipariş etmediği bir ürünün bedelini ödeme borcu da bulunmadığını, davaya konu edilen alacağa ilişkin faturanın 2023 yılı Ekim ayında düzenlendiğini, müvekkilinin söz konusu fırını işletmeyi 30/08/2022 tarihinde bıraktığını, mdavacının müvekkiline satış yaptığını iddia ettiği tarihte müvekkilinin fırınının kapalı olduğunu, fiilen faaliyet göstermediğini, müvekkilinin işletmediği bir fırın için 12.000 kg un sipariş etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, dosyaya celp edilen vergi kayıtlarında da görüleceği üzere müvekkilinin fırın işletmeciliği değil servis işletmeciliği yaptığını, davacının ünün müvekkili tarafından teslim alındığını ispat edecek herhangi bir belgeyi sunmadığını, davacının kötü niyetli olarak dava konusu icra takibini başlattığını savunarak; davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

DELİLLER:----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği görüldü.
Davaya konu faturanın 31/10/2023 tarihli, ---------- fatura numaralı, 31/10/2023 - ------------ irsaliye tarih ve numaralı, 144.228,00 TL bedelli fatura olduğu, faturada teslim tutanağı veya davalının imzasının bulunmadığı görülmüştür. 31/10/2023 - ------------ irsaliye tarih ve numaralı e-irsaliyede davalının ya da çalışanının imzasının bulunmadığı görülmüştür. Davacı tarafından davalıya fatura bedelinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren yedi iş günü içerisinde ödenmesine ilişkin 19/02/2024 tarihli ihtarnamenin düzenlendiği, dava dilekçesi ekinde ihtarname tebliğine ilişkin belge bulunmadığı görülmüştür. ------------ Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalıya ait gelir bilgisinin mahkememize gönderildiği görülmüştür.----------- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevabının aşağıdaki şekilde olduğu görülmüştür: Yazı ekinde davalının 2023 yılına ilişkin ticari kazanç toplamının 115.967,00 TL olarak bildirildiği görülmüştür.
¸¸
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, satım ilişkisinden kaynaklanan ve 31/10/2023 tarihli, ------------ fatura numaralı 144.228,00 TL bedelli faturada gösterilen alacağın tahsili için başlatılan ----------- İcra Dairesi'nin ------------ Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1 maddesi uyarınca "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (...) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1-3. maddesi uyarınca "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (...) (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (...)"6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca "(1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. (2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir."6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12/1. maddesi uyarınca "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir."
21/07/2007 tarih ve----------- Karar sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1. maddesi uyarınca "(1) 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından;
a) --------- Kurulunun tespit edeceği ve ----------- yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri,Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla ---------- bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması,
b) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla ----------- bünyesindeki odalara kaydedilmeleri,
kararlaştırılmıştır."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi ve asliye ticaret mahkemelerinde görülebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) veya TTK'da (veya maddede sıralanan) hususlardan doğması (mutlak ticari dava) gerektiği, eldeki davanın satım ilişkisinden kaynaklanan ve 31/10/2023 tarihli, ----------- fatura numaralı 144.228,00 TL bedelli faturada gösterilen alacağın tahsili için başlatılan ---------- İcra Dairesi'nin ---------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası niteliğinde olduğu, bu sebeple mutlak ticari dava olmadığı, bu sebeple davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması gerektiği, bu sebeple ancak davalının tacir ve işletmesinin ticari işletme olarak kabul edilmesi halinde davanın ticari dava olacağı, davalının tacir kabul edilebilmesi için yukarıda atıf yapılan yasa hükümlerinde de görüleceği üzere bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişilerden olması gerektiği, ticari işletmenin ise esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olduğu, ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınırın Cumhurbaşkanı kararıyla belirleneceği, bu kapsamda davacının işletmesinin ticari işletme ve dolayısıyla davacının tacir olarak kabul edilebilmesi için buna ilişkin yukarıda atıf yapılan 21/07/2007 tarih ve---------- Karar sayılı Bakanlar Kurulu kararının atfı ile esnaf işletmesi için öngörülen Vergi Usul Kanunu'nun 177/1. maddesinin 1 ve 3 numaralı bentlerindeki nakdi limitlerin yarısını, 2 numaralı bentteki nakdi limitin tamamını aşan düzeyde gelir sağlaması gerektiği, yine davacının Ticaret Sicil'ine kayıtlı olmasının ve bilanço esasına göre veya işletme hesabı esasına göre defter tutmasının da bu hususta karine teşkil edebileceği, ancak bunun karine olduğu, davacının TTK anlamında tacir olmasını gerektirmeyeceği, bu kapsamda somut olay değerlendirildiğinde yukarıda atıf yapılan Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün yazı cevabına göre davalının taşımacılık işi ile uğraştığı, dava konusunun un satımına ilişkin olduğu, davalının dava tarihi itibariyle Vergi Usul Kanunu'nun 177/1. maddesinin 1 ve 3 numaralı bentlerindeki nakdi limitlerin yarısını, 2 numaralı bentteki nakdi limitin tamamını aşan düzeyde gelir sağlamadığı, tüm bu sebeplerle davalının tacir olmadığı, tüm bu sebeplerle davanın ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve genel görevli mahkemeler olarak asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmış, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, ----------- Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunun TESPİTİNE,
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın----------Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine,
4-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile------------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 06/05/2025