WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

ISTANBUL ANADOLU 4. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/448
KARAR NO : 2025/1071

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/05/2025
KARAR TARİHİ : 17/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili 25/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalı,----. İcra Dairesi ----- Esas sayılı dosyası ile alacağı bulunmamasına rağmen müvekkili aleyhine haksız ve kötüniyetli olarak müvekkilinin zarara uğratmak amacıyla takip başlatmıştır. Aşağıda izah edilen hususlar şirket yetkililerinin taraflarına aktardıkları olup, dava dilekçesindeki beyanların hiçbiri borcu/ imzayı kabul anlamına gelmemektedir. Takibe konu olan çekler ile tarafların izahı; takibe konu çekler, ------ Şubesi 28/06/2024 günlü 2.000.500,00 TL bedelli ------ Seri No lu çeki ve 25/06/2024 günlü 780.000,00 TL ------- Seri No lu çekidir. Çeklerin keşidecisi müvekkili ------ cirantası ise davalı----- Davalı, ------ tek ortağı olmakla aşağıda açıklayacakları ve davalarda bizzat ikrarına göre kötü niyetli olarak müvekkilinin borcu olmadığını bilmesine rağmen kötüniyetle hareket ederek işbu çekleri icra takibine konu etmiştir. Davalının dava konusu çeklere ilişkin başka dava dosyalarında yapmış olduğu mahkeme içi ikrarında özetle; müvekkili ----- ile, tek yetkilisi olduğu ihbar olunan ------ şirketi ile araç kiralama sözleşmesi akdederek araçlarını ileriye yönelik olarak kiraya verdiğini, kiralama için 05/04/2024 tarihli "Nisan-Ağustos 2024" aylarını kapsayacak şekilde araç kiralama faturası keşide ettiğini ve davaya konu olan çeklerin işbu fatura karşılığında ilerleyen aylarda tahsil edilmek üzere verildiğini beyan etmiştir. Ezcümle, henüz ifasını gerçekleştirmediği kiralamaya ilişkin ilerleyen ayların faturasını önceden keşide ettiğini, müvekkilinin de işbu aylara ilişkin ileri vadeli çek teslim ettiğini beyan etmiştir. Ancak; 21/05/2024 tarihinde taraflar arasında husumet doğmuş, soruşturma dosyaları açılmış, müvekkilinin ofisleri yağmalanmış ticari anlamda güç duruma düşmüştür. Davalı 2024 Mayıs ayında araçlarını toplamıştır. Nitekim davalı ---- , Cumhuriyet Savcısı huzurunda müşteki sıfatıyla verdiği 22/05/2024 tarihli ifadesinde; araçları kendi imkanlarıyla topladığını, 6 adet aracına da erişemediğini beyan ederek şikayetçi olmuştur. Kalan araçlarını da --- Cumhuriyet Başsavcılığı ------ S.N. Dosyası ile ile polis tutanağı karşılığında Mayıs 2024 ayı içerisinde teslim almıştır. Ancak, araçlarını toplamasına rağmen yedinde bulunan çekleri (kabul anlamına gelmemektedir) müvekkili şirketin olaylar nedeniyle malen güç duruma düşmesinden faydalanarak zarara uğratma kastı ile kötü niyetli olarak çeklerin vadesi geldikçe icra takipleri başlatmış, talepleri bu icra takiplerinden biri olan davaya konu ---- İcra Dairesi ----- sayılı icra takibinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine yöneliktir. İşbu takipler haricinde başka takipler de bulunmakla, çeklerde müvekkili ile birlikte faaliyet gösteren dava dışı ----- şirketinin de bulunması nedeniyle ayrıca ikame edilerek mahkemeye bildirilecektir. Yine müvekkili şirketin davacısı olduğu,-----aleyhine ----. Asliye Ticaret Mahkemesi ------ Esas sayılı dosya ile menfi tespit davası ikame edilmiş olmakla işbu dosyayı delil olarak sunduklarını, müvekkili şirket uzun yıllardır araç kiralama sektöründe havalimanları başta olmak üzere 7 ilde mukim ofisiyle, filosuna dahil ettiği yüzlerce araçla kiralama faaliyeti göstermiş, bugüne kadar yüzlerce araç alım-satımı olmuştur. Müvekkili şirket, ihbar olunan lehtar şirket ----- ve yetkilisi davalı ------ ile ile uzun yıllar (araç kiralama-alım satım vb) ticaret yapmışlardır. 20/05/2024 tarihinde bir kısım şahıslar tarafından ofislere silahlı kişilerce baskın düzenlenerek ofislerde bulunan eşyalar, çek karneleri ve araçlar (leasingler dahi) çalınmış, şirket personelleri silahla tehdit edilerek kasalar boşaltılmıştır. Olaya ilişkin suç duyurusunda bulunulmuş işbu dosyalar ile başka dosyalar ---- Cumhuriyet Başsavcılığı ------ nolu dosyada birleştirilmiştir. Müvekkili şirket yetkililerinin beyanına göre bu gruplardan biri de davalı şirket yetkilisi ve çalışanları olduğundan davalı aleyhine ---- Cumhuriyet Başsavcılığ----- Esas sayılı dosyası ile ayrıca şikayette bulunulmuştur. Yaşanan olay örgüsü uzun olmakla davalı aleyhine yapılan şikayet dilekçesinde tüm olay örgüsü detaylandırıldığından ekte sunduklarını, soruşturma dosyasının delil olarak dosyaya celbini talep ettiklerini, açıklandığı üzere; davalı alacağı olmamasına rağmen yedinde bulunan çekleri (çekleri kabul anlamına gelmemektedir) müvekkili şirketin olaylar nedeniyle malen güç duruma düşmesinden faydalanarak zarara uğratma kastı ile kötü niyetli olarak çeklerin vadesi geldikçe icra takipleri başlatmış, icra ceza şikayetlerinde bulunmuş ve hatta alacaklı olmadığı halde müvekkili şirket yetkilisinin akrabalarını araştırarak nam-ı müsteara dayalı müvekkiliyle ilgisi dahi bulunmayan üçüncü kişilerin taşınmazlarına yönelik tasarrufun iptali davaları dahi ikame etmiştir. Taraflar arasındaki hukuk davaları ve soruşturma dosyaları davanın delili olmakla müvekkilinin borcu olmadığının ispatıdır. Olay günü müvekkilinin çek karneleri de çalınıp tedavüle verildiğinden; müvekkili gerçek ve çalınan çekleri ayırt edemediğinden ve aniden icra takipleri başlatıldığından tereddütlü çeklere imzaya/borca itiraz davaları ikame edilmiştir. Davalının, Çeklerin Kaynağının Kiralama İlişkisi Olduğu Ve Çeklerin Hizmet Verilmeden Önce Sıralı Verildiğine İlişkin Mahkeme İçi İkrarı:-----Araçları) ---- Asliye Hukuk Mahkemesi ------(Tasarrufun İptali ) İşbu dava; davaya konu çekte iddia edilen alacağa ilişkin müvekkili aleyhine, nam-ı müsteara dayalı olarak davalı ----- tarafından ikame edilmiştir. Davanın konusu huzurdaki davaya konu olan icra takibidir. Davalının dava dilekçesinde icra takiplerindeki alacağa ilişkin ikrarı aşağıdaki gibidir. Davalının beyanlarını kabul anlamına gelmemektedir. Dava dilekçesi: "Yukarıda açılan icra takipleri ekte bulunan 05.04.2024 tarih ---- numaralı 648.000,00 TL bedelli ve yine 05.04.2024 tarih ve ------ NUMARALI 4.680.000,00 TL bedelli fatura karşılığı 05.04.2024 tarihinde müvekkilin sahip olduğu ------ aşağıda yazılı çekler teslim edilmiştir. Faturalara davalı tarafından itiraz edilmemiştir. Söz konusu çeklerin bir kısmı da bankaya 25.04.2024 tarihinde takasa verilmiştir. Borcun doğumundan hemen sonra ----- yetkilisi ---- tarafından eşi üzerine tescil edilmiştir. ----- bunu tasarlayarak yapmıştır, borcun doğumundan hemen sonradır.." ----- İcra Hukuk Mahkemesi -------(Borca /İmzaya İtiraz) Davaya konu olan ----. İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyasında borca/imzaya ilişkin taraflarınca açılmış olan davadır. Davalının ikrarında; çeklerin sıralı olarak araç kiralama ilişkisine istinaden verildiği açıkça İKRAR edilmiştir. Yine; müvekkilinin borcu olması bir yana dursun; daha önce verilen 25/04/2025 ve 30/04/2025 tarihli çeklerin tahsil edildiğini; yani müvekkilinin 30/05/2024 tarihine kadar olan kiralama bedellerini ödemiş olduğu davalının İKRARI ile sabittir. Özetle; davalının araçlarını topladığı tarih olan 20/05/2024 tarihinde müvekkili toplanan araçların kira bedelini ÖDEMİŞ bulunmakla araçların 10 günlük daha fazladan ödenen bedelleri bulunmaktadır. Cevap Dilekçesi: "...Davacının dava dilekçesindeki iddiasında çekteki imzanın kendisine ait olmadığını dile getirmiş olmakla birlikte davacının imzaya itirazı tamamen haksız ve mesnetsiz durumdadır. Çünkü borçlu ile dava dışı ------arasında kendisinin de dile getirdiği gibi yıllarca devam eden ticari ilişki bulunmaktadır. Dava konusu çek keşidecisi ----- fatura karşılığı dava dışı yine müvekkilin tek ortağı ve sahibi olduğu------verilmiş ve sonra müvekkile ciro edilmiştir. Faturaları ve verilen sıralı çeklerin listesini cevap dilekçemiz ekinde ibraz ediyoruz. İlgili çekler davacı vekilinin iddiasının aksine müvekkile 05.04.2024 tarihinde sıralı olarak teslim edilmiş ve dava dışı bazı çekler 25.04.2024 tarihinde de ----- Şubesi'ne takasa verilmiştir. Banka tarafından imzalı belgeyi ekte ibraz ediyoruz. ( Ek :1 ). Dava konusu 28.06.2024 tarihli ve 25.06.2024 tarihli çekler ise ilk çek olan ve takasa verilen 25.05.2024 tarihli çekin karşılıksız çıkması üzerine bankaya takasa verilmemiştir. " Yukarıda yazılı dosyalarda; davalı; çeklerin kaynağının kiralama ilişkisi olduğu, iş bu çeklere dayanak gösterdiği faturaların karşılığında çeklerin tek sahibi ve yetkilisi olduğu ihbar olunan ------ şirketine verildiğini İKRAR etmiştir. Anılan dosyaları delil olarak mahkemenize celbini talep ediyoruz. Yukarıda izah edilen faturalar davalı yan tarafından bizzat açıklanarak dilekçe eklerinde mahkemelere ibraz edilmiştir. Ezcümle DAVALI, tüm dava dosyalarında ---- tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, ----- ile tüm ilişkileri kendisinin yönettiğini, tüm dosyalarda ------- şirketinin kayıtlarının delil olarak sunduğu açık olmakla davalı çekin bedelsiz olduğunu bilmektedir. Çek kaynağına ilişkin davalının ikrarından sonra; işbu ikrardaki faturaların açıklanması gerekmektedir. faturalara ilişkin açıklama: Ekte sunulu faturalar incelendiğinde; hizmet açıklamasında Nisan ile Eylül arasındaki kira bedelleri yazıldığı açıkça görülmektedir. Araba modellerinin önemi bulunduğundan faturaların---- ve ------ marka araçlar için kesildiğini belirtiyoruz. Aşağıda marka detayının önemline yer verilecektir. Davalının beyan ettiği faturalar: 05.04.2024 tarih ----- numaralı 648.000,00 TL bedelli fatura: " verilen hizmet kısmı incelendiğinde ------3 Adet Araç; Nisan, Mayıs, Haziran,Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ilişkin kira bedeli olduğu görülmektedir." 05.04.2024 tarih ve ------ numaralı 4.680.000,00 TL bedelli fatura: "verilen hizmet kısmı incelendiğinde ------ 10 Adet Araç; Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarına ilişkin kira bedeli olduğu görülmektedir." Davalı; 20/05/2024 Tarihinde Araçlarını Topladığını Müşterki Sıfatı İle Doğrudan Cumhuriyet Savcısı Huzurunda Beyan Edilmesi: Dilekçenin giriş kısmında; taraflar arasında karşılıklı olarak soruşturma dosyaları olduğu ve bu dosyalarda davalı şirket yetkilisi ve çalışanlarının ikrar beyanlarının olduğunu bildirmiştik. Davalının müvekkilden şikayetçi olduğu ---- Cumhuriyet Başsavcılığı -----. dosyasındaki beyanları müvekkiline kiralama ilişkisi ile vermiş olduğu araçlarını topladığı ve alacağı olmadığının açık ispatıdır. ---- Cumhuriyet Başsavcılığı -----S.N. Bu dosya müvekkilinin davacı aleyhine şikayeti olmakla; yine davalının araçları topladığına ilişkin şirket çalışanlarının ifadesi olmakla olay örgüsünün tamamı işbu dosyada mevcuttur. Ek-1'de şikayet dilekçesi sunuludur. ---- Cumhuriyet Başsavcılığı ----- S.N. (Şikayet tarihi:22/05/2024) Bu dosya; davacının "6 adet aracına ulaşamadığı, kalanını kendi imkanlarıyla topladığını" beyan ettiği müvekkili aleyhine açılmış soruşturma dosyasıdır. Soruşturma dosyası taraflarınca sunulamamakla; mahkemeden soruşturma dosyasının tamamının celbini talep ediyoruz. İşbu ifade ekinde ruhsatını dosyaya ibraz ettiği araçlar ise şu şekildedir: Davacı, müşteki sıfatıyla 22/05/2024 tarihinde bizzat savcı huzurunda verdiği ifadesinde: "Bir kısım araçlarımı kendi imkanlarımla ----- yardımıyla geri aldım. Ruhsat fotokopisini sunduğum 6 adet aracıma ulaşamıyorum." ifadesinde bulunmuştur. 1.---- Plakalı --- ----- polis tutanağıyla teslim) ARAÇ MARKALARININ ÖNEMİ: Dilekçenin faturalara ilişkin açıklama kısmında; araç markalarının öneminden bahsetmiştik. Davaya konu alacakların ----- marka araçların kiralanmasından kaynaklandığı davacı beyanı ile sabittir. Ancak; soruşturma dosyasında işbu marka araçlardan bahsedilmediği, yalnızca bu davayı ilgilendirme ihtimali olan 1 adet ----- markalı araçtan bahsedildiği görülmektedir. Aynı dosyaya bizzat davacı vekili tarafından ibraz edilen 27/05/2024 tarihli dilekçesinde : ----- plakalı aracı teslim aldıklarını beyan etmiştir. Sadece davalının beyanlarında dahi; davaya konu araçların en başından beri davacının zilyedinde bulunduğu; davalının ibraz etmiş olduğu 30/04/2024 ve 20/04/2024 tarihli davaya konu olmayan çeklerin ödendiği gözetildiğinde; müvekkili Mayıs ayının tüm kiralama ödemesini yapmış durumdadır. Müvekkilinin borcu olması bir yana dursun alacaklı konumdadır. Alacağın kaynağına ilişkin faturalara konu araçların başından itibaren davacı uhdesinde olduğu kendi beyanları ile sabittir. 1 adet ----- marka araca ilişkin değerlendirme yapıldığında ise; bizzat davalının beyanı ile 27.05.2024 tarihinde aracın kendilerine teslim edildiği sabittir. (kabul anlamı içermez) Davalının Alacağı Bulunmadığının Sabit Olması Ve Müvekkilini Zarara Uğratmak Amacıyla Kötüniyetli Hareket Ettiğinin İspatı İle % 20'den Aşağı Olmamak Üzere Kötüniyet Tazminatına Hükmedilmesini Talep Ettiklerini İbraz Ve Takip Açılış Tarihinde Davalının Alacağı Yoktur. Her ne kadar müvekkili 30/05/2024 tarihine kadar olan tüm kiralama alacağının peşinden ödenmiş olduğu ve hatta müvekkilinin daha önce ödenmiş çeklere ilişkin alacaklı olduğu; davalının ----. Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Esas sayılı dosyası dava dilekçesindeki ve ----- İcra Hukuk Mahkemesi ------ Esas sayılı dosyasında cevap dilekçesindeki beyanları ile sabit ise de; aksi kanaatte dahi davalının çek ibraz ve takip tarihlerinde alacağı bulunmadığı salt kendi ikrarı ile sabittir. -----İcra Dairesi ------ Esas Takip Açılış Tarihi: 01/07/2024 Çeklerin İbraz Tarihi: 28/06/2024- 25/06/2024 Davalının Alacağı Olmayan Çeklere İlişkin Suç Duyurularında Bulunması Nam-ı Müstera Dayalı Tasarrufun İptali Davaları Açması: İcra Ceza Şikayetleri: ----İcra Dairesi----(davaya konu) Sayılı dosyasına konu çekler --- İcra Ceza-----. İcra Dairesi ----- İcra Dairesi ---- Sayılı dosyasına konu çekler için ----İcra Ceza -----. Tasarrufun İptali Davaları: (Nam-ı Müstear) Davalı ve tek ortağı/sahibi olduğu şirket; müvekkili şirket yetkilisi ------ bulabildiği akrabalarına davalar açmaktadır. İlgili davalarda müvekkilinin akrabalarını taşınmazları tespit edilerek; hiç bir zaman şirketten devredilmeyen ve bir kısmı 2 sene önce iktisap edilmiş, müvekkilinin maliki dahi olmadığı taşınmazlara yönelik zarar verme kastı ile açılmış davalardır. Nitekim; her dosyada müvekkilinin farklı bir akrabası mevcut olmakla bu kişilerin bilgilerine de ne şekilde erişildiği de taraflarınca bilinmemektedir. Müvekkili şirket yetkilisi akrabaları karşısında çok güç duruma düşmüş ve düşmeye de devam etmektedir. Davalı yan, müvekkili şirketin yaşadığı ekonomik koşullar nedeniyle menfi tespit davası ikame edemeyeceği, teminat veremeyeceğini hesaplayarak işbu davaları ikame etmiş, müvekkiline zarar verme ve haksız kazanç sağlama amacıyla hareket etmiştir. Anılan nedenlerle davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ediyoruz. İşbu dosyaların ivedilikle celbini talep ettiklerini, açılış tarihleri: 04.09.2024 -----. Asliye Hukuk Mahkemesi ----- Asliye Hukuk Mahkemesi -----Asliye Hukuk Mahkemesi -----Asliye Hukuk Mahkemesi----- Mahkemesi ----- Asliye Hukuk Mahkemesi -----. Davalı Müvekkilinden Haksız Kazanç Elde Etmeye Çalışmaktadır. Tüm açıklamalar ışığında davalının müvekkilinden alacağı olmadığı sabittir. Davalının tüm dosyalardaki beyanları ışığında çekin bedelsiz kaldığı ve davalının işbu durumu bildiği ve bizzat gerçekleştirdiği açıktır. (çeki kabul anlamına gelmemektedir) Bilindiği üzere; çekte bedelsizlik defi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir. Davalı her ne kadar ciranta ise de; tüm aşamalarındaki kendi beyanları ile kötüniyetli olduğu ve işbu hususu bildiği sabit olmakla; işbu def'i kendisine karşı ileri sürülebilir durumdadır. Kambiyo senedinin düzenlenmesinde en önemli unsur temel alacağın varlığıdır. Bu itibarla taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen, temel alacağı doğmamış ancak doğması mümkün ya da şarta bağlanmış bir alacak için kambiyo senedi düzenlenebilir. Bu şekildeki bir alacağa bağlı olarak düzenlenen senet, vadesi gelmesine rağmen alacak doğmamışsa, o an için bedelsizdir. Somut olayda, davalının ikrar ve beyanları ışığında değerlendirme yapıldığında; davaya konu senetlerin BEDELSİZ kalmış olduğu açıktır. Sonuç olarak; Davalının dava konusu çeklerin hizmet verilmeden önce peşinen fatura karşılığı kendisine teslim edildiği, araçlarını topladığı kendi beyanları ve savcılık dosyasındaki tutanaklar ile sabittir. Ancak, araçlarını toplamasına rağmen yedinde bulunan çekleri (kabul anlamına gelmemektedir) müvekkili şirketin olaylar nedeniyle malen güç duruma düşmesinden faydalanarak zarara uğratma kastı ile kötü niyetli olarak çeklerin vadesi geldikçe icra takipleri başlatmış, icra ceza şikayetlerinde bulunmuş ve hatta alacaklı olmadığı halde müvekkili şirket yetkilisinin akrabalarını araştırarak nam-ı müsteara dayalı müvekkiliyle ilgisi dahi bulunmayan üçüncü kişilerin taşınmazlara yönelik tasarrufun iptali davaları dahi ikame etmiştir. Davalının gayesi; müvekkiline karşı borcunu ödememek, yedinde bulunan ve müvekkiline tescil edilmesi gereken onlarca aracı müvekkiline vermemektedir. Tüm açıklamalara ek olarak; bir an olsun davalının ikrarının olmadığı ihtimalde dahi; müvekkiline araçların iadesine ilişkin hiç bir ihtar ve ihbar gönderilmediği, davalının haksız olarak araçlara el koyduğu müvekkilini zarara uğratmış olduğu tarışmasızdır. Mahkemece; tüm bu hususlara ek olarak davalının araç kiralama sözleşmesinden kaynaklanan edimini yerine getirmediğine dair iddiaları olmakla ayrıca bu hususun da araştırılmasını talep ettiklerini, davalı, ihbar olunan tek ortağı ve sahibi olduğu ------ şirketi aleyhine takip başlatmadığından işbu dava icra dosyası tahtında açıldığından ------ şirketi davaya dahil edilememiştir. Şirket aleyhine ayrıca bir menfi tespit davası ikame edilerek mahkemeye bildirilecektir. Davalının tüm bu eylemleri karşısında zarara uğrayan müvekkiline karşı kötüniyetli başlatılan icra takiplerinde müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine yönelik açılmıştır. Müvekkilinin işbu davanın ikame edilmesinde hukuki yararı olup, müvekkili şirketin mali durumunun sıkıntıya girmesi nedeniyle işbu dava harçların yüksekliği nedeniyle ancak işbu dilekçe tarihi ile açılabildiğinden bahisle ----. İcra Dairesi ------ Esas sayılı dosyasına ilişkin, davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine dava değerinin %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, icra dosyasında davalının teminata yeter hacizleri olduğu gözetilerek, dava sonuçlanıncaya kadar dosyaya para yatması ihtimalinde davalı/alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini, davanın ------) ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili 29/05/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dosyaların Birleştirilmesi Talebimiz Mevcuttur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, aşağıda ayrıntısı ile izah edecekleri hususlar çerçevesinde aynı hukuki ilişkiye, aynı dava dilekçesine ve benzer nitelikteki icra takiplerine dayanmaktadır. Davacı tarafından farklı takip dosyalarına ilişkin olarak ayrı ayrı menfi tespit davaları açılmış ise de, bu davaların temel olguları, tarafları ve delilleri örtüşmektedir. Usul ekonomisi ve çelişkili kararların önlenmesi açısından, tüm menfi tespit davalarının tek dosya üzerinden yürütülmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Bu nedenle, ilk açılan dava ola---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosya ile huzurdaki dava ve ---- Asliye Ticaret Mahkemesi---- Esas, -----Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyaların birleştirilmesini talep ettiği, Taraflar Arasındaki Ticari İlişki Hakkında: Müvekkili----- ve sahibi olduğu -----isimli firma ------ ilçesi sınırları dahilinde basiretli bir tacir olarak çok uzun yıllardır faaliyet gösteren bir ticari işletmedir. Tek başına bu rapor dahi incelendiğinde hakkında bir tane dahi icra takibi, vergi veya SGK borcu bulunmayan, bünyesinde 30 personel çalıştıran, kredibilitesi oldukça yüksek bir firma olmasının yanı sıra yılda 500 den fazla araç satışı ve yetkili bayiisi olduğu----- gibi global markaların 1000 e yakın motosiklet satışını yapan bir firmadır. Ayrıca Türkiye'nin önde gelen ----- gibi markaların büyük filo müşterisidir. Davacı ---- yetkilisi ----- ve birleştirilmesini talep ettikleri diğer davalı ---- yetkilisi------ ile 2018 yılından bu yana tanışıklıkları ve müvekkilinin şirketinin 2021 yılındaki kuruluşundan beridir de yoğun ticari ilişkileri (araç alım satımı ve gayrimenkul alım satımı) bulunmaktadır. Davalı -----yetkilisi ----- ve dava dışı birleştirme talep ettikleri diğer dosya davacılarından ------yetkilisi olup ikisi de kardeştir. 2021 yılından bu yana her iki taraf arasında gerçekleştirilen ticari faaliyet; müvekkilinin sirkülasyon halinde satın aldığı araçları davacıya ve diğer dava davcısına kiraya vermek suretiyle gelir elde etmesine dayanmaktadır. Davalıya ait şirketler kiralama sektöründe aktif faaliyet gösteren ve bilinen firmalar olarak geniş bir müşteri ağına sahip olduğundan, kiraya verilecek araçlar galericiler tarafından kiralanmak suretiyle temin edilmektedir. Ticaretleri süresince karşılıklı olarak sayısız araç alıp satılmış ve kiraya verilmiştir. Nitekim 2024 yılında dahi müvekkilin 150'den fazla aracı davacıya kiralanmış ve araç satışı yapmıştır. Ayrıca müvekkili ile davacı şirket arasında gayrimenkul alım satımları da olmuştur. Aralarında senelerden beridir devam eden güven, dostluk ve ticaret ilişkisi 2024 yılının 21 Mayıs gününe kadar bu şekilde devam etmiş ise de bu tarih itibariyle müvekkilinin dolandırıldığını fark etmesi üzerine yasal prosedürü işletmeleri gerekmiştir. Nitekim; Olayların Kronolojik Olarak Özeti 20 Mayıs 2024 tarihinde müvekkili davacı ----- şirketi yetkilisi ----- aramış fakat ulaşamaması üzerine diğer dosya davacısı---- yetkilisi ----- arayıp birkaç görüşme yapmıştır. Bir gün sonra ----- yetkilisi ----- satış işlemleri nedeniyle tekrar aramış ve ---- yetkilisi ----- kaçtığını öğrenmiştir. ------ yetkilisi ------ kendi ifadeleri ile "Abi biz patladık, ------ abimin çeki yazılmış, abim de kaçtı, dükkan talan herkes aracını almaya geliyor abi siz de gelin sıkıntı çıkmadan, biz araçları hazırlıyoruz." demesi üzerine müvekkili, davacının ----- ofisine araçlarını teslim almak üzere kendi personelleri ile gitmiştir. Ofiste ---- çalışanlarından ----ve birkaç diğer personel bulmakta olup müvekkili, ----- ile görüşerek durumu anlamaya çalışmıştır. Üçüncü şahıs ------, müvekkiline ait araçlardan 13-14 tanesini orada kendisine teslim etmiş, diğer araçlar kirada (halihazırda üçüncü kişilerin kullanımında) olduğundan o şahısların gerekli bilgilerini müvekkiline vermiş ve onlardan teslim alabileceğini söylemiştir. Bu sırada diğer alacaklılar da ofise ulaşmış ve üçüncü şahıs ----- tarafından her bir alacaklının araçlarının listesi ve mevcuttaki araçlarının teslimi yapılmıştır. Müvekkiline bizzat davacıların personelleri tarafından verilmiş bu bilgiler doğrultusunda müvekkilinin de kiradaki araçları kiralayan şahısları tek tek aramış, kendisinin araç sahibi olduğunu, en yakın zamanda aracı kendilerine veya emniyete teslim etmeleri gerektiğini izah etmiştir. Bu araçların kiralama dönemlerinin sonunda üçüncü şahıslar aracı emniyete veya kendilerine teslim ettiğinden problemsiz şekilde müvekkilince araçlarının büyük kısmı geri alınabilmiştir. Ancak satın alınan ancak kira faturası kesilmeyen -----plakalı aracın ---- isimli şahsa kiralandığı bilgisini bizzat----- alması sonrasında aranan şahsın yalan söylemek ve aracı teslimden kaçınmak suretiyle araca el koymuş olması ve araca ulaşılamamış olması nedeniyle müvekkili tarafından bu şahıs hakkında savcılık şikayeti yapılmıştır. Bu aracın ve diğer araçların haksız surette uhdesinde tutması nedeniyle cezalandırılması maksadıyla yapılan başvuru --- Cumhuriyet Başsavcılığı ------ Soruşturma numarası ile devam etmekte olup araç hakkında yakalama emri de çıkarılmıştır. Ancak araca halen ulaşılamamaktadır. Ayrıca yine aynı savcılık dosyasında ----- Plaka numaralı aracın da ---- yetkilisi ---- ve ----- tarafından götürüldüğüne ilişkin kamera kayıtları dosyada mevcuttur. Müvekkiline, davalının personelince verilen bilgiye göre; müvekkiline ait araçların bir kısmının başka araçlar ile birlikte anahtarların masada olduğu bilgisi --- tarafından bilgi verilmiş ve davacının ------ bulunan ofisinde olduğundan müvekkili başta ------ isimli personeli ile diğer birkaç personelini davacının personelleri ile birlikte teslim almak maksadıyla göndermiştir. Müvekkilinin personelinden öğrenildiği üzere ofise vardıklarında ofiste kimsenin bulunmadığı, ofisin kapısının açık olduğunu, bütün araçların sokakta olduğunu, araç anahtarlarının ise kapısı açık ofiste masanın üstüne bırakıldığı görülmüş, müvekkiline ait araçların anahtarları personeli tarafından alınarak araçlar ------ ofisinden de böylece kurtarılmıştır. Ayrıca aynı gün bütün bu işlemler devam ederken müvekkil; diğer dava davacısı ----- ile birkaç kez daha telefon görüşmesi yapmış, aralarında senelerden beridir süren ve arkadaşlığa varan ilişki gereği kendilerinin dolandırıcı olduğunu düşünmeden yalnızca iflas nedeniyle panik yapıp kaçtıklarını zannetmiş, dönmeye ikna etmeye çalışmış ve dahi destek oluruz gelin bir şekilde hallederiz minvalinde yardım da teklif etmiştir. Bu sırada ---- yetkilisi --- abisinin çeklerinden haberdar olmadığını, olayların nasıl böyle geliştiğini anlamadığını söylemiştir. Ancak iki kardeş birlikte iş yapıyor olup şirketin muhasebesine de ticaretine de hakim olduklarından müvekkili burada şüphelenmeye başlamıştır. Kiradaki araçların teslimi maksadıyla üçüncü şahıslar aranırken şahıslardan bazılarının aracın kendilerine satıldığını, kiralama durumu gibi bir durumun söz konusu olmadığını izah etmesi üzerine müvekkilinin araçlarının bu şekilde kendinden habersiz satıldığını ancak henüz tescil işlemlerinin gerçekleştirilmediğini ve bu suretle üçüncü kişilerin kendi araçları üzerinden dolandırılarak ödemelerinin alındığını fark etmiştir. Yine taraflar arasında devam etmekte olan davalarda davacı delili olarak sunulan savcılık dosyalarında bulunan ilgili evrakı dilekçemiz ekinde paylaşıyoruz. Dolandırılarak kendisine araç satılan şahıslardan biri --- olup kendisi de ---- plakalı aracın satımı konusunda dolandırılmış ve ---- yetkilisinin kuzenidir. --- davacı ---- akrabasıdır. Üçüncü şahıs ------ durum izah edilince hemen gelmiş, durumun detayını öğrenmiş ve sonrasında aracı ----- Emniyet Birimlerine teslim ederek davacılar hakkında ayrıca şikayette de bulunmuştur. Müvekkilinin davacı nezdinde bulunan 6 aracı hakkında yaptığı başvuru neticesinde söz konusu araçlar hakkında yakalama emri çıkarılmış ve araçlardan dördü sonradan bulunmuştur. Davacı bu aşamada sanki araçları yağmalayarak müvekkili tarafından teslim alınmış gibi bir algı yaratmaya çalışmaktadır. Bu aşamada müvekkili tarafından ilk yapılan ---- Cumhuriyet Savcılığı ---- Soruşturma numarasına ek yine ---- Cumhuriyet Savcılığı ------- Soruşturma numaralı dosya ile davacılar dahil tüm aile üyeleri hakkında; Güveni kötüye kullanma TCK 155, Dolandırıcılık TCK 157, Nitelikli dolandırıcılık TCK 158/1 h-i 158/3, Suç uydurma TCK 271, Suç işlemek amacıyla örgüt kurma TCK 220, İftira TCK 267, Kişilerin huzur ve sükununu bozma TCK 123, Özel Belgede Sahtecilik TCK 207, Hırsızlık TCK 141 ve tespit edilecek diğer suçlardan dolayı şikayette bulunmuş olup işbu şikayet konusu ----- Cumhuriyet Savcılığı ------ Soruşturma numarası ile birleştirilmiştir. Namı Müstar Davaları Hakkında: Yukarıdaki listede yer alan çeklere ilişkin başlatılmış olan icra takibine itiraz ettikten sonra kazandığı zamanda davalı ------ bütün malvarlığını babası, kız kardeşi ve baldızı olan ve aşağıda detayları yazılmış şahıslara devrederek mal kaçırmış ve böylece müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemeye çalışmıştır. Davacı bu aşamada müvekkilinin akrabalarına ne şekilde ulaştığını ve bu davaları nasıl açtığını bilmediğini, davaların kötü niyetli olduğunu beyan etmiştir. İlgili dava listesi aşağıdaki gibi olup, bir kısmı karara çıkmış bir kısmı da istinaf aşamasındadır. Bu bilgiler TBB tarafından avukatların erişimine açık olan UHAP ortamında alınmıştır. Söz konusu davalar alacağın tahsiline yöneliktir. Davacı ----- hakkında taraflarınında alacaklı olduğu sayısız icra takipleri bulunmaktadır. Davacı ------. büyük hacimli ticari faaliyetler içinde olan ve müvekkili ile yıllara dayanan güvene dayalı ticari ilişkileri olmuştur. İlgili davalar; ----- büyük ve hakim ortağı olan -----, babası ----, baldızı ----- karşı açılmış davalardır. ----- yetkilisi ----- şirketten kazandığı para ile şirketin aktifinden çıkış yaparak direk alacaklılardan mal kaçırma kastı ile söz konusu dava konusu taşınmazları ilgili kişilere tescil ettirmiş ve davalı kişiler de gerek savcılık şikayeti ve gerekse icra takiplerinden ve diğer alacaklıların takiplerinden hemen sonra taşınmazları düşük bedelle akrabalarına ya da iyi niyetli 3. şahıslara satış göstererek devretmiştir. Söz konusu taşınmazlar aslında ----tarafından satın alınmış olup ödemeleri------tarafından yapılmıştır. Ancak söz konusu taşınmaz alacaklılardan mal kaçırma amacı ile muvazaalı bir şekilde akrabaları lehine tescil edilmiştir. Buradaki maksat -----aciz haline getirmek, çeklerin ödenmesini engellemektir. Davacı şirket yetkilisinin babası, eşi ve baldızı bunu bilebilecek durumda olduğundan ilgili tasarrufların iptal edilmesi amacı ile namı müsteardan kanyaklanan davalardır.-- Asliye Hukuk Mahkemesi ----Asliye Hukuk Mahkemesi ---Asliye Hukuk Mahkemesi ---- Asliye Hukuk Mahkemesi------Taraflar Arasındaki Alacak İlişkisi Kiralama Dahil Araç Alım Satımına Dayanan Genel Bir Ticari Alacaktır. Davacı taraf dava dilekçesinin tamamında, taraflar arasında yer alan bazı dilekçelerden bir bütün olmadan dilediği yerlerden alıntı yapmak sureti ile taraflar arasındaki ilişkiyi salt 05.04.2024 tarihinde kesilen faturalara ilişkin kira alacağına dayandırmaktadır. Davaya konu edilen alacak, bu süreklilik arz eden ticari ilişkinin bir sonucu olarak doğmuştur.Ticari ilişkinin niteliği gereği, taraflar arasında düzenli olarak fatura kesilmiş, araç devir işlemleri yapılmış ve kiralama protokolleri imzalanmıştır. Davacının, yıllara sari kapsamlı bir ticari ilişkiyi sadece bir faturaya indirgemesi hem ticari teamüllere aykırıdır hem de hakkaniyetle bağdaşmaz. Davacı taraf, aralarındaki çok yönlü, uzun süreli ve yoğun ticari ilişkiyi adeta yok sayarak, yalnızca üç adet faturaya dayanarak borçlu olmadığını iddia etmektedir. Oysa taraflar arasında araç alım-satımı ve araç kiralama işlemleri yıllarca kesintisiz biçimde devam etmiştir. Bu işlemlerin her biri karşılıklı mutabakatla yapılmış, ödemeler ve teslimatlar gerçekleşmiş, ticari defterlere işlenmiştir. Davacının şimdi bu ilişkiyi sanki bir defalık bir işlem gibi göstermeye çalışması, açıkça hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir. Davacı taraf ilk aşamada çeklerdeki imzalara itiraz etmiş, çeklerdeki imzalar davacıya ait çıkınca ve diğer davalarda bekletici mesele kullanmak adına huzurdaki davayı ikame etmiştir. Alacak yalnızca ilgili faturalar ile sınırlı olmayıp; devam eden ticari ilişkinin bütünlüğü içinde doğmuş, geçmiş işlemler ve karşılıklı mutabakatlarla gelişmiş bir borç kalemidir. Bu nedenle, Ba ve Bs formlarına işlenmiş davacı tarafından itiraz edilmemiş faturaları dava konusu yapmak hayatın olağan akışına aykırıdır. Ticaret hayatında taraflar arasında zaman zaman faturalandırma, ödeme ve teslim işlemleri bir bütünlük içinde yürütülür. Davacının, bugüne kadar hiçbir ihtirazı kayıt koymadan yürüttüğü bu ilişkiyi şimdi üç faturayı geçersiz saymaya çalışması, hukuken ve fiilen kabul edilemez. Bu durum, davacının ticari ilişki kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve borçlu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Davacı taraf hem kira ilişkisini ifa etmemiş, hem de sonrasında borçtan kaçmak için yalnızca üç faturaya dayanarak menfi tespit davası açmıştır. Bu açıkça menfi tespit davası hakkının kötüye kullanılmasıdır. Bir an için alacağın sadece kiralamaya ilişkin faturalardan olduğu varsayımında dahi; Taraflar arasında imzalanan faturanın dayanağı olan sözleşmeleri dilekçe ekinde ibraz ettiklerini, söz konusu kira sözleşmelerinin ilgili maddeleri incelendiğinde "muacceliyet" hükmü açıkça yazmaktadır. Taraflar da tacir olduğu için muacceliyet hükmü bu aşamada geçerlidir. Ayrıca, kira ilişkisinden doğan alacaklar bakımından müvekkilinin Türk Borçlar Kanunu’nun 336. maddesi uyarınca kiracının malvarlığı üzerinde hapis hakkı bulunmasına rağmen, bu hak dahi savcılık kanalı ile sadece bir kaç araçta kullanabilmiştir. Zira davacı taraf, kiraladığı araçları süresi sonunda iade etmemiş, ortadan kaybolmuş ve müvekkili ancak savcılık makamına başvurarak araçlara fiilen el koyabilmiştir. Bu durum, davacının kira sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve müvekkiline olan borcunu inkar edemeyeceğini açıkça göstermektedir. Davacının iddialarına cümle cümle cevap vermek gerekir ise; Müvekkilinin alacağını tahsil etmekten ve suçu adli makamlara bildirmekten başka amacının olmadığını, davacı şirket dahil diğer aile üyeleri hakkında devam etmekte olan suç duyurusu bulunduğunu, yıllarca devam eden ilişkinin devam eden davalarda yer alan bir kaç cümle seçilip delil olarak gösterilmek sureti ile sadece üç kira faturasına indirgemesi hem ticari teamüllere aykırı hem de hakkaniyetle bağdaşmadığını, açılan namı müsteardan kaynaklanan davaların alacağın tahsiline ve mal kaçırmanın önüne geçmesine yönelik olduğunu, bugüne kadar hiçbir ihtirazı kayıt koymadan yürüttüğü bu ilişkiyi şimdi üç faturayı geçersiz saymaya çalışması, hukuken ve fiilen kabul etmediğimizi, çeklere ilişkin imza itirazları davaları sonuçsuz kalınca sadece ve yanlız bekletici mesele yapmaya yönelik huzurdaki davayı açtığını düşündüklerini, Kabis Hakkında Açıklama: Kiralık Araç Bildirim Sistemi (KABİS) kiralanan araçların ve kiralayan kullanıcının bilgilerini Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bildiren bir sistemdir. Araç kiralama hizmeti yapan firma, filosundaki araçları kiraladığında müşteri bilgileriyle birlikte KABİS’e kaydeder. Bu kayıt sırasında kiralayan kişinin kimlik bilgileri, aracın plakası, aracın ruhsatı ve kiralama süreci sisteme kaydedilir. 2015’ten bu yana rent a car hizmeti veren firmalara zorunlu tutulan KABİS sistemi, emniyet açısından oldukça önemli bir sistemdir. Araç ve müşteri bilgileri, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bildirilir ve herhangi şüpheli bir durumda güvenlik daha kolay sağlanır. Bildirme işlemleri teknoloji ve internet ağlarının gelişmesiyle online olarak yapılmaktadır. Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde yer alan ve ----- adresinde hizmet veren bu sisteme taraflar da dahildir. Mahkeme kanalı ile ilgili sistemin hem davacıya hem de davalıya ait tüm hareketleri celp edildiğinde müvekkilinin asıl kiralayan malik, davacının ise aracı işleten olduğu ve kimlere alt kiraya verdiği görüleceğinden bahisle davacı tarafından farklı takip dosyalarına ilişkin olarak ayrı ayrı menfi tespit davaları açılmış ise de, usul ekonomisi ve çelişkili kararların önlenmesi açısından, tüm menfi tespit davalarının tek dosya üzerinden yürütülmesi için ilk açılan dava olan ------. Asliye Ticaret Mahkemesi -- Esas sayılı dosya ile huzurdaki davanın ve ---- Asliye Ticaret Mahkemesi -------- Esas, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ----- Esas sayılı dosyaların birleştirilmesini, davacı borçlunun haksız, yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddi ile müvekkilinin alacaklı olduğunun tespitine, İİK m.72/4 uyarınca, müvekkilin alacağının geciktirilmesi sebebiyle davacı borçlunun alacağın % 20’sinden aşağıda olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve yasal vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İcra Dosyası: ---. İcra Dairesi'nin ----- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ---- borçlusunun------ Şirketi olduğu, 770.730,00 TL 25.06.2024 keşide tarihli 780.000,00 TL bedelli çek, 1.991.230,00 TL 28.06.2024 keşide tarihli 2.000.500,00 TL bedelli çek, 5.606,27 TL işlemiş faiz, 276.196,00 TL tazminat, 8.285,88 TL komisyon ve 7.242,08 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.059.290,23 TL toplam alacak üzerinden 28/06/2024 günlü ----- Seri No lu çeki 2.000.500,00 TL ve 25/06/2024 günlü ------ Seri no lu çeki 780.000,00 TL miktarlı çeklere dayalı olarak 03/07/2024 tarihinde Kambiyo senetlerine (çek, poliçe ve emre muharrer senet) özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri düzenlendiği görülmüştür.Davacı vekiline dava konusu çeklerin avans ödemesi için verildiğini ispatlar yazılı bir sözleşme veya davalı tarafın imzasını içeren teslim bordrosu sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş ancak yazılı sözleşme veyahut teslim bordrosu sunmadığı görülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Dava, davalı tarafından davacı aleyhine çeke dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü yolla başlatılmış olan icra takibi nedeniyle İİK'nın 72. maddesi uyarınca davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı taraf, araç kiralama sözleşmesine istinaden avans olarak verilen çeklerin bedelsiz olduğundan bahisle borçlu olmadığının tespitini talep etmektedir.
Davalı taraf, taraflar arasındaki alacak ilişkisinin kiralama dahil, araç alım satımına dayanan genel bir ticari alacak olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. Çek, hukuki mahiyeti itibariyle bir ödeme aracıdır. Poliçenin bir kredi vasıtası olmasına karşı çek, nakit para yerine ödeme amacıyla kullanılır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Genel uygulamaya göre kira peşin olarak ödenmektedir. Araç satışında ise mal ve bedel aynı anda ödenmektedir. Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü davalı olan alacaklıdadır. Ancak bu kuralın bazı istisnaları bulunmaktadır. Örneğin; somut olayda olduğu üzere menfi tespit davasında davaya konu kambiyo senedinin bedelsizliğini ileri süren davacı olan borçlunun bu iddiasını ispat ile mükelleftir. Davalı çekte lehtar olup taraflar arasında veyahut davacı ile çek lehtarı ihbar olunan arasında yazılı şekilde düzenlenmiş bir kira yada satım sözleşmesi bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde genel uygulama peşin ödeme ve satış sözleşmesinde tarafların edimlerini, aksine sözleşme veya adet bulunmadıkça aynı anda ifa etmesi gerektiği düzenlenmiştir. Menfi tespit davasındaki bu iddianın ileri sürülüş şekline göre ispat yükü davacıdadır. Davacı, çekin bir kısmını avans olarak verdiğini ve muaccel bir borç için vermediğini kanıtlamalıdır. Çek yazılı belge olup, kiranın peşin ödenmesi ve satım sözleşmesinde tarafların edimlerini aynı anda ifa etmesi gerektiğine ilişkin karineye göre davalının savunmasını ispatladığı kabul edilmelidir. Davalının savunması, talil niteliğinde olmayıp, kira sözleşmesi ve satım sözleşmesine ilişkin genel uygulama ile yasal karineye uygundur. Çek bir ödeme aracı olup kural olarak muaccel bir borcun tasfiyesi için verilir. Bu hususun aksi ancak kesin delillerle ispat edilebilir. Davacının, avans çeki iddiasının yasal ve kesin delillerle kanıtlanmadığı, yasadaki çeke ilişkin düzenlemeler dikkate alındığında, çek hamilinin her durumda mal veya hizmet teslimini kanıtlama yükü altında bırakılmasının, çeke ilişkin düzenlemelere aykırı olduğu açıktır. Bu tür bir kabul tarzı çekin ve çeke ilişkin düzenlemelerin anlamsız kalması sonucunu doğuracaktır. Davacının yasal karinenin aksini ancak yazılı delille ispat etmesi gerektiğinden ticari defter ve belgelerin incelenmesine lüzum görülmemiştir. Davacının, bir ödeme aracı olan çeki, çeklerin verilme amacına ilişkin bir sözleşme düzenlemeden, davalıya teslim edilmesi, kural olarak muaccel bir borcun tasfiyesine yöneliktir. Aksi halde basiretli bir tacir olan davacının, ifa amacıyla ve muaccel bir borcun tasfiyesi için verilen ödeme aracı olan çeklerin, avans ödemesi için verildiğini, yazılı bir sözleşme veya teslim bordrosuna yazılmış, davalının imzasını içeren bir belge ile kanıtlaması için belge düzenlemesi beklenirdi. Davalı tarafın dava konusu çeklerle ilgili ikrarı bulunmamaktadır. Davacı taraf, çeklerin avans ödemesi için verildiğini, yazılı bir sözleşme veya teslim bordrosuna yazılmış, davalının imzasını içeren bir belge ile kanıtlayamadığı için davanın reddine karar verilmiştir. İhtiyati tedbir kararı infaz edilmediğinden İİK 72/4 maddesi uyarınca davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-a) Davanın REDDİNE,
b) Davalı tarafın tazminat talebinin REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin yatırılan 47.167,38 TL harçtan mahsubuyla fazla alınan 46.551,98 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 401.054,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.