T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/97 Esas
KARAR NO:2024/125
DAVA:Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ:09/05/2022
KARAR TARİHİ:25/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Eseri (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, dava süresince, müvekkilinin meydana getirdiği ----- --------, yayım ve dağıtımına devam etmesinin müvekkili açısından telafisi imkansız zararlar doğuracağını, davalı şirketin de dava süresince kitaptan fayda ve gelir elde etmeye devam etmesine sebep olacağını, nitekim yükümlülüklerini hiçbir şekilde yerine getirmeyen, müvekkilinin telefonlarına dahi cevap vermeyen, müvekkilini yok sayan davalı şirketin müvekkilinin kitabından gelir elde etmeye devam etmesine izin vermek müvekkili maddi ve manevi anlamda ciddi zarara sürükleyeceğini, bunun yanı sıra 5846 sayılı FSEK'in amaçladığı korumanın sağlanması açısından da ihtiyati tedbir talebimizin kabulünün elzem olduğunu, zira ihtiyati tedbir kararı verilmeyip davalı şirketin basım, yayım ve dağıtıma devam ettiği ve bu suretle gelir elde etmeye de devam ettiği bir durumda, mahkememizce yargılama neticesinde davanın kabulüne ve sözleşmenin feshine karar verilmesi halinde davalı şirketin gerçekleştireceği tüm bu fiiller tecavüz teşkil etmiş olacağını, bunun önüne geçilmesi ve müvekkilinin daha fazla maddi ve manevi kayba uğramaması adına ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmekte olduğunu, HMK m.389/1'de; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." HMK m.392/1'de ise; "Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir"Denilmekte olduğunu, buna göre mahkememizce müvekkilinin dava sonunda telafisi imkansız zararlara uğramaması, dava sonunda verilecek kararın etkisiz bir hal almaması, davalı şirketin müvekkilinin meydana getirdiği eserden dava süresince yararlanmasının engellenmesi ve bu suretle müvekkile yönelik ciddi zararlar doğmasının önüne geçilmesi adına, davalı şirketin huzurdaki dava sonuçlanana kadar -------- eserin basım, yayım, dağıtım ve satışının engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, söz konusu ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak kabulünü, mahkeme aksi kanaatte ise hakkaniyete aykırı olmayacak şekilde uygun bir teminat belirlenerek ihtiyati tedbir talebinin kabulüne davanın kabulüne, -----tarihli sözleşmenin ------ tarihli ihtarnamenin davalı şirkete tebliğ edildiği ------ tarihinden itibaren davacı açısından haklı sebeple feshedildiğinin ve hükümsüz kaldığının tespitine, Mahkeme aksi kanaatte ise --- tarihli sözleşmenin -------tarihli ihtarnamenin davalı şirket tarafından öğrenildiğinini iddia edildiği ve cevabi ihtarnamenin tarafımıza keşide edildiği ----- tarihinden itibaren davacı açısından haklı sebeple feshedildiğinin ve hükümsüz kaldığının tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise ---- tarihli sözleşmenin işbu davanın açıldığı tarihten itibaren müvekkil açısından hakı sebeple feshine ve hükümsüzlüğüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını. Davalı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini. Feshin haksız olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettikleri anlaşıldı.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E:Dava, davacının eser sahbi olduğunu iddia ettiği ----- esere ilişkin taraflar arasında düzenlenen ---- tarihli sözleşmenin davacı tarafından haklı sebeple fesih koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan --- tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu kitabın basım tarih --- olduğundan, ----tarihinde yayınlanmış olmasının gerektiği, bakımdan sektör için makul kabul edilebilecek sürenin yaklaşık --- kadar aşıldığı ve taraflarıniletişim süreçlerinin sekteye uğramış olduğunun kabul edilebileceği, FSEK yönünden yapılan incelemede; Davacı'nın FSEK m. 58 yönünden bir talebi olmadığını belirtmiş olduğundan ve dava konusu sözleşmenin haklı sebeple feshedildiğinin ve hükümsüz kaldığının tespitini talep etmiş olduğundan, TBK'da yer alan genel şartlara göre değerlendirme yapılabileceği, bu açıdan bakıldığında sektörel yönden yapılan tespit ve değerlendirmelerin TBK kapsamında haklı sebep sayılıp sayılmayacağının değerlendirmesinin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu, mahkemenin gerekli görmesi halinde dosyanın sözleşmeler ve TBK konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi edilebileceği şeklinde rapor sunulduğu görüldü. Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir. İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava taraflar arasında düzenlenen 05/08/2017 tarihli sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğinin kabulüne ilişkin olup davacı ile davalı yayın evi arasında davacının yazarı olduğu ------ kitabın basım, yayım ve dağıtımı konusunda ------- telif hakkı devir sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmenin süresinin 15 yıl olduğu, davacı tarafından davalının eylemleri nedeniyle sözleşmeye devam edilmesinin çekilmez bir hal aldığı iddiası ile ------- yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshedildiği, davalı tarafından gönderilen cevabi ihtarname ile ---- numaralı ihtarname ile sözleşmenin feshini kabul etmediğini bildirdikleri davamızın da sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığına ilişkin olduğu, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce tanık dinlenmesine karar verilmiş olup dinlenen davacı tanığı --------- alınan beyanlarında davacıyı 5-6 yıldır tanıdığı davalı yayınevi ile problemler yaşadığı, davalı yayınevinin kendisi ile ilgilenmediği ödemelerin geç yatırıldığı şeklinde beyanda bulunduğu, diğer davacı tanığı --------- alınan beyanında davacının annesi olduğu, yayınevinin 3-4 yıldır davacı ile ilgilenmediğini kitabın tanıtımı için kendisinin ve davacının uğraştığını beyan ettiği, dinlenen davalı tanıklarından --------- alınan beyanında kendisinin de aynı yayınevinde yazar olduğu, yayınevinin kendisi ile yeteri kadar ilgilendiği şeklinde beyanda bulunduğu, diğer davalı tanığı ------- davalı şirketin ortaklarından olduğu, kitap basımı sırasında çizerden kaynaklanan 12-13 aylık gecikme olduğunu, yayınevinin kitap ile ilgili gerekli tanıtım ve reklamları yaptığı ödemelerde sadece bir iki aylık gecikme olduğunu onun dışında davacı tarafından şikayet gelmediğini, kitaba editör olarak kendilerinin de çok katkıda bulunduklarını beyan ettiği aldırılan 19/12/2023 tarihli heyet raporunda sonuç olarak kitap basım tarihinin yaklaşık iki üç ay aşıldığı, FSEK 58 yönünden talep olmadığından Türk Borçlar Kanuna göre değerlendirme yapılması yönünde görüş bildirildiği, buna göre de tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde taraflar arasında düzenlenen 05/08/2017 tarihli sözleşmenin Borçlar Kanunu'nun 487. Maddesinde yer alan yayın sözleşmesi niteliğinde olduğu fakat aynı zamanda telif hakkı devir sözleşmesi kapsamında da olduğu, davacının sözleşmeyi feshe ilişkin iddiaları ile ilgili olarak hem dosya kapsamı hemde bilirkişi raporunda yapılan tespitler değerlendirildiğinde öncelikle taraflar arasında sözleşme düzenlendikten sonra kitabın ilk baskısının 2-3 ay gecikmeli olarak yapıldığı anlaşılmış ise de davacının bu hususta herhangi bir ihtar veya çekince göstermemesi sebebiyle daha sonra baskıların devam etmesi sebebiyle bu yöndeki gecikmenin feshi için haklı sebep olamayacağı kanaatine ulaşıldığı davaya konu kitabın yeteri kadar tanıtım ve reklamının yapılmadığı hususunda ise davacı tanıkları davacı lehinde davalı tanıkları davalı lehinde beyanda bulunduğundan ve beyanlarda genel olarak soyut beyanlar olup ispata yeterli somut bilgiler olmadığından dosya kapsamındaki delillere göre yapılan değerlendirmede davacının yazarı olduğu dava konusu kraker kız isimli kitabın yayınevinin en çok satan 3.kitabı olduğu, dosya içerisindeki davacısı tarafından sunulan deliller incelendiğinde başka yazarlara ait kitapların tanıtımlarına yer verildiği, davacıya ait kitabın reklamının yeteri kadar yapılmadığı gibi tanıtımlarda da arka sırada gösterildiği diğer kitaplar arasında tanıtım bakımından önem itibariyle geride kaldığı, yine taraflar arasında özellikle kitabın tanıtımına ilişkin okullarda yapılacak tanıtımlar ile ilgili olarak problemler çıktığı bu problemler neticesinde davalı şirket yetkilileri ile davacı arasında güven ilişkisinin zayıfladığı, ödemelere ilişkin davacı iddiası değerlendirildiğinde sözleşmenin 7B maddesine göre eserin ilk baskısı tükendiği tarihten itibaren en geç 3 ay içerisinde durumu yazara bildireceği, 7C maddesine göre ise yayınevi her tekrar baskı için telif ücreti olarak satış durumuna göre KDV hariç kapak fiyatı ile baskı adeti çarpımının %7 sinin eserin tekrar baskısının satışa sunulduğu tarihteki ay içerisinde yazara ödeyeceğinin hükme bağlandığı, buna göre 1. Baskıdan sonra yapılan toplam 7 baskı incelendiğinde ikinci baskının basım tarihinin----- ödeme tarihinin ------------ olup yaklaşık 5,5 aylık zaman zarfında ödeme olduğu ve 4.5 aylık gecikme olduğu, 3. Baskıda 3 aylık gecikme 4. Baskıda 2 aylık gecikme, 5. Baskıda 1 aylık gecikme, 6. Baskıda ise 4 aylık gecikme olduğu, 7. Baskının ise basım tarihinin ----ödeme tarihinin ise ----- tarihi olduğu fakat 7. Baskının davacının göndermiş olduğu fesih ihtarnamesinden sonraki tarihte yaptığı bu şekilde davalı tarafından gerçekleştirilen ödemelerin taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 7C maddesi kapsamına aykırı olarak sürekli olarak geç yapıldığı, bütün bunlar birarada değerlendirildiğinde taraflar arasındaki güven ilişkisinin sona ermesi sözleşmenin süresinin 15 yıl olduğu düşünüldüğünde bu şekilde güven ilişkisi olmadan sözleşmenin devamının davacı açısından çekilmez hal aldığı ve alacağı, ödemelerin sözleşmeye aykırı olarak gecikmeli olarak yapılması hususları da dikkate alındığında mahkememizde oluşan kanaate göre davacının sözleşme feshi iradesinin haklı olduğu kanaatine ulaşılarak davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Davanın KABULÜ ile,
1-Taraflar arasında düzenlenen 05/08/2017 tarihli sözleşmenin dava tarihi itibariyle haklı olarak feshedildiğinin kabulüne,
1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 346,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 5.888,75 TL yargılama gideri ve 80,70 TL harç toplamı olan 5.969,45 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.25/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!