T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/382 Esas
KARAR NO:2024/113
DAVA: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
DAVA TARİHİ: 06/12/2019
KARAR TARİHİ: 07/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı tarafından müvekkili şirkete ----tarihinde tebliğ olunan ve ------------- caymaya ilişkin ihtarnamede kullanılan cayma bildiriminin usule ve hukuka aykırı olduğunu, Davalı tarafın cayma talebinde bulunduğu albümlerin müvekkiline ait olan ---------mülkiyetine konu albümler olduğunu, davacının fonogramların mülkiyetine ilişkin bir hakkı bulunmadığını fonogramların müvekkili tarafından hukuka uygun olarak edinilnildiğini, davalının sadece albümlerin bir komşu hak sahibi olarak icracısı olduğunu, Davalının cayma hakkını kullanacağı bir albüme veya eser işletme belgesine ilişkin hakkı nın bulunmadığını, davalının bir hak kaybı söz konusu olması durumunda da taleplerin cayma hakkının kullanılmasını sağlayıcı ihlaller olmadığını, sadece koşulları oluşması durumunda alacak hakkı doğurabileceğini, müvekkili firmanın da bu açıdan da üzerine düşeni yaptığını, davalının, cayma hakkını kullandığını iddia ettiği albümlerdeki eserlerinden kaynaklı bir telif ücreti alacağı varsa bunu belgeleriyle ispatlayarak üyesi bulunduğu meslek birliklerinden talep etmesi gerektiğini belirterek davalı tarafından ihtarname ile gönderilen caymanın geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Yetki itirazlarının olduğunu, müvekkilinin adresinin ----- olduğunu , genel yetki kuralları gereği ----- yetkili olduğunu belirtmiş, cayma hakkını kullanmakta haklı olduklarını , davalı müvekkilinin ---- başına eser sahibi ve icracı olduğu eserlerden oluşan ------ eser sahibi ve icracı olduğu ------- albümlerde yer alan eserlerin mali haklarının davacı----------- kullanıldığını, fakat bu mali hak kullanımlarına ilişkin ellerinde sözleşme bulunmadığını ve/veya başka bir kişi tarafından bu eserlerin davacıya devredildiğine dair yazılı bildirim yapılmadığını ve davacı tarafından da herhangi bir raporun ve kullanım bilgisi ve teliflerinin paylaşılmadığını ve ödenmediğini , eserlere ilişkin talep ettikleri bilgi ve belgelerin paylaşılmasını, izinsiz kullanımlar için suç duyurusunda bulunacaklarını, maddi ve manevi menfaatlerini ihlal etmeye devam etmesi durumunda kendisi ile imzalanmış olan sözleşmelere ilişkin cayma hakkımızı kullanacaklarını ihtar ettikleri, devamında bir ihtar daha çektiklerini ve sonuç alamayınca üçüncü ihtarla cayma haklarını kullandıklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, Davalı tarafından davacı şirkete gönderilen cayma bildiriminin hukuka uygun olup olmadığı, caymanın geçersiz olup olmadığına ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan 05/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Meslek Birliklerinden ve resmi kurumlardan gelen davaya konu eserlerle ilgili tarafların bir itirazına rastlanmadığını, Ayrıca meslek birliklerinin taraflar arasındaki ticari münasebetlere karışma durumunun olmayacağı, dosyada hem Meslek Birliklerinden hem de resmi kurumlardan gelen davaya konu eserlerle ilgili tarafların bir itirazına rastlanılmadığını, davacı tarafın, davalının yanlış eser bildirimi sebebi ile zarar edildiği iddiası dilekçelerde bakılmış ancak dava dosyalarında buna dair bir belgeye rastlanılmadığı, dava dosyasında resmi kurumlar ve meslek birliklerinden gelen belgeler incelendiğinde davalı tarafın sadece eser sahibi değil, icracı ve aranjör, yani düzenlemeci vasfi olduğu da görülmüş olup, bu nedenle davalı tarafın sadece komşu hak sahibi olmadığı, eser sahibi sıfatı da taşıdığı, davaya konu albümlerin bir kişi ya da kurumun mülkü olamayacağı, dava dosyası kapsamında dosyaya sunulan belgeler ve dilekçeler incelendiğinde taraflar arasında bir sözleşme olmadığı, davacının dava konusun eserleri devir aldığı, ancak bu devir şartlarının neler olduğuna dair dosyada belge bulunmadığı, davalı tarafından gönderilmiş olan ihtarnamede mali hak kullanımına dair bir talebin olmadığı, davalının beyanına göre cayma hakkının, üç ihtarnamede belirtilen süreler sonrasında davacı tarafın tüm taleplere olumsuz cevap vermesi sonrasında kullanıldığı, Davalı'nın gönderdiğini beyan ettiği 08.05.2019 tarihli ihtarname ve 17.06.2019 tarihli ihtarname dosyada bulunmadığından bu ihtarnameler yönünden inceleme yapılamadığı, dava dosyası kapsamında Müzik anlamında teknik bir analiz ve inceleme Sayın Mahkeme tarafından ve taraflarca talep edilmediği için gerekli incelemelerin gerçekleşmediği, Dava dosyası kapsamında görüntü ------------ anlamında teknik bir analiz ve inceleme Sayın Mahkeme tarafından ve taraflarca talep edilmediği için gerekli incelemelerin gerçekleşmediği, cayma hakkının esasa ilişkin koşulları bakımından; Davacı ile Davalı arasında FSEK'te eser sahibine ve icracı sanatçının sahip olduğu mali hakların devrine yönelik imzalanmış olan bir devir sözleşmesi bulunmadığından, caymanın esasa ilişkin koşullarının oluşmadığı, ----------tarafından düzenlenmiş olan kayıt tescil belgeleri (eser işletme belgeleri) ve muvafakatnameler yoluyla Davacı'nın mali bir hak veya ruhsat iktisap etmiş olduğu kanaatinde ise, bu durumda caymanın esasa ilişkin koşullarından olan gereği gibi faydalanamama, gereği gibi faydalanamama durumunun belli bir süre devam etmesi ve eser sahibinin menfaatlerinin esaslı surette devam etmesi koşullarının oluşup oluşmadığının incelenmesi gerekeceği ve bu konudaki takdir hakkının Sayın Mahkeme'ye ait olduğu Cayma hakkının şekle ilişkin koşulları bakımından; FSEK md. 58/ll'de yer alan düzenlemeye göre; cayma hakkını kullanmak isteyen eser sahibinin, sözleşmedeki hakkın kullanılması için bu hakkını kullanabilceği, cayma hakkının, devralanın hakkını kullanmamasına karşı, eser sahibine tanınmış olan bir imkân olduğu, cayma hakkı kullanılan kimse, mali bir hak ya da ruhsat iktisap etmemiş ise “hakkını kullanmama” durumunun da söz konusu olamayacağı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Mahkememizde aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda; Davalı tarafından Davacı'ya üç tane ihtarname gönderilmiş olduğu, -------- tarihli ihtarnamede ve 17.06.2019 tarihli ihtarnamede taleplerinin yerine getirilmemesi halinde cayma hakkının kullanılacağı ihtar edildiği, 08.11.2019 tarihli ihtarnamede cayma hakkının kullanıldığının ihtar edildiği, Davalı tarafından gönderilmiş olan ihtarnamelerde karşı tarafa süre verilmiş olduğu, verilen sürelerin heyeti tarafından münasip görüldüğü, Davalı tarafından gönderilmiş olan ihtarnamelerde daha çok çoğaltma, yayma, dijital platformlarda erişime sunma, sesli ve görüntülü araçlar vasıtasıyla erişime sunma gibi mali hakların Davacı tarafından yetkisiz olarak kullanılması nedeniyle menfaatlerinin ihlal edildiğinin bildirildiği ve taraflar arasındaki sözleşmelerin talep edildiği, Davalının göndermiş olduğu ihtarnamelerin geçerli bir cayma bildirimi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, bu ihtarnamelerden hangisinin FSEK m. 58 kapsamında cayma ihtarı olarak esas alınacağı ve davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı konusundaki karar ve hukuki değerlendirmenin Mahkeme'ye ait olduğu, dosya kapsamında Davacı ile Davacı arasında cayma konusu albümlerin kullanımına yönelik FSEK m. 52 uyarınca imzalanmış bir sözleşme bulunmadığı, Davalı'nın beyanlarından, cayma konusu albümlerin mali haklarının ilk önce dava dışı ---- verildiği, Davacı'nın bu hakları ----------iktisap ettiği anlaşıldığı, ancak dava dosyasında Davalı'nın bu devir için FSEK m. 49 kapsamında vermiş olduğu yazılı bir izin bulunmadığı, bu nedenle kök raporumuzda belirttikleri üzere caymanın esasa ilişkin koşullarından olan “mali bir hak veya ruhsat iktisap etmiş olmak” koşulunun gerçekleşmediği, ---------------tarafından düzenlenmiş olan kayıt tescil belgeleri (eser işletme belgeleri) ve muvafakatnameler yoluyla Davacı'nın ----- koşullarının oluşup oluşmadığı konusunda takdir hakkının Mahkeme'ye ait olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava caymaya itiraz davası olup davacı vekilince davalı tarafından gönderilen -------------- tarihli cayma bildiriminin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası ile caymanın geçersizliğinin tespitinin talep ettiği, davalı tarafından taraflar arasında FSEK kapsamında uygun devir sözleşmelerinin mevcut olmadığı, olması halinde davacı tarafından sunulması gerektiği, davacı tarafından bilgi vermeme rapor paylaşmama telif ödemesi yapmama gibi ihlallerin mevcut olduğu ve gönderilen ihtarnamenin haklı olduğu belirtilerek davanın reddinin talep edildiği, dosya kapsamında aldırılan 05/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında mali haklara yönelik devir sözleşmesi bulunmadığı, hukuki durumun mahkeme takdirine bırakıldığı, itiraz üzerine aldırılan 15/03/2024 tarihli ek raporda da kök rapordaki görüşlerin muhafaza edildiği, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde dava FSEK 58. Madde kapsamında düzenlenen caymaya itiraz davası olup caymaya itiraz davalarının görülmesi için öncelikle geçerli bir cayma işleminin yapılmış olmasının gerektiği, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden taraflar arasında süre gelen bir eser kullanım ilişkisi olduğu anlaşılmış ise de taraflar arasında mali hakların devrine dair yazılı bir sözleşme mevcut olmadığı dosyamıza da sunulmadığı, FSEK 52. Maddesine göre mali haklara dair sözleşmenin yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesinin şart olduğu, taraflar arasında yazılı şekilde mali hakların devrine dair sözleşme mevcut olmadığından buna ilişkin cayma iradesinin de yasal olarak kullanılamayacağı, buna göre de davalı tarafından davacıya gönderilen -------- tarihli ihtarnamenin esasında FSEK kapsamında geçerli bir cayma bildirimi olmadığı, bu bildirimin taraflar arasındaki hukuki ve ticari ilişkinin sonlandırılmasına yönelik fesih iradesi beyanı şeklinde olduğu, cayma bildirimi olarak değerlendirilemeyeceği geçerli bir cayma bildirimi olmadığından FSEK 58. Maddesi uyarınca caymaya itiraz davasıda açılamayacağı mahkememiz dava konusunun da caymaya itiraz davası olduğundan incelemenin ancak FSEK 58. Maddesi ve ilgili maddeler kapsamında değerlendirilme yapılması gerektiği buna göre de geçerli bir cayma mevcut olmadığından caymaya itiraz davası da açılamayacağı da anlaşıldığından davanın usulden reddi ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:Davanın usulden REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile kalan 383,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacının üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan toplam 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25,500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!