WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 2. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/362 Esas
KARAR NO:2024/15
DAVA:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:23/10/2020
KARAR TARİHİ:08/02/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ; davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ------ markasının tek ve gerçek sahibi olduğunu. Markanın ---- özellikle -----çok tanınmış bir marka olduğunu. Kullanım olarak ------ yılında başlandığını fakat tescillerin ---- yılından itibaren başladığını. ------ markalı bir çok tescilli markası olduğunu. Davalılardan------- markasının kendi adına tescil ettirdiğini. Bu tescilin davacı markasına ayırt edilemecek kadar benzediğini ve tescilin kötü niyetli olduğunu. SMK.6/1,6/4,6/5,6/6 ve 6/9 hükümleri gereğince davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, ayrıca diğer davalı şirket ticari ünvanında bulunan ---- ibaresinin ticaret ünvanın dan terkinine ve -----markasının tanınmışlığının tespiti davalı adına kayıtlı--------- ibareli marka tescilinin 3.kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu amaçla ---- müzekkere yazılmasına yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava ettikleri anlaşıldı. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dosyanın tanınmış marka tespitine yönelik talep bakımından tefrik edilmesini, daha sonra tanınmış marka kararının bekletici mesele yapılmasını, tanınmış markaya ilişkin delil ibraz edilmediğini, davalılardan müvekkil şirket ile davacı şirketin faaliyet alanlarının birbirinden farklı olduğunu. ----- ibarede birçok başkaca şirket mevcut olduğunu. Yine bu----- markalı bir çok tescilli marka olduğunu, müvekkilinin davacıya yönelik zararlı bir eylemi olmadığını, tarafların tescilli oldukları sınıfların farklı olduğunu bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E:Dava, Davalılardan--------- markasının SMK.nın 6/1,6/4,5,6,9 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşup oluşmadığı, diğer davalının ticaret ünvanında ---- ibaresinin terkini koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda; Davacıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen ------- güncel olarak kullarımda ve aktif olduğu, alan adının ------- bilgileri ------ edildiğinde bu alan adının ---- tarihinin kayıt olunduğu, alan adı sahibinin --------davacıya ait okluğu ve--- içerikleri detaylıca incelendiğinde ------- alanlarda -----olarak kullanıldığı, Davacıya ait olan ilgili intemet ---------- davacı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yılardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına ---- arşiv sistemi Üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili ------- sitesinin ------ yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve davacı tarafından ----- Alanlarda internet sitesi olarak yoğun ve aralıksız bir şekilde kullanıldığı tespit edildiği, Davacı tarafırdan tanımmışlık hakkında dosyada belirtileri linkler incelerimiş olup bahsi geçen bütün linklerin 1 olarak aktif ve kullanımda olduğu linklerin haber, tanıtım ve yorum sitelerine ait linklerden oluştuğu, ------ içerik yayın tarihlerine bakıkdığında------- yılından bu yana olduğu ve aktif olan bütün linklerin sayfa içeriklerinde dayacının -----markası hakkındaki hahber ve yorumların oluştuğu, davalıya ait --- belirtilen bahsi geçen ------ internet ----- tarihinin kayıt olunduğu alan ---------- davalı adına kayıtlı olduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde -------- alanlarda internet sitesi olarak kullanıldığı, Tanınmışlığın taspitini talep eden tarafın, söz konusu Markanın yurtdışı tescillerine ilişkin beyanlarının alınması; yine tanınmışlığın tespitini talep eden tarafın; ----- payı, yıllık satış miktarı, kar gibi mali verilere dayanıp dayanmadığına ilişkin beyanlarının alınması; Mali verilere dayanma söz konusu ise, heyetimize muhasip bilirkişi tayin edilmesi şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan 22/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Tanınmışlığı öne sürülen davacı markasının tanınmış marka olmadığı; davalının kötü niyetli marka tesciline ilişkin bir kanaatin heyetimizde oluşmadığı, markalar arasında bazı benzerlikler olmakla beraber, tarafların faaliyet gösterdikleri sektörlerin farklı olması sebebiyle tüketici nezdinde karıştrılma ihtimalinin bulunmadığı, davalı tarafın markasının hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı yönünde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan 11/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacının davayı açtığı tarihten yaklaşık iki buçuk ay önce ------nezdinde yapmış olduğu tanınmış marka başvurusunun da henüz sonuçlanmamış olduğu göz önüne alınarak tanınmışlığı öne sürülen davacı markasının tanınmış marka olduğu kanaati oluşmadığına dair rapor sunulduğu görüldü.Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava davalı adına tescilli ----- numaralı ---- ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve davalı şirket ticaret unvanında ---- ibaresinin çıkartılmasına ve ----- markasının tanınmışlığının tespitine ilişkin olup davacı tarafından, davacı şirketin -------------markanın tescilli sahibi olduğunu, davalının davaya konu markasının SMK 6/1, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğünü talep ettiği, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkememizce tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın 3 lü bilirkişi heyetine tevdi edildiği, heyette mali müşavir bilirkişi olmaması nedeniyle heyete sektör bilirkişisi de eklenerek aldırılan ---- tarihli bilirkişi raporunda markaların benzer olduğu fakat tescil sınıflarının ve sektörlerin farklı olması sebebiyle yine davacının markasının tanınmış marka olmadığı belirtilerek hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı yönünde rapor sunulduğu, davacı vekilinin itirazı üzerine yeni bir 3 lü heyetten rapor alındığı aldırılan ----- tarihli bilirkişi raporunda davacı markasının tanınmış marka olmadığı, davalının ----------birlikte kullanması halinde hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı tek başına kullanması halinde ise karıştırma tehlikesinin bulunduğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı birarada değerlendirildiğinde davacı şirketin ----- unsurlu ticaret unvanı ile güvenlik sektöründe hizmet verdiği, ------ numaralı----- numaralı markanın ---- ibareli numaralı yuvarlak üzerine kaş şeklindeki markanın ---- ibareli markanın----tescilli sahibi olduğu, davalı ------ markanın tescilli sahibi olduğu, davacı şirketin -------yılında-------- tescil edildiği faaliyet alanının özel güvenlik hizmetlerine ilişkin olduğu, davalı şirketin ise ------ unsurlu ticari unvanı ile faaliyete başladığı, davacı şirketin ---- davalı şirketin ise ------ faaliyet gösterdiği, taraf markaları karşılaştırıldığında her iki tarafın markasının da esas unsurunun ----------- ibaresi olduğu, neredeyse birebir aynı olduğu fakat markaların tescil sınıflarının farklı olması, tarafların ticari faaliyet alanlarınında farklı olması sebebiyle ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığı, bu nedenle SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, SMK 6/4 ve 5. Maddeleri uyarınca yapılan incelemede ise aldırılan her iki bilirkişi raporunda da davacı markasının tanınmış marka olmadığı yönünde görüş bildirildiği bu nedenle davacının markasının tanınmış marka olmaması nedeniyle SMK 6/4 ve 5. Maddeleri uyarınca da hükümsüzlük taleplerinin reddi gerektiği, SMK 6/6. Maddesi uyarınca yapılan incelemede ise her ne kadar taraf ticari unvanları benzer mahiyette ise de faaliyet alanlarının farklı olması sebebiyle davacı şirketin davalı şirketin faaliyet alanı ve tescil sınıfı olan ------ faaliyetinin ve tescilli markasının olmaması sebebiyle SMK 6/6. Maddesi uyarınca hükümsüzlük talebinde bulunamayacağı, yine davalı marka sahibinin kötüniyetli marka tescili iddiası yönünden ise aslolan iyiniyet olup kötüniyeti iddia edenin ispat etmesi gerekmekte olup davacı tarafından kötüniyete gerekçe olarak davalının markasının özellikle şekil unsuru bakımından davacı markasına benzer olduğu, bunun tesadüf olamayacağı belirtilerek kötüniyet iddiasında bulunulmuş ise de davalının davacı şirket ile faaliyet alanlarının farklı olması sebebiyle davacının markasından faydalanmaya yönelik marka tescili iddiasının soyut bir iddia olup ispatlanamadığı, salt marka benzerliğinin tek başına kötüniyetli tescil olarak değerlendirilemeyeceği bu nedenle SMK 9/9. Maddesi uyarınca da davanın reddi gerektiği, davacı markasının tanınmışlığının tespiti bakımından ise tanınmışlığın tespiti tek başına mahkeme hakiminin değerlendirebileceği bir husus olmayıp sunulan delillerin uzman bilirkişi heyetince incelenip vereceği rapor sonucunda bu rapor ile birlikte dosyadaki diğer delillerde incelenip değerlendirilmek suretiyle tespit edilebilecek hususlardan olup her iki bilirkişi raporunda da davacı markasının tanınmış marka olmadığı belirtildiğinden bu yöndeki talebinde de reddi gerektiği, son olarak davalı şirketin ticaret unvanının terkini yönündeki talep bakımından ise her ne kadar taraf ticari unvanlarındaki ----- ibaresi benzer ise de bu ibareden sonra gelen davacı şirkete ait ------ davalı şirkete ait ----- ibarelerinin farklı olduğu tarafların ticari faaliyet alanlarınında farklı olduğu bu nedenle tarafların tescilli markalarının sınıflarının da farklı olduğu düşünüldüğünde kötüniyetli bir veya ticari dürüstlüğe aykırı ticari unvan tescil olduğu iddiasının da ispatlanamadığı, bu yönde de mahkememizde kanaat oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan alınan 54,40 TL harcın mahsubu ile kalan 373,20 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafın üzerinde bırakılmasına,
3-Marka hükümsüzlük talebi ve tanınmışlığın tespiti yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı ------ ödenmesine,
4-Ticaret unvanı terkin talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı şirkete ödenmesine,
5-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2024