WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 2. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/350
KARAR NO : 2024/101

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/10/2020
KARAR TARİHİ : 04/06/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ---- numaralı ---- şekil, ---- ve ---- numaralı ve “----” markalarının sahibi olduğunu, davalının müvekkili firma ile iş ilişkisi olmamasına rağmen -----internet sitesi üzerinde----- markalarının izinsiz şekilde kullandığını, davalının kullanımının müvekkili şirket ile ticari bir izlenim uyandırdığını, site üzerinden davacı şirkete ait ürünlerin satıldığını, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, uyuşmazlık konusu olarak da davacıya ait ---- isimli ürünlerin satıldığını, ---- başvuru numaralı 30.04.2020 başvuru tarihli “---- " ibareli markanın tescil başvurusuna ilişkin TPMK'nın 25.12.2020 tarihli yayıma itiraz gerekçesinin 6769 sayılı Kanun'un 6/3 maddesi kapsamında uygun bulunduğuna ilişkin yazı örneğini eklemiş olup ilgili yazı; ".... itiraz sahibi tarafından itiraz dilekçe ekinde sunulan yayına itiraz ekindeki dökümanlardan ---- markasının başvuru tarihiden önce dezenfektanlar emtialarında itiraz sahibi tarafından Türkiye'de yaygın fasılasız ve ticari etki doğuracak şekilde kullanıldığı ve bu kullanımın ticari etki doğuracak nitelikte olduğu kanaatine varıldığınsan itiraz gerekçesi yerinde bulunmuştur... İtiraz incelemesi sonucunda itiraz edilen başvurunun mal ve hizmet listesinden aşağıda belirtilen mal ve hizmetlerden çıkarılmasına karar verilmiştir...."şeklinde olduğu belirtildiğini, Davacı vekili dava dilekçesi ile, Müvekkilinin ---- numaralı ----şekil ve ----- markalarının sahibi olduğunu, davalının davacı firma ile iş ilişkisi olmamasına rağmen ----- internet sitesi üzerinde ----- markalarının izinsiz şekilde kullandığını, davalının kullanımının davacı şirket ile ticari bir izlenim uyandırdığını, site üzerinden davacı şirkete ait ürünlerin satıldığını, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, eylemlerin tespiti ile önlenmesi şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ettiği anlaşıldı.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının internet üzerinden satmış olduğu ürünlerin tamamının orijinal olduğunu, davalının sattığı ürünleri doğrudan davacıdan temin ettiğini, marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını, davalı faaliyetlerinin davacı ile ilişkilendirilmeye yönelik olmadığını, ----- Şubesinden davacı şirket tarafından davalı şirkete gönderilen gönderi belgelerinin olduğunu, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, davalının ----- web sitesi başta olmak üzere faaliyet gösterdiği satış kanalları üzerinden tamamen orjinal ürünleri satışa sunduğunu, 6769 sayılı Kanun 7/5 md ve 152 maddesinin dikkate alınması gerektiğini, davalı tarafından satışa sunulan ürünlerin orjinal olup marka kullanımın hak ihlali teşkil etmeyeceğini, raporda bu yönde inceleme olmadığını, raporda ------ arama motorunda “------ kelimeleri ile yapılan incelemede karşı tarafa ait internet sitesinin yer aldığı arama sonuçlarının çıkmadığının belirtilerek davacının sözde iddialarının dayanaksız olduğunun ortaya konulduğunu, sevk irsaliyelerinden anlaşılacağı üzere davalının satışa sunduğu ürünlerin doğrudan davacıdan temin edilmekte olduğunu belirttiği marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını, müvekkili faaliyetlerinin davacı ile ilişkilendirilmeye yönelik olmadığını belirterek davanın reddini talep ettiği anlaşıldı.

D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E : Dava, Davacıya ait olduğu iddia edilen ---- ve ------ markaları ve bu markaları ürünlerin satışı yapılmak suretiyle haksız rekabet ve markaya tecavüzde bulunup bulunmadığı, tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ilişkin davadır.Mahkememizde aldırılan 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalının sunmuş olduğu sevk irsaliyelerinin incelemesinde “-----”ürünlerin dava dışı ----- firması aracılığı ile temin edildiği ,sevk irsaliyelerini düzenleyen firmanın Davacı----olduğu, sevk irsaliyelerinde Fili sevk adresinin Davalı firma ----- olduğu görülmüştür.Davalının,Davacıya ait ----- ürünleri Dava dışı firmalar üzerinde temin ederek satışa sunduğu, davacı ----tarafından Davalı ------ gönderilen kargo içeriklerinde gönderilen ürünlerin Tıbbi ürün olduğu, davalı tarafından davacıya ait markaların kullanım şekli incelendiğinde davalının dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullanımlarda bulunduğu, SMK mad.7/5 kapsamının aşıldığı, marka sahibi ile aralarında işletmesel veya hukuki bir bağlantı olduğu izlenimini doğuurduğu ve davacıya ait--- başvuru nolu ------ şekil markası bakımından marka hakkına tecavüz şartlarının oluştuğu, dosya kapsamı belgelerin incelemesinde lisans bedeli ile ilgili herhangi bir lisans sözleşmesinin yer almaması, elde edilen gelir ile ilgili bilgi bulunmaması ve gerek ----- Ticaret Odası tarafından emsal lisans bedeline yönelik herhangi bir bilginin bulunmaması nedeni ile tazminat hesaplanmadığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkememizde aldırılan 22/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davalının,Davacıya ait ----- ürünleri Dava dışı firmalar üzerinde temin ederek satışa sunduğu bu bakımdan ürünlerin orijinal olduğu ve SMK mad.152 hakkın tüketilmesi bakımından da bir ihlal olmadığı ancak davalı şirketin alan adı, ----- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ------ sayılı tespit dosyasındaki rapor ve intemet sitesindeki davacıya ait markaların kullanım şekli incelendiğinde davalının dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde kullanımlarda bulunduğu, SMK mad.7/5 kapsamının aşıldığı, marka sahibi ile aralarında işletmesel veya hukuki bir bağlantı olduğu izlenimini doğuurduğu ve davacıya ait ----- başvuru nolu markası bakımından marka hakkına tecavüz olduğu Maddi Tazminat SMK m.151/2'de düzenlenmiş olup,bu hesaplamanın; marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, marka hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç, marka hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli” seçenekleri ile hesaplandığı, ---- Ticaret Odası tarafından Mahkeme'ye gönderilen 14.12.2021 tarih, ----- sayılı cevabi yazı ile; bir işletme veya kuruluşun; bir marka, tasarım veya patent işlemi ile ticaretin doğası gereği kar elde ettiği, bir işletmenin yaptığı satışlardan elde edeceği karın ----- civarında olabileceği; davaya konu olan firma, eğer davaya konu marka ile tüm cirosunu elde etmiş ise, toplam cironun *015'i lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, davaya konu olan firma eğer birden fazla marka ile cirosunu elde etmiş ise tecavüze konu markadan elde ettiği ciro toplam ciroda belirlenerek, tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun *015'i lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı yönünde görüş bildirdiği, davalının tüm cirosu üzerinden Lisans Bedeli Tutarı; davalının Satış cirosu : 6.281.142,81 TL. Lisans Bedeli Oranı : 96 15 Lisans Bedeli Tutarı : 942.171,42 TL.olarak hesaplandığı, (6.281.142,81 x 0,15) şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Mahkememizde aldırılan 20/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda;i Fatura örnekleri ve satış fatura listeleri üzerinde yapılan incelemede davalı şirketin 2020 yılı içerisinde yapmış olduğu satışların Maske,yüz bakım ürünleri,Diş macunları,Ağız ve diş bakım ürünleri,Ciltdezenfektanları dezenfektanları vb.gibi ürünlerde oluştuğu, bu ürünleri ------gibi siteler üzerinde satışını yaptığı----- sitesi üzerinden 41 adet satış faturası düzenlediği site üzerinde yapılan satış tutarınının KDV hariç 4.437,18 TL.olarak gerçekleştiği, Yine satış fatura listelerinin incelenmesinde satış fatura açıklamalarında dava konusu --- dezenfektan ürünlerinin satışını yaptığı tespit edilmiştir.2020 yılında -----dezenfektan satışları toplamının KDV hariç 132.250,72 TL.olduğu, dava konusu satışlar toplamının;----- sitesi üzerinde gerçekleştirilen satışlar —: — 4.437,18 TL.KDV Hariç, ----- ismi ile yapılan satışlar : 132.250,72 TL. KDV Hariç Dava konusu satış cirosu toplamı 136.687,90 TL, KDV Hariç olduğu, Ek raporda belirtildiği gibi ----- Ticaret Odası tarafından Mahkeme'ye gönderilen 14.12.2021 tarih, ----- sayılı cevabi yazı ile “İlgi yazınız üzerine yapılan inceleme sonucu, bir işletme veya kuruluşun; bir marka, tasarım veya patent işlemi ile ticaretin doğası gereği kar elde ettiği, bir işletmenin yaptığı satışlardan elde edeceği karın 96 15-9.20 civarında olabileceği; davaya konu olan firma, eğer davaya konu marka ile tüm cirosunu elde etmiş ise, toplam cironun 915'i lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, davaya konu olan firma eğer birden fazla marka ile cirosunu elde etmiş ise tecavüze konu markadan elde ettiği ciro toplam ciroda belirlenerek, tecavüze konu olan markadan elde ettiği cironun *615'i lisans bedeli belirlenmesinde uygun olacağı, dava konusu ürün ile ilgili davalının konusu ürün Satış cirosu : 136.687,90 TL, Lisans Bedeli Oranı 96 15, Lisans Bedeli Tutarı 20.503,19 TL.olarak hesaplandığı, (136.687,90 x 0,15) şeklinde rapor sunulduğu görüldü.
Tarafların gösterdikleri deliller toplanmış, tüm usuli eksiklikler giderilmiştir.
İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti önlenmesi ile maddi manevi tazminat talebine ilişkin olup davacı şirketin ----- ve ---- numaralı ----- ibareli markaların 03, 05,10 ve 35. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davacı şirketçe davalı şirkete ait-----isimli internet sitesinde davacının markasının yer aldığı ürünlerin tanıtım ve satışının yapıldığı fakat bu durumun taraflar arasında ticari bir ilişki olduğu izlenimi yaratacak şekilde yapılmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin iddia edildiği, davalı tarafça ise davaya konu ürünlerin davacı tarafından üretilen orjinal ürünler olduğu, yapılan tanıtım ve satışın dürüst kullanım şeklinde olduğu iddia edilerek davanın reddinin talep edildiği, mahkememizin ----- değişik iş sayılı dosya üzerinden yaptırılan tespit ve aldırılan 21/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda davalıya ait internet sitesinde davacıya ait ürünlerin satıldığı bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği hususunun mahkemenin takdirine bırakıldığı, dava konumuz ile ilgili yürütülen ---- Cumhuriyet Başsavcılığının ---- numaralı soruşturma dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının ticari etki doğuracak şekilde marka hakkı ihlali oluşturduğu şeklinde görüş bildirdiği, mahkememiz esas dosyasında aldırılan 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda davalı kullanımlarının dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin belirtildiği, daha sonra aldırılan 22/02/2023 tarihli ek raporda da kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği, lisans bedelinin de 942.171,42 TL olarak hesaplandığı, mali yönden yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun olmaması sebebiyle aynı heyetten mali müşavir bilirkişiden 20/11/2023 tarihli ikinci ek rapor alındığı burada da lisans bedelinin 20.503,19 TL olarak hesaplandığı, buna göre de davacının ---- ve ---- numaralı ---- ibareli markaların tescilli sahibi olduğu, davalı şirkete ait ----- isimli internet sitesinde davacı şirkete ait markanın yer aldığı, ürün tanıtım, pazarlama ve satışının yapıldığı, uyuşmazlığın satılan ürünlerin taklit niteliğinde ürünler olmasından kaynaklı olmayıp davalı tarafından yapılan satışların SMK 7/5 kapsamında ticari hayatın olağan akışı içerisinde dürüst bir kullanım olup olmadığından kaynaklandığı, dosya içerisinde aldırılan bilirkişi raporlarında davalıya ait internet sitesi üzerinde yaptırılan bilişim tespitlerinde davacıya ait markanın ayrı bir şekilde büyük harflerle yazıldığı, daha sonra ürün görsel ve isimlerine yer verildiği, yine internet sitesinin sertifikalar sayfasında davacıya ait marka ve logonun yer aldığı, sertifikanın paylaşıldığı, bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı ile davacı arasında ticari bir ilişki olduğu veya davalının davacı şirketin temsilcisi, distiribütörü olduğu algısını yarattığı bu durumu gören tüketicinin taraflar arasında ticari bir ilişki veya aralarında bir bağ olduğu izlenimini yaratabileceği bununda karışıklığa sebebiyet verdiği davalı kullanımlarının SMK 7/5 kapsamını aşan ticari hayatın olağan akışına uygun ve dürüst bir kullanım şeklinde değerlendirilemeyeceği bu nedenle hem bilirkişi raporlarındaki heyetçe ulaşılan hemde mahkememizce ulaşılan kanaate göre davacı eylemlerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacı eylemlerinin SMK 29. Maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği buna göre de davacının SMK 149. Maddesi uyarınca maddşi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceğini maddi tazminat yönünden aldırılan ilk bilirkişi raporunda lisans bedeli üzerinden ----- Ticaret Odasının cevabi yazısına göre davalının elde ettiği gelirin %15 i üzerinden 942.171,42 TL tazminat hesaplanmış ise de bu hesaplamanın davalının tüm gelirleri üzerinden yapıldığı, oysa ki davalının tüm cirosunun davacıya ait ürünler olmadığı, davalı tarafından kullanılan davacıya ait markanın yer aldığı, ürün satışları üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarının ise 20.503,19 TL olduğu, bu rakamın dosya kapsamına daha uygun olduğu, manevi tazminat miktarı bakımından ise davalının incelenen ticari defterleri tarafların marka ve ticari faaliyetlerinin büyüklüğü kullanımı ayrıca davalı şirketin tecavüze konu eylem biçimi de değerlendirildiğinde 50.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu bu rakam üzerinden manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerektiği, haksız rekabet yönünden ise Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin 14/03/2022 tarih, ----- esas ve ------ sayılı ilamında belirtildiği üzere markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı SMK hükümleri ile korunması kapsamında artık TTK 55/1a 4 maddesi uyarınca haksız rekabete hükmetmenin gereksiz ve yorum düştüklerine yol açtığı bu sebeple haksız rekabet yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
HÜKÜM:
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalı tarafından davacının marka hakkına yönelik tecavüzün tespitine ve önlenmesine, davalı şirketin, davacı şirketin yetkili bayiisi izlenimi uyandıracak şekilde veya davacı şirket ile aralarında ticari ilişki veya bir bağ olduğu şeklindeki kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına ve yasaklanmasına, davalıya ait ----- isimli alan adına erişimin engellenmesine,
Maddi tazminat yönünden: Davanın KABULÜ ile, 20.503,19 TL ' nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Manevi tazminat yönünden: Davanın KISMEN KABULÜ ile 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Haksız rekabet yönünden: Davanın REDDİNE,Hükmün kesinleşmesi halinde Türkiye çapında yayın yapan 5 büyük gazeteden birinde masrafı davalıdan alınmak üzere ilanına,
1-Alınması gereken 4.816,07 TL harçtan alınan 1.932,92 TL peşin harç ve 179,48 TL tamamlama harcın mahsubu ile kalan 2.703,67 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 2.112,4‬ TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı tarafından yapılan toplam 4.350,00 TL yargılama gideri değişik iş dosyasından yapılan 1.549,00 5.899,00 TL kabul ret oranına göre 3.539,4‬ TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Marka hakkına tecavüz yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Haksız rekabet talebi red edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
5-Maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 20.503,19 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Manevi tazminatın ret edilen kısmı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-Kullanılmayan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.