T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/564
KARAR NO : 2024/784
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 22/08/2023
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait ----- marka ---- model ----- plakalı araç ile davalı araç sürücüsünün idaresindeki ---- plakalı araç arasında
---- meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası oluştuğunu, müvekkili şirketin işleteni olduğu, dava dışı araç sürücüsü olan --- - idaresindeki --- plakalı araç ile --- - mevkinde ana yolda seyir halinde iken, davalı araç sürücüsü ---- idaresindeki -----plakalı aracın, tali yoldan ana yola geçisi esnasında müvekkili şirkete ait araca arkadan çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, çarpmanın
sonucunda müvekkili şirkete ait araçta ciddi hasar meydana geldiğini, taraflar arasında anlaşmalı olarak
maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiğini ancak müvekkili şirkete ait aracın sürücüsünün kaza tespit tutanağında her ne kadar çarptım şeklinde beyan da bulunmuş olsa da, resimlerden ve tramer
sorgu sonucundan görüleceği üzere tali yoldan ana yola çıkmak isteyen davalı araç sürücüsü %100
kusurlu olduğunu ve müvekkilinin zararını kusuru oranında gidermekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin işletini olduğu aracın onarımının müvekkili şirket tarafından yapıldığını, onarıma
ilişkin müvekkili şirkete -----tarafından
----- No'lu 12.078,82 TL tutarında fatura tanzim edildiğini, hasarın
tespiti için ekspertiz yapıldığını, 289,10 TL tutarındaki ekspertiz ücretinin müvekkil şirket tarafından
ödendiğini, davalı sigorta şirketinin müvekkili şirkete 8.657,39 TL tutarında ödeme yaptığını, bakiye hasar bedeli ve ekspertiz ücreti olan 3.710,92 TL nin tahsili için davalılar aleyhine için --- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu bildirdiğinden bahisle icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin talebinin zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı tarafça tespit edilen tazminatın fahiş olduğunu, davacının gerçek zararının tespitinin gerektiğini, bu sebeple dosyanın bilirkişi incelemesine gönderilmesi gerektiğini, tek taraflı ekspertiz ücreti talebinin de kabulünün mümkün olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----. İcra Müdürlüğünün -- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile ---- plakalı otomobil sürücüsü ----- kazanın meydana gelmesinde
asli ve %75 kusurlu olduğu,
---- plakalı otomobil sürücüsü --- kazanın meydana gelmesinde tali ve
%25 kusurlu olduğu, davacının talep edeceği bakiye hasar bedelinin 401,72 TL olduğu,
davalıların müşteeken ve müteselsilen talep edilecek tazminattan kusur oranında sorumlu olduğu,
---- Şirketi kazaya karışan --- plakalı aracın ----- sayılı poliçesi
ile 02.12.2019-02.12.2020 arası ZMMS (Trafik Sigortası) sigortacısı olduğu, Trafik sigortacısı karşı
tarafa verilen zarar bedelinden sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğu,
trafik sigorta teminat limitlerinde dahilinde sorumlu olduğu, 2020 yılı trafik sigortası araç başına
teminat limiti 41.000 TL olduğu, bakiye teminat limitinin yeterli olduğu, icra takibi yönünden: Asıl alacak 401,72 TL, Faiz başlangıç tarihi: ödeme tarihi 05.08.2020, İcra takip tarihi 09.09.2021, talep edilen faiz türü: avans faizi
işlemiş faiz: 63,64 TL, icra takibine konu alacak miktarı: 401,72 TL+ 63,64 TL olmak üzere toplamda 465,36 TL olduğu, ekspertiz hizmet bedelinin yargılama giderlerinden olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----. 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay -----HD'nin ---- kararı).
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda meydana gelen kazada---- plakalı otomobil sürücüsü ----- kazanın meydana gelmesinde
asli ve %75 kusurlu olduğu, ---- plakalı otomobil sürücüsü --- kazanın meydana gelmesinde tali ve
%25 kusurlu olduğu, davacının talep edeceği bakiye hasar bedelinin 401,72 TL olduğu, bilirkişi tarafından verilen rapor ile tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde bilirkişinin hasar bedeli hesaplamasının usulüne uygun olduğu, sigortanın sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında zarardan sorumlu olacağı nazara alınarak davanın kısmen kabulü yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak değerlendirilmesi gerekir. (Yargıtay ---HD----) Davacı yanın talep etmiş olduğu ekspertiz ücreti ise yargılama giderlerinden olup bu anlamda maddi tazminat içerisinde değerlendirilemeyecektir. (---- BAM ----.HD -----) Bu cihette, davacı tarafça talep edilen ekspertiz ücreti alacağı, yukarıda belirtilen emsal kararlarda işaret edildiği üzere yargılama giderleri içersinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, açıklanan sebeple davacının ekspertiz ücreti tahsil talebinin, reddine karar verilmiştir; Lakin ekspertiz ücreti, yargılama giderlerinde değerlendirilmesinden sebeple tarafların leh veya aleyhinde herhangi bir vekalet ücreti hesabına konu edilmemiştir.Alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile
1---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazların 401,72 TL asıl alacak, 63,64 TL işlemiş faiz üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile icra inkar tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 427,60 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 157,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.285,00 TL posta gideri, 289,10 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 5.074,10 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %13,60 oranında olmak üzere 690,08 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 465,36 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 2.956,46 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
10-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 1.382,40 TL sinin davacıdan, 217,60 TL sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), davalı '----- yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!