WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/32
KARAR NO : 2024/783

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/01/2020
KARAR TARİHİ : 31/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine ----- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, -----İcra Hukuk Mahkemesinin---- Esas ---- Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılamada davalının takibe konulan evrakları sahte ciro yolu ile temin ettiğinin karara bağlandığını ve işbu kararın kesinleştiğini, söz konusu icra dosyası hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, bahse konu kıymetli evrakların ------ hafriyat işiyle uğraşan müvekkili tarafından akaryakıt alınmak üzere avans olarak verildiğini ancak hiçbir akaryakıt alım işinin gerçekleşmediğini bildirdiğinden bahisle ---- İcra Hukuk Mahkemesinin ---- Esas ve -----karar sayılı mahkeme kararı ile yetkili hamili olmadığı çekleri sahte ciro ile icraya koymuş olan davacının takibin husumet nedeniyle iptaline karar verilerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edilmesini, %20 den aşağı olmamak üzere ağır kusuru nedeniyle kötüniyet tazminatı ödemesine hükmedilmesine karar verilmesini ve senedin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, ---İcra Hukuk Mahkemesinin 28.06.2016 tarihli ----- Esas, ---- Karar sayılı kararında mahkemenin davacı şirketin bir yetkilisinin imzasını alarak inceleme yaptığını, çekin ibraz tarihi itibariyle ticaret sicil kayıtlarında --- isimli ortağın temsil ve ilzam yetkilisi olduğu ---- gazetelerinden ve kayıtlarından açıkça görüldüğü halde ne ---- imzaları alınmadan imza incelemesi yapıldığını ve buna göre hüküm kurulduğunu, ortak ve yetkili olan ----- yazı ve imzalarının alınarak incelenmesi gerektiğini, şirket yetkilileri ----- imzaları incelendiğinde haklılığın ortaya çıkacağını, dolayısıyla davacı tarafın iddia ettiği gibi herhangi bir sahtelik olgusu bulunmadığını, müvekkilinin başlatmış olduğu icra takibinin usul ve yasaya uygun olarak başlatıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava kambiyo senedi nedeniyle menfi tespit davasıdır.
---- Şubesine ait, ----- 29.01.2016 keşide yer ve tarihli, keşidecisi -----. oları, ---- emrine yazılı, 1.198.000 TL bedelli, ----- seri numaralı çeke istinaden, ----İcra Dairesinin ----- Esas sayılıu dosyasında çekte yer alan keşideci ve ciranta hakkında girişilen, çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı, çekin keşidecisinin davacı olduğu daha sonra gerçekleştirilen ciro silsilesiyle takip alacaklısı davalıya geçtiği anlaşılmıştır. Dava konusu çekin ilk ciranta -----en son ciranta ise davalı olduğu anlaşılmıştır.-----. İcra Hukuk Mahkemesinin 28.06.2016 tarihl---- Karar sayılı kararında ---- yetkilisinin el ürünü olmadığı tespit edilip kesinleşse de cironun yapıldığı tarihte ----- yetkili olmayan kişinin imza incelemesinin yapıldığı anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK gereğince menfi talebiyle açılan işbu davada ispat yükü davacıda olup, davacının öncelikle çeki elinde bulunduran hamilin kötüniyetli veya iktisabında ağır olduğunu ispat etmesi gerekir.TTK 677. Maddesinde düzenlemeye göre senet kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzalar içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez. İmzaların bağımsızlığı olarak ifade edilen bu ilkeye göre, poliçeye atılan her geçerli imzanın sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade eder. Dolayısıyla senet lehtarının veya diğer cirantaların ciro imzasının sahte olması hâli, diğer imza sahiplerinin ve özellikle senedin asıl borçlusu olan keşidecinin senetten kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Somut olayda, dava konusu çekin, davacı tarafından, ---- lehine keşide edilmiş olduğu, ciro silsilesine göre, sonraki ciranta ----- en son ciranta ise davalının bulunduğu, davacının , keşideci olup senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığı yönünde bir iddiasının bulunmadığı, lehtarın imzasının geçersiz, sahte olduğunun ileri sürülmesi keşideci yönünden ciro zincirini koparmaz, zira imzaların bağımsızlığı ilkesi ciro zincirinde bulunan imzalardan birinin veya bazılarının sahteliğine dayanılarak keşidecinin menfi tespit davası açmasına olanak sağlamaz. Bu durumda TTK 792.maddesi gereğince davacı keşidecinin dava konusu çekten kaynaklanan sorumluluğundan kurtulabilmesi için çekin davalı tarafından kötü niyetli ya da ağır kusurlu olarak elde edildiği ve icraya konduğunu kanıtlaması gerektiği , ancak davacı tarafından davalının çeki kötü niyetle iktisap ettiğinin aynı kuvvette bir delille kanıtlanamadığı, TTK 818/1-c maddesi ile atıf yapılan TTK 677. maddesinde bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez şeklindeki imzaların istiklali prensibi uyarınca, geçersiz bir imza sahibini bağlamaz ise de ciro zincirini koparmayacağından (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ----- esas ve ----- karar sayılı kararı) cirantaların gerçekte var olup olmadığı, hayali isimler şirketler olması, davacı keşidecinin imzasını ikrar etmemesi nedeniyle çekin kambiyo vasfını ve şeklen ciro silsilesindeki teselsülü etkilemeyeceğinden, kötü niyet ve çekin istirdadı taleplerinin reddi gerektiği, imzaların istiklali prensibi gereğince davacının bu çekten sorumlu olduğu, İcra hukuk Mahkemesinde ki dosyanın kesinleştirilmiş ve yetkili olmayan kişinin imza incelemesinin yapılmasının, çek hamilinin bu takibi başlatmasında kötü niyetli olduğunu göstermeyeceği, sonuç olarak davacının bu çekten sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( ----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi Dosya No: ---- Karar No: ----)

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harcın 170,78 TL tutarlı kısmı dava açılırken peşin olarak yatırıldığından bakiye 256,82 TL tutarlı kısmının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.