WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/100
KARAR NO : 2024/742

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2023
KARAR TARİHİ : 15/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ticari ilişkisi çerçevesinde davalı tarafa 17.10.2022 tarihli ----- nolu, 5.100 EURO ve 17.11.2022 tarihli, ----- nolu, 5.450 EURO bedelli iki fatura düzenlediğini, davalı tarafın faturaları ödememesi nedeniyle -----İcra Müdürlüğünün -----sayılı dosyası ile takip tarihindeki Euro kuru olan 19,13 üzerinden (10.550 Euro x 19,13 kur) 201.821,50 TL'lik icra takibi başlattığını, davalının kötü niyetli olarak icra takibi durdurduğunu, sonrasında arabulucu görüşmelerinin de sonuçsuz kalması üzerine huzurdaki davanın açıldığını, bu nedenlerle uygun görülecek teminat karşılığı davalı üzerine kayıtlı taşınmaz tüm malvarlığı ile banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, davalının takip konusu borcu işlemiş ticari faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, alacağın %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa vükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir

SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı arasında herhangi bir taşıma sözleşmesi olmadığını, davalı ile dava dışı ---- olan “------”” firmasının siparişi üzerine ürün satma konusunda anlaştıklarını, ürünlerin taşımacılığı hususunda hiçbir sorumluluklarının olmadığını, dava dışı müşterinin Türkiye'de taşımacılık işi için ----- Asansör ile davacının taşımacılık sözleşmesi yaptığını, müvekkilinin ise söz konusu ürünlerin teslim alınacağı araç bilgisi kendisine iletildikten sonra yüklemeyi yaptığını ve ---- yazışmalarından ödemenin ---- Asansör tarafından ödeneceği bilgisi verildiğini, ancak ürünlerin taşıma sırasında kaza yapması sonucu dava dışı ----- firması ödeme yapmak istemeyince müvekkilinin iyi niyetle sorunu çözmek istediğini ve şartlı olarak yalnızca 5.100 Euro fatura kesilmesini ve bu bedelin müşteri tarafından ödeneceğini bildirdiğini fakat müşterinin bu bedeli ödemediğini, son olarak davacı ile 19.11.2022 tarihinde 95.160,39 TL üzerinden mutabakatı onayladığını ancak dava dışı firmanın ödemeyi yapmaması nedeniyle bu mutabakattaki tutar ödenemeyince davacı tarafın icra takibi başlattığını beyanla; davanın reddine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğünün---- esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır+.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, --- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda ," Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden; Davacı şirketin yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde; 2022 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı taraf defter ve belgelerini sunmadığı için inceleme yapılamadığı, Davacı Alacağı Yönünden: Davalının davadışı müşterisine ---- teslimi şeklinde sattığı emtia bedeline davacının verdiği navlun hizmeti ücretinin dahil olduğu, davalının navlun ücretinden sorumlu olacağı, davacının nakliye hizmet ifasını (yurt dışı navlun) davalıya karşı ifa ettiğinden keşide ettiği faturanın davalıya hitaben gönderildiği, davalı defter ibrazında bulunmasa da Ba/Bs sisteminde itirazsız faturayı kabul ettiğinin görüldüğü, davalının dolaylı ikrar ile zaten “benim borcum 5.100 EUR karşılığı 95.160,39 TL idi, mutabakat yapmıştık” şeklinde beyanda bulunduğu, her ne kadar dava dışı taşıma konusu malın alıcısı ----- gönderdiği bir e-postada nakliye bedelini kendisi ödeyeceğini söylemiş olsa da bu beyanın malın satıcısının hizmeti alan ve fatura bedelini ödeyecek kişi durumundan kurtarmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde davacı şirketin kendi defter kayıtlarında faturalar karşılığı davalı şirket tarafından yapılan ödemelerin düşülmesinden sonra kalan bakiye olan 5.700 Euro karşılığı ana para alacağını ödemenin yapılacağı günün ----- efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL olarak talep edebileceği, Faiz : Davacı tarafından başlatılan takip öncesinde faiz talebinde bulunulmadığından takipteki taleple bağlılık kuralı gereği bir değerlendirmenin yapılmadığı, Mahkeme'nin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için yabancı para (EURO) ana para alacağına 3095 s.k m.4/a maddesi kapsamındaki “...Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır (3095 Sayılı Kanun maddesi 4a) faiz isteyebileceği; " şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; "Davalının fiziken tuttuğu anlaşılan defterlerinden sadece 2023 yılına ilişkin Kebir defteri pdf formatında e-posta olarak gönderilmiş, lehine delil niteliği değerlendirme dışında olarak yapılan incelemede, davacı şirketin 2023 yılı Kebir Defterinde ----- ismiyle kaydedildiği, Ocak 2023 açılış fişi ile davalı tarafın davacı şirkete 2022 yılından devredilen 95.160,35 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, aksinin dosya kapsamında mevcut olmamasına göre davacının 23.11.2022 takip tarihi itibarıyla 5.100 Euro karşılığı ana para alacağını ödemenin yapılacağı günün ----- efektif döviz satış kuru üzerinden hesaplanacak TL olarak talep edebileceği, yönündeki kök raporda ulaşılan görüşümüzün geçerliliğini koruduğu, kök raporda ulaşılan görüşümüzü değiştirecek bir unsura rastlanmadığı " şeklinde rapor sulunmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Bilirkişiler tarafından davacı tarafın ticari defterleri incelenmiştir. davacı tarafın ticari defterlerine göre de davacının davalıdan 5100 EURO karşılığı 95.160,39- TL asıl alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının BS formu ile ilgili faturaları vergi dairesine bildirdiği, davalının faturaları BA formu ile vergi dairesine bildirdiği anlaşılmıştır. İcra takibine ve eldeki davaya konu 17/11/2022 tarihli 5450 EURO bedelli fatura için davalının iade faturası kestiği, davacının da iade faturasını defterlerine işlediği anlaşıldığından davacının bu fatura yönünden alacak talebinde bulunma hakkı olmadığı anlaşılmıştır. Davalının 17/10/2022 tarihli 5100 Euro bedelli faturayı vergi dairesi bildirdiği, bu faturaya süresi içerisinde itiraz etmediği gibi iade faturası da kesmediği görülmüştür. İş bu fatura yönünden davacının davalıdan talepte bulunabileceği anlaşıldığından bu fatura yönünden 5100 Euro7nun TL karşılığı olan 97.563,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davalı taraf ödeme yükümlülüğünün kendilerinde olmadığını, ödeme yükümlülüğünün dava dışı---- firmasında olduğunu, taşıma esnasında da kaza meydana gelmesi sebebiyle mal teslimi yapılacak ----- firmasının ödemeyi kabul etmediğini iddia etmiş ise de hasara ilişkin somut veri bulunmadığından ve dava dışı ---- borçtan sorumlu olduğuna dair bir delil bulunmadığından salt davalının davacıya ödemeyi ----- ödeme yapacağına ilişkin mesajla borçtan fatura muhatabı değil de dava dışı bir şirketin sorumlu olacağının söylenemeyeceği kanaati ile davalının itirazları yerinde görülmemiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 97.563,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 6.664,52-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.437,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.227,02‬-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL başvurma harcı, 2.437,50-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 2.617,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan 118,00-TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.118,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 2.474,10 TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.508,25-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 1.611,75-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.