WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/765
KARAR NO : 2024/741

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 12/10/2022

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 21/03/2024
KARAR TARİHİ : 15/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ESAS DAVA İDDİA VE TALEP: Davacı vekili Dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket tarafından davalı firmaya farklı tarihlerde nakliye hizmeti verildiğini, taraflar arasında da uzun sürece bu ticari ilişki sürdürüldüğünü, son olarak Müvekkili tarafindan davalıya 17.062022 tarihli ----- numaralı 15481600 TL bedelli fatura kesildiğini, davalı tarafindan işbu faturanın ödenmemesi üzerine davalı aleyhinde --- İcra Müdürlüğü ----- Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, bunun üzerine arabuluculuğa başvurulduğunu ancak herhangi bir anlaşmaya varılamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ESAS DAVAYA İLİŞKİN SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ---- olduğu, 7 adet tank konteynerle; --- ve --- -- ürünün sevkiyat işlemi için davacı ... ---- Lojistik ile anlaştığını, bu ticari ilişki, göndericisi dava dışı ---- olan, ihracata konu likit kimyasalı, ---- dolum terminalinden tank konteynerlere yükleyerek, ---- da ki iki alıcısına (--- ve ---) gönderilmesi hususunda lojistik hizmetinin verildiğini, müvekkilin ----, davacının da nakliye işini üstlendiği bir hukuki ilişki olduğunu, bu lojistik hizmetinde dolum nakliye işlemi davacı ve dava dışı şoförler eliyle gerçekleştirildiğini, taşınan değerli likit eşyalar olan--- ve ---- ürününün, taşıma esnasında şu anki tespitlerine göre, dava dışı araç şoförleri eliyle, konteyner başına değişen tonajda olmak üzere, yaklaşık konteyner başına 2.000 kg civanda taşınan ürünün çekilerek, çekilen-çalınan ürünle karışma özelliği bulunan, ilk bakışta tespit edilemeyecek, analiz ile ortaya çıkabilecek, alınan ürünlerden daha değersiz metanol tanka basılması suretiyle, özgül ağırlıklar da gözetilerek, tonaj tutması sağlanıp, organize detaylar düşünülmüş şekilde, hırsızlık, güveni kötüye kullanma suçu işlenerek, haksız menfaat temin edildiğini, likit kimyasal ihracatında, taşınan ürün yüklenmeden, şahit numunesi alındığını, ihracat gerçekleştikten, ürün ---- alıcısı olan; --- ve ---- firmalarına teslim ediklikten he üzerine ürünün saflık analizleri yapıldığını, şahit numune ile teslim edilen eşya arasında ciddi fark olduğu, ürünün saflığının bozulduğunun bağımsız laboratuvar incelemeleri ile tespit edildiğini, olayın öğrenilmesi üzerine davacıya, içerisinde taşıma işlemine ait özet bilgilerin de bulunduğu bir ihtamame gönderildiğini, davacının, bu ihtamameye cevap verdiğini, gönderdiği cevabı yazıda özetle sorumluluklarının bulunmadığını belirttiğini, bu 7 konteynerden mal çalınması sebebiyle müvekkil --- firması ve ürünün göndereni olan ---- oluşan zaran yarı oranda üstlenmek zorunda kaldıklarını, müvekkilinin kendi adına, ----gönderilen 5 konteyner için 30.000 Euro, ---- gönderilen 2 konteyner için 3.375 Euro ödeme (alacağından mahsup) yaptığını, Detayları gösterir mail yazışmaları ek olarak sunduklarını, dava konusu borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, borcun kaynağı olduğu iddia edilen taşıma işlemi sırasında, taşınan eşyanın çalınması nedeniyle davacı aleyhine taraflarınca şikayette bulunduklarını, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- Sor. Numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, öncelikle savcılık dosyasının celbi ile huzurdaki işbu dava yönünden ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep ettiklerini, davaya konu hırsızlık eylemi içeren haksız filin organize bir şekilde yapıldığı izleniminin doğduğunu, haksız file davacının ya da çalışanlarının sebebiyet vermesi halinde müvekkilin davacıya borçlu olmadığının görüleceğini beyanla, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA İDDİA VE TALEP: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından davalı firmaya farklı tarihlerde nakliye hizmeti verildiğini, müvekkilinin cari hesapta toplamda ana para olarak 317.927,40 TL alacağı bulunduğunu, bu tutarın 154.816,00TL'lik kısmının daha önceden ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında takibe konu edildiğini, takibe yapılan itiraz üzerine ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, ancak mezkur davaya konu edilmeyen ve cari hesapta mevcut olduğu iddia edilen 163.111,40TL'lik alacak ve bu tutara temerrüt tarihi olduğu iddia edilen 18/07/2022 tarihinden sonra işlemiş reeskont avans faizi alacağı ile birlikte huzurdaki dava konusu -----. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyasında takibe konulmuş ve davalı tarafın itirazı üzerine takibin durduğunu, huzurdaki davanın esasında ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin---- Esas sayılı dosyası ile aynı olduğunu ve mezkur mahkeme dosyasında bilirkişi raporu alındığını, bu nedenlerle huzurdaki davanın ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA SAVUNMA; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin ---- olduğu, 7 adet tank konteynerle; ---- ve ---- ürünün sevkiyat işlemi için davacı ... ----- Lojistik ile anlaştığını, bu ticari ilişki, göndericisi dava dışı -----. olan, ihracata konu likit kimyasalı, ----- dolum terminalinden tank konteynerlere yükleyerek, ------ iki alıcısına (----) gönderilmesi hususunda lojistik hizmetinin verildiği, müvekkilin -----, davacının da nakliye işini üstlendiği bir hukuki ilişki olduğunu, bu lojistik hizmetinde dolum + nakliye işlemi davacı ve dava dışı şöförler eliyle gerçekleştirildiğini, taşınan değerli likit eşyaların olan ----- ürününün, taşıma esnasında dava dışı araç şoförleri eliyle, konteyner başına değişen tonajda olmak üzere, yaklaşık konteyner başına 2.000 kg civarıda taşınan ürünün çekilerek, çekilen-çalınan ürünle karışma özelliği bulunan, ilk bakışta tespit edilemeyecek, analiz ile ortaya çıkabilecek, alınan ürünlerden daha değersiz metanol ürününün tanka basılması suretiyle, özgül ağırlıkları da gözetilerek, tonaj tutması sağlanıp, organize, detayları düşünlümüş şekilde, hırsızlık - güveni kötüye kullanma suçu işlenerek, haksız menfaat temin edildiğini, likit kimyasal ihracatında, taşınan ürün yüklenmeden, şahit numunesi alınmaktadır. İhracat gerçekleştikten, ürün ----- alıcısı olan; --- ve ----- firmalarına teslim edildikten sonra; şüphe üzerine ürünün saflık analizleri yapıldığını, şahit numune ile teslim edilen eşya arasında ciddi fark olduğu, ürünün saflığının bozulduğunun bağımsız labarotuvar incelemeleri ile tespit edildiğini, olayın öğrenilmesi üzerine davacıya, içerisinde taşıma işlemine ait özet bilgilerin de bulunduğu bir ihtarname gönderildiğini, davacının, bu ihtarnameye cevap vermiş, gönderdiği cevabi yazıda özetle sorumluluklarının bulunmadığını belirttiğini, Bu 7 konteynerden mal çalınması sebebiyle müvekkilinin ----- firması ve ürünün göndereni olan--- oluşan zararı yarı oranda üstlenmek zorunda kaldıklarını, müvekkilinin kendi adına, ---- gönderilen 5 konteyner için 30.000 Euro , ---- gönderilen 2 konteyner için 3.375 Euro ödeme ile alacağından mahsup yaptığını, detayları gösterir mail yazışmaları ek olarak sunduklarını, dava konusu borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, borcun kaynağı olduğu iddia edilen taşıma işlemi sırasında, taşınan eşyanın çalınması nedeniyle davacı aleyhine taraflarınca şikayette bulunduklarını ----- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, aynı şekilde, davacının şoförlerinin şüpheli olduğu, aynı yöntem izlenerek, farklı göndericileri olan, yine bu likit eşyanın ( ----- ) çalınmasına dair ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ---- Sor. Dosyası ile ceza soruşturması, davaya konu hırsızlık eylemi içeren haksız fiilin organize bir şekilde yapıldığı izlenimi doğduğunu, haksız fiile davacının ya da çalışanlarının sebebiyet vermesi halinde müvekkilinin davacıya borçlu olmadığının görüleceğini beyanla; Resen gözeticek sebeplere binaen davanın reddi ile asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, asıl davada ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup birleşen dava ise ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın İptali Davasında; İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Müdürlüğünün ------- sayılı sayılı takip dosyasının ve ----. İcra Müdürlüğünün ----sayılı sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Davacı şirketin 2022 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davalı şirketin 2022 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davalı şirketten 317.927,40 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı şirkete TL hesabında 163.111,40TL tutarında borçlu olduğu, Euro hesabından 33.375 Euro karşılığı 588.297,60 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, davacının takipte dayandığı faturada yer alan alacak kalemlerinden ilk iki sırada yer alan navlun ücreti olan toplam 27.200,00TL alacağının yerinde olacağı, davacının takipte dayandığı faturada yer alan 3.sıradaki bekleme ücreti alacağının 50.000,00TL +KDV kadar yerinde olacağı, davacının takipte dayandığı fatura yönünden davacının davalıdan toplam KDV dahil ----- sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takipteki alacağı 91.096,00TL kadar yerinde olacağı, davacının hesaplanan tutar kadar takibin devamını talep edebileceği, tarafların tacir oldukları göz önüne alındığında, davacının hükmolunacak takipteki asıl alacağına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine Kanunun 2/2 maddesi gereği ----- kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faiz talep edebileceği sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı," şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; " Rapor içeriğinde ifade edildiği üzere dosya kapsamında sunulan beyanlar ile ilgili yapılan değerlendirmeler sonucunda kök rapordaki görüş ve kanaatleri değiştirecek mahiyette olmadığı, " şeklinde rapor sunulmuştur. Bilirkişi heyeti tarafından verilen ikinci ek raporda özetle; "Davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davalı şirketten 317.927,40 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davacı şirkete TL hesabında 163.111,40TL tutarında borçlu olduğu, Euro hesabından 33.375 Euro karşılığı 588.297,60 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, asıl dava yönünde kök raporda belirtildiği üzere davacı şirketin davalı şirkete 17.06.2022 tarihinde ----- no'lu 154.816,00 TL tutarında e-Arşiv fatura kestiği ancak davalı şirketin 01.07.2022 tarihinde ----- no'lu 154.86,00 TL tutarında *------ no'lu fatura iadesi” açıklamasıyla e-Arşiv iade faturası kestiği ve davalı şirket yasal süre içerisinde iade işlemini gerçekleştirmediği, sektörel bilirkişinin de kök raporda belirttiği üzere; Davacının takipte dayandığı faturada yer alan alacak kalemlerinden ilk iki sırada yer alan navlun ücreti olan toplam 27.200,00TL alacağının yerinde olacağı, davacının takipte dayandığı faturada yer alan 3.sıradaki bekleme ücreti alacağının 50.000,00TL +KDV kadar yerinde olacağı, Birleşen Dava Yönünden; Tarafların ticari defterlerinde 163.111,40 TL tutarında mutabık oldukları tespit edildiği, davacı şirket davalı şirkete 163.111,40 TL tutarında alacağa icra takibi başlattığı, 31.322,00 TL tutarında işlemiş faiz talep etmiş olsa da TTK md.1530'a göre 30.019,83 TL tutarında faiz talep edebileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde). Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıya taşıma hizmeti sunduğu hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalı taraf davacı tarafından taşınan kimyasal maddenin davacı tarafından ayıplı olarak teslim edildiğini, konteyner başına 2000 kg ürünün daha değersiz metanol ile karıştırıldığı, tonaj tutması sağlandığı, saflıklarının bozulduğu hırsızlık suçu oluşturulduğu iddia edilmiştir. Uyuşmazlık davacının hizmeti eksiksiz ve ayıpsız ifa edip etmediği, hizmet bedeline hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır.Tarafların vergi dairesine verdikleri 2022 yılı BA/BS formlarında mutabık oldukları, davalı tarafın davacı hakkında ---- Cumhuriyet Başsavcılığına hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan davaya konu taşıma ile ilgili suç duyurusunda bulunduğu, ----- Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından davacı ve taşımayı gerçekleştiren şoförler hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür.Ayıp iddiasına ve alacağın varlığına ilişkin alınan bilirkişi raporunda teknik bilirkişi tarafından analiz raporlarına göre davalı tarafın iddia ettiği gibi konteyner başına yaklaşık 2.000 kg civarında ürün
çekilmediği, araç şoförlerinin, --- ve metanolun
yoğunluklarını bilmesi, ürünlerin tonajını hesaplaması ve tanklara ne kadar metanol basacaklarını belirleyebilmesi, tanklara basacakları metanolu temin edebilmesi ve tanklara metanol basmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, analiz raporlarının sonuçlarından yola çıkarak üründeki metanol kontaminasyonunun, davacının tankta bulunan ürünü çekmesi ve yerine metanol basması şeklinde açıklayabilmek mümkün olmadığı; taşıma uzmanı bilirkişi tarafından da serbest bölgedeki dolum tesisinde tankların kapaklarının mühürlendikten sonra, varış noktası olan ------ limanında teslim öncesi özellikle kapak üzerindeki mühürlerin sağlam olup olmadığının kontrolünün son derece önem taşıdığı, mührün kırıldığı veya bozulduğu bir durumunun tespitinde Gümrük Muhafaza memurları tarafından tutanak tutularak, emtiaya el konulduğu, somut taşımada böyle bir olayın meydana geldiğine dair bir bulgu bulunmadığı tespit edilmiştir. Her iki bilirkişi değerlendirmeleri birlikte değerlendirildiğinde davalının hizmetin ayıplı gerçekleştiğine ilişkin iddialarının ispat edilemediğine kanaat getirilmiştir. Asıl dava yönünden kök bilirkişi raporunda tespit edilen navlun bedelleri ve araç bekleme ücretleri yönünden davacının davalıdan 91.096,00 TL, birleşen dava yönünden ise tarafların ticari defter kayıtlarına göre mutabık kaldıkları 163.111,40 TL yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Asıl davada faiz miktarına ilişkin bir harçlandırma bulunmadığından bu yönde bir değerlendirme yapılmamıştır. Birleşen davada ise takip öncesi işlemiş faiz talebinin dayanağı olan ve davalının temerrüde düşürüldüğüne delil olacak ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin mazbata sunulmadığından işlemiş faiz talebi reddedilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Asıl davaya konu icra dosyasında yer alan takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde asıl dava yönünden alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl davada asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A- Asıl Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının -----. İcra Müdürlüğünün -----Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 91.096,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 6.222,76-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.869,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.352,96-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvurma harcı, 1.869,80-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 1.950,0 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davacı tarafından yapılan tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişilere ödenen toplam 23.155,00- TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 13.624,74-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 1.500,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 617,38 TL sinin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.0000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 917,93-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 642,07-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
B- Birleşen Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
1-Davalının -----. İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 163.111,40 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 11.142,13-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.348,27-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.793,86- TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 2.348,27-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 2.775,87 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 2.617,39-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 502,61-TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.