WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/788
KARAR NO: 2024/734

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ : 17/11/2023
KARAR TARİHİ : 11/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı-borçlu şirket aleyhine ----. İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas Sayılı dosyası ile ödenmeyen fatura borcu nedeniyle takip başlatıldığını, davalı icra takip dosyasına sunduğumuz faturadan dolayı borçlu bulunmakta olduğunu, davalı itirazında böyle bir borcu olmadığına bahisle borca itiraz ettiğini, icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgi herhangi bir açıklama getirmemiş cari hesaba konu fatura bedelinin ödenip ödenmediğine dair bir beyanda bulunmayıp ödeme belgesi de sunmadığını, davalı davacıya belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu, bu dava davacı ile davalı şirket arasında 30.11.2020 tarihinde imza edilmiş olan Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi uyarınca davacı şirket tarafından davalı şirkete kesilen 53.100,00 TL tutarındaki ----- nolu faturar ödenmemesi hususuna ilişkin olduğunu, sözleşmenin konusu----- şirketlerinin bir holding bünyesinde toplanması, holding şirketinin kuruluşu ve bu süreçlerle ilgili olarak vergi planlaması faaliyetlerini ifade eden ticaret hukuku ve vergi danışmanlığı hizmeti olup bu sözleşme uyarınca hazırlanan faturanın dilekçe ekinde Mahkemeye sunulmakta olduğunu, tarafların arasında akdedilen sözleşmeye göre davalı şirket, davacı şirketten aldığı hizmetlerden sonra aşamalı bir şekilde ödemeler yapacağını, taraflarca akdedilen sözleşme neticesinde sözleşme bedeli ilk taksit olarak sözleşme bedelinin %25'i olan 30.000,00 TL (Otuz Bin Türk Lirası)'lik tutar sözleşme imza tarihi olan 30.11.2020 yi takip eden 15 gün içerisinde, kalan miktar her ayın ilk haftası ödenmek üzere 2 eşit taksitte, Sözleşme bedelinin tamamı her hal ve takdirde sözleşme imza tarihinden itibaren 2 ay içerisinde ödenmesi gerektiğini, yapılan anlaşmaya istinaden davacı şirketten danışmanlık hizmetini tam kesintisiz şekilde alan ve 30.11.2020 tarihinde kendisine ----- numarası ile fatura kesilmesine rağmen davalı şirket tarafından ödenmesi gereken tutar ödenmediğini, faturada da açıkça görüleceği üzere 30.11.2020 tarihinde fatura düzenlendiğini, tarafların aralarında anlaştığı üzere verilen hizmetin karşılığı olarak davacıya ödenecek olan bu faturanın tutarının 53.100,00 TL olduğu sabit olmakla birlikte fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı olduğunu, Davalı/borçlu, davacı şirket tarafından adına kesilmiş olan sözleşmeye dayalı dayanağı 08/01/2021 tarihli faturaya herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi alacağa ilişkin bir ödeme de gerçekleştirmemiş üstelik bu süreçte davacının kanun yoluna başvurma hakkını kullanarak başlattığı icra takibine mesnetsiz ve kötü niyetli itirazda bulunarak tamamen süreci sürüncemede bırakarak davacının alacağını sonuçsuz bırakmaktan başka hiçbir maksat içermemekte olduğunu, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra-inkar tazminatına, hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf sözleşmeden kaynaklanan edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, davacı taraf davalı şirket ile imzalamış olduğu sözleşme kapsamında ifasını üstlendiği edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, davacı fatura konusu hizmetlerini gereği gibi ifa etmemiş olup ifa ettiği iddiasını ispatla mükellef olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca bu husus sabit olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme kapsamında, sözleşme ile elde edilmesi beklenilen edimler gereği gibi ifa edilmediğini, davacının bu süreçte harcadığı emek ve mesainin bedelinin taraflarca mutabık kalınacak şekilde tespit edilememesi hasebiyle, yargılamayı gerektiren bir borç için davalı şirket tarafından itiraz etmek gerektiğinden davacının icra inkar tazminatı yönünden de taleplerinin reddi gerektiğini, davanın reddi davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE:
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU/TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."TÜRK TİCARET KANUNU madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır. Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır. (TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır. Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır. Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.
Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi alanında uzman ve nitelikli hesaplama alanında uzman (borçlar-ticaret hukukçusu) bilirkişi heyeti raporu dosya arasına alınmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket tarafından incelemeye ibraz edilen 2021 yılı ticari defterleri aşağıdaki şekilde incelenmiştir.¸Davacı şirketin ibraz ettiği 2021yılı ticari defterlerinin noter açılış onamaları ile yevmiye defterinin noter kapanış onamasının sürelerinde yaptırılmış olduğu, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, birbirini teyit ettiği görüldüğü, davalı taraf incelemeye gelmediğinden ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığından, davalı defter incelemesi yapılamadığını, davacı tarafın ibraz ettiği usulüne uygun tutulduğu anlaşılan ticari defterlerine dayalı davalı şirket ile olan 2021 yılı ----- Kodlu Alıcılar Hesabının dökümü aşağıdaki gibidir;¸Yukarıdaki cari hesap tablosunda görüldüğü gibi, davacı tarafından davalı tarafa 08.01.2021 tarihli fatura ile 53.100,00 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalından herhangi bir ödeme almadığı ve buna göre 31.12.2021 tarihi itibariyle davalından 53.100,00 TL alacaklı olduğu görüldüğü, bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, taraflar arasında 30.11.2020 tarihli Danışmanlık Hizmet Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 4. Maddesinde işin tanımının ---- şirketlerinin holding bünyesinde toplanması, holdingin kuruluşu, vergi planlaması ile ilgili Ticaret Hukuku ve Vergi Danışmanlığı Hizmeti olduğu, Sözleşmenin 5. Maddesinde işin KDV hariç 120.000 TL olduğu, sözleşmenin 8.1. maddesinde 30.000 TL sözleşmenin imzalanmasıyla birlikte 15 gün içinde kalanının her ayın ilk haftası ödenmek üzere iki taksitte ödeneceği, sözleşme bedelinin imza tarihinden itibaren iki ay içerisinde her halükarda ödenmesi gerekeceği, Sözleşmedeki bu hükümler nazara alındığında, peşinatın 15.12.2020, 1. Taksitin 08.01.2021 2. Taksitin ise en geç 01.02.2021 tarihinde ödenmesi gerekeceği,¸Davacının kesmiş olduğu faturaya bakıldığında, sözleşmedeki 1. Taksidin vade ve bedeli ile uygun olarak 08.01.2021 tarihinde 53.100,00 TL'lik e-fatura kestiği, davalının bu fatura ile ilgili bildirim alış formu düzenlediği, bu faturaya ilişkin bir itiraza dosya içerisinde rastlanılmadığı, mevzuatımıza göre itiraz edilmeyen faturanın işin yapıldığına karine sayıldığı, dosya içerisinde bu karinenin aksine danışmanlık hizmetinin davacı tarafından verilmediğine dair bir veriye de ulaşılamadığı görülmekte olduğu, takip dayanağı, 08.01.2021 tarih ve 53.100,00 TL e faturaya ilişkin olarak dosya içerisinde bir itiraza rastlanılmaması, tarafların tacir olması ve sözleşmede kararlaştırılan 1. takside ilişkin en geç tespit edilen vadenin fatura ile uyumlu olması nazara alındığında, dosyadaki mevcut verilerle davacının davalıdan, takip tarihi itibarıyla 53.100,00 TL asıl alacak, 20.043,07 TL faiz olmak üzere toplam 73.143,07 TL alacaklı olduğu bildirilmiştir.¸Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin cari hesaptan/faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3. Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 53.100,00 TL asıl alacağı olduğu, Davacının kesmiş olduğu faturaya bakıldığında, sözleşmedeki 1. Taksidin vade ve bedeli ile uygun olarak 08.01.2021 tarihinde 53.100,00 TL'lik e-fatura kestiği, davalının bu fatura ile ilgili bildirim alış formu düzenlediği, bu faturaya ilişkin bir itiraza dosya içerisinde rastlanılmadığı, mevzuatımıza göre itiraz edilmeyen faturanın işin yapıldığına karine sayıldığı, dosya içerisinde bu karinenin aksine danışmanlık hizmetinin davacı tarafından verilmediğine dair bir veriye de ulaşılamadığı görülmekte olduğu, takip dayanağı, 08.01.2021 tarih ve 53.100,00 TL e faturaya ilişkin olarak dosya içerisinde bir itiraza rastlanılmaması, tarafların tacir olması ve sözleşmede kararlaştırılan 1. takside ilişkin en geç tespit edilen vadenin fatura ile uyumlu olması nazara alındığında, dosyadaki mevcut verilerle davacının davalıdan, takip tarihi itibarıyla 53.100,00 TL asıl alacak, 20.043,07 TL faiz olmak üzere toplam 73.143,07 TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. Kötü niyet tazminat talebinin, davacının kötü niyetli takip başlattığına dair kanaat oluşturacak nitelikte delil bulunmadığından ve bu yönde kanaat oluşmadığından yerinde olmadığı görülmekle, şartları oluşmadığından kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
2----- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı icra dosyasına yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, duran takibin 53.100,00 TL asıl alacak, 20.043,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 73.143,07 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
3-Asıl alacak olan 53.100,00 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalı şirketten tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE,
5-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre 3.071,45-TL'nin davalıdan, 48,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
6-Karar tarihinde alınması gerekli 4.996,40-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1268,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.727,55-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan 8.300,00 TL yargılama gideri üzerinden davanın kabul oranına göre belirlenen 8170,84-TL'nin ve davacı tarafça yatırılan 1.268,85 TL peşin harç giderinin toplamı 9439,69-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafça yapılan yargılama giderinin bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1.156,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.