T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/429 Esas
KARAR NO: 2026/75
BİRLEŞEN ---- ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ---KARAR SAYILI DOSYASINDA;
DAVA: (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tespit
DAVA TARİHİ: 26/06/2023
KARAR TARİHİ: 23/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikli olarak -------- tarafından yöneltilen fesih beyanının sonuç doğurmadığının ve Sözleşme'nin ayakta olduğunun tespit edilmesini, Sözleşme'nin feshinin sonuç doğurmadığı ve Sözleşme'nin ayakta olduğunun tespitine yönelik talebimiz kabul edilmezse; Taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinden Davalı tarafından haksız dönülmesi nedeniyle veyahut Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması ve dönmenin haklı kabul edilmesi halinde alacağımızın, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000 TL'lik kısmının 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun uyarınca işletilecek ticari faizleriyle birlikte Davalı tarafından Davacılara ödenmesine karar verilmesini, ------- Sayılı dosya kapsamında temsil kayyumu olarak atanan ---- müzekkere yazılarak davaya muvafakatinin alınmasına karar verilmesini,----- D. İş nolu dosya kapsamında verilen ihtiyati tedbir kararının öncelikle icrasının durdurulmasını ve kaldırılmasını, her halükârda yargılama giderleri ve vekalet ücretinin Davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı------ vekili cevap dilekçesinde özetle ; Beyanlar ve mahkemece resen gözetilecek hususlar doğrultusunda davanın öncelikle usul yönünden reddine, aksi kanaatte davanın esas yönünden reddine, yargılama giderlerinin davacı yana bırakılmasına, taraflarına vekalet ücreti tesisine karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyasında bulunan belgeler ve yaptığımız incelemeler neticesinde dava konusu imalatların dava tarihi itibariyle değeri 358.170.194,50 TL dir. Tamamlanma oranı %5,81 olarak değerlendirilmiştir. Keşif günü ve dosya kapsamı itibariyle inşaatın süre uzatımlar ve iş başlama tarihi olan ruhsat süreleri göz önüne alındığında tamamlanması mümkün görünmemektedir." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyasında bulunan belgeler ve yaptığımız incelemeler neticesinde dava konusu imalatların dava tarihi itibariyle değeri 358.170.194,50 TL dir. Tamamlanma oranı %5,81 olarak değerlendirilmiştir. Keşif günü ve dosya kapsamı itibariyle inşaatın süre uzatımlar ve iş başlama tarihi olan ruhsat süreleri göz öniine alındığında tamamlanması mümkün görünmemektedir. Davacı defterlerinde yapılan inceleme sonucunda davacının defter tasdik bilgilerinde Envanter Defter tasdik bilgilerinin tarafıma teslim edilmediği, defterlerin sahibi lehine delil niteliği hususunun Takdirinin Sayın Mahkemenize ait olacağı, Davalı tarafından defter beratlarının olduğu ---- Belleğin ise çalışmaması nedeni ile defterlerin tasdik bilgilerine ulaşılamadığı Takdirin Sayın Mahkemenize ait olacağı, Her iki tarafının defterlerinde yapılan inceleme sonuçlarına göre; davacının yapmış olduğu bu projeye ilişkin harcamaların dosya ekine sunulduğu, incelenen ve değerlendirmesi yukarıda detaylı olarak yapılan inceleme sonucunda davacının dava konusu proje ile ilgili aşağıda görülen harcamaları yaptığının tespit edildiği; Buna göre TL bazında 339.841.939,27 TL kayıt tarihi kurları ile 29.448.878,01 Amerikan Doları harcama yaptığının belirlendiği. Davalının ise kendi kayıtlarına göre davacıdan aldığı teminat mektupları nedeni ile 29.306.787,17 TL, Muhtelif faturalarla 1.721.059,00 TL davacıya borçlu olduğu, ayrıca davacıya yansıttığı giderler nedeni ile davacından 752.414,95 TL alacaklı olduğu tespit edildiği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Dava dosyasında bulunan belgeler ve yaptığımız incelemeler neticesinde dava konusu imalatların dava tarihi itibariyle değeri 358.170.194,50 TL dir. Tamamlanma oranı %5,81 olarak değerlendirilmiştir. Keşif günü ve dosya kapsamı itibariyle inşaatın süre uzatımlar ve iş başlama tarihi olan ruhsat süreleri göz önüne alındığında tamamlanması mümkün görünmemektedir. Davacı defterlerinde yapılan inceleme sonucunda davacının defter tasdik bilgilerinde Envanter Defter tasdik bilgilerinin tarafıma teslim edilmediği, defterlerin sahibi lehine delil niteliği hususunun Takdirinin Sayın Mahkemenize ait olacağı. Davalı tarafından defler beratlarının olduğu USB Belleğin ise çalışmaması nedeni ile defterlerin tasdik bilgilerine ulaşılamadığı Takdirin Sayın Mahkemenize ait olacağı. Her iki tarafının defterlerinde yapılan inceleme sonuçlarına göre; davacının yapmış olduğu bu projeye ilişkin harcamaların dosya ekine sunulduğu, incelenen ve değerlendirmesi yukarıda detaylı olarak yapılan inceleme sonucunda davacının dava konusu proje ile ilgili aşağıda görülen harcamaları yaptığının tespit edildiği; Buna göre TL bazında 339.841.939.27 TL kayıt tarihi kurları ile 29.448.878,01 Amerikan Doları harcama yaptığının belirlendiği, Davalının ise kendi kayıtlarına göre davacıdan aldığı teminat mektupları nedeni ile 29.306.787,17 TL, Muhtelif faturalarla 1.721.059,00 TL davacıya borçlu olduğu, ayrıca davacıya yansıttığı giderler nedeni ile davacından 752.414,95 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, Yüce Mahkemenin feshin haklı olduğuna veya feshe taktir etmesi halinde, inşaatın fiziki oranına göre de geriye etkili fesih/dönme mümkün olabilecek olup, yine davalı inşaatın zamanında bitirilemeyeceğinin anlaşılması dolayısıyla ileri etkili feshin de mümkün olduğunu savunmuştur. Yukarıda imalatın fiziki oranı tespit edilmiş olup, imalatların bedelinin sebepsiz zenginleşme dolayısıyla tespitinin taktiri halinde, bunun teknik bilirkişiler tarafından dava tarihi itibariyle 358.170.194,50 TL olarak tespit edildiği, feshi ihbarda ise davalının fiziki oran ve değeri bakımından kendilerinin değerlendirme yapacağını belirtmiş olup, savunmasında ise fesih dolayısıyla zararlarının teminat ve imalat bedelini aştığını savunduğu görülmektedir. Yücc Mahkemenin feshin haksızlığına taktir etmesi halinde, davacının menfi veya müspet zararını talep edebileceği, Yüce Mahkemenin iki tarafın da kusurlu olduğuna kanaat getirmesi halinde tarafların tazminat talep edemeyebileceği, ancak imalat bedelinin talep edilebileceği, imalatların bedelinin ise 358.170.194,50 TL olarak tespit edildiği, Sözleşmenin geçerli/ayakta olduğuna taktir edilmesi halinde ise, tarafların sözleşme gereği yükümlülüklerinin devam etmesi gerekebilecektir. Bu hususlara göre. Yüce Mahkemenin görevlendirmesi halinde, yapılması gerekebilecek teknik hesaplamaların ikmali ise taktirlerde bulunabilecektir." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; "Dava konusu inşaat imalat kalemleri incelenerek kök raporumuz inşaat tamamlanma oranına göre hazırlanmıştır. Alt yapı bağlantı ruhsat harçları, proje onaylan sonrası ruhsat harçları gibi gider kalemleri kurumlar tarafından tarifelerine göre hesaplanmaktadır. Bu evraklar resmi evrak niteliğinde olup ilgili idarelerden temin edilebilmektedir. Her iki tarafının defterlerinde tasdik bilgileri ile ilgili yapılan inceleme sonuçlarına göre; davacı ve davalının defterlerinin tasdik bilgilerinde yapılan inceleme sonucunda defterlerin onaylarının TTK ve VUK hükümlerine göre yasal süreleri içinde yapıldığı tespit edilmiş olup, HMK 222 maddesine göre sahibi lehine delil niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. Buna göre TL bazında 339.841.939,27 TL kayıt tarihi kurları ile 29.448.878,01 Amerikan Doları harcama yaptığının belirlendiği, Davalının ise kendi kayıtlarına göre davacıdan aldığı teminat mektupları nedeni ile 29.306.787,17 TL, Muhtelif faturalarla 1.721.059,00 TL davacıya borçlu olduğu, ayrıca davacıya yansıttığı giderler nedeni ile davacından 752.414,95 TL alacaklı olduğu tespit edildiği, Dava konusu olan ceza ile ilgili olarak ise Sayın Mahkemenizce gecikme olduğunun kabulü durumunda davalının davacıdan alacağı olan 752.414,95 TL ceza tutarı olan 4.685.950,00 TL eklenmesi sonucunda 5.438.364,95 TL olacağı hesaplanmıştır. Yukarıda detayları sunulu olduğu üzere, nihai taktiri Yüce Mahkemeye ait olmakla, taraflar arasındaki ---------adi ortaklık sözleşmesi hükümlerine ve emredici hükümlerine aykırı düzenlemeler içerir olabileceğinin ve bu sebeplerle eser sözleşmesi ağırlıklı gözüktüğü, Sözleşmenin 18. Maddesinde ise satışı yapılamayan bağımsız bölümlerinin paylaşımının düzenlendiği, maddede, 2.1. düzenlemesinde ise satılamayan bağımsız bölümlerin Yüklenici'ye kalma şartlarının belirtildiği, bu halde, taraflar arasındaki sözleşmenin çeşitli şartlarda arsa payı devrini de içerir gözüktüğü. Bu durumda, Sözleşmenin, inşaat sonrası oluşacak bağımsız bölümlerin satış gelirinin paylaşılması dışında, Arsa Payı Devrini de içeren hükümlerinin olması karşısında, tek taraflı irade beyanı ile feshinin mümkün bulunmayabileceği, fesih hakkının dava yolu ile açık veya örtülü bir şekilde ileri sürülebilecek irade beyanı sonrası mahkeme kararı ile mümkün olabileceği hususları Yüce Mahkemenin taktirinde olabilecektir. Yüce Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise, rapor içeriğinde belirtilen sözleşme maddeleri, verilen süre uzatımı, inşaatın tamamlanma oranı dikkate alındığında, sözleşme kapsamında teknik olarak inşaatın zamanında tamamlanma olanağının olmadığı kanaatini taşındığından, sözleşmenin tek taraflı feshinin mümkün görülmesi halinde, feshinin dosya içerisindeki belgelere göre uygun olabileceği yine takdirlerdedir." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
BİRLEŞEN DAVA:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin portföyünde yer alan----- parselde kayıtlı inşaat faaliyetlerin yürütüldüğü ------ modeline göre ana yüklenici ihalesi gerçekleştirildiğini ve en iyi teklifi veren------- tarihinde sözleşme imzalandığını, proje geliştirme ve inşaat faaliyetlerinin yürütülmesi için de --- tarihinde arsa tesliminin yapıldığını, ana yüklenici ihalesi neticesinde yüklenici ile ------ imza altına alındığını ve projenin inşasının başlanması yönünde aksiyon alındığını, ancak yüklenici tarafın ilk olarak işe başlamada gecikmeye girdiğini, akabinde gecikmeli olarak başlayan faaliyetlerin adi ortaklığın ortakları arasındaki husumet ve hukuki süreçlerin projenin ilerleyişini yavaşlattığını ve en sonunda da durdurduğunu, yüklenici ortaklar ------ arasındaki husumetin yargıya taşınarak adi ortaklığın feshinin talep edilmiş olması ve ortaklardan --------- adi ortaklık hisselerini üçüncü bir kişiye devir için ön sözleşme akdettiğinden bahisle çekilen ihtarname neticesinde şantiyenin adi ortaklık tarafınca iş ve işlemlerinin durdurulmuş olduğu göz önünde bulundurulduğunda yüklenici iş ortaklığının işi yürütmede gecikmeye girmiş olması sebebiyle işi zamanında gerektiği gibi teslim edemeyeceğinin açık olduğunu, halihazırda işe başlamada gecikmeye girmiş olmaları covid-19 pandemisi ve inşaat sektöründe ekonomik dalgalanmalar dikkate alınarak iyi niyetlerle yükleniciye bir defaya mahsus süre verilmişse de yüklenici iş ortaklığının mevcut durumda işi bitiremeyeceğinin açık hale geldiğini, münfesih sözleşme dayanak gösterilerek müvekkilinin mülkiyetinde bulunan sahayı terketmeyen davalının kötüniyetli olduğunu, zilyet sıfatına haiz olmadığını, müvekkili şirketin telafisi güç zarar tehdidi altında olduğunu yazılı delille ispatlamış olması sebebiyle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulünün hukuka uygun olduğunu, HMK md. 397 gereği işbu esas davayı süresinde ikame ettiklerini, davalıların sözleşme ilişkisine ve hukuka aykırı davranışlarının tespitini, müvekkilinin mülkiyetinde bulunan----- ada 1 parselde kayıtlı taşınmaza haksız müdahalenin önlenmesini, tazminat, cezai şart talepleri ve sair her türlü haklarının saklı tutulmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı ------vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ve iş ortağı arasındaki uyuşmazlıkların işin yürütülmesine yansıtılmadığını, bahsi geçen davanın da halen sonuçlanmadığını,----- d.iş. sayılı dosyasından alınan --- tarihli ihtiyati tedbir kararı uyarınca dava konusu saha müvekili şirket ve iş ortağı---- tahliye edilmemiş ve dolayısıyla davacı ------ vekilinin iddiasının aksine kararın infaz edilmediğini, söz konusu kararın itiraz üzerine aynı mahkemenin 16.06.2023 tarihli bir başka kararıyla da kaldırıldığını, mahiyeti itibarıyla davacı ----- taraflar arasındaki inşaat taahhüt ve gelir paylaşımı sözleşmesini noterden gönderdiği tek taraflı bir irade beyanı ile sona erdirmesinin hukuken mümkün olmadığını, sözleşmenin feshinin mahkemeden karar alınmasına muhtaç olduğunu, böylelikle ---- fesih ihtarnamesindeki gerekçelerin haksız ve kabul edilemez olduğunu beyanla birlikte taraflar arasındaki sözleşmenin de halen ayakta olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
FERAGAT:----vekilinin feragat dilekçesinde; Asıl dosyada, davacı-------- ortaklığının temsilen açılmış olan davadan vekaletnamemizdeki feragat yetkisine binaen ve taraflar sulh olduklarından feragat ettikerini, asıl dosyadan yargılama gideri taleplerinin olmadığını, Birleşen -----Sayılı dosyasında davalı olarak bulunmakta olduklarını, iş bu davayla ilgili olarak da davacı ---- davadan sulh doğrultusunda feragatini kabul ettiklerini, bu dosyadan da yargılama gideri talepleri ve ücreti vekalet taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
FERAGAT:------ vekilinin feragat dilekçesinde; Açıklanan ve mahkemece resen tespit edilecek olan hususlar dahilinde, dava dilekçeleri kapsamındaki taleplerinden feragat ettiklerini, işbu sebeple feragat kapsamında işlemlerin yapılmasını müvekkili adına talep etmiştir.
FERAGAT:Kaf Teknik Vekilinin feragat dilekçesinde; Dosyada taraflarca sulh olunmuş ve davacı tarafça davadan feragat edilmiş olduğunu, davacı tarafın feragatini kabul ettiklerini, herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.
FERAGAT:----- feragat dilekçesinde; Huzurda yargılaması görülen dava dosyasından müvekkili şirket talebi doğrultusunda, 6100 sayılı HMK madde 307 uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmaksızın feragat ettiklerini, davalı/karşı davacı tarafından sunulan feragat talebini de kabul ettiklerini beyanla işbu feragat dilekçeri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl ve birleşen dava arsa satışı karşılığı gelir paylaşımlı eser sözleşmesinden kaynaklanan tespit istemine ilişkindir. ----- tarihli dilekçe ile birleşen davadan feragat ettiklerini, davalı/karşı davacı tarafından sunulan feragat talebini de kabul ettikleri görülmüştür.------ tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini birleşen davada feragati kabul ettiklerini bildirdiği görülmüştür.---- tarihli dilekçe ile birleşen davada feragati kabul ettiklerini bildirdiği görülmüştür.Asıl dava davacıları Temsil Kayyımı vekilinin ---- tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiğini birleşen davada feragati kabul ettiklerini bildirdiği görülmüştür.
Davadan feragat HMK mad. 307. Uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK md. 311 uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda tarafların mahkememizde açılan asıl ve birleşen davadan feragat ettikleri anlaşılmakla açılan asıl ve birleşen ------- Karar sayılı dosyaya konu davanın feragat nedeniyle reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl davanın feragat nedeniyle reddine
2-Birleşen ----------Karar sayılı dosyaya konu davanın feragat nedeniyle reddine,
Asıl Dava Bakımından;
3-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 17.077,50 TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.345,50 TL harcın davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin masrafı yapan taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Taraflar vekalet ücreti taleplerinin bulunmaması nedeni ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
7-3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
Birleşen Dava Bakımından;
8-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 179,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
9-Yargılama giderlerinin masrafı yapan taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
10-Taraflar vekalet ücreti taleplerinin bulunmaması nedeni ile bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,
Dair, verilen karara ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde-------- Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 23/01/2026
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!