T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1
KARAR NO : 2024/260
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/01/2024
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin 1901 yılında ---- kurulan --- ----- medikal beslenme alanında faaliyet göstermekte olan ve bebek
beslenmesi üzerine uzmanlaşmış bir şirket olduğunu, 1990 yılında ---, 1921 yılında ----’da kurulmuş ---- ve 1929 yılında
------de kurulmuş --- & ---- ile birleşerek --- --”) çatısı
altında faaliyetini sürdürmeye başladığını, -----, en kaliteli ve en güvenilir bebek
maması markaları ---, -----, ---, -----’ın sahibidir. -----, 2007
yılında dünya yiyecek-içecek sektörünün lider kuruluşu ----- Grubu’na
katıldığını, 1984 yılında -----. unvanıyla ----- markalı
bebek mamalarının Türkiye'deki pazarlamasını yapmak üzere faaliyete başlayan
müvekkili şirket, 1999 yılında --- tarafından satın alındığını, 2001 yılında
----- unvanını alan müvekkili, ------markalı bebek mamalarının Türkiye'deki
pazarlamasını ve dağıtımını yapmayı sürdürmektedir. ---’ Türkiye
iştiraki olan müvekkil de 2007 yılından beri ----- Grubu’nun bir parçası olduğunu, müvekkilinin merkezi ------ ilçesine bağlı ----- semtinde, deposu ise
----- ilçesinde olduğunu, bunların yanında, -----
------ yerleşik temsilcileri mevcut olduğunu, Müvekkili, yaygın
organizasyon ağı ve yaklaşık 250 çalışanı ile Türkiye’nin en büyük bebek
besini/maması sağlayıcıları arasında olduğunu, müvekkili yukarıda da arz ve izah edildiği üzere uzun yıllardan bu yana sektöründe lider konumda faaliyet gösteren ve dünya çapında bilinen bir şirket olduğunu, ------ markası da müvekkilce yaratılıp maruf hale getirilen bir marka
statüsünde olup davalının, konu markayı tescilli olduğu 03 / 05 /08 / 09 / 10 / 11 / 12 / 14 / 16 / 20 / 21 / 24 / 25 / 28 / 35. sınıflarda Türkiye sınırları
içerisinde kullanmadığı anlaşıldığını, bu anlamda davalı taraf yüksek bir ihtimalle
tescil kapsamındaki sınıflarda bir kullanım gerçekleştirmediği gibi sonradan böyle
bir kullanım gerçekleştirdiyse bile ilgili sınıfların niteliği de göz önüne alındığında
bu kullanımların ciddi nitelikte olamayacağını, davalı, kullanmadığı markayı haksız ve kötü niyetli biçimde elinde tutarak müvekkili engel olmaya çalıştığını, kaldı ki biz davalının konu marka için
başvuru yaptığı tarihte bile kötüniyetli olduğunu, markanın davalıca kullanılmadığının tespiti ile iptaline ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış ancak cevap dilekçesini sunmamıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; -- ----- tescil numaralı -----... markası 03, 05, 08, 09, 10, 11, 12, 14, 16, 20, 21, 24, 25, 28, 35.sınıflarda 24/08/2017 tarihinde davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Ticaret sicil kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup incelendiğinde, davacı şirketin 20/03/1984 tarihinde davacı adına tescil edildiği, davalı şirketin ise 02/08/2006 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
D E L İ L L E R V E G E R E K Ç E /
Dava; Markanın kullanılmama sebebiyle iptali davasıdır.
Davacı taraf, ----- markasının kendileri tarafından maruf hale getirilen bir marka
statüsünde olduğunu davalının dava konu marka olan----- tescil numaralı -----şekil markasının konu markayı tescilli olduğu 03 / 05 /08 / 09 / 10 / 11 / 12 / 14 / 16 / 20 / 21 / 24 / 25 / 28 / 35. sınıflarda Türkiye sınırları içerisinde kullanmadığını, bu sebeple SMK'nın 9. Ve 26. Maddesi gereği markanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama devam ederken davacı vekilinin sunduğu 21/10/2024 tarihli dilekçesinde, dosyaya ibraz ettikleri 26.07.2024 tarihli sulh protokolü gereğince tarafların anlaştığını, birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin bulunmadığını, dava konusunda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.Taraf vekillerinin dilekçeleri ile sulh olduklarını beyan ettikleri, vekaletnamelerinde sulh yetkisinin bulunduğu, taraflar sulh olmakla davanın konusuz kaldığı, karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin bulunmadığı anlaşılmakla, 6100 Sayılı HMK 313, ve 315/1 maddesi gereğince, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Konusuz kalan davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
1-Maktu harç başta alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına
2-Taraflarca yapılan giderlerin üzerlerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının taraf vekillerine iadesine,
3-Taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair; taraf ve vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!