T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/93 Esas
KARAR NO:2024/187
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/04/2023
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ------ beridir müvekkili şirket adına tahsisli olduğunu, ---- içerisinde alan adına ilişkin yapılan ödemenin bir gün geç yapılmış olmasından dolayı --------- sonradan yapılan ödemenin kabul edilmediğini ve müvekkili şirket adına olan tahsisin kaldırıldığını; müvekkili şirket tarafından söz konusu ------adının tekrar alınmaya çalışılmasına rağmen alan adının haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı bir şeklide davalı taraf adına tahsis ettirildiğini; alan adını kaydettiren firmanın ------- göründüğünü; bu şirketin ve davalının ------ ismiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını; söz konusu ---- adının kötüniyetli bir şekilde davalı tarafından tahsis ettirildiğini; dunun üzerine müvekkili şirket tarafından, ----- Tebliği kapsamında hakem süreci için --------başvuru yapıldığını; davalının hakem sürecinde sunmuş olduğu cevap dilekçesinde, -------bulunan hayvancılık işletmesi kapsamında ------------- üretimine başlamak istemesi neticesinde------ belirlediğini ve söz konusu alan adının tescile açık olduğunu öğrenince -------- kuralı gereğince alan adını kendi adına tescil ettirdiğini iddia ettiğini; ancak davalının, hakem kararından anlaşıldığı kadar ---------- kullanmasını gerektirecek kendi adına herhangi bir belge ve dayanak ibraz edemediğini, marka başvurusunun dahi olmadığını depremi gerekçe göstererek örtmeye çalıştığını, e-devlet üzerinden babası üzerine kayıtlı büyükbaş hayvan listesini ve yine babası adına yapılmış buzağı ve yem destekleme ödeme makbuzlarını gerekçe gösterdiğini; davalı tarafından yürütülen bu hususta herhangi bir ticari faaliyet olmadığı gibi adına kayıtlı herhangi bir marka bir yana herhangi bir marka başvurusunun bile bulunmadığını; bu hususların ---------- ortaya konulduğunu; ancak, davalının kötüniyetli hareket ettiği açık olduğu halde hakemin kötü niyet ispat edilemediği gerekçesiyle 07.04.2023 tarihinde şikayetin reddine karar verdiğini; hakem kararında davalının uyuşmazlığa konu alan adını kendi adına tahsis ettirmesinde yasal bir hak veya bağlantısının bulunmadığı tespit edilmesine rağmen müvekkil şirketin tescilli markası olan -----------------şeklinde olabileceğini varsayarak, tamamen varsayıma akla, mantığa ve hayatın olağan akışına açıkça aykırı şekilde davalının sözde kötüniyetli olmadığını ileri sürerek şikayetin reddine karar verdiğini; halbuki, Hakem tarafından uyuşmazlığa konu alan adı ----müvekkili şirket adına tescil edilmiş----- markasının, müvekkili şirketin adına tahsis ettirilmiş olan üst seviye ---------alan adının ayırt edici unsuruyla aynı olduğu, adına tescilli olan markayı hem ticaret unvanında hem de sitenin tanıtımında kullanarak ticari bir faaliyete konu kılmış olduğu ve en önemlisi davalı adına herhangi bir marka tescilinin bulunmaması ve hayvancılık işletmesi kapsamında ----------------ismini daha önce hiç kullanmaması, işletme adı ya da ticaret unvanı olarak bu isme ticari faaliyeti kapsamında hiç yer vermemesi dikkate alınarak şikayetin kabulüne karar verilmesi gerektiğini; bu sebeple, -------- tarihli hakem kararının iptaline karar verilmesini talep ettiklerini; davalının doğal ürünler satışı yaptığı, adına tahsisli ------------sahip bir e-ticaret sitesinin de mevcut olduğunu; davalı tarafından mevcutta faal olan bu ----- sitesi üzerinden yapacağını iddia ettiği ancak henüz yapmadığı ticari faaliyetlerini yürütebilecekken, müvekkilinin ticaret unvanı ve tescilli markasını barındıran ------- alan adını almaya çalışmasının kötü niyetli olduğunu; davalı tarafından --------- alan adı altında herhangi bir faaliyet yürütülmediğini, internet sitesine giriş yapıldığında, sitenin yapım aşamasında olduğunun belirtildiğini ve yalnızca --------düzenlenen iki ay ve bir aylık sürelere riayet edilmeksizin müvekkili şirketin --------- gecikmesine rağmen, alan adının hemen davalı adına tahsis edilmesinin yönetmeliğe aykırı olduğunu, bu hususlar göz ardı edilerek verilen hakem kararının da haksız, mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu; --------- alan adının da -------- tarihinden beri müvekkili şirket adına kayıtlı olup, alan adı üst seviyede koruma altında olduğunu; davalı adına tahsis edilen alan adının, müvekkil şirketin ticaret unvanı/önceki tarihte başvurusu yapılmış markası ile iltibas yaratabilecek derecede benzer olduğunu; müvekkili şirketin tam unvanının ----- olduğunu; bunun yanında, davalı adına tahsis edilen alan adının ------- başvuru numaralı ------ markası, ------ markası ile tüketici nezdinde iltibas yaratabilecek derecede benzer olduğunu; oysa, ------------ markasını barındırır alan adının davalı adına tahsis edilmesi durumunda, müvekkili şirket ticaret unvanı/önceki tarihte başvurusu yapılmış markasının fonksiyonlarını yerine getirmesinin zayıflayacağını, tüketicilerin müvekkili şirketin ilgili mal ve hizmetleri satmakta olduğu inancı ile hareket ederek davalı tarafı tercih edebileceğini; müvekkil şirketin on yıllardır milyon dolarlar harcayarak yapmış olduğu yatırımlar sonucu elde ettiği ticaret unvanı ve markasına duyulan güvenin zedeleneceğini ve müvekkili şirketin büyük zararlara uğrayacağını; bu itibarla, ---------- kararının iptaline, davalı adına yapılan alan adı tescilinin iptaline, alan adının müvekkili şirket adına tescil edilmesinin uygun olduğuna ve tesciline karar verilmesi için işbu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu; davalı yanın alan adı tahsisinin kabulünün haksız rekabete yol açacağını belirterek müvekkilinin hak kaybına sebebiyet verilmemesi adına hakem karar tarihinin de ------ tarihi olduğu dikkate alınarak, ivedilikle hüküm kesinleşinceye kadar öncelikle------- kararının uygulanmaması ve müvekkili şirket tarafından daha önce kendi adına tescil ettirilmiş ------ adına erişimin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir konulmasına ve bu hususun ----- bildirilmesine;------kararının iptaline; davalı adına----------alan adının müvekkili şirket adına tescil edilmesinin uygun olduğuna ve tesciline; müvekkili şirketin davalı yanın hukuka aykırı edimlerinden dolayı -------- alan adını kullanamaması sebebiyle fazlaya ilişkin talep ve artırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin işlendiği 10.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline hükmedilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesini sunmamıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafın davacı tarafa ait olduğu iddia edilen --------- hakkına tecavüz oluşturacak şekilde adına tescil edilip ettirmediği ve yine davacı tarafça bu sebeple bilgi teknolojileri ve internet güvenliği derneği uyuşmazlık çözüm merkezinde yapılan başvurunun reddine dair hakem kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ----- yazı cevabında davacı şirketin 02/07/2002 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --------sınıfta davalı adına tescil işlemlerinin devam ettiği bildirilmiştir. ----- bu tarafa kime tahsisli olduğunun varsa tahsis edildiği sorulmuş olup,----------- tahsis edildiği, herhangi bir yenileme işlemi yapılmaması halinde 09/03/2024 tarihine kadar adı geçen adına tahsisli olacağı tespit edilmiştir. Tarafların beyan ve itirazları ve dosyada mevcut deliller dikkate alınarak marka hakkına tecavüz, öncelikli kullanım gibi hususlar ve hem davacı adına tescilli marka hem de davalı adına tescilli markalar ile ------ --------ibareli marka kullanımları da dikkate alınarak değerlendirme yapılmak suretiyle internet alan adının iptal ve devri talepleri yönünden marka uzmanı, bilişim uzmanı ve gıda mühendisi ve elektrik mühendisinden oluşan heyet raporunda özetle; davalıya ait olduğu belirtilen ------ yapılan incelemede; halihazırda ----- hizmet veren herhangi bir sitenin olmadığı, site tescil bilgilerinde; alan adının ---- tarafından -----kayıt edildiği ve kayıt süresinin----son bulacağı, Sitenin ---- arasında ---- olduğu, Sitenin, alan adının davalıya tahsis edildiği------------tarihinden sonra 6 adet arşiv kaydı olduğu, söz konusu arşiv kayıtlarında; o Arşiv kayıtlarının aynı içeriği sahip olduğu, ------- yer aldığı, o Sitede yer alan iletişim numarasının ---- olduğu, sitenin Haziran -----adına yönlendirildiği, sitenin ----- logosunun yer aldığı tespit edilmiştir. Davacıya ait olduğu belirtilen ------ sitesinde yapılan incelemede; Sitede firma adının----- olduğu ve sitede ---- logosunun kullanıldığı, sitede firmanın, ----- kurulduğu, teknik plastik malzeme imalatı konusunda hizmet verdiği, ------ alarak faaliyetlerine bu isimle devam ettiklerinin belirtildiği, firma iletişim bilgilerinde; firma adresinin -------organizasyonu tarafından alan adı kaydı sağlayan firmalara ------ itibaren kaldırılması gerekliliğinden dolayı, alan adının kime ait olduğunun tespiti yapılamamış, alan adının kayıt kimlik bilgisinin bulunmadığı, alan adının -----kayıtlı olduğu, Site erişim ve yer sağlayıcısının ----- tarihleri arasında ------olduğu ve sitede ----- logosunun kullanıldığı tespit edilmiştir. Markaya tecavüzün söz konusu olabilmesi için----------amacıyla bir kullanımın söz konusu olması gerektiği; davaya konu ---------- olmaması karşısında markasal bir kullanım olmadığı, bu nedenle de marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği; Mahkemece davalıya ait alan adlı internet sitesinde markasal kullanımın bulunduğunun kabulü halinde, söz konusu kullanımların değerlendirilmesi sonucunda işaretler arasında ayniyet bulunmasına rağmen, mal/hizmetlerin farklı olduğu, bu bakımdan SMK m.7/2-b koşullarının oluşmamış olduğu; davacının SMK m.7/2-c anlamında tanınmışlık iddiasının olmadığı veya bunu ispatlar delil dosyaya sunmamış olduğu; bu bakımdan farklı mallar bakımından davacının davalının kullanımını engelleyemeyeceğine dair görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29, 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.
GEREKÇE:Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı tecavüzün tespiti, tecavüzün giderilmesi ve maddi tazminat davasıdır. Davacı taraf dava konusu somut olayda; davacı taraf, davalı tarafın davalının -----smiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını; söz konusu-----bir şekilde davalı tarafından tahsis ettirildiğini, davalının ----alan adı olarak kullanmasının haklı bir sebebe dayanmadığını bu haliyle davalı tescil ve kullanımının davacı adına tescilli --------- markası yönünden marka hakkına tecavüzde bulunduğunu, bu eylemlerin aynı zamanda TTK'nın 54. Vd. Maddeleri gereği haksız rekabet oluşturduğunu, bu sebeple marka hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti, tecavüzün durdurulması, sonuçlarının giderilmesi ve maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda ---- numaralı ----- Sınıfta davacı adına tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, ----- alan adının -----tarafından-----adına kayıt edildiği, alan adının --- tarihinde kayıt edildiği ve kayıt süresinin ----- tarihinde son bulacağının sabit olduğu, ------ adlı internet sitesinin yapım aşamasında olduğu, --- kurulması yönünde bilginin olduğu tespit edildiği, yine ----hakem tarafından şikayet edilene ---- alan adlı internet sitesinde karar tarihi itibariyle site kullanımına yönelik bir faaliyetin tespit edilemediği, ana sayfada sitenin yapım aşamasında olduğunun belirtildiği ve------ bir bilgiye yer verildiğinin görüldüğü, alınan bilirkişi raporunda internet sitesi arşiv kayıtlarında yapılan incelemede e-tespit aşamasında ce ----- belirtilen tespitlerin yapıldığı, sitenin faal olmadığı, sitede markasal bir kullanımın bulunmadığı, davaya konu------- sitesinde mal/hizmetler ile ilgili ticari bir faaliyetin olmaması karşısında markasal bir kullanım olmadığı, bu nedenle de marka hakkına tecavüzden bahsedilemeyeceği, -----------ibaresinin tek başına bir markasal kullanım olarak nitelense bile davacı tarafın kullanımlarının ve tescillerinin ---- olduğu, davalının davaya konu alan adlı internet sitesinde yer alan ------- aldığı, davacı tarafın markasının tanınmış marka olarak nitelendirilemeyeceği, dolayısıyla davalının alan adı suretiyle markasal kullanımının olduğu düşünüldüğünde de, davacı markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerden farklı mallarda kullanım söz konusu olduğundan, SMK m.7/2-b anlamında mal/hizmet ayniyeti veya benzerliği şartının oluşmayacağı, yine bu kullanımın haksız rekabet de oluşturmayacağı kabul edilerek ispatlanamayan davanın tümden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/06/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!