T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/91
KARAR NO : 2024/186
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/04/2023
KARAR TARİHİ : 27/06/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 1. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin sağlık sektöründe ilaç ve gıda takviyesi imalat ve satışı üzerinde faaliyet gösterdiğini; müvekkilinin uzun yıllar boyunca, ----- beslenme uluslararası ismi ile “ ----” özellikle mide ameliyatı obezite ameliyatı olan hastalara tavsiye edilen ve ---- diyetisyenlerce takip edilen bir beslenme türüne ait ürünlerin üretim ve satışı işini aynı zamanda ticaret unvanı olan '----' markası ile gerçekleştirdiğini; ---- başvuru numarası ile kayıtlı ---- markasının müvekkili şirket ortağı ----- adına tescilli olduğunu; müvekkili şirket adına tescilli ----- ve ------ numaralı ---- ibareli markasının seri markası niteliğindeki başkaca markalarının da bulunduğunu; davalı tarafından ---- markası kullanılmamasına rağmen TPMK nezdinde tescilinin sağlandığını ve süresi içinde marka yenileme işlemlerinin yapıldığını; bu durumun marka hakkının kötüye kullanılmasını oluşturduğunu; davalı ile müvekkili arasında derdest----Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ----- sayılı dosyası kapsamında YİDK kararının iptali davasının bulunduğunu; davalının müvekkilinin ve müvekkili şirket ortağı ----- marka tesciline TPMK ve ---- Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemeleri nezdinde itiraz ederek müvekkilinin ---- markasının sicilden terkini ve hükümsüzlüğünü talep etmiş ise de hem TPMK hem de Mahkeme kararları ile davacının '----' markasının zayıf marka olduğunun ve müvekkilin '-----' markası ile iltibas yaratacak derecede benzer olmadığının tespit edildiğini; davalının kullanmadığı halde tekeline almış olduğu ve ayırt ediciliği olmaması sebebi ile tescil edilmesi mümkün olmayan, ancak bir şekilde tescil ettirdiği markasına dayanarak piyasada bu kelimenin üçüncü kişilerce başka unsurlarla bir arada kullanılmasının engellemek amacıyla davalar ikame ettiğini, bu şekilde marka haklarını kötüye kullandığını; bu doğrultuda davalıya karşı ---- markasının kullanılmaması sebebiyle işbu hükümsüzlük davasını ikame ettiklerini; davalının her ne kadar ---- kelimesinin tescilini sağlamış ise de bu markayı hiçbir zaman tescil ettirdiği şekilde kullanmadığını; davalının ---- markalı bir ürününün mevcut olmadığını; ---- ibaresinin '----' olarak tanımlayan vasıf bildiren bir kelime olduğunu; davalı tarafça davaya konu ---- markasının tek başına tescilinin SMK m.5 gereği mümkün olmadığını; ----- markasının 29, 30 ve 31. sınıflarda tescilli olduğunu; bu hizmet sınıflarının genel olarak yiyecek-içecek sektörüne ilişkin olduğunu; yiyecek-içecekler sınıflarında tescilli ---- markasının esasen TPMK nezdinde tescil başvuru aşamasında vasıf bildirmesinden ötürü SMK m. 5’e aykırılık nedeniyle Kurum tarafından başvurunun reddedilmesinin gerektiğini; ancak davalı tarafça bir şekilde tescil edilen işbu markanın, kullanılmaması bir yana, tescil edilemez nitelikte vasıf bildirir tek ibare içermesinden kaynaklı olarak hükümsüzlüğüne karar verilmesinin gerektiğini belirterek davalı adına tescilli --- ve ---- numaralı markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, 2. Davalı vekili davaya cevaplarında özetle, usule ilişkin olarak, davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu; aynı hususta derdest davanın mevcut olduğunu, ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- sayılı dosyasında davaya konu müvekkiline ait ---- sayılı “----” ibareli, ----- sayılı “----” ibareli, ----- sayılı “-----” ibareli markalar için hükümsüzlük talebinde bulunulmuş olduğunu ve mahkemece verilen 30.01.2023 tarihli ve -----. sayılı karar ile hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiş olduğunu, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu; davacının işbu davada taraf ehliyetinin bulunmadığını; esasa ilişkin olarak, markayı kullanmamanın hükümsüzlük nedeni olmadığını; SMK 25. maddesinde hükümsüzlük hallerinin düzenlendiğini, buna göre SMK 5. ve 6. maddelerin hükümsüzlük gerekçesi olduğunu; bu nedenle markanın kullanılmamasının hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceğini; ayrıca müvekkiline ait ---- tescil numaralı “-----” markasının tescil tarihi 19.06.2019 olup, 5 yıllık hoşgörü süresi dolmadığından kullanmama iddiasına mesnet gösterilemeyeceğini; müvekkili şirkete ait “----” markalarının kullanıldığını; nitekim güncel tarihli, --- BAM. ------ HD.’nin -----.---sayılı dosyasında alınan raporda, müvekkili şirketin markalarının fiili olarak kullanıldığının ifade edildiğini; müvekkilince açılan diğer davalarda müvekkili şirketin “-----” markasının yoğun kullanım sonucu yüksek ayırt ediciliğe ulaştığının ifade edildiğini; davacı iddialarının aksine, müvekkili şirkete ait “----” markalarının yüksek ayırt ediciliği haiz markalar olup, söz konusu markaların ayırt ediciliğinin yargı kararlarına dahi konu olduğunu; bununla birlikte, “----” ibaresinin tescilli bulunduğu sınıflar bakımından tanımlayıcılığının bulunmadığını; aksi düşünüldüğünde dahi SMK m.25/4 uyarınca hükümsüz kılınamayacağını; müvekkiline ait “-----” markaları tanınmış ve kullanım yoluyla da ayırt edici kılınmış olunduğundan, hükümsüzlük kılınmasının koşullarının mevcut olmadığını; Yargıtay’ın yerleşik içtihadı ile “----” markasının tanınmışlık kazandığının ve müvekkili şirket ile özdeşleşmiş olduğunun kabul edildiğini; müvekkiline ait “------” asli unsurlu markaların 2007 yılından beri fiili olarak kullanıldığını, müvekkili şirket tarafından kullanılan markalara büyük yatırımlar yapıldığını, bu yatırımlar sonucunda “-----” ibareli müvekkiline ait seri markaların tanınmış ve ayırt edicilik kazandığını; kötü niyet iddialarının mesnetsiz olduğunu; tedbir kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ----, ----- - tescil numaralı markaların yenilik ve ayırt edilcilik özelliği bulunmadığından ve kullanılmama dolayısıyla bahisle hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Davalının ---- Ticaret Sicil Müdürlüğünde ----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin 07/03/1972 olduğu anlaşılmıştır.
Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde;Davacı şirket markalarının, ------ numaralı Şekil markası 5, 29, 30, 32 ve 35. sınıflarda 04.10.2019 tarihi itibariyle koruma altına alınmış, 11.12.2021 tarihinde tescil edilmiştir. Söz konusu markanın başvurusuna davacı -----tarafından “-----” ibareli markalara dayanılarak itiraz edilmiş olduğu, itirazın reddedilmiş olduğu görülmektedir. ----- numaralı markası 1, 2, 3, 4, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 31, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45. sınıflarda 31.12.2020 tarihi itibariyle koruma altına alınmış olup, 07.09.2021 tarihinde tescil edilmiştir.
Davacı şirket ortağı ----ait marka şöyledir:
----- numaralı markası 5, 29, 30, 32 ve 35. sınıflarda 23.11.2016 tarihi itibariyle koruma altına alınmış, 25.06.2018 tarihinde tescil edilmiştir.
Söz konusu markanın başvurusuna davacı ---- tarafından -----ibareli markalara dayanılarak itiraz edilmiş olduğu, itirazın reddedilmiş olduğu görülmektedir.
Hükümsüzlüğü ve kullanmama nedeniyle iptali talep edilen davalı markaları şöyledir: ----- numaralı ----- markası 29, 30, 32. sınıflarda 14.06.2007 tarihi itibariyle koruma alına alınmış olup, 27.11.2008 tarihinde tescil edilmiştir.
----- numaralı -----şekil markası 29, 30, 32. sınıflarda 11.07.2013 tarihi itibariyle koruma alına alınmış olup, 05.05.2015 tarihinde tescil edilmiştir.
---- numaralı -----şekil markası 30. sınıfta 23.02.2018 tarihi itibariyle koruma altına alınmış olup, 19.06.2019 tarihinde tescil edilmiştir.
Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
Hükümsüzlük talepleri bakımından,
1.“------” kelimesinin anlamlarından “uygun vücut ölçülerine sahip olan kimse” anlamının yiyecek-içecek malları bakımından doğrudan bir nitelik bildirmediği, dolaylı olarak belirli bir yiyecek/içecek ürününün tüketilmesi sonucunda “----” bir vücut ölçüsüne sahip olmak anlamı halinde dahi söz konusu ibarenin ayırt ediciliğinin olmadığı anlamına gelmediği; nitekim, “-----” ibaresi yenilip içilen bir ürün ile uygun vücut ölçülerine sahip olma şeklinde anlaşılabilir ise de, bu anlamın bir öneri ve imadan öteye gitmediği;
2.Bu bakımdan SMK m.5’e dayalı hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı;
Kullanmama nedeniyle iptal talepleri bakımından,
3.Tescil tarihi 19.06.2019 olan ------numaralı Şekil markasının kullanımı bakımından dava tarihinde 5 yıllık hoşgörü süresinin geçmemiş olduğu, bu marka açısından kullanmama nedeniyle iptal talebinde bulunamayacağı;
4.Dosya kapsamında sunulan faturalar yönünden yapılan mali inceleme neticesinde: satış faturalarında, davalı şirketin muhtelif tarihlerde muhtelif müşterilerine satışını gerçekleştirdiği ----- ürünleri arasında -----isimli ürünlere ilişkin satış faturaları düzenlendiği, 2018-2019-2020-2021 ve 2022 tarihli faturalarda her iki ürün için toplamda 280.241,95 TL tutarında satış gerçekleştiği;
5.Davaya konu ----- ürünleri ile ilgili sunulan faturalarda tespit edilen satış tutarının SMK m.9 anlamında pazar payı yaratmak ve/veya pazar payını korumak için yeterli olup olmadığı hususunda takdir Sayın Mahkemeye ait olup, Mahkemece SMK m.9 anlamında kullanım olduğunun kabulü halinde, söz konusu kullanımın 30. sınıfta yer alan “bisküviler” ve “Hububat (tahıl) ve mamülleri” kapsamında kaldığı; " yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK 5,9 ve 25.Maddeleri
GEREKÇE:
Dava, davalı adına tescilli markalar olan ------- tescil numaralı markaların SMK'nın 5. Maddesi gereği hükümsüzlüğü ve SMK'nın 9. Maddesi gereği kullanılmama dolayısıyla iptal davasıdır.Davacı taraf davalı adına tescilli -----tescil numaralı markaların ana unsurunun "----" ibaresi olduğu, bu ibarenin tek başına ayırt edicilik unsuru taşımadığı, yine bu ibarenin vasıf bildiren bir ibare olduğunu bu sebeple de hükümsüz kılınmaları gerektiğini, ayrıca davalı tarafın dava konusu markaları etkin kullanmaması sebebiyle markaların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SMK'nın 5. Maddesinde, "Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler." marka olarak tescil edilemeyeceği ve bu sebeplerin mutlak ret nedeni olduğu belirtilmiştir.
Yine SMK'nın 9. Maddesinde "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." hükmü düzenlenmiş, ve 5 yıl boyunca kullanılmayan markaların iptaline karar verileceği düzenlenmiştir.
Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın önce hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, ---- numaralı ----- markası 29, 30, 32. sınıflarda 14.06.2007 tarihi itibariyle koruma alına alınmış olup, 27.11.2008 tarihinde tescil edildiği, --- numaralı -----şekil markası 29, 30, 32. sınıflarda 11.07.2013 tarihi itibariyle koruma alına alınmış olup, 05.05.2015 tarihinde tescil edildiği, ----- numaralı ----şekil markası 30. sınıfta 23.02.2018 tarihi itibariyle koruma altına alınmış olup, 19.06.2019 tarihinde tescil edildiği, her üç markanın ana unsurunun da "----" ibaresi olduğu, “----” ibaresinin davacı markaları kapsamındaki yiyecek ve içecek malları bakımından derhal ve doğrudan ürünlerin cinsini, vasfını veya herhangi bir halini belirtmediğinden ayırt edicilik vasfının bulunduğu, tanımlayıcı olmadığı, ancak yiyecek ve içecek mallarının sağlıklı olduğu, vücudu /---- tutacağı yönünde dolaylı anlatım özelliğine sahip olduğu, olasılıkları ima eden telkin edici ve mecazi bir kelime olduğu, bu haliyle bir ürün grubunun vasfını belirten ibare olarak nitelendirilemeyeceği kabul edilmiş ve davacı tarafın SMK'nın 5/1c maddesi gereği hükümsüzlük taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın SMK'nın 5/1-b maddesi gereği hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, davacı tarafın tescilli -----numaralı ---- markasındaki ibareye yazı karakteri ile ayırt edicilik kazandırıldığı, ----- numaralı -----şekil markasına yazı karakteri ve kare şekil içerisine alınarak ayırt edicilik kazandırıldığı, ----- numaralı -----şekil markasına yazı karakteri ve içerisinin renklendirilmek suretiyle ayırt edicilik kazandırıldığı, davacının markalarının tescil edildiği sınıflar ve davalının kullanımları dikkate alındığında “-----” kelimesinin “uygun vücut ölçülerine sahip olan kimse” anlamının yiyecek-içecek malları bakımından doğrudan bir nitelik bildirmediği, dolaylı olarak belirli bir yiyecek/içecek ürünü sonucunda “-----” bir vücuda sahip olmak anlamı taşıyacağı, bu haliyle de ayırt edici karakter kazandığı kabul edilmiş ve davcı tarafın SMK'nın 5/1-b maddesi gereği hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın kullanılmama sebebiyle iptal talepleri de incelenmiş, markaların kullanıldığını ispat yükünün davalı tescil sahibinde olduğu, davalı tarafın celp edilen defter ve kayıtlarının incelendiği bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere, satış faturalarında, davalı şirketin muhtelif tarihlerde muhtelif müşterilerine satışını gerçekleştirdiği ---- ürünleri arasında ----- isimli ürünlere ilişkin satış faturaları düzenlendiği, 2018-2019-2020-2021 ve 2022 tarihli faturalarda her iki ürün için toplamda 280.241,95 TL tutarında satış gerçekleştiği, bu haliyle davaya konu ----- ürünleri ile ilgili sunulan faturalarda tespit edilen satış tutarının SMK
m.9 anlamında pazar payı yaratmak ve/veya pazar payını korumak için yeterli olduğu, dosya kapsamında sunulan “Gıda Üretim İzin Belgeleri” de ürün
adı kısmında; ----… şeklinde yazılı olduğu, bu ürünlerin de üretimi ve satışı yapılan ürünler olduğu dikkate alındığında davalı tarafça iptale konu markaların tescilli oldukları emtialar yönünden etkin olarak kullanıldığı kabul edilmiş ve davacı tarafın dava konusu markaların kullanılmama sebebiyle iptal taleplerinin de yerinde olmadığı kabul edilmiş ve davanın tümden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL ilam harçtan başlangıçta alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile 247,70 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı yararına ------ tescil numaralı markanın hükümsüzlük talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
4-Davalı yararına ---- tescil numaralı markanın hükümsüzlük talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davalı yararına ----- tescil numaralı markanın hükümsüzlük talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6-Davalı yararına ----- tescil numaralı markanın iptal talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
7-Davalı yararına ---- tescil numaralı markanın iptal talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
8-Davalı yararına ----- tescil numaralı markanın hükümsüzlük talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
9-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
10-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!