T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/85 Esas
KARAR NO:2024/116
DAVA:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:10/04/2023
KARAR TARİHİ:30/04/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı------ yılında kurulmuş, kurulduğu günden bu yana gerçekleştirdiği faaliyet neticesinde, ---- markasını sektöründe meşhur ve maruf hale getirdiğin, davacının faaliyeti, referansları ile ilgili ayrıntılı bilgi---- yer aldığını,------ ticaret unvanı olduğu gibi --------- açısından tescilli markası olduğunu, davalının müvekkilinin yukarıda ifade ettiğimiz emek ve çabası neticesinde elde ettiği birikimden faydalanmaya çalıştığını ve tescilli ---- markası ile ayırt iltibas yaratacak derecede benzer olan ---- marka olarak tescil ettirdiğini, davalının , müvekkiline ait ------birebir kullanıp, müvekkili adına tescilli markanın sonuna aynı zamanda büyükşehir olan ve gerek bu özelliği gerekse ---- açıdan ülkemizin en yüksek nüfusuna sahip ve çok ziyaret alan, bu özelliği gereği popüler yerleşim yerlerinden birisi olan ---- eklemiş, böylece marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ------------------ tıbbi hizmetler açısından tescilini sağladığını, davalının markasının müvekkiline ait markanın benzerinin kullanılması tüketici zihninde karışıklığa neden olacağını, dava konusu ibarenin müvekkiline ait markalar zincirine dâhil olduğu izlenimi uyandıracak, bu durumda da, davalı haksız olarak müvekkilinin emeğinden yararlanmış olacağını, markaya il adı eklenmesinin karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmadığı gibi markaların başlangıç unsurlarının aynı olduğunu, ---- kod no.lu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin markasını tescilin akabinde müvekkilinin ----- yıldır da ----- ikamet etmesi, ------ da diş hekimi olarak çalışması ve daha sonra görevinden istifa ederek 7 yıldır da kendine ait olan özel diş kliniği işletmesi ile geniş bir çevresi bulunduğunu, ---dava konusu markayı kullanmaya başladığında ------ kimsenin tanımadığını ve bilmediğini, uzun uğraşlar ve emekler sonucu müvekkilim markasını tanıttırmış ve sadece ---- ile sınırlı kalmayarak bütün ---- tanınır bir hale geldiğini ---- markasına bugüne kadar------- daha doğrusu batıdan hiç bir hasta gelmediğini, genellikle insanlar diş yaptırmak istediğinde kendileri açısından gidip gelmesi kolay olan uygun mekanları ve yerleri seçtiğini, davacı tarafın kullanmış olduğu marka----- olup, müvekkili şirketin kullanmış olduğu marka ise------------ olduğunu, davacının markasında amblem olmadığını, yazı karakterleri, tabelaları ve renklerinin birbirleri ile alakası bulunmadığını, markalar arasında farklılık olduğunu, tabip ve diş tabibi, gazetelerde ve diğer neşri vasıtalarında, reklâm mahiyetinde teşekkür ilânları yazdıramayacağını, diş tabibi olanların reklam yasağı bulunduğunu, müvekkilinin işletmesinin ------ ilinde olup, şehrin nüfusunun yaklaşık 2.500.000 civarında olduğunu, davacı taraf İstanbul ilinde ikamet etmekle birlikte--------- nüfusu şehrimizin nüfusunun 10 katından fazla olduğunu, davalının marka ihlali yapmasının mümkün olmadığını,----- isminin sektörde çok kullanıldığını, bunun sebebi ise ------- olmasından dolayı olduğunu, ------ olup, dent demek diş, ağız anlamında olduğunu, her ne kadar ----- yabancı kelimeler olsa da ----- yaygın kullanılan genel isim mahiyetinde kelimeler olduğunu, impladent isminin sadece davacı tarafça kullanılamayacağını, davalının ---- yılından itibaren aktif bir şekilde faaliyet sürdürmekle birlikte güneydoğu da tanınmış bir marka haline geldiğini, bu nedenlerle; davacı marka ile gerek unvan gerekse de ------- hiçbir benzerliği olmadığı halde müvekkil firma hakkında verilen tedbir kararının kaldırılmasını, iş bu haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli-------- markasının davacının----- markası yönünden iltibas oluşturması dolayısı ile hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ---- kaydı ile davacı şirketin -----tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya ----- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----tescil numaralı-------------davacı adına, ---- numaralı ---- davalı adına --- tarihinde tescil edilmiştir. Davacı talepleri yönünden marka uzmanı ve diş hekiminden rapor aldırılmış olup alınan raporda özetle;----- ---- markasının davacı adına ----tescilli olduğu, ---- hekimliği faaliyetlerinde tanımlayıcı olup zayıf marka olduğu, ------markasının davalı adına ---- tescilli olduğu, Davalı adına ----- tescilli impladentgaziantep markasının SMK 6/1 ve 6/9, 25. Maddelleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 25, 5 ve 6. Maddeleri, 4721 sayılı TMK'nın 2. Maddesi.
GEREKÇE:Dava, davalı adına tescilli----markasının kötü niyetli tescil edildiğinden bahisle SMK'nın 6/1, 6/9 ve 25. Maddesi gereği markanın hükümsüzlüğü davasıdır. Davacı taraf ---- yılından beri diş sağlığı alanında faaliyet gösterdiğini, kendisi adına ------- tescilli olduğunu, davalı tarafın iltibas oluşturacak şekilde ve kötü niyetli olarak ---- markasını adına tescil ettirdiğini ve bu sebeple markanın hükümsüz kılınmasını talep ve dava etmiştir. Yine SMK'nın 6/1. Maddesinde "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. " hükmü gereği SMK m.25/1 uyarınca hükümsüzlüğü talep edilebilir.Yine SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." düzenlemesi gereği kötü niyetli tescil edilen markaların SMK'nın 25. Maddesi gereği hükümsüz kılınacağı düzenlenmiştir.Dava konusu somut olayda tarafların marka tescil kayıtları incelendiğinde incelendiğinde; davacı adına tescilli ----- tescil numaralı -------- tarihinde, davalı adına tescilli ------- ----- tarihinde tescil edildiği, her iki markanın da ortak sınıf olan ---------Sınıfta tescil edildikleri, davacı ve davalı tarafın faaliyet alanlarının diş sağlığı alanı olduğu, markaların da bu emtia sınıfında tescilli olduğu, her iki markanın çekirdek unsuru olan --------- ibarelerinin diş sağlığı alanında ---------- olarak kullanılan tedavi yöntemi ile -------------- karşılığı olan dent ibaresinin birleşimi ile oluştuğu, her iki kelimenin de diş sağlığı alanında çalışan iş yerlerinde sıklıkla kullanılan ve tanımlayıcı ifade mahiyetinde olduğu, tanımlayıcı mahiyetteki ibarelerin karıştırılma ihtimali değerlendirilmesinde nazara alınmayacağı, bu durum dikkate alınarak davacı tarafın tescilli markasına ayırt edicilik kazandırmak için kendi markasını şekil unsuru eklediği, davalı tarafın da aynı şekilde impladent ibaresine ---- ismini eklemek kaydıyla ayırt edicilik kazandırmaya çalıştığı, bu haliyle SMK'nın 6/1. Maddesi gereği markalar arasında iltibasın oluşmayacağı kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği kötü niyetli tescil yönündeki talepleri de değerlendirilmiş, dava konusu impladent ibaresinin zayıf ibare ve diş sağlığı alanındaki iş yerleri açısından tanımlayıcı ifade olduğu, asıl olanın iyi niyet olduğu, Yukarıdaki açıklamalara göre davacının markasının zayıf marka olduğu, sektörde ------- şeklinde pek çok kullanımın mevcut olduğu, bu ibarelerin tanımlayıcı olduğu, davacının markasında yer alan şekil unsurunun davalı markasından uzaklaştırdığı, yine davacı tarafça davalı tarafın kötü niyetli olduğunu ortaya koyacak bir delil de dosyaya ibraz etmediği dikkate alınarak kötü niyet yönündeki iddiaların da ispat edilemediği kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL, vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!