T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/50 Esas
KARAR NO:2024/25
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:15/03/2023
KARAR TARİHİ:12/01/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin ticari unvanında yer alan ve müvekkil şirketin faaliyetlerinde artık marka gibi kullanım haline gelmiş ve ayırt edici olan ---------- ibaresinin davalı yanca haksız ve kötü niyetli olarak, iltibasa yol açacak şekilde birebir aynısının marka olarak tescil edilmiş olması nedeniyle önceki tarihli tescilli ticari unvan sahibi müvekkil şirket adına iltibasa yol açacak, müvekkilin oluşturmuş olduğu tanınırlıktan haksız şekilde yararlanmak amacıyla tescil edilmiş markanın hükümsüzlüğünü talep etme zarureti doğduğunu, Müvekkili şirketin faaliyet alanı iletişim ve haberleşme sektöründe temel olan internet hizmetlerinin sağlanması, davalının tescili açıkça kötü niyetli olup davalı ----- tarihinden ---- unvanı ile faaliyet gösteren müvekkili şirkette -------- arasında çalıştığını, müvekkili şirketin ticari unvanında uzun yıllardır kullanmış olduğu artık piyasada -----olarak tanındığı birebir aynı şekilde olacak ibareyi iltibasa yol açacak şekilde kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, Müvekkil şirket -------- sağlamakta ve hizmet verdiği bölgede 41.000 aktif aboneye düzenli hizmet sağlamakta, aylık yaklaşık ----- çalışanı bulunduğunu, hizmet verdiği bölgede ve tüm ----- oldukça tanınan ve bilinen bir şirket olduğunu, ----- yaygın olarak kullanılan arama motoru olan ---- arama çubuğuna ------- yazıldığında müvekkili şirketin --------- sitesinin, ------- hesabının ve adresinin en üst sırada çıktığı hatta ----- gibi şirketler ve markalar hakkında müşterilerin şikayet ve taleplerini dile getirdiği platformda da hakkındaki yorumların -------- olarak yer aldığının görüleceğini, Kurulduğu ---- yılından bu yana internet sitesine sahip müvekkili şirketin alan adı;--------- yakın düzenli başvuru alındığını, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde müvekkili şirketin ticari unvanı ile birlikte tanınır bir şirket olduğu, faaliyet alanının haberleşme, iletişim ve internet hizmeti olduğu, ayırt edici unsurun -----------ibaresi olduğu ve aktif ticari hayatı olduğunu, Hükümsüzlüğü talep edilen ve isim kelime harf olarak müvekkil şirketin ticari unvanı ile birebir aynı olan marka müvekkil şirketin faaliyet alanı ile de birebir aynı olduğunu, Hükümsüzlüğü talep edilen marka hakkı sahibi, -----tarihli marka başvurusu ile ----- isimli markayı -------- tescil ettirdiğini, Hükümsüzlüğünü talep etmiş olduğu tescilli markanın müvekkilinin daha önceki tarihte tescil ettirmiş olduğu ticari unvanı olan ------- unvanı ile iltibas yarattığı hatta kötü niyetli olarak iltibas yaratması ve haksız kazanç elde etmek amacıyla tescil ettirildiğini, Bu nedenlerle; -Öncelikle ve davalıya tebligat yapılmaksızın müvekkilin haklarının acilen ve etkinlikle korunması gereği ve oluşan zararın telafisinin ilerde mümkün olmaması nedeniyle; Davalı tarafından kullanıma devam edilen müvekkile ait markayla aynı özellikleri taşıyan marka ambleminin ticari maksatla kullanımının önlenmesine, Davalıya ait varsa ----- mecralardaki tüm tanıtım ve kullanımının durdurulmasına, mütecaviz markanın web sitesinden çıkartılmasına, mümkün olmadığı takdirde----engellenmesine, davalının ----- numaralı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesine, mümkün değil ise anılan markalardan -----------ifadesinin çıkartılmasına Davalının müvekkile ticari unvanı kötü niyetli ve haksız olarak tescil ettirdiğinin ve kullandığının tespitine ve tecavüzün önlenmesine, sonuçların ortadan kaldırılmasına, Müvekkilin ticari unvanında yer alan ------- ibaresinin kullanımının dava sonuna kadar tedbiren dava sonunda tamamen durdurulmasına, ibaresi içeren her türlü reklam, afiş, ambalajın ve bu ibareyi içeren her türlü araç gerecin üçüncü kişiler elinde olsa dahi imhasına, karar verilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Davalı adına tescilli ------- nolu marka yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı, yine davalının marka kullanımı doslayısı ile davacının eskiye dayalı kullanımları yönünden tecavüz oluşturup oluşturmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacı şirketin ------ numarasıyla kayıtlı görüldüğü, ----- tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır. Dosyaya ------- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---tescil numaralı markasının ---- davalı adına tescili olduğu, ----- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafın ------ incelendiğinde --- tarihine kadar davacı şirkette çalıştığı görülmüştür. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
1------ markasının Davalı adına ------Sınıfta yer alan hizmetlerde tescil edilmiş olduğu,
2- Davacının ----- bu yana ilgili hizmet sınıfına yönelen, alan adı kullanımı nedeniyle öncelik hakkı sahibi/ gerçek hak sahibi olduğu,
Taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali söz konusu olduğundan davacının ---- ibaresinin üzerinde ----- Sınıfta yer alan hizmetlerde davacı tarafından ilk olarak ihdas ve istimal ettiği ve gerçek hak sahibi olduğu, Bu nedenle davalı adına -------no ile tescilli markasının ve SMK 6/3 ve 25. Maddesi uyarınca davalı markasının hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu,
3- Davalı adına ------- no ile tescilli markasının SMK 6/6, 6/9 ve 25 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu,
4-Davalının marka hakkına tecavüz teşkil edecek herhangibir eyleminin tespit edilemediği" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 Sayılı SMK'nın 6/3, 6/6,6/9,7/2,25 ve 29. maddeleri,
GEREKÇE:Dava, davalı adına tescilli markanın SMK'nın 6/3 ve 6/6. Maddelerinden kaynaklı markanın hükümsüzlüğü ve SMK'nın 7/2 ve 29. Maddeleri gereği marka hakkına tecavüz davasıdır.Davacı taraf davalının önceki dönemde kendi çalışanı olduğunu, bu sebeple kendisine ait bilinen ticaret unvanını marka olarak kendi adına tescil ettirdiğini beyan ederek davalı adına tescilli -------markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalının marka kullanımı dolayısıyla gerçek hak sahipliğinden kaynaklı marka hakkına tecavüz bulunduğu iddiası ile marka hakkına tecavüzün tespitini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı SMK'nın 6/3. Maddesine göre "Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir."6769 sayılı SMK'nın 6/6. Maddesine göre Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.6769 sayılı SMK'nın 25/1. Maddesine göre (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükümleri düzenlenmiştir. Bu hükümler gereği toplanan deliller dikkate alınarak uyuşmazlık değerlendirildiğinde, davacı ------ no ile tescil edildiği,----- olduğu, -----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı ----- davalı adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği ve halen koruma altında bulunduğu, davalının ----sigortalısı olarak --- tarihine kadar davacı şirkette çalıştığı, davalı adına tescil edilen markanın ana unsurunun ----- olduğu, bu ibarenin davacı şirketin ticaret unvanının da ana unsuru olduğu, davacı tarafın ----- beri dava konusu markanın ana unusuru olan -----ibaresini kullanması dolayısıyla gerçek hak sahibi olduğu, davacının davalı adına tescilli markanın kayıtlı olduğu -------Sınıftaki emtialar ve davalının ------ kaydı ve bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının faaliyet konusunun aynı olduğu, bu haliyle de davacının marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğu, davalının davacının eski çalışanı olduğu ve dava konusu markanın ana unsuru olan --- ibaresinden haberdar olmadığının hayatın olağan akışına aykırı olacağı ve davalının tescilinin bu sebeple kötü niyetli olduğu dikkate alındığında davalı adına tescilli -------numaralı tescilli markasının SMK 6/6, 6/9 ve 25 maddeleri uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu kabul edilmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz yönündeki talepleri de değerlendirilmiş, marka hakkına tecavüz eyleminden bahsedebilmek için tescilli bir markanın mevcut olması gerektiği, davacı adına tescilli bir markanın bulunmadığı, yine dava dosyası kapsamında davalı tarafın kötüniyetle tescil ettirmiş olduğu-------- markasını, marka tescil kapsamı dahilinde de kullandığına ilişkin herhangi bir delil de bulunmadığı dikkate alınarak marka hakkına yönelik tecavüz talepleri yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalı adına tescilli --------- markasının SMK'nın 25. Maddesi gereği HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,
2-Davacı tarafın marka hakkına tecavüzden kaynaklı talepleri yönünden davanın REDDİNE,
5- 427,60 TL karar ve ilam harcı tayini ile peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafça başlangıçta alınan 179,90 TL peşin harcın giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
7- Davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan, 205,50 TL ilk dava masrafı, 381,75 TL tebligat ve müzekkere gideri, 9.000,00 TL bilirkişi ücreti ile toplam 9.587,25 TL yargılama giderinin kabul ve red oranları (%50) gözönüne alınarak 4.793,625 TL sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
10-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!