WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/128 Esas
KARAR NO:2024/138
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/06/2023
KARAR TARİHİ:14/05/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin tekstil imalat, satış pazarlama işi ile iştigal ettiğini,---- olup,------- üretim fabrikası bulunduğunu; müvekkili şirketin aynı şekilde tekstil sektöründe ----- bulunduğunu; müvekkili şirketin grup şirketlerinden ------ üretimi ile tekstil sektörüne damga vurduğunu, hemen akabinde hızlı büyüme ile beraber ------yılından itibaren kaliteli erkek ve kadın üretimi ile tercih edilen markalardan bir haline geldiğini ve --------- mevcut fabrikaları ile aylık -----adet üretim kapasitesine sahip olduğunu;--------- ürünlerini satışa sunduğunu, -------- tescil numaralı------ usul ve yasaya aykırı şekilde tescil ettirilerek kullanıldığını, bu bakımdan hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesinin gerektiğini; ------ibareli markaların müvekkili adına tescilli olduğunu; davalının ise ------ markasının tescil başvurusunu 26/02/2019 tarihinde yaptığını, marka yayınına karşı 29/07/2019 tarihinde itiraz edildiğini, itirazların SMK m.6/1 uyarınca haklı bulunduğunu; davalı tarafın müvekkili şirketin ------- tarihinden çok sonra olan 28/08/2020 tarihinde tescil aldığını; davalı adına tescilli bulunan ------ markasının gerçek sahibinin müvekkili şirket olup daha önce ilgili kurum ve kuruluşlara yapmış olduğu tescil başvuruları neticesinde ---- ibareli markaları kullanmaya hak kazandığını; davalı tarafın -------markası ile üretim, satış ve pazarlama yapmasının marka hukukuna aykırı olduğu gibi aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini; davaya konu markanın, müvekkili markasının aynen kopyalanarak elde edilmesinin tüketici nezdinde müvekkili markaları ile düşünsel bir bağ kurulmasına ve söz konusu marka altında sunulan malların da müvekkili tarafından sunulmakta olduğu yönünde gerçek olmayan bir izlenime kapılmaları sonucuna yol açacağını; müvekkiline ait --------markalar karşılaştırıldığında; her iki markada da esas unsurun aynı olduğunu, davalı markasının müvekkili adına yıllardır tescilli bulunan markalar ile iltibas ihtimali yarattığını; ----- tarafından dava konusu ----- ibareli markanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle dava konusu -----markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiklerini belirtmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin ------- markasının ------ yılında kurulmuş yerli bir marka olduğunu; müvekkilinin ünlü tarihi mağaza olan ------markasının logosunun ise yine ----- bulunan ---- şekilde tasarlandığını; müvekkilinin faaliyetlerine -------- yılında başladığını ve sektöründe uzun deneyimler elde ettiğini; müvekkilinin ---- marka adı altında ----üzere toplamda ------ markasının yaratıcısı olup ---- tescilini sağladığı markaya ciddi yatırım yaptığını, yüksek satış rakamlarına ulaştırdığını ve markanın ulusal ve uluslararası düzeyde tanınmış hale gelmesini sağladığını; davacının iddia ve taleplerine dayanak yaptığı ------- markanın müvekkili markası ile aynı/benzer sınıfta tescili bulunmadığından dolayı huzurdaki davaya dayanak olamayacağını; davacının ----- sınıf kapsamında tescilini sağladığı hizmetlerin müvekkili tarafından zaten tescilinin sağlanmadığını, bu bakımdan davacının iddia ve taleplerine dayanak yaptığı-----numaralı tescillerinin sınıf farklılığından dolayı huzurdaki davaya konu olmayacağını; davacının davasına dayanak olarak gösterdiği markalardan yalnızca ------ markasının müvekkili markası ile aynı sınıf olan ------ tescili bulunduğunu; müvekkil markasının yıllar süren emek ve yatırım neticesinde tüketici nezdinde ciddi bir bilinirliğe ulaştığını; davacı markasının ise, davacının herhangi bir şekilde bu markaya ilişkin satışı ve ciddi kullanımı olmaması sebebi ile tüketici tarafından tanınmadığını; müvekkili markasının davacı markası ile görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzer olmadığını; müvekkili markasının ve davacı markasının tüketicinin nadiren aldığı lüks tüketim ürünleri için kullanıldığını, bu lüks ürünlerin alım sıklığının düşük olması ve fiyatlarının yüksek olmasının tüketicinin dikkat seviyesinin arttığını, bilinçli bir tüketicinin bu lüks ürünleri alırken görsel, işitsel ve kavramsal olarak da kolayca ayırt edilebilen dava konusu markaları karıştırmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ---- numaralı markanın hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup, -------- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya ---- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tarihinde davacı adına tescil edildiği bildirilmiştir.Davalı markası yönünden hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı hususunun tespit edildiği marka uzmanı, tekstil mühendisi ve hazır giyim sektöründe uzmandan oluşan heyet raporunda özetle; davacıya ait----------- markasının görsel ve işitsel olarak benzer oldukları; anlamsal olarak farklılaşma bulunmakla birlikte yabancı dildeki bu ibarelerin -------- anlamlarının ortalama tüketici kitlesince bilinip bilinemeyeceği hususunda takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu; mahkemece davaya konu işaretler arasında anlamsal farklılık bulunduğunun kabul edilmesi halinde, işaretlerin SMK m.6/1 kapsamında benzerlik şartını karşılamayacağı; buna karşın söz konusu işaretlerin -------anlamlarının ortalama ------tarafından bilinmediğinin tespiti halinde, anlamsal farklılığın söz konusu olmayacağı ve işaretler işitsel ve görsel benzer olduğundan SMK m.6/1 anlamında benzerlik şartının karşılanmış olacağı; İşaretler arasında anlamsal farklılığın kabul edilmeyip benzer olduğu Mahkemece kabul edildiği takdirde davalı markası 35. sınıf kapsamındaki ----------- bakımından aynı hizmetleri kapsadığından bu hizmetler açısından karıştırma ihtimalinin söz konusu olacağı; diğer taraftan, Mahkemece işaretler arasında anlamsal farklılığın bulunduğunun kabulü halinde, aynı hizmetler söz konusu olsa da farklı işaretler bakımından karıştırma ihtimalinin doğmayacağı; davacının önceki tarihli markasının varlığının, davalının davaya konu markasının tescilinde SMK m.6/9 anlamında kötü niyet karinesi yaratmadığına dair görüş bildirmişlerdir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın 6/1,6/9 ve 25. Maddeleri,

GEREKÇE: Dava, davalı adına tescilli ---------markanın SMK'nın 6/1 Maddesinden kaynaklı markanın hükümsüzlüğü davasıdır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükümleri düzenlenmiştir.
6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, ---- markasının davalı adına tescilli olduğu, davacı taraf adına tescilli olan markaların hazır giyim sektöründe olarak kullanılan ------ zayıf marka olduğu, sektöründe giyim ürününü tanımlayan ibare haline geldiği, bu haliyle ayırt ediciliği düşük olduğu, davalı tarafa ait ----- ürünü tanımlayan unsur olduğu, markaya ayırt ediciliği sağlayan ibarenin ------- ibaresi olduğu, bu haliyle davalı markasının davacı markaları ile karıştırılma ihtimalinin ortadan kalktığı, davalı markasının yazılış, okunuş ve anlam itibariyle davacı markalarından farklılaştığı dikkate alındığında SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı tarafa ait markanın şekil, anlam ve fonetik olarak davalı markası ile benzeşse dahi ---- yüzyılın ikinci yarısında hizmet vermeye başlayan bir mağazada kullanıldığı, -----anlamına gelen bu isim, ----- uygun fiyatla giyim, süs eşyası, oyuncak gibi ürünlerin satıldığı büyük mağazaların genel adı haline geldiği, bu haliyle SMK'nın 6/1. Maddesi gereği tanımlayıcı hale gelen ifadelerin karıştırılma ihtimalinde dikkate alınamayacağı dikkate alındığında SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Davacı tarafın, SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük talepleri de değerlendirilmiş, hem markalar arasında iltibasın oluşmadığı, hem davalının ---- markasına ayırt edicilik kazandırdırdığı ve yine sektörde bir çok firmanın markanın hitap ettiği müşteri kitlesinde bilinilirliği arttırmak için ----- ibarelerini kullandıkları ve davacı tarafça kötü niyeti ispat eder bir delil de sunulmadığı dikkate alındığında SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avanslarından karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı, yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2024