T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/104 Esas
KARAR NO:2024/137
DAVA:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/05/2023
KARAR TARİHİ:14/05/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı firma ------ dosyası hazırlama, ihale düzenleme, maliyet hesabı, hakediş ve kesin hesap düzenleme konularında ürettiği yazılımları geliştirmenin yanında bakım ve destek hizmetleri de vermekte olduğunu, davacı ------ mevcut ve yeni tüm ürünlerinde kullanıcı dostu olma özelliğini öne çıkarmak, satış sonrası hizmetleriyle kullanıcının yanında olmak, kullanıcı önerilerini iyi ve hızlı analiz ederek sürekli gelişmek, --------- bilgisayar yazılımı üretimi, uygulaması ve servisinde öncü olmak ve liderliği her gün daha da büyüyen bir organizasyonla sürdürmek, müşteri şikayetleri %0 oranına yaklaşan ürünler üretmek ve desteklerini sağlamak hedefinde olduğunu, bu bağlamda, verdiği hizmetleri marka tescili altında korumak istemekte ve marka unsurlarında "esas unsur" olmayacak şekilde "hakediş" ibaresini kullanarak hizmeti açısından ilgili tüketicilere bir fikir vermeyi amaçlamaktadır. Bununla birlikte, davacının dava konusu----------- markasının da sahibi olduğunu, ancak davacının dava konusu markanın başvuru tarihinden sonra yaptığı tüm başvurular, davaya konu marka sahibinin itirazı üzerine reddedilmekte ya da kısmi yayına dönüşmekte olduğunu, halbuki açıkça görüldüğü üzere, SMK'nın ilgili hükümleri gereğince ----esas unsuru münhasıran tek kişinin tekeline verilemeyecek bir ibare olduğunu, dava konusu ----------- klasik büyük harflerle tasarlanan bir kelime markası olduğunu, bu ibareyi gören birinin markayı anlamaktan ziyade, "hakediş"in genel anlamıyla ilgili bir fikre kapılacağı aşikar olduğunu, bu bağlamda, bu markanın kaynak gösterme fonksiyonu bulunmadığı açık olduğunu, böyle bir ifadenin ise, tek kişinin tekeline verilmesi marka hukukunun ilkelerine aykırı olduğunu, bu ibarenin davalının tekeline verilmesi nedeniyle davacının sıkıntı yaşamakta ve kamu menfaati zedelenmekte olduğunu, "Hakediş" ibaresinin ticaret alanında herkes tarafından kullanılan işaret olarak değerlendirilebileceği gayet açık olduğunu, "Hakediş" terimi ihale alan veya büyük satın almalara giren firmaların iş bitiminde karşılık olarak alacakları para için kullanılmakta olduğunu, Hakediş özellikle devlet destekli projelerde veya kamu ihalelerinde yer almakta olduğunu, dolayısıyla bu terimin devlet desteğini nitelemesi söz konusuyken, bu markanın özel sektör adına tescilli olması yanıltıcılık doğurmakta olduğunu, bu bağlamda "hakediş" markasının da evleviyetle hükümsüzlüğü gerekmekte olduğunu, davacının ---- sayılı markasında yer alan ''Hakediş'' ibaresi, dava konusu ------ markada da esas unsur olarak aynen yer almakta olduğunu, bununla birlikte, her iki markada ------- sınıfta tescilli olup aynı sınıflarda yer aldığını, bağlamda, aynı sınıflarda bu iki taraf markalarının mevcudiyeti tüketici algısında karıştırılma ve ilişkilendirilmeye sebebiyet vermekte olduğunu, dolayısıyla dava konusu markanın, tüketici tarafından davacı markası ile ilişki kurularak bir bağlantısı olduğu yönünde yanlış bir izlenime kapılınması ihtimali dahi, davacı markasının itibarının zarar görmesine sebep olacağını, dava konusu "hakediş" markasının hükümsüzlüğüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davalı ------ yılında kurulmuş olup ---- günümüz hakediş yazılımlarının tamamına esin kaynağı olan nakliye metrajı, fiyat farkı vb. hesaplara kesin çözümler getiren temel ve tek uygulama olarak----- kullanıma sunmuş olduğunu, davalının kurulduğu -------- yılından bu yana yenilikçi çalışmalarıyla sektörün önünü açmakta olduğunu, davalı Şirket, kurulduğu tarihten itibaren Kamu İhale Kanunu ve ilgili diğer mevzuat kapsamında sektörün ihtiyacı olan yazılımları, sistemleri ve hizmetleri üretmek adına kesintisiz bir şekilde faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, davalı Şirket’e ait ------------kurumsal sitesinde 25 yıldan fazladır hakediş alanında yazılım, eğitim ve kitaplar sunulmakta olduğunu, yine Davalıya ------ yıldan beri, hakediş alanında kullanılan en önemli verilerden olan birim fiyatlar alanında bir numara olduğunu, ---------- davalının internet tabanlı hakediş uygulaması ticari portalı olduğunu, -----------davalının mülkiyetinde olduğunu ve ----işaret etmekte olduğunu, davalının hakediş ibaresi üzerindeki uzun yıllardır kesintisiz şekilde devam eden üretim ve çalışmasının sonucu olduğunu, zira arama motorlarında bu seviyede görüntülenebilmek için ilgili internet sitelerinin alanlarında itibar gören ve en çok kullanılan siteler olması gerekmekte olduğunu, davalının diğer internet sitelerinden olan---------- --------yönlendirilmiş bir alan adı olduğunu, bu nedenle ayrı ziyaretçi sayıları söz konusu olmadığını, --------- internet sitesi ise dışarıya kapalı olan ve sadece ücretli üyelikle kullanılabilen bir program sitesi olduğunu, bu nedenle bu site için ziyaretçi sayıları ölçülmemekte olduğunu, “HAKEDİŞ” ibaresinin kamu ile ilişkilendirilebilir bir niteliği bulunmadığını, Hakediş gerek özel sektörde gerekse kamu sektöründe yapılabilen bir çalışma olduğunu, Davalı Şirket’in işbu markanın kullanılarak göreceği mal ve hizmetlerin kamu hizmetiyle bir alakası bulunmadığını, davacı taraf markası ile davalı şirket markası benzer olmayıp SMK m. 6/1 kapsamında hiçbir şekilde karıştırılma ihtimalleri bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar tamamen mesnetsiz olup delillendirilememiş, soyut nitelikte iddialar olduğunu, davacı taraf kötüniyetli bir şekilde, davalı Şirketin markasının hükümsüzlüğü talep etmekte olduğunu, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuken korunması mümkün olmadığını, bu bağlamda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli ----- numaralı HAKEDİŞ markasının hükümsüzlük şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Ticaret sicil kaydı yazı cevabı ile davacı şirketin -----tarihinde tescil edildiği bildirilmiştir. Dosyaya ----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tarihinde davacı adına,---- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Davalı markası yönünden hükümsüzlük şartları yönüyle değerlendime yapıldığına dair marka uzmanı, bilişim uzmanı ve mali müşavir üyeden oluşan bilirkişi heyetinin raporunda özetle; davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen--------- güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının ----- tarihinin kayıt olunduğu, alan adı sahibinin ------- davalı firma adına kayıtlı olduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde web sitesinin içeriklerinde davaya konu “Hakediş” ibarelerin kullanıldığı, davalıya ait olan ilgili ------ ------- davalı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen ------sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin ---- yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve --------ılından bu yana davalı tarafından yoğun ve aralıksız bir şekilde kullanıldığı, internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde------ içeriklerinde davaya konu “Hakediş” ibarelerin kullanıldığı tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen ----- sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının ----- bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının --------- isimli davalı firma adına kayıtlı olduğu ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde web sitesinin içeriklerinde davaya konu “Hakediş” ibarelerin kullanıldığı, davalıya ait olan ilgili internet --------------adresinde davalı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen web arşiv sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2002 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve 2002 yılından bu yana davalı tarafından yoğun ve aralıksız bir şekilde kullanıldığı, internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde web sitesinin içeriklerinde davaya konu “Hakediş” ibarelerin kullanıldığı tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen -------- sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ancak siteye güncel olarak girildiğinde ----- vererek--------- sitenin açılmasının engellendiği, alan adının ----bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının---- kayıt olunduğu, alan adı sahibinin--------davalı firma adına kayıtlı olduğu, internet sitesinin içerikleri bu incelenememişse de ----- adında davaya konu “Hakediş” ibaresinin kullanıldığı, davalıya ait olan ilgili internet------- davalı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen ------üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2011 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve 2011 yılından bu yana davalı tarafından yoğun ve aralıksız bir şekilde kullanıldığı, internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde web sitesinin içeriklerinde davaya konu “Hakediş” ibarelerin kullanıldığı tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen ------------ sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, alan adının ---- bilgileri kontrol edildiğinde bu alan adının 08.12.2013 tarihinin kayıt olunduğu, alan adı sahibinin ------- sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde web sitesinin içeriklerinde davaya konu “Hakediş” ibarelerin kullanıldığı, davalıya ait olan ilgili internet ---------------adresinde davalı tarafından beyan etmiş olduğu gibi uzun yıllardan bu yana yoğun bir şekilde kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen -------- sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin 2014 yılından bu yana arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve 2014 yılından bu yana davalı tarafından yoğun ve aralıksız bir şekilde kullanıldığı, internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde web sitesinin içeriklerinde davaya konu “Hakediş” ibarelerin kullanıldığı tespit edildiği, davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen--------sitesinin güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ancak ilgili alan adına güncel olarak girildiğinde davalıya ait olduğu belirtilen ----- yönlendirilmiş olunduğu, alan adının------ kontrol edildiğinde bu alan adının ---- tarihinin kayıt olunduğu, alan adı sahibinin ----- davalı firma adına kayıtlı olduğu, ilgili -----alan adında davaya konu “Hakediş” ibaresinin kullanıldığı, dava konusu -----başvurusunun yapıldığı, Markanın ------ başvuru numaralı davacıya ait ----ibareli markadan dolayı reddedildiği, ancak redde gerekçe olan markanın da tescil ücretinin yatırılmamış olması -------karar düzeltme yapılarak ------ tamamı için etscilin gerçekleştiği, mutlak red nedenleri bakımından yapılan incelemede HAKEDİŞ ibaresinin özellikle finansal hizmetler veya ---- yer alan iş idaresi hizmetleri için genel ve tanımlayıcı bir ibare olarak kabul edilebileceği, ancak bu ibarenin ----yer alan bilgisayar hizmetleri için tanımlayıcı bir ibare olmadığı, bununla birlikte ilgili tüketici kesimi bakımından ------ ibare olmasa da tescilinde engel bulunmayan zayıf bir ibare olduğu , yapılan teknik incelemede davalı tarafın HAKEDİŞ ibaresini----- çok uzun zamandan beri kullandığı dikkate alındığında artık 5. Madde anlamında bu markanın reddi söz konusu olamayacağından 5. Madde anlamında markanın hükümsüz kılınamayacağı, SMK 6/1 anlamında davacı tarafın,---- tescil numaralı markası ile davalı adına tescilli-------- markalarının benzer olduğunu bu nedenle de markanın hükümsüz kılınması gerektiğini beyan ettiği, davacı markasının bir bütün olarak ----- olduğu ve özgün bir logo içerdiği, davacı markasının bir bütün olarak ------ şekil olması, zayıf ibarelerin koruma eşiğinin daha düşük olması nedeniyle SMK 6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, HAKEDİŞ ibaresini tek başına ilk başvuran tarafın davalı taraf olmaması, davacı tarafın ------- ibaresinin başvurusunu yaptığı tarihte HAKEDİŞ ibareli tescilli bir markanın bulunmaması, davacı taraf, başvuru tarihinde tek başına HAKEDİŞ ibaresini tescil ettirebilecek iken ------- ibaresini tescil ettirmiş olması, davalı tarafın tescil tarihinden ve davacı tarafın başvuru tarihinden çok daha önce HAKEDİŞ ibaresini kullanıyor olması ve davalı tarafın somut olarak davacının faaliyetlerini engellemek amacıyla başvuru yaptığı delillendirilememesinden dolayı davalı tarafın kötü niyetinin ispatlanamadığı, SMK 6/9 anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığına dair görüş bildirmişlerdir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın 5 ve 6/9. Maddeleri,
GEREKÇE: Dava, davalı adına tescilli davalı adına tescilli 2019 95390 tescil numaralı HAKEDİŞ markanın SMK'nın 6/1 Maddesinden kaynaklı markanın hükümsüzlüğü davasıdır. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda,-------HAKEDİŞ markasının davalı adına tescilli olduğu, davacı taraf adına tescilli olan markaların yazılım sektöründe olarak kullanılan ------ ibaresinin zayıf marka olduğu, sektöründe giyim ürününü tanımlayan ibare haline geldiği, bu haliyle ayırt ediciliği düşük olduğu, davalı tarafa ait HAKEDİŞ markasındaki -------- ibaresinin yazılım anlamında ürünü tanımlayan unsur olduğu, markaya ayırt ediciliği sağlayan ibarenin HAKEDİŞ ibaresi olduğu, bu haliyle davalı markasının davacı markaları ile karıştırılma ihtimalinin ortadan kalktığı, davalı markasının yazılış, okunuş ve anlam itibariyle davacı markalarından farklılaştığı dikkate alındığında SMK'nın 6/1. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davacı tarafça yine davalının markayı kötü niyetli olarak tescil ettirdiği iddia edilmiş ise de hem markalar arasında iltibasın oluşmadığı, hem davalının HAKEDİŞ ibaresi ile markasına ayırt edicilik kazandırdırdığı ve yine sektörde bir çok firmanın markanın hitap ettiği müşteri kitlesinde bilinilirliği arttırmak için HAKEDİŞ ya da giyim ibarelerini kullandıkları, bu haliyle hakediş ibaresin sektörde yapılan işin karşılığı ödeme yapılacağı zamanı belirtilen zayıf ibare ibare olduğu, yine bu ifadenin sektörde yapılan işin karşılığı olarak tanımlayıcılık kazandığı, tanımlayıcı ifadenin karıştırma ihtimalinde nazara alınmayacağı dikkate alındığında SMK'nın 5 ve 6/1. Maddeleri gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmayacağı kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği kötü niyetli tescil yönünden de talepleri değerlendirilmiş, davacı markasının bir bütün olarak ------ olduğu ve özgün bir logo içerdiği, davacı markasının bir bütün olarak ----- şekil olması, zayıf ibarelerin koruma eşiğinin daha düşük olması nedeniyle SMK 6/1 anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, HAKEDİŞ ibaresini tek başına ilk başvuran tarafın davalı taraf olmaması, davacı tarafın ------ ibaresinin başvurusunu yaptığı tarihte HAKEDİŞ ibareli tescilli bir markanın bulunmaması, davacı taraf, başvuru tarihinde tek başına HAKEDİŞ ibaresini tescil ettirebilecek iken----- ibaresini tescil ettirmiş olması, davalı tarafın tescil tarihinden ve davacı tarafın başvuru tarihinden çok daha önce HAKEDİŞ ibaresini kullanıyor olması ve davalı tarafın somut olarak davacının faaliyetlerini engellemek amacıyla başvuru yaptığı delillendirilememesinden dolayı davalı tarafın kötü niyetinin ispatlanamadığı, SMK 6/9 anlamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı ve davacı tarafça kötü niyeti ispat eder bir delil de sunulmadığı dikkate alındığında SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kabul edilerek davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
2-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından sarfedilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avanslarından karar kesinleştiğinde ve istek halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!