WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/292 Esas
KARAR NO:2024/180
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/12/2022
KARAR TARİHİ: 13/06/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı ------ davacı -----dayı-yeğen olmakla birlikte, diğer davacı ---- eşi olduğunu, davalı ----- davacı müvekkillerinin ------ akraba olduklarını, davaya konu -------- ibareli markanın, davacı müvekkili ------- tarafından bulunduğunu, davacılar ------ söz konusu markayı 2000'li yıllardan bu yana aktif şekilde kullandıklarını, davalı ------- ise söz konusu markayı müvekkili --------izni ile bir süre kullandığını, sonrasında ise müvekkilinin izni olmadan markayı ------ tescil ettirdiğini, yıllarca ------- davacıların hakkaniyet ilkesi ile kullandıklarını, ancak davalının haksız ve kötü niyetli olarak markayı tescil ettirmesi ile ve yine davalının haksız marka tesciline dayanarak davacı müvekkillerinin ------------ karşı ceza davası açılması, marka başvurularına haksız itiraz edilmesi nedeniyle ciddi mağduriyet yaşadıklarını, Sınai Mülkiyet Kanunu'nun hükümsüzlük halleri ve hükümsüzlük talebi başlıklı 25.maddesinin 1.fıkrası; "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmünü içerdiğini, bu hükümden de görüleceği üzere bir markanın hükümsüzlüğüne Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 5.ve 6.maddelerde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde karar verileceğini, ------ ibareli markanın-----yılların başında davacı ------- tarafından bulunduğunu ve bulunduğu günden bu yana da aktif şekilde kullanıldığını, ------- başvuruda bulunduğunu ve -------- tescil numarası ile tescillendiğini, davacı müvekkilinin tescil tarihinden evvel kullandığı markayı tescil ettirdikten 10 yıl sonra yenileme işlemini yaptırmadığını, ancak markayı aktif şekilde kullanmaya devam ettiğini, davalının ise ---- tarihinde kötü niyetli olarak ------ibareli markanın tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkili --------------- marka tescili düştüğü için ------ herhangi bir sıkıntı olmadan markasının tescil olduğunu, davalının söz konusu markanın davacı müvekkillere ait olduğunu bilmeme gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilleri ------- davalının bir süre markayı, davacı ------ rızası ile kullandıklarını, ancak, davalının daha sonra ------- herhangi bir izin almadan markayı tescil ettirdiğini ve bu haksız tescile dayanarak müvekkillerini zarara uğratma kastı ile hareket ettiğini, davacı ---- yenileme yapılmaması nedeniyle düşen markası olan ------ davalının ------ markasının aynı olduğunu, her iki markanın da unlu mamüller üretim ve satış sektöründe faaliyet gösterdiğini, dolayısıyla markaların aynı olduklarını ve aynı sınıflarda yer aldıklarını, bu durumda davalının markasının, müvekkili ------- markasından sonra tescil olması nedeniyle hükümsüzlüğünün gerektiğini, davacı müvekkillerinin resmi evraklar ve faturalarda görüleceği üzere ------- ibareli markanın eskiye dayalı kullanım hakkı sahibi olduğunu, davalının ise -------davacıların izni olmadan kullanarak, haksız elde ettiği tescil ile hakkaniyete aykırı hareket ettiğini, davalının markasının davacıların markası ile birebir aynı olması nedeniyle bu durumun ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verdiğini, ayrıca davalı ------------ müvekkillerinin gerçek hak sahibi olduğu, eskiye dayalı olarak unlu mamullerin üretim ve satış sektöründe faaliyet gösteren müvekkillerine karşı haksız tescile dayanarak suç duyurusunda bulunduğunu, davalının tescil hakkı dikkate alındığından ---------- dosyasında ceza davası açıldığını, davanın yargılama aşamasının devam ettiğini, bu sebeplerle davalı tarafın haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olarak tescil ettirdiği ------ ibareli markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacıların tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacılar arasında dava arkadaşlığını doğuracak her hangi bir durum bulunmadığını, dava dilekçesindeki iddialara göre bu markayı------bulduğunu, ancak diğer davacılar ile birlikte kullandığını,------bu markayı bir dönem kendi adına tescil ettirdiğini, iddiaya göre dava konusu markayı bulduğunu ileri süren davacı ------- diğer davacılar ile birlikte kullanmasının o markanın davacıların hepsine ait olduğu anlamına gelmediğini, zira dava dışı müvekkilinin ağabeyi ------ da davacıların gayri resmi ortağı olduğunu, iddia doğru ise bu markada dava dışı-----da ortak olacağını, oysa tarafların adi ortaklık ilişkilerini ikrar etmediklerini, dava konusu markayı kullandıkları için davacı -------ihtarname keşide edildiğini, aleyhine ----- Mahkemesinde ceza davası açıldığını, ------ Mahkemesinde de tazminat davası açıldığını, ancak bu markayı davacı ------ kullanmaması nedeniyle ona karşı hiçbir işlem yapılmadığını, ---- davacı ------ tarafından bulunduğu ve ------ yıllardan bu yana kullandığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, ------ ibaresinin müvekkili ------ tarafından bulunduğunu, müvekkilinin ----ibaresini --------yıllardan beri kullandığını, halen bu unvan ile -------- adresinde fırın ve unlu mamuller işini iştigal ettiğini, davacı ----- ise bu isimle adına kayıtlı hiçbir işletme bulunmadığını, davacıların müvekkilinin ağabeyi dava dışı ------- birlikte --------isimli bir ------işlettiklerini, bu----------ismini -------- koyarken, müvekkilinden izin aldıklarını, ancak ilerleyen tarihlerde davacı ------, müvekkilinin ağabeyi -------ortaklığını inkar edince, müvekkilinin ağabeyini ortak oldukları fırına sokmamaya başlayınca, karşılıklı olarak birbirlerine dava açıldığını, bu nedenle davacı ------aleyhine keşide edilen ihtarname ile bu markayı kullanmasının yasaklandığını, yine davacı------ müvekkilinin marka hakkına hiçbir şekilde itiraz etmediğini, markayı tekrar adına tescil ettirmeye çalışmadığını, her ne kadar diğer davalı------ benzer bir markayı tescil ettirmeye çalışmış ise de müvekkilinin itirazı ile bu tescili yaptıramadığını, ------ bu markayı belli bir dönem adına tescil ettirmesinin de tamamen müvekkilinin ağabeyi -------- sayesinde olduğunu, ancak davacının bu markayı aktif olarak kullanmadığı için marka üzerinde herhangi bir hak talep edemeyeceğini, aksi düşünülse bile ------ tarihinden bu yana marka ile olan tüm ilişkisinin kesildiğini, markanın koruma hakkının ortadan kalktığını, müvekkilinin markasını tescil ettirirken de itiraz edilmediğini, davacı ----- dava konusu markayı adına tescil ettirdiğinde bile o markanın müvekkiline ait olduğunu, davacı ------ yılında adına markayı tescil ettirmiş olsa da müvekkilinin 02/11/2004 tarihinde bu markayı zaten kullandığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı tarafça tescil ettirilen ------markasının davalı tarafça kötü niyetli olarak tescil ettirilip ettirilmediği, markanın hükümsüzlüğü şartlarının oluşturulup oluşturulmadığı, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Davacı vekili 03.06.2024 tarihli dilekçesinde, davada davalı ----------- aralarında sulh olunduğunu, davalılar aleyhine açılan ve henüz kesinleşmeyen davayı HMK md.123 gereği geri aldıklarını davalı vekili ise 13/06/2024 tarihli dilekçesinde; davacının davanın HMK 123. Maddesi uyarınca geri alınması talebinin kabulüne, davanın açılmamış sayılmasına, lehimize yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmişlerdir. HMK'nun 123/1. Maddesi uyarınca davacının hüküm kesinleşinceye kadar, davalının muvafakati ile davasını geri alabileceği düzenlenmiş olup, davalı tarafça davacının davasını geri almasına muvafakat edildiğinden ve taraflar karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerinden, geri alınan dava hakkında açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:
1-Davanın geri alma dolayısı ile AÇILMAMIŞ SAYILMAINA,
2-Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Tarafların yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri bulunmadığından, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı vekili vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/06/2024