T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/291 Esas
KARAR NO:2024/124
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 26/12/2022
KARAR TARİHİ: 07/05/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin denizcilik sektöründe faaliyet gösteren ------ şirket olduğu, müvekkilinin ----------Sınıfta tescil ettirdiği, Davalının müvekkili bünyesinde çalıştığı süreçte müvekkilinin markasından istifade ederek kendi nam ve hesabına işlemler yaptığı, yüksek kazanç elde ettiği, davalının müvekkili bünyesinde sigortalı çalıştığı dönemde şirketin güvenini suistimal ettiği, rekabet yasağı ve sadakat yükümlülüğünü ihlal edecek işlemler yaptığı ve yapmaya devam ettiği, Davalının söz konusu eylemlerinin tespitinin akabinde kendisiyle iş ilişkisinin sonlandırıldığı, Davalının -------- isimli müvekkili -------- davalının yetkili olduğu şirketin yurtdışı bağlantılı işlerinin yapılması ve faturaların kesilmesi için ----- isimli şirketin kendisi tarafından kurulduğunu beyan ettiği, akabinde davalının---- aldığı ve------ isimli marka tescili gerçekleştirdiği, iş akdinin feshinin akabinde davalının ------- müvekkiline devrinin sağlandığı, müvekkilinin -------yer alan yazışmaların dökümünü yapması üzerine yazışmaların ---------- şirket üzerinden de yapıldığının görüldüğü, ilgili mail adresinin imza bölümünde sadece davalının ismi yer almakla birlikte müvekkiline ait marka ve logonun da kullanıldığı, davalı tarafından kurulan ------ isimli şirketin müvekkilinin bir alt şirketi olarak algılanmaya müsait olması ve davalının iş ve işlemleri sırasında müvekkilinin antetli evraklarını ve spesifik rapor formlarını kullanması sebebiyle markaya tecavüzün oluştuğu, davalının hukuka aykırı ve haksız eylemleri sebebiyle müvekkilinin marka değerinin ve tanınırlığının zedelendiği, itibar kaybına uğradığı ve müşteri portföyünün zarar gördüğü hususlarını beyanla markaya tecavüzün men’i ve tazminat taleplerini dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin denizcilik sektöründeki tecrübesi, güvenilirliği, çevresi ve donanımı sebebiyle davacının müvekkilinin her türlü donanımından faydalanarak sektörde gelişme kaydettiği, Müvekkilinin davacı bünyesinde çalıştığı süre içerisinde güveni kötüye kullanmaya yönelik hareketlerde bulunduğu iddiaları karşısında basiretli tacir olarak hareket etmekle yükümlü davacının 5 yıldan fazla süre müvekkili bünyesinde neden tuttuğunu sorgulamaya sebep olduğu, Müvekkilinin davacı şirkette çalışmadan önce de sektörde birçok hizmetler verdiği, danışmanlık yaptığı, davacı şirket ile müvekkili arasında müvekkilin diğer işlerini engelleyici, kısıtlayıcı hiçbir yazılı ya da sözlü anlaşma olmadığı,------ şirkette müvekkilinin tek ortak ve tek yetkili olduğu, şirketin kuruluşunun bizzat davacının o dönemki unvanı ----- teşvikiyle, karşılıklı menfaatler gözetilerek------ kullanılmasının sağlandığı, marka başvurularının da bizzat kendilerinin bilgisi ve onayı ile yapıldığı, ------- şirketin ise müvekkilinin tamamen yurt dışı odaklı danışmanlık ve sektörel hizmetler vermek amacıyla kurduğu bir şirket olduğu, davacının bu şirketten ancak şirketler arasındaki faturalaşmanın bildirilmesiyle haberdar oldukları yönündeki iddialarının gerçek dışı olduğu, ---- devrine ilişkin davacı beyanlarının gerçek dışı olduğu, müvekkilinin denizcilik alanındaki yurtdışı işlerinin yoğunlaşması ve daha çok yurtdışında bulunması gerekeceğinden -----devretme niyetine girdiği, devir teklifinin de ilk önce davacıya yönlendirildiği ve devir işleminin gerçekleştirildiği hususlarını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına kayıtlı -------- markasının davalı tarafça davacının izni olmaksızın kullanılıp kullanılmadığı bu sebeple marka hakkına tecavüzün gerçekleşip gerçekleşmediği, gerçekleşmiş ise tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır-------ibareli markanın ------ hizmetleri bakımından davacı ----tescilli olduğu tespit olunmuştur.Davacının ------- numarasıyla kayıtlı görüldüğü, son tesil tarihinin --- olduğu anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; Davalıya ait olduğu belirtilen bahsi geçen -------- güncel olarak kullanımda ve aktif olduğu, ancak siteye güncel olarak girildiğinde ------bilgilendirmesinin çıkmış olduğu ve başkada site içeriğinin bulunmadığı, alan adının------ tarihinin kayıt olunduğu, alan adı sahibinin açıkça belirtilmediği ----- Davalıya ait olan ilgili--------davalı tarafından geçmişte kullanıp kullanılmadığını tespit edebilmek adına dünyanın en önde gelen----- sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda ilgili internet sitesinin ----- arşiv kayıtlarına ulaşıldığı ve internet sitesinin içerikleri detaylıca incelendiğinde -------bilgilendirmesinin çıkmış olduğu ve başkada site içeriğinin bulunmadığı,Davacı yan tarafından davalı yan tarafından gerçekleştirilen markasal kullanımlar olduğu iddiası ile dosyaya sunulan evrak içerisinde;-----tarafından tanzim edilmiş ----- ibaresini içerir ---- doküman ------ tanzim edilmiş ----- tarafından tanzim edilmiş ----- imzalı sözleşme görülmüşse de, ilgili kullanımların davalı ------ ilişkin şahsi kullanımı gösterir mahiyette olmadığı, dava dışı firmanın yaptığı markasal kullanımların davalı yanın davacı yana ait markaya tecavüz teşkil eder kullanımlar gerçekleştirdiği şeklinde yorumlanamayacağı, Mahkemece dinlenmiş olan tanık beyanlarında özetle;--------Karşı taraftan servis açıklaması istediğimizde bizim antetli marka logomuzun bulunduğu dokümanlar ile işlemlerin yapıldığını gördük ancak ödemeyi biz değil davalılar almış” -------Davalı davacı lşrketşn de portföyündeki müşteriler ile de iş yapar, davalının kendi eskiye dayalı portföyü de vardı, ancak tüm işleri davacı şirket nam ve hesabına yapardı”-----Çalıştığımız davacı şirkette müşterilerin çoğunluğu davalının portföyüdür … Ne ben ne davalı davacı şirkette çalışırken kendi namı hesabımıza davacı şirketin unvanının kullanarak iş yapmadık, yaptığımız bütün işler davacı şirketin kontrolü ve onun faydasına işlerdi.” ----“ben hortum şirketinin isminin neden------- kurulduğunu sorduğumda davalı ile davacı şirket ortaklarının bir olduklarını…” şeklinde beyanlar görülmüşse de mezkûr beyanlarda markasal kullanımlara ilişkin somut ve yeterli verinin yer almadığı, Davacı yanca dosyaya sunulan markasal kullanımların söz konusu olduğu fatura ve sair evrakın----------olması sebebiyle kullanımların hangi emtia ve hizmetler bakımından söz konusu olduğunun tespit edilemediği, kaldı ki arz edildiği üzere ilgili kullanımların doğrudan davalı şahıs tarafından gerçekleştirildiğinin de anlaşılamadığı, yine söz konusu kullanımların gerçekleştirildiği şirketin yurtdışı menşeli bir şirket olması ve evraklar arasında yalnız ----- tarihli tek bir faturada bir ---- geçmesi sebebiyle söz konusu kullanımların ----- gerçekleştirilen kullanımlar olduğunun tespit edilemediği, yine ilgili kullanımların davalı ------ şahsi kullanımı gösterir mahiyette de olmadığı, dosya münderecatında davalı yanın davacı şirket bünyesinde çalışırken tabi olduğu sadakat yükümlülüğü ve rekabet yasağı sınırlarına ilişkin ayrıntılı talep ve açıklamalara yer verilmediğinden ve buna ilişkin iş sözleşmesi ve sair herhangi bir evraka dosya münderecatında rastlanmadığından markaya tecavüz ya da haksız rekabete ilişkin bu yönde de bir inceleme yapılamadığı, Günümüz bilgisayarları üzerinde---- yuvası yer almadığı için bankalar tarafından gönderilen ------- okunamadığından hesap hareketleri yönünden bir tespit yapılamadığı, Bu doğrultuda, dosyada yer alan dava konusu markasal kullanımların doğrudan davalı şahıs tarafından ve davacı markasının koruma kapsamının geçerli olduğu ülkemiz sathında gerçekleştirildiği anlaşılamadığından davalı yanın davacı yana ait tescilli markaya tecavüz teşkil eder kullanımlarının tespit edilemeyeceği" yönünde yönünde görüş bildirilmiştir.Taraflarca bildirilen tanıklar dinlenilmiş görgü ve bilgiye dayalı ifadeleri alınmıştır. ----- ifadesinde; “Ben şirketin genel müdürüydüm, dava tarihi itibari ile haklarımı kardeşlerime devrettim, her hangi bir ortaklığım yoktur, şuan çalışan olarak şirkette yer alıyorum,---- yılının kasım ayında -------hibe alarak davacı ----- ile birlikte kurduk, davalı ile de şirketin kuruluş aşamasında ortak tanıdğımız ------- vasıtası ile tanıştık, ben şirket kurulduktan sonra genel müdür olarak şirkette görev yapıyorum, davalının çalıştığı dönemde şirkette yaklaşık 20 kişi çalışıyordu, davacı da makine mühendisi olduğundan ve daha önce gemilerde bakım işi ile uğraştığından şirketin pazarlama işlerini yapıyordu, kendisi ile ilk tanıştığımızda da bakım işlerini yaptığı geminin işlerini yapımı sebebi ile iş ilişkimiz olmuştur, daha sonra davalı şirketimizin diğer çalışanları olan -------- kendi başlarına ve bizden habersiz işler yaptığını öğrendik, bu dönemde kendileri işten ayrıldılar, biz daha sonra davalı ve diğer çalışanların bizden habersiz şirkette aynı işi ve aynı isim ile yaptıklarını öğrendik,------geminin onarımı sonrası garanti dolayısı ile şirketimize ulaşılması üzerine bizden habersiz, davalı ve diğer ayrılan -------- birlikte gemiye şirketimizin isim ve logosu ile şirketimizin davalıya tahsis ettiği mail iletişim üzerinden irtibata geçmek sureti ile hizmet verildiğini öğrendik, karşı taraftan servis açıklaması istediğimizde bizim antetli marka logomuzun bulunduğu dökümanlar ile işlemlerin yapıldığını gördük ancak ödemeyi biz değil davalılar almış, Ben yönetici olmadığımdan davalının ------ yapılan fesih bildiriminden haberdar değilim, -----kuruluşunu tam olarak bilmiyorum ancak davalı ile abilerim arasında kurulmuş bir şirkettir, daha sonra tüm hisseleri abim ----devredilmiştir, şuan tek ortağı ------, şirketin iş ve işleyisi ile ilgili bilgi sahibi değilim, ------için kurulmuş bir şirkettir, ” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.------- ifadesinde;“ Ben davacı şirkette kurulduktan itibaren teknisyen olarak çalışmaya başladım, -----yılında şirketin kurulduğunu biliyorum, halen de şirkette teknik müdür olarak çalışıyorum, davalı şirket kurulduktan yaklaşık 2 yıl sonra davacı şirkette çalışmaya başladı, kendisi şirketin sahibi -------birlikte çalışıyordu, davalının kendi müşteri porföyü vardı, onların işleri ile ilgileniyordu, o dönemde şirkette 15-16 kişi çalışırdı, davalı şirkette çalışırken kendi adına şirket müşterilerine iş yaptığı haber alınınca, mail yazışmaları ile bu durum ortaya çıktı, iş akdine son verildi, davalı şirketten ayrılan ---- şirkete ait servis raporunu ------- olarak değiştirip eski bir müşterimize hizmet verdiğini ve bu durumu şirkete bildirmediğini öğrenince iş akdi feshedildi, iş yapılan gemi -----bir gemi idi diye hatırlıyorum, bir kısım işler davalının talimatı ile yapılırdı ancak bu patronumuz ------ yakın olması ve iş konusunda tecrübeli olmasından kaynaklanırdı, ortak olması yada şirketin yetkilisi olması durumu söz konusu değildi, ben kuruluştan beri şirkette olduğumdan bu hususu açıklık ile biliyorum, Davalı, davacı şirketin de portföyündeki müşteriler ile de iş yapar, davalının kendi eskiye dayalı portföyü de vardı, ancak tüm işleri davacı şirket nam ve hesabına yapardı, davalı şirketten ayrıldıktan sonra bir kısım müşterilen davalıya gitti ancak bu müşterilerin davalının kendi portföyü mü yoksa davacı şirketin portföyündeki müşterilermi olduğunu tam bilmiyorum ancak müşteri kaybı dolayısı ile zarar oluşmuştur, biz davalının çalıştığı dönemde giden müşterilere şirket adına hizmet vermiştik, davalı vekilinin beyanı ile soruldu: Ben hizmet sunulan ------davacı şirketin partner şirketidir,---- ülkesinde kurulu bir şirkettir, ---- kadarı ile davalıya aittir, benim çalıştığım dönem boyunca davacı şirket ile bu şirket arasında her hangi bir iş ilişkisi olmamıştır,” şeklinde beyanda bulunduğu, görülmüştür.---- ifadesinde; “ Ben -------- yıllarında davacı şirkette çalıştım, bu dönemde davalı da davacı şirkette çalışıyordu benden öncemi yoksa sonramı tam hatırlamıyorum, ben davalıyı----- birlikte çalışmamız dolayısı ile tanırım, davacı şirket gayri resmi ortağı ------- da liseden arkadaşıyım, davalı gemilerin bir anlamda eksperi gibidir, gemilerdeki arızalara ilişkin teşhis ve tamirat işlerini bilir, sektörde de tanınan bilinen bir isimdir, çalıştığımız davacı şirkette müşterilerin büyük çoğunluğu davalının müşteri portföyüdür, ben davacı şirkette elektrik otomasyon işi ile uğraştım, davalının bildiğim kadarı ile ------------ isimli yurt dışı menşeli bir şirketi olduğunu biliyorum, davalı davacı şirketten ayrıldıktan sonra bu şirket üzerinden işlemler yaptı, yine aynı sektörde çalışmaya devam etti, halen aynı sektörde gemilere hizmet vermektedir, ancak bireysel müşteri portföyü üzderinden şirket ismini kullanmaksızın işlemlerine devam etmektedir, ben davalının davacı şirketten kendisinin mi ayrıldığını yoksa iş akdinin mi fesh edildiğini bilmiyorum, benim çalıştığım dönemde davalı gemi makineleri ile ilgili bilgi ve portföyü olduğundan müşterileri davacı şirkete getirirdi, davacı şirkette elektrik-elektronik kısmını yapardı, davalının şirketteki asıl işi müşterileri şirkete kazandırmaktı, ben -------- firmasının halen faal olup olmadığını bilmiyorum, bildiğim müşterilerin davalının bizzaet kendisini tercih etmeleridir, bir şirket ismine bakmaksızın davalının hizmetinden yararlanmak isterler, ne ben ne de davalı davacı şirkette çalışırken kendi namı hesabımıza davacı şirketin ünvanını kullanarak iş yapmadık, yaptığımız bütün işler davacı şirketin kontrolü ve onun faydasına işlerdi, -----davalı adına ---- diye biliyorum, şirketin yangın hortumlarına ilişkin kısmı oluşsun diye kurulmuş bir şirkettir, daha sonra davalı bu şirketi davacı şirket ortaklarına devretti" şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.------- ifadesinde “Ben davacının çalışanıyım, yazılım ve ----- çalışıyorum, davacı şirkette hangi sıfat ile çalışıyordu bilmiyorum ancak çalıştığım şirkette karar verici konumda olanlardan birisi idi, bana-------- isimli bir internet sitesi kurmak ve e-posta adresi açmak konusunda yaklaşık 2 yıl önce talimat verdi, bende bu talimat üzerine internet sitesini kurdum, ben bu oluşturduğum sitelerde iletişim adresi olarak ya çalıştığım şirketi ya da kendi telefonumu yazıdğımı hatırlıyorum ancak davalının iletişim bilgilerini yazıp yazmadığımız, ya da tam olarak kimin iletişim bilgilerini yazdğımı hatırlamıyorum, ben çalıştığım şirketin de internet sitesini kontrol ediyordum, mailleri aynı şekilde kontrol ediyordum, bu yeni açtığımız siteyi de zaman zaman kontrol ettim, davalı sürekli ofise uğrayan birisi değildi, bu sebeple şirket ile bağlantısı kesilip kesilmediğini de mailleri kontrol ettiğim dönemde bilmiyordum ancak mailleri kontrol ettiğimde dava dışı şirketten ayrılan kişiler ile davalı, davacı şirketten habersiz, iş yapıyormuş, bunu gördüm, bunu davacı şirkete haber verdim, daha sonra davacı şirketin genel müdürü bana talimat verdi, ben sitenin ve epostanın şifresini değiştirerek erişime engelledim, şuan hala davalının talimatı ile yaptığımız sitenin erişim şifreleri bizdedir, Her ne kadar site kurduğumuzu söylemiş isem de domain açıp e-posta oluşturduk, domainin ödemesini davacı şirket yaptı,------- şahıs şirketin genel müdürüdür ve yukarıda bahsettiğim sitedeki şifre değiştirme talimatını bana ----- vermiştir, biz domain ve eposta adresi açarken --- haberi olmadığını biliyorum varsa da bunu bilmem,” şeklinde beyanlar görülmüşse de mezkûr beyanlarda markasal kullanımlara ilişkin somut ve yeterli verinin yer almadığı, " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür---- ifadesinde; "Ben davalıyı ---- yılından beri tanırım davacı şirket kurulduktan bir süre sonra davalı bu şirkette bir dönem ----- olarak gösterilmek sureti ile çalıştı, ancak kendisi bağlı çalışan gibi değil daha çok iş getiren müşteri portföyüne davacı şirkete getiren olarak hareket ediyordu, ben ------ ile ilgili bunları biliyorum, bildiğim detaylı bilgiler ----ilişkindir, eskiden tanığımız ------ arkadaşımız gemilerdeki yangın söndürme hortumlarını ve yangın ekipmanlarına ilişkin bakım işleri yapıyordu, yeni bir şirket kurmak isteyince bende kendisini --- tanıştırdım----- da şirket kurmaya karar verdiler, iş uzayınca şirketi davalı kendi adına kurdu, deri sanayi de ---- yer buldu, burada iş yapmaya başladılar, daha sonra davalının yurt dışı şirketi olan ------- danışmanlık işleri artınca davalı hortum şirketi ile uğraşamadığını söyleyip bana vekalet vermek sureti ile şirketteki hissesini ----- devretti, davalı köprü bakım onarım işleri ile ilgili müşteri getirirdi, zaman zaman biz de ---- üzerinden bu işleri yapardık, ödemeler------- yapılırdı, biz davalının davacı şirkette çalıştığı dönemde de getirdiği bir kısım işleri yaptık, bu getirdiği işlerden davacının haberi oldup olmadığını bilmiyorum, Davalı ile davacının davacı şirketteki çalışma döneminde araları çok iyi idi, ayrıları gayrıları yoktu, hatta ben hortum şirketinin isminin neden ------ kurulduğunu sorduğumda davalı ile davacı şirket ortaklarının bir olduklarını ve davacı şirket ortağı -----şirkete ortak olacaktı, bir kısım teknik işler dolayısı ile şirket davalı adına kuruldu daha sonra da davalı hisselerini -----devretti, bu devri de ben yaptım " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın 7/2, 29., 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 52 vd. Maddeleri
GEREKÇE:Dava, davalı tarafın davacı adına tescilli ----ana unsurlu markasını izinsiz kullanmaktan kaynaklı marka hakkına tecavüzden ve haksız rekabetten kaynaklı tecavüzün tespiti ile tecavüz dolayısıyla uğranılan zararların tahsili talebinden ibaret tazminat davasıdır. Davacı taraf davalı tarafın adına tescilli -----unsurlu markasını kendisinden izinsiz olarak yurt dışında aynı emtia sınıfında bulunan hizmetlerde ---- isimli şirket kurmak ve bu unvan altında ---------açmak ve bu site üzerinden aynı sektörde faaliyet göstermek suretiyle marka hakkına tecavüze bulunduğunu ve yine hem bu eylemlerinin hem de davacı şirkette çalıştığı dönemde kendi nam ve hesabına bu şirket aracılığı ile davacı şirketin müşterilerine davacı ile aynı konuda hizmet vermek suretiyle haksız rekabet oluşturduğunu iddia ederek marka hakkına tecavüzen ve haksız rekabetten kaynaklı maddi tazminat talebinde bulunmuştur.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Haksız rekabet TTK'nın 54. Maddesinde düzenlenmiş, "Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde tanımlanmış ve haksız rekabet halleri TTK'nın 55. Maddesinde sayılmıştır.Bu tespitlerden sonra -------- davacı adına tescilli olduğu, ve halen koruma altında bulunduğu, alınan tanık beyanları ve davalı tarafa ait sigorta tescil kayıtları incelendiğinde davalı tarafın davacı tarafın --------- kadar bağlı çalışan işçisi konumunda olduğu, taraf tanıklarının örtüşen beyanlarına göre her ne kadar davalının davacının işçisi konumunda ise de davacı tarafın çalıştığı gemi tamir ve bakım sektöründe davalı tarafın müşteri evresi olması dolaysıyla davacı ile ortak ve iş veren vekili gibi hareket ettiği, yine çalıştığı dönem içerisinde davalı tarafça davacının da isteği ve oluru ile dava ------ tarihinde kurduğu, bu şirketi daha sonra davacı şirket yetkilisi ---- devrettiği, davalı tarafın ------ --- kayıtlarına göre marka hakkına tecavüz oluşturduğu iddia edilen ----- tarihinde kurduğu, bu şirketin internet sitesini kurmak konusunda davacı ve davalının davacı tanığı ----------dava tarihinden 2 yıl önce talimat verdiği, bu tarihin de yurt dışı şirketinin kurulduğu döneme rastladığı, bu durumun davacı tanık beyanları ile sabit olduğu, davacı tarafın marka hakkına tecavüz oluşturan ve haksız rekabet oluşturan eylemlerin bu site üzerinden yapıldığını beyan ettiği, ancak alınan davacı tanığı ------- beyanlarında ifade ettiği üzere bu internet sitesinin kurucusunun ve daha sonra içeriğini kontrol eden kişinin davacının da çalışanı olan davacı tanığı -------- olduğu, halen de internet sitesi şifrelerinin davacı tanığında bulunduğu sabit olduğu dikkate alındığında kuruluşuna rıza gösterdiği ve talimatı ile internet sitesi oluşturulduğu, bu haliyle şirketin kuruluşuna ve adına tescilli markanın ticaret unvanı olarak kullanılmasına rıza gösterdiği, yine ifade edildiği üzere internet alan adı olarak kullanılmasına da rıza gösterdiği ve çalışanı tarafından oluşturulmasını sağladığı dikkate alındığında davalının davacı tarafın rızası dışında tescilli markasını rızası hilafına ve marka hakkına tecavüz eder şekilde kullandığından bahsetmenin mümkün olmayacağı, yine bu unvanlı şirket ile davalının varsa bir işleminin davacı taraf yönünden haksız rekabet oluşturduğundan bahsedilemeyeceği kabul edilmiştir.
Yine davalı tarafın kullanımları incelendiğinde davalı tarafın kullanımlarının ----- olduğu, bu site üzerinde her hangi bir markasal kullanım bulunmadığı, ----- tarafından tanzim edilmiş ----ibaresini içerir---- doküman----- tanzim edilmiş------tarafından tanzim edilmiş ------ imzalı sözleşme görülmüşse de, ilgili kullanımların davalı ---------- ilişkin şahsi kullanımı gösterir mahiyette olmadığı, dava dışı şirketin yaptığı markasal kullanımların davalının kullanımları olarak değerlendirilemeyeceği, davalı şirketin hükmi şahsiyetine ilişkin kullanımlar olduğu, dikkate alındığında davacı tarafın davalının marka hakkına tecavüzünden ve haksız rekabetinden bahsetmek mümkün olmayacağı kanaati davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL ilam harcın başlangıçta alınan 1.707,75 TL harçtan mahsubu ile 1.280,15 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
3- Davalı yararına "Marka hakkına tecavüz davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
4-Davalı yararına "maddi tazminat yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davalı yararına "haksız rekabet yönündeki talepler yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/05/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!