T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/238 Esas
KARAR NO: 2024/72
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/10/2022
KARAR TARİHİ: 07/03/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı müvekkillerinin ---- doğumlu ve --- kimlik numaralı muris ---- önceki evliliğinden olma kızları olduğunu,-------- (kişinin özel siparişi üzerine hazırlanmış, özel dikim giysi anlamına gelen ve ------ gelen bir moda terimidir.) en iyi temsil eden modacılardan biri olduğunu, ----olup, -----asistanlık yaptığını, o yıllarda ----- isimlerle çalışma fırsatı bulduğunu, -----yapmaya başladığını, --------- butiği için tasarımlar yaptığını, bu, hazırgiyim alanındaki ilk ve son çalışması olduğunu, -----dönen tasarımcının, ---- ilk atölyesini kurduğunu ve ---- alarak koleksiyonlar tasarladığını, ----- gibi sanatçıların eserlerini ------------- üzerine bastığını, ------ tüm kariyeri boyunca düzenlediği defilelerde -------- ismini kullandığını, bu isimle de ------ unvanlı şirketini kurmuş olduğunu, ----- hem isim hakkı sebebiyle, hem de yıllar içerisinde emek vererek tanınmış marka haline getirdiği ----- markasının gerçek hak sahibi olduğunu, ----- tarihinde vefat etmiş olup, müvekkillerinin veraset ilamı sebebiyle mirasçıları olduğunu, davalının ------- yanında uzun zaman çalışmış bir çalışanı olduğunu, --------- dönemlerinde hastanede yattığı zamanlarda dahi onun yanında olan davalının, çok iyi bildiği markayı, kıyafetleri, defileleri kötü niyetli şekilde kullanmak istemiş olduğunu, --------- markasının tescilsiz olduğunu da bilen davalı ------ bundan faydalanmak istediğini ve haksız şekilde ----- ölümünden 1,5 ay sonra (08/04/2022 tarihinde) ---- başvuru yaparak -----------markasını tescil ettirdiğini, tescilin haksız olup, tecavüz teşkil ettiğini ve ayrıca müvekkillerince bilindiği üzere birçok kostüm ve elbisenin şu an halen davalının elinde olduğunu, o elbiseleri bu marka adı altında satma saikiyle hareket ettiğini ve yıllar boyunca türlü eğitimlerden geçip ünlü isimlerle çalışan ------ ismini kullanarak haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını belirterek, --- başvuru numaralı ve -------markanın hükümsüzlüğüne, söz konusu marka adı altındaki tüm kullanımların tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, dava haksız ve hukuki mesnetten yoksun olup reddi gerektiğini, ---------- ibareli marka müvekkilim tarafından -------- numaralı marka tescil belgesi ile ------ tarihinden itibaren on yıl süreyle korunmak üzere ------ tarihinde tescil edilmiş ve hukuki koruma altına alındığını, müvekkilinin ---- olduğu -------bünyesinde çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca ------asistanı ve sağ kolu olduğunu, gerek kıyafetlerin üretim aşamasında gerekse defilelerde -----ismine ve markasına emeğiyle katkıda bulunan müvekkilinin, son zamanlarında hastanede tedavi gören------vefatına kadar yanında olduğunu,------------- tedavi gördüğü hastanede sarf ettiği " Bana cenaze töreni yapmayın beni kıyafetlerde ve podyumlarda yaşatın" şeklindeki vasiyeti üzerine, müvekkilim bu amacı gerçekleştirmek amacıyla marka tescil başvurusu yaptığını, dava dilekçesinde yer alan ve müvekkilinin haksız ve hukuka aykırı tescil işlemi yaptığı, müvekkilinin kötüniyetli olduğu, haksız kazanç temin etme saikiyle hareket ettiği ve elindeki elbiseleri satmak istediği yönündeki iddialar külliyen yalandır ve iftira niteliğinde olduğunu, müvekkilinin tek amacı ------ ismini yaşatmak ve kendisinin vasiyetini yerine getirdiğini,-------- ait olan elbise ve kostümler müvekkilim tarafından rahmetlinin kanuni mirasçılarına gönderildiğini, ---- ismini yaşatacak ve ------ vasiyetini gerçekleştirecek tek kişi müvekkili olduğundan, müvekkili adına marka tescil işlemi de hakkaniyete uygun olduğunu beyan ederek haksız ikame edilen davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.-----kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup incelendiğinde, tasfiye halinde ----- tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. Davalının ----- kayıtlarının dosya arasına alınmıştır. Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; davalı adına tescilli -----başvuru işlemlerinin devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce tanıklar dinlenmiş olup, Davacı tanığı -----duruşmada, dava konusu marka olan----- yaşadığı dönemde kendisinin iş ve işlemlerine ilişkin avukatlığını yaptığını,--------------------- sahibi idi, kendisinin tasarladığı ürünleri kendi isim ve soy ismi ile marka olarak kullanarak piyasaya sunduğunu, butik müşterilerine satış yapan bir modaevi idi, kendisinin ------- olmasına rağmen bir modacı olarak kendi isim ve soy ismini kullanarak ----- ibaresi ile ürünlerin satışını yaptığını, davalı yaşadığı dönemde ----- olduğunu, ---------- tanıdığını, kendisinin bu dönemede 4-5 tane asistanı olduğunu, davalı da bu asistanlardan birisi olduğunu, davalının miras bırakana ait ürünlerin tasarlanması ya da tasarlanması konusunda bir iş ve işlevi olmadığını, sadece asistan olarak çalıştığını, ben miras bırakanı sözlü vasiyeti olduğunu bilmediğini, çocuklarına ve ailesine düşkün bir insan olduğunu, kendisi bir anda hastalandığını, kısa bir sürede vefat ettiğini, vefatından sonra iş yerinin kapandığını, bu kapanma işlemlerine davalı yardım ettiğini, zira iş yerindeki işleri asistanı olması dolayısı ile onunda biliyor olduğunu, miras bırakan ----- vefat ettiğini, vefatından hemen sonra iş yeri kapandığını, vefatından sonra markanın kullanılmadığını bildiğini, davalı yaklaşık olarak ------asistanlığını yaptığını, her zaman, bir asistanla çalıştığını beyan etmiştir. Davacı tanığı ----- duruşmada, miras bırakan --------- ailece tanığı arkadaşı olduğunu, kendisi ile ailecek görüştüklerini, kız kardeşinin de kendisinin müşterisi olduğunu, ---- beri hem dükkanına hem de defilelerine katılmışlığı olduğunu, ---- ürünlerini ve tasarımlarını-----satışa sunar ve pazarlar olduğunu, defilelerinde de ---- kullanıldığını, kendisinin şirketi olmasına karşın --------- ibaresini markalaştırarak kullandığını, hastalığından önce iş yerine gittiğinde kendisinden etek dikmesini istediğini, ancak iş yerinde dikebilecek kimse olmadığıdnan ve sadece çay kahve getiren bir yardımcı bulunduğundan yapamayacağını söylediğini, akabinde hasta olduğunu, hastalığı döneminde iş yerinin durup durmadığını bilmediğini, ne zaman kapandığını da tam bilmediğini, davalının miras bırakanın yanında ne iş yaptığını bilmediğini, kendisi ile ------iş yerinde hiç karşılaşmadığını, davalıyı tanımadığını, mirasbırakanın Sözlü bir vasiyetini duymadığını, eğer bıraksaydı eşi ----- bırakacağını, çünkü onlar beraber çalıştıklarını,-----onun aynı zamanda mankenliğini de yaptığını beyan etmiştir. Davalı tanığı ---duruşmada, -------çalıştığını, önce stajyer olarak girdiğini, dikiş işi ile meşgulduğunu, girdiği dönemde iş yerine girmek için davalı ile görüştüğünü kendisini iş yerine davalı aldığını, davalı -----asistanı olduğunu, tüm işleri ile o ilgilenirdiğini, iş yerindeki ürünleri ---- tasarladığını, kendilerinin dikimini yapardıklarını, müşterilere de ---- markası ile ürünler sunulurduğunu, -----işten ayrıldığını, ancak ayrıldıktan sonra da iş yerlerinin yakın olduğundan ve aynı sektörde çalıştıklarından irtibatlarının devam ettiğini, ----- yaşadığı dönemde davalı kendisinin bütün işleri ile ilgilenir ve iş organizasyonlarını ve defilelere ilişkin tüm iş ve işleyişleri takip ettiğini, bu işlemleri ------tek başına yapabilmesi ve organize edebilmesi söz konusu olmadığını, eşinin de yapması söz konusu olmadığını, çalıştığı dönemde de ------------ davalıya hitaben "benim işimi yaşatacak kişi sensin, kızım gibisin", dediğine şahit olduğunu, hatta "biz sizin kızınız değimiyiz" diye şaka yollu söylediği de olurduğunu, vefatına kadar ve defin işlemlerine kadar davalı hep --------- iş ve işlemleri ile ilgilendiğini, iş yeri hastane döneminde kapalıydı ancak resmi kapanışın ne zaman olduğunu bilmediğini, iş yeri tasfiye edildiğinde bir kısım eşyalar eşi ------ bir kısmı da kızın ------- verildiğini, kendisinin murisi hastanede hasta iken ziyaretine gittiğini gördüğünü beyan etmiştir. Davalı tanığı ------ duruşmada, ----mali müşavirliğini yaptığını, --------- kendisine ait butik modaevi işlettiğini, kendisine ait kendi ismi ile sipariş üzerine kadın giyim ve eşyası tasarlayıp sattığını, zaman zaman da defile düzenlediğini,----- vardı resmi işlemlerini bu şirket üzerinden yaptığını ancak piyasada ---- ibaresi ile tanınır ve bildiğini, davalı kendisini-----çalışmaya başladığında davalı da ------- asistanı ve sekreteri olarak çalıştığını, çalıştığı tüm dönemde bu şekilde çalışmasını sürdürdüğünü, yaklaşık 1,5 yıl önce ------ vefat ettiğini, vefatından sonra şirketini tasfiye ettiklerini, tasfiye işlemlerini tasfiye memuru olarak kızı ---- yaptığını, şirketi kasım--------gibi sonlandırdığını, vefattan sonra ve vefatından önceki hastalığı döneminde faaliyeti olmadığını, çalışanlar da ayrıldığını, sadece davalı kaldığını, kendisinin miras bırakanın sağlığında davalıya ya da bir başkasna " benim adımı sen yaşatacaksın " şeklinde ya da sözlü bir vasiyet şeklinde her hangi bir şey duymadığını, davalı iş yerindeki prova randevuları, müşteriler ile olan iletişim, resmi yazışmalar gibi tüm işler ile ilgilendiğini, davacı ---- veraset ve intikal beyannamesi verecekleri zaman ---------- markasını tescil ettirmek istediğini kendisine söylediğini, kendisinin de tescil ettirebileceğini kendisine ifade ettiğini, davalının markayı ne zaman tescil ettirdiğini, başvuruyu da ne zaman yaptığını bilmediğini, defileler sırasında iş ve işlemleri defile yapılacak yerin tasarımları, davetli listesi gibi hazırlıkları davalı yaptığını beyan etmiştir. Davalı tanığı ----- duruşmada, ------ ünlü bir moda duayeni olduğunu, -------yanında çalışmaya başladığını, vefatından 3 sene öncesinde de ayrıldığını, ürünleri ----- ismi ile satışa çıkardığını, defilelerini --------ismi ile yaptığını, davalı kendisinin asistanı ve sekreteri olduğunu, bütün iş ve işlemlerini, müşterileri ile olan irtibatlarını o sağladığını, -----çok değer verdiği bir insan olduğunu, kendisinin yaklaşık 10 yıl önce--------yanında çalışmaya başladığını, vefatına kadar da çalıştığını, kendisinin çalıştığı dönemede ya da sonrasında kendisinin markasını yaşatacak davalı olduğunu, diye bir söz duymadığını, sözlü bir vasiyeti olduğunu da bilmediğini, davalıyı çok sevdiğini, iş yerine girince gözleri parladığını, davalı ----- defile iş ve işlemleri, organizasyonu, organizayonun yapılacağı yeri, davetleri, davetlileri her şeyi organize ettiğini, miras bırakının eşi Meral iş yerlerine gelir ancak işlere karışmadığını, elbiseleri prova mankeni olarak giydiğini beyan etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 S. SMK'nın 25/1, 6/6., 6/9 ve 148/1. Maddeleri
GEREKÇE:Dava, davalı adına tescilli markanın davacıların miras bırakalarının ad ve soyadından ibaret markanın SMK'nın 6/6. Ve 6/9. Maddeleri gereği hükümsüzlük davasıdır. Davacılar dava konusu ------- tescil nolu --------- markasının miras bırakanları olan -------- isim ve soy isminin davalı tarafça kendi adına tescil ettirildiğini, davalının bu tescilinin haklı bir sebebe dayanmaksızın ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek hükümsüz kılınmasını talep ve dava etmişlerdir.SMK'nın 6/6. Maddesinde; "(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir." hükümü düzenlenmiş, yine 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler karşısında ------ kayıtları incelendiğinde davalı adına tescilli marka olan ------ tescil nolu---- markasının ---- adlı kişinin isim ve soy isminden oluştuğu,----alınan nüfus kayıt örneğine göre ve ------- davacıların miras bırakanı olduğu, alınan tanık beyanlarında da bu durumun açıkça ifade edildiği, davalı tarafın miras bırakan ----------çalışanı olduğu ve onun işlerini yapan yakın asistanı olduğu, tanık beyanlarında ifade edilen yakın çalışanı olma dışında davalının başkaca bir hak sahibi olduğuna dair bir delilin bulunmadığı, her ne kadar davalı taraf miras bırakanın "bana cenaze merasimi yapmayın, beni kıyafetlerde ve podyumlarda yaşatın" şeklinde bir nevi vasiyette bulunduğu ve bu sebeple markayı tescil ettirdiğini beyan etmiş ise de bir sözlü vasiyet durumunun dinlenen tanıklarca da beyan edilmediği dikkate alındığında tek başına bu sözün dahi davalı tarafa marka hakkını iktibas yönünden hak sağlamayacağı, isim üzerindeki hakların kişi hayattayken münhasıran kendisine ait olduğu, vefatından sonra ise SMK'nın 148. Maddesi gereği mirasçılarına intikal ettiği ve bu haliyle davacıların SMk'nın 6/6. Maddesi gereği miras bırakanlarının isim ve soy isminin davalı tarafça marka olarak tescil ettirilmesi dolaysıyla hükümsüzlük talebinde bulunabilecekleri kabul edilmiş, davacıların kötü niyet dolayısıyla hükümsüzlük talepleri de değerlendirilmiş, davalı tarafın miras bırakanın çalışanı olması, markayı adına bu sebeple tescil ettirmesinin tek başına kötü niyeti ispat edemeyeceği, dinlenen tanık beyanlarında da kötü niyetli tescil yönünden bir ifadenin bulunmadığı dikkate alındığında kötü niyetli tescil iddiasının ispat edilemediği kabul edilmiş ve SMK'nın 6/6. Maddesi gereği hükümsüzlük şartlarının oluştuğu kabul edilerek davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
DAVANIN KABULÜ İle,
1- Davalı adına tescilli --------markasının Tescilli olduğu tüm sınıflardaki emtialar yönünden kullanılmama dolayısı ile HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,
2-Alınmasına gerekin 427,60 TL karar ve ilam harcı tayini ile peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı vekiline Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 TL peşin harç, 535,00 TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 696,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/03/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!