WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/16 Esas
KARAR NO:2024/144
DAVA: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 21/01/2022
KARAR TARİHİ: 16/05/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ----- yılında kurulan ve araba endüstrisinin gerektirdiği tüm yedek parça ve mekanik parçalarda üretim, ithalat ve ihracat faaliyeti sürdüren şirket olduğunu, küresel ısınmanın gerektirdiği ve otomotiv sektöründe gerekli olan tüm gereksinimleri karşılayacak şekilde araştırma ve geliştirme sağladığını, müvekkiline ait ürünlerin dünyaca bilinen ------ gibi markalar ile birlikte --------- markalarının da tercihi haline geldiğini, müvekkiline ait ürünlerin, bir aracın motor kısmında olduğu gibi, soğutma sistemi gibi tüm sistemler için üretilmiş ürünler olduğunu, müvekkilinin markasını da uzun yıllardır birçok ülkede tescilli olduğunu, ----sınıfta başvurularının yer aldığını, davalı şirketin --- yılında kurulmuş olduğunu, kurucularının ---------olduğunu, davalı şirket adına kayıtlı olan ve işbu davada hükümsüzlüğü talep edilen ---- daha önce ------ adına kayıtlı olduğunu, bu kişinin markayı şirkete devir ettiğini, ---- daha önce dava dışı ---- yılından itibaren ------biriminde çalıştığını, kendisinin de -------- profilinde bu şekilde belirttiğini, dava dışı şirketin, müvekkiline ait ürünleri ----- alarak satışa sunduğunu, müvekkilinin ürünlerine aynı zamanda ------- de yer verdiğini, dolayısıyla davalı kurucularının --------- sektöründeki geçmişlerine dayanarak ve doğrudan müvekkili ürünlerini pazarlamasını yapmaktayken, müvekkilinin sektördeki bilinirliğinden faydalanmak maksadıyla hareket ettiğini, müvekkilinin markasının, ülkemizde olduğu gibi dünya çapında da bilinen ve tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin faaliyet alanı ve müvekkili marka kapsamı gereğince, tanınmışlığın tespitinde, herhangi bir ürün için geçerli olan kriterlerden ziyade, müvekkili markasının sektördeki etkisi ve sektöre yön verici faaliyetleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini, nitekim, tanınmışlığın tespitinde ---- araç parçası üreten bir firmanın reklam ve tanıtım maliyetlerinin incelenmesinin hayatın olağan akışı ile bağdaşmayacağını, bu nedenle huzurdaki dava yönünden, özellikle sektör bilirkişisinin belirlenerek incelemenin söz konusu hususlar göz önünde bulundurularak gerçekleştirilmesi gerektiğini, müvekkilinin faaliyet alanı ile davalı şirketin faaliyet alanlarının aynı olması, aynı sektörde yer alan taraflar bakımından haksız rekabet ortamı sağladığı gibi, müvekkili şirketin ve markasının itibarını zedeleyecek mahiyette olduğunu, davalı şirket unvanının asli unsuru olarak yer alan -------- kullanılmasının herhangi bir ayırt edicilik katmış olmadığı gibi, faaliyet alanlarının da aynı olduğunun görüleceğini, dolayısıyla davalının kötü niyetli faaliyetlerinin yanı sıra, bu anlamda terkin sağlanmaması halinde, faaliyetlerini sürdürme tehlikesinin de devam edeceğini, davalı adına kayıtlı ------ adının iptali gerektiğini, söz konusu alan adından ----- ibaresi ekleyerek, ----- uyandırmakta olduğunu, yine davalı adına kayıtlı ------ markalarının hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı adına kayıtlı -------sayılı markanın ise ------- tescilli olduğunu, davalının söz konusu tescillerinin kapsamı dışında, müvekkili ile aynı, benzer ürünlerin satışını ve tanıtımını gerçekleştirdiğini, bu nedenle de davalının kötü niyetle, yalnızca kendi adına------- tescil ettirmek maksadıyla hareket ettiğinin açıkça görüleceğini, kötü niyet iddiaları çerçevesinde davalı markalarının tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüz kılınması gerektiğini, tüm açıklamaları sebebi ile: -------- incelenmesini ve müvekkili marka kullanımlarının tespitini ve genel mahiyette hangi ürünler bakımından kullanım ve satış yapıldığının tespitini, tedbiren davalı adına kayıtlı ve davaya konu ------sayılı markalarının ve----- devrinin önlenmesini, davalı adına kayıtlı -------markalarının hükümsüzlüğüne, müvekkili adına tescilli -------tecavüzünün tespiti, davalı adına kayıtlı------ iptaline, yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı şirket yetkililerinin kuruluş yılı olan ---------- evvel ticari faaliyetlerini gerçekleştirebilmek adına saha araştırmaları yapmış---- oluşturarak ----- ilk olarak -------- senesinde tescil ettirdiklerini, --------açılımından hareket edilmiş, bununla birlikte şirket yetkililerinden ------ kelimelerinin baş harflerinden yararlanarak ve ------ kullanılarak söz konusu marka oluşturulmuş ve--------- aynı zamanda da ----- tescil edilmiş olduğunu, Davalının ---------- tescil numaralı markasının sahibi olduğunu, markaların başvurularının yayınına itiraz yapılmadığını, hak düşürücü süre içinde dava açılmadığını, davacının uzun süre sessiz kaldığını, davacının bu davayı açmakla hukuki menfaati bulunmadığını, ----- nezdinde de tescillenmesi için --------- tarihinde başvuru yapıldığını, Davacı yanın markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkili yan markası ile davacı yan markası arasında herhangi bir şekilde iltibasın söz konusu olmadığı, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı noktada müvekkil yan markasının, davacı yan markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlaması, marka itibarına zarar vermesi ve ayırt edici niteliğini zedeleme gibi bir husus da söz konusu olmadığını, Müvekkili yan markasının tescilli bulunduğu ----- sınıfında yer alan mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesi bilinçli tüketici olarak tabir edilen ve söz konusu mal ve hizmetleri satın almadan önce hiç değilse bir kez düşünen; yaptığı değerlendirme neticesinde mal ve hizmetleri satın almaya yönelen bir kitle olup, müvekkili yan markasının tescilli bulunduğu----------- yer alan mal ve hizmetlerin kullanıcı durumunda bulunan tüketiciler, markaların farklı iki marka olduğunu anlayabilecek ve iki markayı birbirinin seri markası şeklinde olmadığını ve her iki markayı sunan kişilerin arasında bir bağ olmadığını fark edebileceğini, markalar arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığını, Davacı yanca iddia edilen hususların yersiz ve mesnetsiz olduğu, müvekkil yan markasının karıştırılma ihtimali dahil olmak üzere herhangi bir iltibas ya da iltibas tehlikesi içermediği mahkemeniz nezdinde yapılan bilirkişi incelemesinde de tespit edildiğini, söz konusu Bilirkişi Raporu'nda; --------- tespitinin aşağıda belirtilen faktörlere bağlı olarak belirlenmesi gerektiğini ortaya koyulmuş, benzerlik düzeyi tespit edilirken mal veya hizmetlerin; ---------- olmadığı, Rekabet halinde veya ikame edilebilir olup olmamaları, Dağıtım kanalları, İlgili tüketici kesimi, Ticari kaynakları, gibi faktörlerin de incelenmesi davacı ve davalı markasının kapsamında yer alan malların farklı olması, tüketici profillerinin, üretim ve dağıtım kanalları, satış noktaları itibariyle tamamen farklı konumda yer almaları, birbirleri yerine ikame olanağı bulunmayan mallar olduğu, bu nedenle ticari kaynak açısından yanılgı yaratmayacağı kanaatine varıldığını, Davalı tarafın -------- hesaplarında satışa sunduğu------------- ile ---- davacı markasının tescili kapsamında olmadığı, adına tescilli -------- tescil numaralı ibareli markanın kapsamında olduğuna, ---------- Değerlendirme kısmında detaylıca anlatıldığı üzere, davacı ve davalı ürünlerinin doğası, kullanım amacı ve şekli, tamamlayıcılık unsuru, ikame özelliği, dağıtım kanalları gibi faktörlerin farklı olması sebebi ile davalı marka kullanımlarının, ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açmayacağı, sonuç olarak iltibasa sebebiyet vermeyeceğine dair bilirkişi heyet raporudur." denilmek suretiyle haklılığımız tespit edilmiş olup; davacı yan taleplerinin reddi geretiğini, Davacı yan dava dilekçesinde müvekkile ait---------- adının iptalini talep etmiş; söz konusu alan adının davacı şirketin------------ izlenimi yarattığını iddia etmiş olsa da bu iddiayı kabul etmediklerini, Davacı yanın dava dilekçesinde müvekkili şirketin sanayiye bir katkısının bulunmadığını, satmış olduğu ürünleri yurtdışından getirtmiş olduğunu iddiasının kabul edilemeyeceğini, yalnızca üretici ve sanayiye katkı sağlamak gerekmediğini, müvekkili şirketin üretici ve sanayiye katkı sağlamayan bir şirket konumunda olmadığını, ----- faaliyet alanında üretim sağlayabilmek amacıyla kalkınma ajansları ve uluslararası şirketlerle irtibat halinde olan müvekkilinin söz konusu sürecin sonuçlanmasına kadar üretimlerini ----- bulunan ---------- yaptırdığını, Davacı yanca; müvekkili yan markasına SMK m. 6/9 hükmü gereğince hükümsüzlüğünü talep etmişlerse de yapılan marka başvurusunun kötüniyetli olarak değerlendirilemeyeceğini, kötüniyetin varlığını davacı yanın somut olarak ispat etmek durumunda olduğunu, Dava dilekçesinde, müvekkil şirkete ait olan ticaret unvanının terkini talep edilmiş olsa da bu talebin kabul edilemeyeceğini, Huzurdaki davanın öncelikle hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddine, markalar arasında sınıfsal, anlamsal, işitsel ve görsel anlamda bir iltibas bulunmaması sebebiyle tüm ferileriyle birlikte esastan reddine, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı adına tescilli ------ tanınmış marka olup olmadığı, davalı adına tescilli ------------- markaların davacının markası ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadıkları, davalının markalarının kötü niyetle tescil edilip edilmedikleri, bu nedenle hükümsüzlüklerine karar verilip verilemeyeceği, davalının markalarını tescilli oldukları mal ve hizmetler dışında kullanmak suretiyle davacının marka haklarına tecavüz edip etmediği, davacının markasının 5 yıldan bu yana ciddi ve etkin bir şekilde tescilli olduğu ürünlerde kullanılıp kullanılmadığı, davalının ----------- tescil numaralı markasının hükümsüzlüğü için 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçip geçmediği, davalıya ait alan adının davacının markasına tecavüz teşkil edip etmediği, bu nedenle iptaline karar verilip verilemeyeceği, davalının ticaret unvanının davacının markasına tecavüz edip etmediği, bu nedenle terkinine karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davacının-----sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, tescil tarihinin ----- olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya ----- getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- davalı adına tescili olduğu, -----tarihinde sicile tescil edildiği,----- markasının---- davalı adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği,----- numaralı markasının----davalı adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği,----- tescil numaralı markasının---- davalı adına tescili olduğu,---- sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.----- davacı adına tescili olduğu, --- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; ----- tarihli bilirkişi raporunda; dosya kapsamında iddia, delil, -------- --------nezdinde yapılan inceleme neticesinde; ------ Sorgulamasında, İş bu ---------- yapılan incelemede, --------- ana sayfasında ----- ------- bilgilerinin bulunduğu, bu bilgilerin hemen altında bir adet görsel paylaşıldığı, görsel üzerinde sol tarafta ---------- açıklamasının bulunduğu,---- yapılan incelemede; söz konusu ----------- alan adının ------- ettirildiği, tescil süresinin-----dolacağı, kayıt şirketinin----- olarak gösterildiği,------ sahibinin gösterilmediğine, ------- İncelemede; İş bu ---- tarihinde yapılan incelemede, profil sayfasında ----- paylaşıldığı, sayfayı------ ettiği, sayfa yöneticisinin ise ----- yazılmış olduğu, paylaşımların----- tanesinin video olduğu, her ----- tarihinde, son paylaşımın -------- medya hesabında yapılan incelemede; iş bu ----- tarihinde yapılan incelemede, profil sayfasının en üst tarafında ----- görselin hem kapak fotoğrafı, hem de profil fotoğrafı olarak kullanıldığı, bu fotoğrafların hemen yanında ve altında ------- olduğu, hakkımızda bölümündeki iletişim kısmında ------ olduğu, şirketin faaliyet alanının ------olarak gösterildiği, profil sayfasının ------ oluşturulduğu, sayfada ---- olduğu, bu paylaşımların------ markalı ürünlerin görselinin kullanıldığı, diğer 3 tanesinde -----paylaşılmış olduğu,----- paylaşıldığı,------- incelemede; iş bu sosyal medya hesabında --------- tarihinde yapılan incelemede, profil sayfasının en üst tarafında 8 kişinin ------------- tabelası bulunan bir işletmenin önünde çekilmiş fotoğrafının kapak fotoğrafı olarak kullanıldığı, tabelada ------- isminin bulunduğu, hemen altında ----- olduğu, yöneticisinin ------- paylaşımlarına yer verilmekte olduğu, ------- tarihli bir paylaşımda kısa bir video paylaşımı yapıldığı, bu paylaşımda işyeri tabelasının ve haliyle oradaki ----- gösterildiği, sonraki karelerde yine---- kullanıldığı, yine ----- fotoğrafın kapak fotoğrafı yapılmış olduğuna dair paylaşım olduğu, burada da----- logosunun görüldüğüne, ------ hesabında yapılan incelemede; iş bu sosyal medya hesabında ---- tarihinde yapılan incelemede, profil sayfasında ------paylaşıldığı, sayfayı ------ takip ettiği, sayfa yöneticisinin--------- olduğu, sol tarafta ise dükkanın dıştan çekilmiş bir fotoğrafının profil resmi yapılmış olduğuna,------- yapılan incelemede; iş bu -------- yapılan incelemede, profil sayfasının en üst tarafında bir işletmenin içini gösteren ve raflarda yedek parçalar görülen bir fotoğrafının kapak fotoğrafı olarak kullanıldığı, hemen altında işletmenin dıştan görüntüsünün profil fotoğrafı yapılmış olduğu, bunun yanında hesap sahibi olarak ----- görüldüğü, hakkındaki bilgilere bakıldığında ------- gösterildiği, buradaki Instagram linkinin yukarıda çözümlemesi yapılan sayfa olduğu, işletmenin faaliyetinin------ olarak gösterildiği, hesabın ----- olduğuna, ------- sitesinde yapılan incelemede; iş bu internet sitesinde-------- tarihinde yapılan incelemede, sitenin ana sayfasında -------- bulunduğu, bunun altında --------- bulunduğu, -----yanında kayış ve ekipmanların bulunduğu, ana sayfadaki ----- sekmesine tıklandığında, gelen seçenekler içerisinde------ başlık bulunduğu, buraya tıklandığında ---- gösterildiğine, davacıya ait---- kapsamındaki ------- emtiasında tescilli olduğuna, davalıya ait -------sınıflandırması kapsamındaki --------- emtialarında tescilli olduğuna, davalı tarafın --------- satışa sunduğu motor ve hidrolik yağları ile aerosol bazlı ürünlerin davacı markasının tescili kapsamında olmadığı, adına tescilli ----- markanın kapsamında olduğuna, motor ve hidrolik yağları----------, davacı ve davalı ürünlerinin doğası, kullanım amacı ve şekli, tamamlayıcılık unsuru, ikame özelliği, dağıtım kanalları gibi faktörlerin farklı olması sebebi ile davalı marka kullanımlarının, ortalama tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açmayacağı, iltibasa sebebiyet vermeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir. ------ Tarihli bilirkişi raporunda ise;
1----- Sınıfta yer alan ----- emtialarında ----- davacı adına tescilli olduğu,
2-Davacının ------ markasının tescil kapsamında yer alan emtialar açısından davalının ---- markası başvurusunu yaptığı -----OLMADIĞI, yine sözkonusu dosya kapsamındaki belgeler incelendiğinde davacının ---------Sınıfta yer alan emtialar açısından dava tarihi itibariyle TANINMIŞ MARKA statüsüne sahip olmadığı,
3----- no ile tescilli Şekil markasının -----davalı adına tescilli olduğu,
4-a)Davalının --------Sınıfta yer alan emtialar ve hizmetler için tescilli Şekil markasının SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı,
b)Davalının ----- için tescilli Şekil markasının -------- sınıfta yer alan -------- hizmetleri açısından SMK 6/1 maddesi uyarınca kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu,
c)Davalının --------Sınıfta yer alan emtialar için tescilli Şekil markasının SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı,
d)Davalının------Sınıfta yer alan emtialar için tescilli Şekil markasının SMK 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı,
5-Davalının sözkonusu ----- nolu markasını tescil ettirirken kötüniyetli olduğu kanaatimizin olduğu ve fakat bu hususta nihai takdir ve değerlendirmenin Sayın mahkemenize ait olduğu,
6-Davalı şirket adına ------- itibariyle 5 yıllık sürenin dolmamış olduğu, davalının sözkonusu markayı aktif kullanmaya-------- yılından itibaren başladığı, davacı şirketin faaliyet kapsamında bu marka altında faaliyetlerde bulunduğu, aynı sektöre hitap eden ürünler üretmeye başladığı tespitlerimiz doğrultusunda davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğramayacağı ,
7-Davalının, davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz eden eylemlerinin mevcut olmadığı, ancak davalının kullandığı------- adını ticari faaliyetlerinde kullanmasının davacının tescilli markalarından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği,
8-Davalının eylemlerinin TTK m. 55/I-a,4 hükmünde, ----- hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği ------ adının iptali ile davalının ticaret ünvanından ------- ibaresinin terkini koşullarının mevcut olduğu ,
9-Davalı tarafından dava dosyasına satışları ile ilgili her hangi bir fatura ibraz edilmediğinde davalının hangi tür malları satmış olduğunun mali yönden tespit edilemediği, dolayısıyla tazminat hesaplamasının da yapılamamış olduğu, " yönünde görüş bildirilmiştir. Davacı tanığı ---- Beyanında: ---- yoktur, ancak ----- markalı ürenlerin ----distürübütörlüğünü yapan ---- yıllarından bu yana ve halen ------ kayışı ve gergi rulmanı ürünleri, alıp satarım.Benim olayla ilgili başkaca bilgim yoktur. Benim şirketimin adı --------yıl kadar şirketimde çalıştı, tahminen yaklaşık 5 yıl kadar önce iş yerimden ayrıldı, kesin tarihleri şuan hatırlamıyorum. Bunun için kayıtlara bakman gerekir.------- bölgesinde satış pazarlama bölge sorumlusuydu, Ben benim alıp satımını yaptığım, ---kayışı ve gergi rulmanları dışında --- markasıyla başka ürünlerin satılıp satılmadığına dair bilgi sahibi değilim”, şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı tanığı -----beyanında : “Ben ----şirketinin yaklaşık 10 yıldır satış müdürlüğünü yapmaktayım. Ben ----markasını yalnızca rulman ve triger seti olarak satıldığını bilirim, başkaca --------- markalı ürün satışından haberim yoktur, taraf şirketlerle hiçbir bağlantım yoktur. Aynı sektörde olduğumuz için taraf şirketleri bilirim”, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ------ beyanında “Ben yaklaşık 2001 yılından bu yana otomotiv sektörünün içindeyim, yaklaşık 7 yıldan bu yana kendi firmamı kurdum ve faaliyetime devam etmekteyim, ondan önce yabancı bir firma adına çalışıyordum, ben ---- markası ile piyasada sadece ------- içeren kutu içerisinde satılan bir ürünün mevcut olduğunu biliyorum, davalının ise otomotiv montajında kullanılan ---- kimyasal bir ürün ürettiğini biliyorum, benim hatırladığım kadarıyla bu ürünü yaklaşık 7 yıldan bu yana üretip satıyor, ------ firmasının distribütörlüğünü yapan bir şirkette çalıştığını bilmiyorum, ben son 10 yıldan bu yana ----markalı biraz önce sözüne ettiğim set halinde satılan ürünü piyasada hiç görmüyorum.” şeklinde beyanda bulunmuştur.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 sayılı SMK'nın SMK , 6/1, 6/4, 6/5, 6/9.7/2,25/1, 29. Ve 149. Maddeleri

GEREKÇE:Dava; markanın SMK'nın 25 ve 6. Maddesi gereği hükümsüzlük davası ve SMK'nın 29. Maddesinden kaynaklı marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi davasıdır. Davacı taraf, ------- ana unsurlu birden çok markanın adına tescilli olduğunu, tescil numaralı -------------- markalarının davalı adına tescilli olduğunu, davalı marklarının iltibas oluşturduğunu, bu sebeple davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini, yine davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımları bulunduğunu iddia ederek marka hakkına tecavüzn tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nın 6/1. Maddesinde " (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmü düzenlenmiştir. 6769 Sayılı SMK'nın 6/9. Maddesinde "Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü düzenlenmiş, ve SMK'nın 25. Maddesine göre "5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir." hükmü düzenlenmiştir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın öncelikle hükümsüzlük talepleri incelenmiş; davacının yukarıda dökümü yapılmış olan markaları incelendiğinde; ---- kelime markası olduğu, -----oluştuğu, ----olarak okunduğu, markasının esas unsurunun ---- olduğu, anlamsız olduğu, Markanın ----- emtialarında tescilli olduğu, Davalının------Sınıfta yer alan emtialar ve hizmetler için tescilli markasının kelime markası olduğu, ----- olarak okunduğu, markasının esas unsurunun ----- olduğu, davalının -----Sınıftaki mal ve hizmetler yönünden tescilli olduğu, ---- oluştuğu, ----okunduğu, markasının esas unsurunun---- olduğu, anlamsız olduğu, davacının markası ile görsel fonetik olarak ayniyet arz ettiği, davalının işbu markasının tescil kapsamında yer alan mallar ile benzer ve ilgili olmadığı, davacının markası kapsamındaki emtiaların uzman kişilerden oluşan tüketicilere hitap eden ürünler olduğu, davalının tescil kapsamındaki mal ve hizmetler ise hem uzman hem de orta düzeyde tüketici kitlesine hitap eden mal ve hizmetler olduğu ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı, bu haliyle SMK'nın 6/1 maddesi gereği davalı tarafın her iki markası yönünden yapılan değerlendirmede davalı adına tescilli----- Sınıfta yer alan hizmetler için tescilli -----mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; ---------- hizmetleri açısından SMK 6/1 maddesi uyarınca kısmi hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu, davacı markalarının bilirkişi raporları ile belirlendiği üzere tanınmış marka statüsünde olmadığından diğer mal ve hizmetler yönünden davalı markaları açısından hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kabul edilmiştir. Davacı tarafın SMK'nın 6/9. Maddesi gereği hükümsülük talepleri de değerlendirilmiş, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalı ------- tarihinde kurulduğu, faaliyet alanına ----- ilgili her türlü mekanik, elektrikli, elektronik motor ve bütünleyici aksamını ve diğer tüm işlevli aksesuarlarını her türlü yedek parçalarını imal alım satımı” nın da dahil olduğu, davalı şirket ortaklarının----- olduğu, şirketin münferiden yetkili müdürünün ----olduğu, ------ hesabı incelendiğinde ---- davacı şirkete ait ---- arasında -----olarak çalıştığı, sonrasında ----- olduğunun ifade edildiği, iletişim bilgileri ----- verilmiş olduğu, davalının tacir olduğu, basiretli tacir gibi davranması gerektiği, davalının davacı şirket ve ürünlerinden ve ----------- markasından haber olduğu,----bilgilerinde yer alan ------- adını kullandığı ve bu suretle sanki davacı şirketin ------ olduğu intibanın yaratılmak istendiği, benzer ve ilgili sektörde ----markasının tesadüfen tercih edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu haliyle davalının söz konusu markayı seçerken ve kullanırken kötü niyetli hareket ettiği sabit olduğundan SMK'nın 6/9. Maddesi gereği de hükümsüzlük şartları oluştuğu kabul edilerek davacı tarafın hükümsüzlük davasının tümden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı taraf kullanmama ve sessiz kalma def'ilerini ileri sürmüş ise de davalı şirket adına ------ olduğu, dava tarihi ----- sürenin dolmamış olduğu, davalının sözkonusu markayı aktif kullanmaya 2020 yılından itibaren başladığı, davacı şirketin faaliyet kapsamında bu marka altında faaliyetlerde bulunduğu, aynı sektöre hitap eden ürünler üretmeye başladığı tespitlerimiz doğrultusunda davacının sessiz kalma yolu ile hak kaybına uğramayacağı, yine davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacı tarafın kendisi adına tescilli markalar olan --------arasında etkin olarak kullandığı sabit olduğundan davalı tarafın kullanmama yönünden itirazları da dikkate alınmamıştır. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri de incelenmiş, Smk 7/3 ( d ) maddesine göre işaretin “kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması”marka sahibi tarafından engellenebilir. Internet alan adları da markalar gibi kaynak gösterme fonksiyonuna sahiptir. Bu nedenle başkasının markasını internet alan adı olarak tescil ettirip kullanmaya başlayan bir kişi, sadece alan adı tescilinin eskiye dayalı üstü ve öncelikle bir hakkın mevcudiyeti hallerini savunma olarak ileri sürebilmektedir. --------adı, davacının ----- markasıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, üstelik devamında yer alan ----- mevcudiyeti davalının sanki davacı şirketle ---- temsil ile ilgili olarak organik veya hukuki bir ilişkinin varolduğu intibaını vermekte olup, sözkonusu alan adının kullanımının davacının tescilli markasından doğan haklarına tecavüz teşkil ettiği dikkate alındığında davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş ve tecavüzün tespiti ile tecavüzün önlenmesi ve durdurulması taleplerinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın ticaret unvanının terkini talepleri de değerlendirilmiş, SMK'nın 7/3-e maddesine göre ---------- halinin marka hakkına tecavüz oluşturacağı düzenlemesi karşısında davalı tarafın ticaret unvanında kullanılan -----davacının markalarının ana unsuru olduğu, davalı tarafın ticaret sicil kayıtlarında aynı mal ve hizmetler yönünden ticaret unvanının tescil edildiği dikkate alındığında davalı ticaret unvanının iltibas oluşturduğu kabul edilmiş ve ticaret unvanında bulunan ------- terkinine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş, her ne kadar marka hakkına tecavüzün aynı zamanda haksız rekabet oluşturacağı kabul edilse dahi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, özel düzenleme ile koruma altına alınmış hakkın ayrıca genel hüküm niteliğindeki TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin hükmün uygulanması ile korunması yerinde olmayacağından davacı tarafın haksız rekabet yönünden taleplerinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalı adına tescilli -----------tescilli oldukları tüm sınıflar yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,
2-Davalı tarafın ----şeklindeki markasal kullanımları, ticaret unvanı kullanımları ve ---- kullanımları sebebiyle davacı tarafın--------yönünden marka hakkına TECAVÜZ ETTİĞİNİN TESPİTİNE, TECAVÜZÜN MEN'İ VE REF'İNE,
3-Davalı adına kayıtlı --------iptali ile alan adına erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde erişimin engellenmesi yönünden kesinleşmiş karar örneğinin Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilmesine,
4-Davalı tarafa ait ---- ticaret unvanında bulunan -------------- TERKİNİNE,
5-Davacı tarafın haksız rekabet yönündeki taleplerinin REDDİNE,
6- 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafça başlangıçta alınan 80,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğü davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine
9- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabet davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
11- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 92,20 TL ilk dava masrafı,251,20 TL tebligat ve müzekkere gideri, 8.600,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 8.943,40 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre (%67 kabul)5.962,39 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
13-Davacı tarafından yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Dair; davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024