T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/139 Esas
KARAR NO:2024/31
DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan), Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/08/2021
KARAR TARİHİ: 17/01/2024
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ ---- DOSYASI
DAVA: Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ: 29/03/2023
KARAR TARİHİ: 17/01/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin ------- tasarımını ----- numarası ile tescil ettirdiğini, davalının -------- sitesinde müvekkilinin tasarımını satışa sunduğunu, ----- altında satışa sunulan ----- müvekkilinin sandalyesinin kopyaları olduğunu, -----yer ayırdığını, ---- içerisinde satışa sunduğunu, tespit amacıyla--------- dosyası kapsamında mağaza ve imalathanede incelemede bulunulduğunu, alınan bilirkişi raporu ile ürünlerin benzer olarak algılandıklarının tespit edildiğini, davalıya dava konusu tasarımın üretilmesine ilişkin bir lisans verilmediğini, müvekkilinin yoksun kalınan kazanç kalemi üzerinden zarara uğradığını, davalı eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu, davalı şirketin muhasebe kayıtlarına, faturalarına veya ticari defterlerine yapılan tespit sırasında ulaşılamadığından davalının elde ettiği kazanç yönünden inceleme yapılamadığını, bilirkişi tespit raporunda --------satış bedeli hesabı ve %15 olarak hesaplanan kar oranının düşük olduğunu, müvekkilinin hak sahibi olarak manevi zarara uğradığını belirtmiş ve; Davalının müvekkilinin tescilli tasarımına tecavüz ettiğinin tespitini, dava konusu ------ üretiminin ve satışının durdurulmasını, davalıya ait ------ hesabındaki paylaşımların kaldırılmasını ve tecavüzünün kaldırılmasını, Davalı tarafından şimdilik 1000 TL tutarındaki maddi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, müvekkiline ödenmesini, Davalıdan talep edilen maddi tazminata esas kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesini, 100.000 TL tutarındaki manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini, Davalıların banka hesaplarının araştırılarak üzerilerine tedbir konulmasını, ----- sayılı tespit dosyasındaki yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
BEDEL ARTTIRIM DİLEKÇESİ:Davacı vekili -----tarihli dilekçesinde, ----- tutarındaki maddi tazminat taleplerini ------- artırarak ----- çıkardıklarını, Maddi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, müvekkiline ödenmesine, Hükmedilmesi halinde ödenecek tazminata SMK'nın 151. Maddesinin 4. Fıkrası: " Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında, ikinci fıkranın (a) veya (b) bentlerinde belirtilen değerlendirme usullerinden birinin seçilmiş olması hâlinde, mahkeme ürüne ilişkin talebin oluşmasında sınai mülkiyet hakkının belirleyici etken olduğu kanaatine varırsa, kazancın hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verir." hükmü uyarınca hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine, Davalının müvekkilin tescilli tasarımına tecavüz ettiğinin tespiti ile dava konusu sandalyelerin üretiminin ve satışının durdurulmasına, davalıya ait ------ hesabındaki paylaşımların kaldırılmasına ve tecavüzünün kaldırılmasına, davalının, müvekkilin tasarımına haksız tecavüzü, tecavüz sayesinde elde ettiği karın, sattığı --------sayısını, fiyatını gizleyerek müvekkilin menfaatlerini hukuksuzluk sarmalı ile engellemesi dolayısıyla müvekkilin uğradığı acı, elem ve ızdırabın giderilmesi amacıyla 100.000 TL tutarındaki manevi tazminatın tecavüz tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davanın arabulucuya başvurulmadan açıldığını, dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,------------sayılı kararının eksik inceleme sonucu verildiğini, bilirkişilerin kimlik tespitine ve yemin ettirildiğini gösterir tutanakların tebliğ edilmediğini, tutanakların usulüne uygun düzenlenmediğini, muhasip bilirkişinin yetkisi olmamasına rağmen fatura ve irsaliyeleri alıp incelediğini, tasarım bilirkişisinin ---------- tescil belgelerinin onaylı suretlerini getirtmediğini, incelemelerini fotoğraflar üzerinden yaptığını, asıl örneklerin mahkemeye sunulmadığını, bilirkişi veya mahkemenin asıl örnekleri istemediğini, müvekkili şirkete ait ------------ katalogu istemediğini, ortalama düzeydeki tüketiciler tarafından ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek benzerlik olup olmadığını belirtmediğini, taraflara ait sandalyelerin farklı olduklarını, ürünlerde kullanılan örgü şeklinin üniversal olduğunu, ilgili --------- adresinin müvekkili şirketçe kullanılıp kullanılmadığının araştırılmadığını, söz konusu sandalyelerin davacının tescil ettirdiği 26.12.2019 tarihinden önce de piyasada üretilip satılmakta olduğunu belirtmiş ve; Davanın usulden reddini, davanın esastan reddini, Tüm yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davacıya tahmilini talep etmiştir.
BİRLEŞEN MAHKEMEMİZ ------ SAYILI DOSYASINDA;
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ---- piyasasında tanındığını ve kendisine ait marka ve tescilli tasarımları ile üretim yapıp sattığını,------------sınıfında müvekkili adına tescilli olduğunu, bu tasarımlarına dayalı olarak ada örgülü ------------- isimleri ile üretim ve satış yaptığını, davalının ise benzer şekilde------- numaralı endüstriyel tasarımı tescil ettirdiğini, ancak bu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfına sahip olmadığını, kamuya daha önce mal edilmiş olması nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalının bu tasarımına dayalı olarak müvekkili aleyhine Mahkememizin ---- sayılı dosyası ile tasarıma tecavüz ve tazminat istemli haksız bir dava açtığını, yargılamanın halen devam ettiğini beyan ederek, bu sebeplerle davalıya ait ----- sınıfında tescilli endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili ------- kendi tasarladığı ----------tasarımını ---- tarihinde kuruma ---- başvuru ile başvurduğunu, müvekkilinin --------tasarımının kurum tarafından ------- tescil numarası ile tescil edildiğini, söz konusu tasarımın müvekkilinin izni olmadan davacı tarafından haksız şekilde üretilip satışa sunulduğunu, söz konusu tecavüzün tespiti amacıyla ------ sayılı dosyası kapsamında------- davacıya ait iş yerinde incelemelerde bulunulduğunu, davalıya ait iş yerinde tespit konusu ------ satışa hazır halde ----adet bulunduğunu, benzerlik ve ayırt edicilik yönünden yapılan değerlendirmede-----ile aleyhine tespit istenen iş yerinde bulunan ürünlerin arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı bu sebep ile benzer olarak algılandıklarını, davalıya ait ----------- sayfasında -----yapıldığını, katalogda ise 14 farklı yerde dava konusu ------yer verildiğinin tespit edildiğini, müvekkilin uğradığı maddi ve manevi zararların tazmini ve tecavüzün önlenmesi amacıyla açılan ve bu davanın birleştiği ------ Sayılı davanın açıldığını, söz konusu dava görülürken dava konusu sandalyeler için davacının haksız tecavüzünün tespiti sonrasında tasarım belgesi almak amaçlı başvurduğunu, davacının tescilinin, tecavüz ettikleri müvekkile ait tasarımın her iki dosyada alınan bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere; aynı ürünü kapsadığını, davacıya ait tasarımın iptali için dava açma haklarının saklı tuttuklarını da ileri sürerek kötü niyetli şekilde yargılamayı uzatma amaçlı açılan hukuka, yasaya ve olayların gelişimine aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davaya karşı açılan karşı dava HMK ' nun 133/1 maddesi uyarınca yasal süresinde açılmadığından HMK' nun 133/2 maddesi uyarınca bu davadan ayrılarak Mahkememizin ayrı bir esasına kaydedilmesine, karar verilmiş olmakla dosya tefrik edilerek ---- esasını almıştır.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Asıl dava yönünden; Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalının üretimini ve satışını yaptığı ---------ürününün davacı adına tescilli -------- endüstriyel tasarımın koruma kapsamında kalıp kalmadığı, bu şekilde davacının tasarım haklarına tecavüz edilip edilmediği, davacının maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olacağı, dava açılmadan önce arabuluculuğa dava şartı olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın birleşen dava yönünden; davacı birleşen davalı ----- tescil numaralı endüstriyel tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliğinini bulunup bulunmadığı, özgünlük vasfına sahip olup olmadığı ve anonim nitelikte olup olmadığı bu nedenle hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. ------ kayıtlı görüldüğü, son tescil tarihinin --- olduğu, anlaşılmıştır. Dosyaya ----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------ adına tescili olduğu, ------ tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya----kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ------adına tescili olduğu, -- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
- Davalı taraf ---- kendi adına tescilli------- tescil no'lu tasarımın kapsamında olduğu,
- Davalı taraf ----- ait kullanımların davacı taraf ---------- tescil no'lu tasarımın kapsamında olduğu,
- Davacı maddi tazminatı talebinin 6769 sayılı SMK m.151/2-b ‘’ Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç,’’ uyarınca hesaplanmasını talep ettiği,
- Nihai Takdir Sayın Mahkemenize ati olmak üzere ------- arasındaki dönem için hesaplanan maddi tazminat tutarı 7.278.14 TL olduğu" yönünde görüş bildirilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
6769 Sayılı SMK'nın 56, 59,77, 78, 81, 149,150,151. maddeleri
GEREKÇE: Asıl dava; davacı taraf adına tescilli -------- numaralı tasarım hakkına tecavüzden kaynaklı tecavüzün durdurulması, sona erdirilmesi, tasarım hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davası, birleşen dava ise birleşen dava davalısı adına tescilli ---- numaralı tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır. Asıl davada davacı taraf asıl dava davalısının adına tescilli ----- numaralı tasarımına konu ----------adı altında satış kataloglarında kullandığı ve bu sandalyeleri satışa sunmak suretiyle tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunu, bu sebeple tecavüzün durdurulmasını ve oluşan maddi ve manevi zararlarının tazminini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada ise birleşen dava davacısı olan şirket, birleşen dava davalısı adına tescilli olan ----- tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurunun bulunmadığını ve tasarımın daha önce kamuya sunulması sebebiyle tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SMK'nın 77. Maddesinde tasarım tescilinin hükümsüzlük halleri düzenlenmiş, bu maddeye göre "Aşağıdaki hâllerde tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir: a) 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse. b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse." tasarımın hükümsüz kılınacağı, yine bu maddede belirtilen 56. Maddede tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsuruna sahip olmaması ve önceden kamuya sunulmuş olması halinde halinde tasarımın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir. Yine SMK'nın 81. Maddesinde tasarım hakkına tecavüz oluşturan haller belirtilmiş, "Aşağıda belirtilen fiiller tasarım hakkına tecavüz sayılır: a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak....", bu fillerin tasarım hakkına tecavüz oluşturacağı, tecavüzün sabit olması halinde SMK'nın 149. Maddesine göre tasarım hakkı tecavüze uğrayan tarafın talep edebileceği haklar düzenlenmiş, yine SMK'nın 150 ve 151. Maddesinde hak sahibinin oluşan zararlarının tazmini talep edebileceği belirlenmiştir. Bu hükümler çerçevesinde tasarım hakkı tecavüze uğrayan tarafın tecavüzün durdurulmasını, önlenmesini, men'ini ve ref'ini talep edebileceği, oluşan zararları kapsamında maddi tazminat talebinde bulunabileceği, yine manevi zararı dolaysıyla SMK'nın 149. Maddesi gereği talepte bulunabileceği düzenlenmiştir. Tarafların talepleri dikkate alındığında asıl davada davalı tarafın davacı tarafın tasarım hakkını ihlal ettiğinden bahsetmek için asıl dava davacının korunabilir bir geçerli tasarım olması gerektiği, tasarımın hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği halde hükümsüzlüğün SMK'nın 79. Maddesine göre tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur ve tasarım ya da tasarım başvurusuna bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır hükmü gereği baştan itibaren korumanın kalkacağı değerlendirilerek öncelikle hükümsüzlük talebi yönünden değerlendirme yapılmış ve birleşen davadaki talepler değerlendirilmiştir. Tasarımın hükümsüzlüğüne dair talepleri incelendiğinde; dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarım -------tasarımıdır. --------ayaktan oluşmakta olup bu öğelerin biçimleri, oranları ve yüzey özellikleri ile farklılaşmakta ve ayırt edici nitelik kazanmaktadır. Tasarımda yer alan sırt kısmı çubuktan yapılmış çerçeve yapıda olup (A), yüzeyi birbiri üzerine çapraz gelecek biçimde örgü görünümlü kumaş yapıdadır (B). Tasarımın oturma yüzeyi tel çerçeve üzerinde bulunan daire biçimli yapıdadır (C). Tasarımda dört adet ayak yer almakta olup, yere basan noktada dairesel ve oturma yüzeyine yaklaştıkça genişleyecek biçimde bükülmüş çubuk malzemeden meydana geldiği, bilirkişilerce yapılan araştırmalarda dava konusu yenilik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen ----- tasarım tescili ile aynı biçim ve yapısal özellikte tasarımlar tespit edilmiş ise de başvuru tarihi olan ------ tarihinden önce bu örneklerin kamuya sunulduğunu gösteren denetlenebilir görsel bir bilgi ve belge tespit edilemediği, birleşen dava davacısınca da bu yönde bir delil ibraz edilmediği dikkate alındığında -------- numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan ----------- tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu kabul edilerek birleşen davadaki talepler yönünden ispatın yerine getirilemediği kabul edilerek birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu tespitten sonra hükümsüz kılınmayan ve --------- kayıtlarına göre halen geçerliliğini koruyan ve koruma altında bulunan tasarım tesciline ilişkin asıl davadaki tecavüz yönündeki talepler değerlendirilmiş; alınan bilirkişi raporunda teknik inceleme ile belirlendiği üzere, dava konusu tasarımlara ilişkin birbiri ile ayırt edicilik yönünden değerlendirilen tasarımlar ---- tanımlanan --------- olduğu, kıyaslanan tasarımların her ikisinde de ----- benzer kalınlıktaki -------- oluştuğu ve sırtlık kısmının tepesinde benzer bir -------- döndüğü, her iki tasarımda da sırtlık kısmında benzer konumlarda yatayda kullanılan benzer metal parçalar yer aldığı, her iki tasarımda da -------arasında benzer yükseklikte bir boşluk bırakılmış halde olduğu, her iki tasarımda da sırtlık kısmında yatayda yer alan metal parçalar arasında benzer kalınlıkta kumaş eleman benzer şekilde örülmüş halde, olduğu, her iki tasarımda da ------- şeklinde olduğu, her iki tasarımda da --------ayakları benzer açı ile benzer noktadan bükümlü halde olup tepede görece daha açık aşağıya doğru daralan bir formda olduğu, yapılan değerlendirme sonucunda; kıyaslanan tasarımlarda yer alan tüm tasarım ögelerinin birbirlerine ve tasarımın geneline göre olan ebat ve konum ilişkilerinin birbirleri ile benzer olduğu, belirtilen ürün tasarımları ile -------- tescil numaralı tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile aynı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları; bu doğrultuda davalı tarafa ait kullanımların kendi adına tescilli---------- tescil no'lu tasarımın kapsamında olduğu, yine ayırt edicilik yönünden yapılan değerlendirmede, kıyaslanan tasarımlarda yer alan oturma minderi yüksekliğinin birbirlerinden farklı olduğu görülse de, bu öğenin tek başına ürünlere ayırt edici nitelik kazandırmadığı, tasarımlarda yer alan diğer karakteristik özelliklerdeki tüm tasarım ögelerinin birbirlerine ve tasarımın geneline göre olan ebat ve konum ilişkilerinin birbirleri ile benzer olduğu, belirtilen ürün tasarımları ile ---- tescil numaralı tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile aynı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları; bu doğrultuda davalı tarafa ait kullanımların ve bir önceki maddede incelemesi yapılan ----no'lu tasarımın, davacı adına tescilli --------- tasarımın koruma kapsamında olduğu yönündeki tespitler dikkate alındığında asıl davacısına ait tasarımlar yönünden davalı tarafın satışa sunduğu ve kataloglarında gösterdiği ürünlerin tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş, bu tespit karşısında davacı tarafın SMK'nın 149. Maddesi gereği tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve tasarımların içeriklerinin --------hesaplarından çıkarılmasını talep hakkı bulunduğu kabul edilmiştir.Davacı tarafın maddi tazminat talepleri de değerlendirilmiş, davalının tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunun az yukarıda ifade edildiği üzere sabit olduğu, davacının bu sebeple maddi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının SMK'nın 151/2-b maddesi gereği net kazanç talebinde bulunduğu dikkate alınarak alınan bilirkişi raporunda dava konusu talep edilen döneme ilişkin davalı tarafın dava konusu tasarım ürünlerinin satışından elde ettiği net kazancın 7.278,14 TL olduğu ve davacının bu miktar yönünden talep hakkının bulunduğu kabul edilerek maddi tazminat talebinin bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 149/1-ç. Maddesine göre sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan tarafın manevi tazminat talep edebileceğinin düzenlendiği, dava konusu somut olayda az yukarıda ifade edildiği üzere davalının tasarım hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, hakkın ihlal sayısı, ihlalin devam ettiği gibi hususlar dikkate alındığında 20.000,00-TL manevi tazminatın yerinde olduğu kabul edilerek manevi tazminat talebinin de kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
A- Asıl davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile;
1-Davalının davacıya ait ------- tescil numaralı tasarım tesciline ------------üretim ve satışları dolayısıyla davacının tasarım hakkına tecavüz ettiğinin tespitine,
Tasarım tesciline tecavüzün DURDURULMASINA,
Davalının ---------- hesabındaki tasarım hakkına tecavüz teşkil eden içeriklerin çıkarılmasına,
2-7.278,14-TL Maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
3-20.000,00-TL manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
4-Alınması gereken 1.863,37 TL karar harcın, başlangıçta yatırılan toplam 1.904,73 TL' peşin harç ve 108,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.012,73 TL harçtan mahsubu ile 149,36 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,
5-Davacı tarafça yatırılan 1.863,37 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden tasarım hakkında tecavüz davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 7.278,14 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat davası yönünden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-Davacı tarafça sarfedilen 188,40 TL ilk dava masrafı, 240,60 TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.000,00 TL bilirkişi gideri, 1.204,00 TL tespit dosyası gideri olmak üzere toplam 7.633,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre(%73) 5.591,94 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
B- Birleşen Mahkememizin------- Sayılı davanın REDDİNE,
1-Alınması gereken 427,60 TL karar harcından başlangıçta yatırılan 179,90 TL'nin mahsubu ile 247,70 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/01/2024
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!