WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/138 Esas
KARAR NO:2024/195
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 16/08/2021
KARAR TARİHİ:04/07/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin -------- kurulduğunu, inşaat ve madencilik ekipmanları ,-------- olduğunu, -------- markasının sahibi olduğunu, bu marka altında iş makineleri, -----yaptığını, ----- olduğunu, davalı şirketin ilk olarak ----markasını esas ve öne çıkan unsur olarak içeren -----marka başvurusunu yaptığını ancak müvekkilinin ----- markaları nedeniyle red edildiğini, bunun üzerine davalının ------- başvurusunu yaptığını ama bu marka başvurusunun kısmen red edildiğini ve -----Sınıflardaki bir takım mallar üzerinden tescil edildiğini, davalının ------markasını müvekkilinin markalarına benzer şekilde sarı ve siyah renkler ile birlikte ------ ibaresini kullandığını, bu kullanıma ilişkin ------marka tecavüzü davasını açtığını ve aynı davada ----- markasının hükümsüzlüğünü talep ettiklerini,------ tarihli kararda davalarının kısmen kabul edilerek davalının ------- markasını, tescil edildiği şekilden farklı kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiği tespit edildiğini ve maddi – manevi tazminata hükmedildiğini, yine mahkeme ayrıca bu markanın kötü niyet nedeniyle hükümsüzlüğüne karar verdiğini, ------ kararıyla ilk derece Mahkemesinin kararının kaldırıldığını----- silinmesi talebi de kabul edilerek bu sefer müvekkili lehine davanın tümden kabulüne karar verildiğini, davalının markasında --------- ibaresini daha büyük yazarak öne çıkartacak kullanımlarının, müvekkili aleyhine marka tecavüzü yarattığı ve maddi manevi tazminata hükmedilmesi hususu, ------kararıyla da onadığını ancak söz konusu kararında ----- markasının hükümsüzlüğü ve alan adının iptali bakımından-------kararına uyduğunu, müvekkilinin temyize gittiğini ve halen incelemede olduğunu, gelinen süreçte davalının haksız rekabet eylemlerinin devam ettiğini, davalının --------- markasının tescil edildiği bir takım mal ve hizmetlerde kullanmadığını, bu nedenle bu davanın açılarak müvekkili aleyhine yaratılan marka tecavüzü ve haksız rekabet halinin tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve tecavüz teşkil eden ürünlerin imhası ile bu markanın kullanılmadığı tüm mallar bakımından kullanmama sebebiyle iptalini talep ettiklerini, davalının ----- markasının tescil tarihinin------- olduğunu ve bu itibarla tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin ---- tarihinde dolduğunu, bu süreçte ---------Sınıfa ait bir takı mallarda markasını kullanmadığını, bunun ispat yükünün davalıda olduğunu, kullanılmayan bir markanın sicilde tescilli şekilde yer alıyor olmasının müvekkilinin bu markayı kullanmasını sınırladığını bu sebeple davayı açmalarında hukuki menfaatleri olduğunu, davalının markasının 3. Kişilere devrenin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararının verilmesini, somut olayda davaya konu ürünlerin müvekkilinin tanınmış-------markasıyla karıştırılma ihtimali yaratması ve tanınmış markanın itibarından haksız yarar elde etmesi, itibarına zarar vermesi ve ayırt edici karakterini zedelemesi nedeniyle SMK’ nın 7/2 (b) ve (c) marka tecavüzü bulunduğunu,------kelimesinin tali bir unsur olduğunu, esas unsurun ---- olduğunu, bu sebeple müvekkili markaları ile benzer olduğunu, bu hususta ---- tarafından verilen kararların olduğunu, davaya konu ürünlerin çoğunlukla ----- aldığını fakat davalının----Sınıflara dahil ürünleri de sattığını, müvekkilinin ------ mallarının bulunuyor olması ile davalının da aynısını/benzerini satıyor olması dikkate alındığına tüketiciler nezdinde müvekkilinin-----markasının tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali olduğunu, karıştırılma ihtimalinin yanı sıra ------- markasından haksız yarar elde edilmeye çalışıldığını, markanın itibarına zarar verildiğini ve ayırt edici karakterinin zedelendiğini, somut olayda SMK’ nın 29/1 (a) maddesinin atfıyla, SMK’ nın 7/1(b) ve 7/2 (c) maddelerindeki tüm koşulların oluştuğunu, bu nedenle marka tecavüzünün tespiti, önlenmesi, durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve tecavüz teşkil eden ürünlerin ima edilmesi gerektiğini, davalının TTK md 18/2 ‘ye göre basiretli bir tacir gibi davranmadığını, haksız yarar sağlama amacıyla hareket ettiğini, TTK 55/1(a) 4’ e de haksız rekabet hallerine örnek sayıldığını, davalının marka tecavüzünün yanı sıra haksız rekabet yarattığını, bu sebeple haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması gerektiğini, yukarıda açıklanan sebeplerle müvekkilinin maddi ve manevi hakları dahil tüm sair dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla davalının ---------markasının kullanmama nedeniyle iptale konu edebileceği ilk tarih olan---- tarihinden itibaren kullanmadığı mallar bakımından iptalini, müvekkiline ait ------markasına yaratılan marka tecavüzü ve haksız halinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, imhasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.

DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilinin ----------markasının 2005 yılından bu yana tescilli olduğunu, bu tarihten buyan kesintisiz olarak ciddi ve etkin şekilde kullanıldığını, huzurdaki davanın markanın 16 yıldır piyasada kullanılmakta olduğu hususu göz önüne alındığında sessiz kalmak yoluyla hak kaybına uğradığını, davanın Borçlar kanununun 72. maddesine göre zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının konu ettiği ------------------ dosyasında ki uyuşmazlık konularına ait sonucun -------- henüz inceleme aşamasında olduğunu, davacının dava konusu marka kullanımlarından en azından 2013 yılından bugün haberdar olduğunu, huzurdaki davanın tarihine göre marka kullanımına karşı 8 yıldır sessiz kaldıktan sonra dava konusu ettiği tecavüz ve haksız rekabet taleplerinin hem Borçlar Kanunu bakımından hem de Türk Ticaret Kanunu bakımından zamanaşımına uğradığını, müvekkili markasında -----yanına gücü temsilen ----- sözcüğünü yerleştirerek kedigiller familyasından çağrıştırması amaçlamış olup marka örneğinden de görüleceği üzere markanın ayırt edici unsur olarak oldukça büyük ve vahşi görünümlü bir hayvan kafası tasarlandığını, tüketicilerin nezdinde ilk olarak algılananın göze çarpan hayvan kafasını logosu olduğunu, bu logonun özgün ve orijinal olup müvekkili tarafından tasarlandığını, davacının taraf markalarının benzer olduğu iddiasını ---------- dayandırmayı çalışsa da söz konusu kararların hiçbirisinin kesinleşmediğini, itiraz durumunda olduğunu, ayrıca onaylanmış marka başvuruların bulunmadığını, temel ilkeler çerçevesinde yargılama konusu olan davalı ya ait ----- markası ile davacı ya ait ----------- markalar değerlendirilirken aralarındaki görsel, sesçil ve kavramsal farklılıklar gözetilerek bütünsel değerlendirme ilkesinin doğru uygulanması önem taşıdığını, müvekkilinin markasının görsel açıdan bir çerçeve içinde sol yanda ----------- sahip logo ile onun sağ yanında birleşik yazılmış --------- ibaresini bir araya getirilmesi ile oluşturulduğunu ve------------hakim olduğunu, davacı markalarının ise ----------------- ibarelerinden meydana geldiğini, görsel açıdan her iki markanın farklı olduğunu işitsel olarak da karşılaştırıldığında, davalının markasının üç hece ile telafuz edildiğini, buna karşın davacı ait markaların tek hece ile telaffuz edildiğini, okunuş olarak her iki markanın farklı olduğunu, anlamsal olarak karşılaştırıldığında davalı ya ait markanın ---------- karşılığını --------gücü anlamına geldiğini davacının markasını ise ------------- taşıdığını dolayısıyla kavramsal olarak sadece davacı ile özdeşleştirebilecek orjinal türetme bir sözcük olmadığını, taraf markaların ortalama tüketici algısını bıraktıkları gelen izlenimin farklı olduğunu, tarafların --sınıfta yazılan emtiasını tamamen farklı nitelikteki ürünlere ilişkin olduğunu, davalı adına tescilli ------- marka kapsamında tescilinin ------ürünlerin tümüyle sınai ve profesyonel alıcıları hitap eden hammadde ve yarı mamul maddelerden ibaret olduğunu, davacı markalarının kapsamındaki -------- mallar karşılaştırıldığında alıcı kitlesinin farklı olduğunu, ortak bulunan ---- yönünden ise davalı markalarından inşaat işçiliği ve bunların bakım onarımı tamiratında işçiler tarafından kullanılan küçük el aletleri olduğu, davacı markasının ------- sınıfındaki malların ise profesyonel inşaat işleri yürüten ağır inşaat ve hafriyat işleri makinalarından oluştuğunu, bu anlamda yukarıda ifade edildiği üzere davacı markalarını ----- tescili bulunan mallar ile davalı markasının --------- tescilli mallar alıcı kitlesi üretildiği ve satıldığı yerler, karşıladığı ihtiyaçlar, ikame imkanı fiyat, alım sıklığı itibar farkının bulunduğu, yargılama konusu markaların arasında düşük düzeyli benzerlik bulunduğu, kapsamında bulunan malların ise farklı olduğu, dolayısıyla markaların kapsamlarında bulunan ürünlerin farklı olması, aralarında düşük düzeyde benzerlik bulunması ve farklılıkların ürünlerin ortalama tüketiciler tarafından derhal ve hiç düşünmeden hissedebilecek ve algılanabilecek durumda olması karşısında var olan düşük düzeyli kavramsal benzerlik, görsel, işitsel ve genel izlenim yönünde ortaya çıkan farklılık ile domine ve bertaraf edildiğinden bir karışıklığa yol açmayacağını, karıştırma ihtimali işin uzmanı yahut çok dikkatli kişilerden oluşmayan, makul düzeyde bilgilendirilmiş, iddia konusu işaretleri aynı anda grup detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı tanıdığı işaretlerinin aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki kişiler nazarında olması gerektiğini, yargılama konusu ürünlerin tamamının yetişkinlere ve de profesyonellere hitap ettiğini satın alınması için ayrılacak sürenin uzun olduğunu ve gösterecek dikkat özenin yüksek seviyede olduğu , bu sebeple tercih edilmesi için araştırma yapılması zorunlu kılındığını dolayısıyla makul derecede iyi bilgilenmiş ortalama tüketicinin dikkat seviyesi inceleme konusu olan ---------sınıflardaki malların niteliğine göre değişeceğini, karıştırma ihtimalini önleneceğini, dolayısıyla ürün arasında yanılgı oluşmayacağını, ---------- da aynı piyasada uzun süre eşzamanlı ve nizasız olarak kullanılan ve aralarında bir karışıklık doğmayan markaların hükümsüzlüğüne karar verilemeyeceği yönünde karar verdiğini, --------- bu kararlarında markalar arasında karıştırma ihtimali bulunduğuna yönelik iddianın sadece farazi olarak değil aksine olasılık analizinden doğan mantıksal çıkarımlara dayalı olarak ilgili ticari sektörün yaygın pratikleri ve olayın diğer tüm özellikleri göz önüne alınmak suretiyle ispat edilmesini aradığını, davacı tarafa ait markalar ile davalı müvekkile ait markanın benzerlik arz etmemesi ve her iki markanın pek çok ülkede uzun süredir herhangi bir husumet yaşamadan ticaret hayatında yer alması göz önüne alındığında davacı tarafın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönünden taleplerinin reddi gerektiğini, aynı benzer işareti veya markanın çok sayıda gerçek bir tüzel kişi tarafından kullanılması halinde, markanın itibaren haksız yere sağlandığından veya onun ayırt edici karakterini zedelendiğinden söz edilemeyeceği, tescil edilen markanın orijinal ve üretilmiş bir işaret olmaması ve herkes tarafından bilinen bir kelime olması da onun reklam değerine ve ayırt edici gücüne olumsuz yönde etki edeceğini,----------- bir çok marka tescili bulunduğunu, davacının ------------ gibi ürünler için tanınmışlık vasfı edildiği benimsense bile, --------- kelimesinin bilinen bir kelime olması bir çok ürün hizmet için farklı kişiler adına tescilli ve kullanılıyor olması, onun farklı mallara karşı korunması ile ilgili değerlendirmede nazara alınacak reklam değerine ayırt edici gücünü olumsuz yönde etki edeceği marka hukukunda açık bir ilke olduğunu, markanın itibarından haksız yararlanmadan söz edilebilmesi için davacının markalarının iyi bir şöhret ve itibar sahibi olması, tüketici zihninde olumlu bir imajının bulunması, piyasada tek bulunması, prestij değeri bulunması ve sahip olunan bu olumlu imajın devredilebilir olması gerekmekte diğer bir ifadeyle, son başvuru konusu olan ürünle karşılaşan tüketicinin zihninde davacının markası ile ilgili doğmuş olduğu çağrışımların davalı markasına devrinin aktarılabilir olması gerekmekte olduğunu yargılama konusu bakımından dilimizdeki anlamı --------olan --- kelimesinin davacının yarattığı bir sözcük değil genel olarak herkesin bildiği, edebiyat sanat ve sosyal hayatı sık kullanılan, davacı markası ile birlikte -------- nezdinde uzun yıllardan bu yana başkaları adına da tescilli veya tescilsiz biçimde bir çok ürün grubunda marka olarak kullanılan bir sözcük olduğunu, davalı markasının ------- sınıf için tescilli dozer, greyder gibi iş makineleri sektöründe bilinirliği tanımlanmış olan davacı markasının gücünü ve etkileme alanın zayıflamasına da asla neden olmayacağını, çünkü davalı başvuru konusu işareti davacı markasının kapsamında bulunan tanınmışlığı konu ---------- iş makineleri ürünleri yönünden uygun görünmeyecek ve hoşgörüyle karşılanmayacak istenmeyen bir bağlılık yaratması da söz konusu olmadığını, davalı markasının tescilinin, davacı markası açısından olumsuz, hoş olmayan ve itibar zedeleyici çağrışımlar yarattığını gösterir hiçbir veri bulunmadığını,------- böylesine uzak sektör ürünler için yukarıda yazılı olumsuzların doğmayacağı yönünde karar verdiğini, sonuç olarak taraflar markalarının arasında düşük düzeyli benzerlik bulunması, kapsamdaki ürünlerle ilgili sektörlerin birbirinden uzak olması karşısında, davacı tarafın haksız yarar elde etme ve imaj transferi yönündeki iddiaların dahi mesnetsiz kaldığını, yukarıda açıklanan sebeplerle öncelikle zamanaşımı itirazının göz önüne alınarak açılan davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı adına tescilli -------- tescilli olduğu mal ve hizmetlerde tescilli olduğu tarihten itibaren ciddi ve etkin bir şekilde kullanılıp kullanılmadığı, bu nedenle kullanılmamasından dolayı iptaline karar verilip verilemeyeceği, davacının iptal davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, davalının markasının davacı adına tescilli ------ esas unsurlu markalar ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadığı, davacının markasının tanınmış marka olması nedeniyle davalının markanın tanınmışlığından haksız yarar elde edip etmeyeceği, davacının markasının itibarına ve ayırt ediciliğine zarar verip vermeyeceği, davalının markasını tescil kapsamında olmayan ürünler üzerinde de kullanıp kullanmadığı, davalının markasını tescilli olduğu mal ve hizmetler ile tescilsiz olarak kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği, davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğrayıp uğramadığı, tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davası için zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının markalarını dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre içerisinde tescilli oldukları mal ve hizmetlerde ciddi ve etkin bir şekilde kullanıp kullanmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.----dava dosyasının örneğinin --- dosya içerisine alınmıştır.Ticaret sicil kaydı dosya içerisine getirtilmiş olup, davalı şirketin 04/10/2000 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır. ----- getirtilmiş olup, incelendiğinde; --- tescil numaralı ---- Sınıflarda ---- tarihinde davalı adına, ----
tescil numaralı---- markasının ----markasının ----- tarihinde davacı adına tescil edildiği bildirilmiştir.Davalının markalarının incelenen dönemde tescilli oldukları mal ve hizmetler için ciddi ve etkin bir şekilde kullanılıp kullanılmadıkları, davalının markasının tescil tarihinde davacının markasının tanınmış marka olup olmadığı, davalının markasını davacının markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetlerde kullanıp kullanmadığı, davalının markasının davacının markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olup olmadığı, davacının sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğrayıp uğramadığı hususunda muhasip, marka uzmanı ve makine sektörü uzmanından oluşan heyet raporunda özetle; Mali İnceleme bakımından; Davalı şirketin ---- tescil numaralı markasını ------ Sınıflarda kullanmadığı, davalı şirketin ----tescil numaralı markasını --------- mal ve hizmetlerde ciddi ve etkin şekilde kullandığı, davalı şirketin markasının, davacıya ait aşağıdaki markaların tescilli olduğu mal ve hizmetlerde kullanımlarının olduğu, avacıya ait ---- tescil numaralı ------- makinelerin tamiri sınıfında kullanımları olduğu, Davacıya ait ----- kullanımlarının olduğu, davacıya ait -------- numaralı markasında elektrik jeneratörleri emtiasında kullanımların olduğu, davalı şirketin ticari defterlerinden yukarıda tespiti yapılan emtiaların -------yılından beri satışının yapıldığı, ticari defterlerden sunulamayan yıllara ait ticari belgelerin incelenmesi sonucu davalı şirketin ------ alımlarında bulunduğu, Marka Yönünden Yapılan İncelemede: davacı markaları incelendiğinde ilk marka tescilinin ----- markalarının tanınmış marka olduğu, davalı tarafın sunmuş olduğu kataloglar incelendiğinde ------- kadar kendisine ait kataloglarda tescilli markasını ve logosunu kullanarak; ----- genelinde ortalama ---- İncelemede; davacının koruma kapsamında olan makineler inşaat ve yapı sektöründe kullanılmakta olan,------------olarak adlandırılan makineler olup, davalının ithalat ve satış faaliyetlerini yürüttüğü makinelerin güçleri davacı korumasında olan iş makinelerine oldukça düşük güçlerle çalışarak ‘’iş’’ elde etmeye yarayan makinelerdir. Dolayısıyla son tüketic, iye sunulan hizmet bakımından dava konusu makinelerin mukayese edilmesi söz konusu olamayacaktır. Bu gerekçeyle davacı korumasında olduğu anlaşılan iş makineleri ile davalının ithalat ve satış faaliyetlerini yürüttüğü el takımlarının ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali söz konusu olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Rapora itirazlar ile yeni sunulan delillerler de dikkate alınarak marka hukuku uzmanı da eklenerek alınan ek raporda özetle; ----------tescil numaralı --------markasının tanınmış marka olarak korunduğu, davacı adına ------------ tensipleri ile davalı tarafça dosyaya sunulan delillerin yeniden incelenmesinde davalı tarafça sunulan ve ----------dosyasına eklenen delillerin ------------ ibaret olduğu, Dosyaya sunulan davalı tarafa ait delillerin tek tek incelenmesinde: davalı tarafın --------- malları bakımından ciddi kullanım bulunduğu, dava konusu davalı adına tescilli ------------ olan emtia listesi esas alınarak hazırlandığı, avalının fiilen kullanmakta olduğu ürünlerin birebir listede yer almadığı ancak genel başlıklar kapsamında kaldığı dikkate alındığında; ------------- kullanım bulunduğu ,Bu malların davalı tarafın markalarının tescil kapsamında olmadığı Ancak, davalı tarafın tescilsiz kullanımının marka hakkı ihlali olması için öncelikle markaların birbiri ile benzer veya iltibasa yol açabilir nitelikte olması gerektiği, iltibas iddiasının davalı tarafın markasının tescil tarihi dikkate alındığında davacı adına tescilli ---- tescil numaralı --------- markalarının ihlal iddiaları bakımından dikkate alınmasının mümkün olabileceği, Davalı Tarafça tescilsiz kullanıma konu edilen emtianın: Davacı tarafa ait ------------- kalan, -------- vasıtaları; ------------- kullanılmak üzere elektrik enerjisi sağlayan elektrik üniteleri. Davacı tarafa ait -------- kapsamında kalan ------- örtüştüğü; Davacı markasında------- ibaresi özgün logoyla kullanıdığı, görsel farklılıklar, dosyaya sunulan ve bizatihi ihtilafa konu markalara ilişkin ------ dikkate alınarak davalı adına tescilli ------davacı tarafa ait ---------markaları ile benzer olmadığı ve bu nedenle markalar arasında markalar arasında iltibas ihtimali bulunmadığı, Davacı tarafa ait -----------markası lehinde verilmiş tanınmışlık kararları bulunmakla birlikte davacı ve davalı markalarının görsel, işitsel, anlamsal olarak farklı olmaları, markaların bütün olarak da farklılık arz etmesi nedeniyle davacı tarafın markanın tanınmışlığının markaların ayırt ediciliği nedeniyle somut olayda davalının marka hakkı tecavüzü fiilleri ifa ettiğine karine teşkil etmeyeceği, ----------- dosyasu henüz kesinleşmemiş olmakla birlikte davalının aynı zamanda tescilli markası olan bir işareti kullandığı, davacı tarafla özdeşleşen sarı rengin kullanıldığına veya-------- plana çıkarıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bu bağlamda TTK 54 ve 55/1-4 te anlamını bulan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” hükmünün şartlarının mevcut olmadığı, davalı tarafın ------- tescil numaralı catpower şekil markasının fiili tescil tarihinin -----olduğu, Dava tarihi ile marka tescil tarihi arasında 15 yıl 5 ay 20 gün süre geçtiği, sessiz alma yoluyla hak kaybı ilkesinin marka ihlal davalarına da tatbik edilip edilemeyeceğinin ve hak düşürücü sürenin ve zamanaşımı itirazlarının muhterem mahkemenin takdirinde olduğu, somut olayda, hükümsüzlük iddiası ve talebi bulunmadığı, SMK 25/6’nın lafzen hükümsüzlük davalarını kapsadığı , İhlal davalarında sessiz kalma yoluyla hak kaybının var olup olmadığı dahi doktrin görüşlerinin ve içtihatların yerleşmesine bağlı iken ayrıca kötü niyetin var olup olmadığının ihlal davasında hak düşürücü sürenin tatbik edilip edilmeyeceğine ilişkin bir sorunda tartışılamayacağı ,taraf markalarının birbirlerinden yeterli derecede ayırt edici olması nedeniyle iltibasın olmadığı kanaatine varılmış iken davalı tarafın tespiti mümkün olmayan kötü niyetinin somut olay bakımından değerlendirilemeyeceği, Kullanmama defi Bakımından yapılan incelemede Davacı tarafça kullanım ispatı tahtında 5 klasör belge sunulduğu, klasörlerin içeriği tek tek incelendiğinde; -----markaların dava tarihinde geçerli emtia listesine göre: -------- kepçeler, ekskavatörler, yol yapım ve kaplama makinaları, sondaj makinaları, kaya delme makinaları, süpürme makinaları ve aynı işleve sahip robotik mekanizmalar. Kaldırma, taşıma ve iletme makineleri: asansörler, yürüyen merdivenler, vinçler, aynı işleve sahip robotik mekanizmalar. ----- Elektrikli açma kapama mekanizmaları.------- marka olduğu; sınıf sisteminin istisnalarından birinin tanınmış markalar olduğu dikkate alındığında koruma şemsiyesinin daha geniş olduğu, davacının kullanımı ispatlamış sayılacağına dair görüş bildirmişlerdir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:6769 sayılı SMK'nın 7/2, 9/1, 26/1, 29, 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri.

GEREKÇE:Dava, davalı adına tescilli markanın etkin kullanılmadığı iddiasından kaynaklı markanın iptali ve davalı tarafın markasal kullanımlarından kaynaklı marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin sonuçlarının ortadan kaldırılması davasıdır.
Davacı taraf davalı adına tescilli ----------markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden kullanılmadığını, bu sebeple SMK ' nun 9/1 ve 26/1 a maddeleri gereği etkin kullanılmama dolayısıyla markanın iptalini, davalı tarafın davacı adına tescilli ---- markasına tecavüz oluşturan ve haksız rekabete yol açan kullanımların tespiti ile bu kullanımların önlenmesi, dururulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 26/1. maddesi uyarınca SMK'nun 9/1. maddesindeki hallerin mevcut olması halinde markanın iptaline karar verilir. SMK'nun ciddi ve etkin 9/1. maddesinde ise "Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir" şeklindeki düzenleme yapılmıştır. Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin yollamasıyla SMK'nun 7/2-b maddesinde tescilli bir marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır. Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.
Markaların karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır. Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Haksız rekabet ise Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Yine haksız rekabeti düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 57. maddesinin hükmünün temeli kişilik haklarına tecavüzü düzenleyen Türk Medeni Kanununun 24. maddesine dayanır. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmek yatar., Bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılması haksız rekabetin en önemli örneklerinden biridir.Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın markanın iptaline ilişkin talebi öncelikle değerlendirilmiş, İptali talep edilen ---- Sınıflarda tescilli olduğu, markanın fiili tescil tarihinin ---- olduğu, bu hali ile etkin kullanım yönünden 5 yıllık sürenin geçtiği ve davacı tarafça markanın iptali dolayısıyla süre yönünden iptal talebinde bulunulabileceği, davacı tarafın ---- unsurlu davacının markası ile aynı emtia sınıfları olan -----tescilli markalarının bulunduğu, bu haliyle markanın iptalini istemekte hukuki yararının bulunduğu kabul edilmiştir. Bu kabul karşısında etkin kullanımı ispat yükü davalı üzerindedir.
Etkin kullanım yönünden alınan ------ tarihli raporda, davalı kayıtları incelendiğinde, 1- Davalı şirketin ---- tescil numaralı markasını ----Sınıflarda kullanmadığı, davalı şirketin ---tescil numaralı markasını ------ ciddi ve etkin şekilde kullandığının tespit ve rapor edildiği, itiraz üzerine alınan ve marka hukuku uzmanınında bulunduğu heyetten alınan ---- tarihli raporda, "Davalı tarafın ------ malları
bakımından ciddi kullanım bulunduğunun tespit edildiği, dava konusu davalı adına tescilli ---- numaralı markanın---
geçerli olan emtia listesi esas alınarak hazırlandığı, davalının fiilen kullanmakta olduğu ürünlerin birebir listede yer almadığı ancak genel başlıklar kapsamında kaldığı dikkate alındığında; bu emtiaların ----Sınıftaki emtialar yönüyle etkin kullanım olarak kabul edilmiş ve tüm sınıflar yönünden iptal talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın marka hakkına tecavüz talepleri incelenmiş, davalı tarafça fiilen kullanıma konu edilen mallardan;
------ malları bakımından ise tescilsiz kullanım bulunduğu, bu malların davalı tarafın markalarının tescil kapsamında olmadığı, ancak davalı tarafın tescilsiz kullanımının marka hakkı ihlali olması için öncelikle markaların birbiri ile benzer veya iltibasa yol açabilir nitelikte olması gerektiği, iltibas iddiasının davalı tarafın markasının tescil tarihi dikkate alındığında davacı adına tescilli ---- tescil numaralı ---- markası ve ---- markalarının ihlal iddiaları bakımından dikkate alınmasının mümkün olabileceği, ancak davacı tarafın bu kullanımlara çok uzun süre sessiz kaldığı, bu haliyle bu yöndeki kullanımların marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürmesinin mümkün olmayacağı, yine taraf markalarının ana unsurları olan ------- ibareleri dikkate alındığında ----------ibaresinin -----------anlamına gelen zayıf bir ibare olduğu, davalı tarafın hem şekil unsuru ekleyerek hem de ----- ibaresi eklemek suretiyle markasına ayırt edicilik kazandırdığı, bu haliyle markalar arasında iltibasın söz konusu olmayacağı, davacı tarafa ait -----lehinde verilmiş tanınmışlık kararları bulunmakla birlikte davacı ve davalı markalarının görsel, işitsel, anlamsal olarak farklı olmaları, markaların bütün olarak da farklılık arz etmesi nedeniyle davacı tarafın markanın tanınmışlığının markaların ayırt ediciliği nedeniyle somut olayda davalının marka hakkı tecavüzü fiilleri ifa ettiğine karine teşkil etmeyeceği dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği, davalının aynı zamanda tescilli markası olan bir işareti kullandığı, davacı tarafla özdeşleşen sarı rengin kullanıldığına veya ------ ön plana çıkarıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, bu bağlamda TTK 54 ve 55/1-4 te anlamını bulan ----- hükmünün şartlarının mevcut olmadığı kabul edilmiş ve davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete yönelik talepleri yönünden davanın ispatlanamadığı kabul edilerek davanın tümden reddine dair hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL ilam harçtan başlangıçta alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile 368,3‬0 TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "markanın iptali davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "marka hakkına tecavüz davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden "haksız rekabet davası yönünden" karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından sarfedilen 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde taraflara iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/07/2024