WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2017/640 Esas
KARAR NO:2024/40
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 12/03/2013
KARAR TARİHİ: 07/02/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin ------- adı ile faaliyet gösterdiğini ve markasını ----sınıflarda tescil ettirdiğini, davalının müvekkilinin ününden haksız yararlanmayı amaçlayarak benzer ibarelerle marka tescil başvuruları yaptığını, bunlara taraflarınca itiraz edildiğini, ancak davalının --------- yılında bir şekilde tescil ettirmeyi başardığını, davalının iltibas yaratan haksız ve kötüniyetli tescilinin hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, verilen kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı vekili; müvekkilinin -- ibaresini hem ticaret unvanı hem de marka olarak ----- yılından bu yana kullandığını ve öncelikli hak sahibi olduğunu, davacının kötüniyetle tescil işlemlerini yaptığını, davacı tarafın müvekkilinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını ve sessiz kalarak 8 yıl sonra bu davayı açtığını beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Davalı taraf adına tescilli ------ ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesine ilişkindir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Mahkememizce ------ tarihli kararı ile; "Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarında yer alan -------- kelimelerinin aynı olduğu, logoların ise farklılık arz ettiği, genel görünüşleri itibariyle karşılaştırıldıklarında da farklı olduklarının anlaşıldığı, ancak ------ ibaresinin benzer olduğu, --------- kelimesinin tek başına ayırt edicilik kazandırmadığı, markaların halk nezdinde aynı alanda kullanılması nedeniyle bıraktığı izlenimin benzer olduğu, davacı markasının ----- tarihinde tescil edildiği ve daha eski tarihli olduğu, davalı tarafın ise ----- ibaresini----- itibaren ticaret unvanının esaslı unsuru olarak ve bunun dışında hizmet markası olarak iş yerinde kullandığı,----- üzerindeki markasal hakkın davalı tarafa ait olduğunun davacı tarafından da kabul edildiği, davalının ticaret unvanına --- kelimesinin ---- tarihinde eklendiği, ---------kelimesinin marka hukuku bakımından coğrafi kaynak bildirdiği ve KHK'nın 7/C bendi gereğince bir markanın münhasır ve esaslı unsurunu oluşturması mümkün olmadığı gibi bu ibarenin bir kişinin tekeline de verilemeyeceği, bu durumda davalının markasının ayırt edici ibaresi ----- öncelikli kullanım hakkı bulunduğu, sadece ---- nedeniyle davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekmeyeceği, öte yandan davalının------- üretimi ve sunumuna ilişkin yetki almış olması da dikkate alınarak markası ile birlikte -------- ibaresini de kullanmasının mümkün olduğu gerekçesiyle" davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacı vekili temyiz etmiştir.------------ karar sayılı ilamında;" ------- “tescilde öncelik ve teklik ilkesi” geçerlidir. Yasa koyucu bu yolla piyasada aynı veya benzer mal ve hizmetler için mükerrer markanın varlığını önleyerek; bir yandan, önceki markaya yapılan yatırımı korurken diğer yandan da nihai alıcı olan tüketicilerin satın aldıkları mal veya hizmetin kökeni konusunda yanıltılmalarını önleyerek korunmalarını amaçlamıştır. Öte yandan ------ “gerçek hak sahipliği ilkesi” de benimsenmiştir. Buna göre, bir markayı, ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişi, marka üzerinde gerçek hak sahibidir. Bu ilke uyarınca; 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesine göre, bir işaret üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olanların itirazı üzerine, maddede yazılı koşulların oluşması şartıyla, bu işaretin aynı veya benzeri olan işaretin başkası adına marka olarak tescil edilmesine karşı çıkma veya tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hak sahibine kendi markasını tescil ettirme hakkı vermeyecektir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde; mahkemece, dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davalının --------- üzerinde tescilsiz kullanım bakımından öncelik hakkı olduğu görüşü benimsenerek davanın reddine karar verilmiş ise de; yukarıda anılan ilkeler karşısında davacı tarafın tescilli markasının varlığına rağmen bu marka ile iltibas teşkil eden davalı markasının tesciline karar verilemez ve bu önceki tarihli tescilli markaya dayalı olarak açılmış bir hükümsüzlük davasında red nedeni olarak kabul edilemez. Bunun aksinin kabulü, ----- tescilde öncelik ve teklik ilkesine aykırılık oluşturur. Bu durumda, mahkemece yapılan yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, " gerekçesi ile mahkememiz hükmü bozulmuştur.Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.------- karar sayılı ilamı ile ----- benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmediği gerekçesi ile karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.Mahkemizce bozma sonrasında -----alan dosyada yeniden yargılama yapılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
556 sayılı KHK'nın 7,8 ve 42. Maddeleri.

GEREKÇE:Dava, davalı taraf adına tescilli ------ ibareli markanın hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkememizce, ------- bozma kararı öncesinde yapılan yargılamada; "Davacı taraf ------ tarihinden itibaren koruma altına alınmıştır. Sadece tescil tarihleri karşılaştırıldıklarında davacı markasının daha eski tarihli olduğu görülmektedir. Bu durumda davalı tarafın markalarının tescilsiz kullanımlarının araştırılması gerekmektedir. Davacı tarafça sunulan belgelerden ----- yılından itibaren ticaret ünvanının esaslı unsuru olarak ve bunun dışında hizmet markası olarak iş yerinde kullanıldığı anlaşılmaktadır. Öte yandan ----- nolu marka tescili davalı tarafından ------- tarihinde yapıldığı görülmektedir. Esas itibariyle tek başına ------- ibaresi üzerindeki markasal hakkın davalı tarafa ait olduğu da taraflar arasında çekişmesizdir. ----- kelimesi davalı ticaret ünvanına ---- tarihinde eklenmiştir. İbarenin ticaret ünvanında kullanılmasına dair taraflar arasında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. ------ kelimesi marka hukuku bakımından coğrafi kaynak bildiren bir ibaredir. Bu kelimenin KHK 7/C bendi gereğince bir markanın münhasır ve esaslı unsurunu oluşturması mümkün değildir. Bu bakımdan bu ibarenin bir kişinin tekeline verilmesi söz konusu değildir. Bu kelime zayıf bir marka olup zayıf markaların yanına ayırt edici ekler alınarak başkaları tarafından kullanılması mümkündür. Bu ibarenin markasında daha önce kullanan kişi tarafından kullanımıda engellenemez.Yukarıda yapılan açıklamalar sonucunda davalı markasının ayırt edici ibaresi " --------kelimeleridir. Her iki tarafça da kabul edildiği gibi davalı tarafın bu ibareyi öncelikli kullanım hakkı bulunmaktadır. Böylelikle sadece ------kelimesi nedeniyle davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekmeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. Öte yandan davalının öte yandan---- ticaret odasından adana kebap üretimi ve sunumuna ilişkin yetki almış olması da dikkate alınarak markası ile birlikte ----- ibaresini de kullanması mümkündür. İddia, sunulan ve benimsenen bilirkişi raporları tüm dosya kapsamından davanın reddine karar vermek gerekmiş" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmesi sonrasında-------- bozma ilamı ile --------- geçerlidir. Yasa koyucu bu yolla piyasada aynı veya benzer mal ve hizmetler için mükerrer markanın varlığını önleyerek; bir yandan, önceki markaya yapılan yatırımı korurken diğer yandan da nihai alıcı olan tüketicilerin satın aldıkları mal veya hizmetin kökeni konusunda yanıltılmalarını önleyerek korunmalarını amaçlamıştır. Öte yandan ----- “gerçek hak sahipliği ilkesi” de benimsenmiştir. Buna göre, bir markayı, ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişi, marka üzerinde gerçek hak sahibidir. Bu ilke uyarınca; 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesine göre, bir işaret üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olanların itirazı üzerine, maddede yazılı koşulların oluşması şartıyla, bu işaretin aynı veya benzeri olan işaretin başkası adına marka olarak tescil edilmesine karşı çıkma veya tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hak sahibine kendi markasını tescil ettirme hakkı vermeyecektir.Bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde; mahkemece, dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, davalının --------- ibaresi üzerinde tescilsiz kullanım bakımından öncelik hakkı olduğu görüşü benimsenerek davanın reddine karar verilmiş ise de; yukarıda anılan ilkeler karşısında davacı tarafın tescilli markasının varlığına rağmen bu marka ile iltibas teşkil eden davalı markasının tesciline karar verilemez ve bu önceki tarihli tescilli markaya dayalı olarak açılmış bir hükümsüzlük davasında red nedeni olarak kabul edilemez. Bunun aksinin kabulü, ------ tescilde öncelik ve teklik ilkesine aykırılık oluşturur. Bu durumda, mahkemece yapılan yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir" gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiş, karar düzeltme talebinin reddine karar verilerek dosya Mahkeme'mizin yeni esasına kaydedilerek ve bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. 556 sayılı KHK m. 8/1-b hükmü, "Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa." şeklinde düzenlenmiştir. Bu maddede düzenlenen nisbi tescil engeli esasen marka hukukuna hâkim olan öncelik ilkesinin bir yansımasıdır. Öncelik ilkesi ile kastedilen ise markayı önce tescil ettiren veya başvuru konusu yapan kişinin korumadan öncelikli olarak yararlanacak olmasıdır.Söz konusu nisbi tescil engelinin uygulanabilmesi için her şeyden önce marka başvurusuna konu işaretin daha önce tescil ettirilmiş bir marka veya tescil başvurusuna konu edilmiş bir işaret ile aynı veya benzer olması gerekir. Markaların benzerliğinin değerlendirilmesi, markada yer alan kelime veya şekil unsurlarının birlikte yarattığı bütüncül izlenime göre yapılmalıdır. İki marka arasındaki benzerlik araştırması yapılırken, ortalama tüketicide görsel, işitsel ve kavramsal olarak karışıklığa yol açılıp açılmadığına bakılır.Ayrıca az yukarıda belirtilen ----- ilamında belirtildiği üzere ifade edildiği üzere---- Hukukunda “gerçek hak sahipliği ilkesi” de benimsenmiştir. Buna göre, bir markayı, ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişi, marka üzerinde gerçek hak sahibidir. Bu ilke uyarınca; 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesine göre, bir işaret üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olanların itirazı üzerine, maddede yazılı koşulların oluşması şartıyla, bu işaretin aynı veya benzeri olan işaretin başkası adına marka olarak tescil edilmesine karşı çıkma veya tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır. Bununla birlikte önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hak sahibine kendi markasını tescil ettirme hakkı vermeyecektir.Bu açıklamalardan sonra taraflar arasındaki uyuşmazlıkta davacı tarafça davalı adına tescilli ------ ibareli markanın hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği, incelenen davalı adına --- ibareli markanın marka tescil başvurusunun yapıldığı, ---- ibareli markanın---- Tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ---- tarihinde sicile kayıt edildiği ve halen geçerliliğini sürdürdüğü, davacının ---- no'lu marka ile iltibas oluşturduğundan bahisle markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava ettiği sabittir. Bu tespitlerden sonra öncelikle davacı tarafın korunan bir marka hakkının bulunup bulunmadığı değerlendirilmiş, huzurdaki dava davalısının davacı tarafa ait --- no'lu marka yönünden Mahkememizin ---- davası ile hükümsüzlük davası ikame ettiği, bu davanın ---- tarihinde reddine karar verildiği, bu kararın -----ile istinaf talebinin reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine -----numarası ile onanmasına karar verildiği ve kararın onama ilamı sonrasında ---- tarihinde kesinleştiği, bu kesin karar gereği davacı taraf adına tescilli ------- tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sicile kayıt edildiği ve halen geçerliliğini sürdürdüğü anlaşıldığından davacı tarafın hükümsüzlük talebinde bulunma hakkının varlığı kabul edilmiştir.Bu tespitten sonra davacı tarafın hükümsüz ------- ibareli markanın hükümsüzlük talebi incelenmiş, alınan bilirkişi raporları, taraf markaları ve tescilli oldukları sınıflar birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafa ait ----- hükümsüzlüğü talep edilen ---- ibareli markalarda yer alan ------ kelimeleri aynı olduğu, markalarda yer alan logolar ise tamamen farklı olduğu, ancak -------- ibaresinin benzer olduğunu yeni kelimesinin tek başına ayırt edicilik kazandırmadığı, markaların halk nezdinde aynı alanda kullanılması nedeniyle bıraktığı izlenimin benzer olduğu, yine davacı tarafa ait olan markanın----- hizmetler yönünden davalı tarafa ait markanın da ----Sınıfta tescilli olduğu dikkate alındığında markaların aynı emtia sınıflarında tescilli oldukları, davacı taraf ---- tarihinde , hükümsüzlüğü talep edilen--------tarihinden itibaren koruma altına alındığı, tescil tarihleri karşılaştırıldıklarında davacı markasının daha eski tarihli olduğu ve bu haliyle teklik ilkesi de dikkate alındığında davacı markasının tescil ve koruması devam ederken aynı ibareler ile marka tescilinin mümkün olmayacağı, her ne kadar davalı tarafın iş yerindeki tescilsiz kullanımları daha önceki tarihli ise de markaların tekliği ilkesi ve davacı tarafın koruma altında bulunan önceki tarihli marka tescili bulunduğu ve bu markaları 556 sa tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı ise ve aynı mal veya hizmetleri kapsıyorsa dikkate alındığında davacının hükümsüzlük talebinde bulunma hakkının bulunduğu kabul edilmiş ve hükümsüzlük talepleri yönünden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafça hükümsüzlük kararının kesinleşmesi ile tirajı en yüksek 3 gazetede yayınlanması talebi de değerlendirilmiş, hükümsüzlük kararının bültende yayınlanacağı dikkate alındığında ve mevzuatta bu davanın sonucunda kurulacak hükmün özetinin ilanına dair bir düzenleme olmadığından ayrıca kararın yayınlanması kararı verilmesi yerinde olmayacağından bu talebin reddine karar vermek gerekmiş, lan talebi feri bir talep olduğundan bu yöndeki talebin reddi nedeniyle davalı yararına ayrıca bir vekalet ücretine -------- bu talebin reddi nedeniyle davalı lehine yargılama giderine hükmedilmemiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,
1-Davalı adına --------- markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE ve SİCİLDEN TERKİNİNE,
2-Davacının diğer taleplerinin REDDİNE,
3- 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 24,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 403,30 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 25.500,00 TL vekalet ücreti takdiri ile davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapıldığı anlaşılan 28,05 TL ilk dava masrafı, 24,30 TL peşin harç, 807,80 TL tebligat ve müzekkere gideri, 3.800,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 4.635,85 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Dair verilen karar tebliğden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde yargıtay inceleme yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı , davacı vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/02/2024