WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Mayıs 2026

İSTANBUL ANADOLU 1. FIKRI VE SINAI HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2015/146 Esas(ASIL DAVA)
KARAR NO:2024/35
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)
DAVA TARİHİ:20/11/2014
KARAR TARİHİ:17/01/2024
BİRLEŞEN ---------- SAYILI DOSYASI
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)
DAVA TARİHİ:18/09/2015
KARAR TARİHİ:17/01/2024
BİRLEŞEN -------- SAYILI DOSYASI
DAVA: Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli)
DAVA TARİHİ:24/11/2015
KARAR TARİHİ:17/01/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin ----- sektöründe faaliyet gösterdiğini, ----- tescilli markalarının sahibi oduğunu, ---- markaları için ----- tescil başvurularında bulunduklarını, ---- markasını --- satışa sunduklarını,----- isim olduğunu, -------- firmalarının da ------ ibareli ürünlerinin bulunduğunu, bu ibarenin tamamlayıcı nitelik taşıdığını, markalarını ------ piyasaya sunmalarından itibaren davalı şirketin noter aracılığı ile -----ibaresini kullanmamaları yönünde ihtarname gönderdiğini, davalı adına -------nezdinde tescilli -----ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden ----------- ibareli markaların bulunduğunu, ------ibaresinin ibaresinin tamamlayıcı özellik taşıdığını, ayırt edicilik vasfının bulunmadığını, müvekkilinin --------- markasının her türlü kullanımının usul ve yasaya uygun olduğunu, markalarının tanıtım-promosyon ve pazarlama faaliyetleri için ciddi emek ve yatırımlarda bulunduğunu, davalı yanın markalarına tecavüz veya haksız rekabetinin söz konusu olmadığını, davalı yanın haksız ve kötü niyetli tesciline dayanarak herhangi bir usulsüz işleminin müvekkili açısından maddi ve manevi kayıplara sebebiyet vereceğini, karşı yanın markasını müvekkiline karşı kullanmasının önlenmesine karar verilmesi gerektiğini iddia ile, davalıya ait ------ nezdinde tescilli ---- ibaresini esas unsur olarak ihtiva eden ----------- ibareli markaların marka sicilinden terki'nini, müvekkilinin -------markasına dayalı kullanımlarının, davalının markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin hükmen tespitini ve müvekkilinin ----- ibareli markasının kullanımına yönelik davalının müdahelelerinin önlenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, yetki itirazlarının bulunduğunu, davanın, davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiğini, davacı tarafın husumet sıfatının bulunmadığını, davacının amacının 556 sayılı KHK'dan kaynaklı yaptırımlardan ve haksız rekabetin neticelerinden kaçmak olduğunu, davanın husumet yönünden reddine karar vermek gerektiğini,-------- müvekkili tarafından ------- tarihinde tescil edildiğini, müvekkili firmanın markasına davacı yanca tecavüz edilmesi üzerine noter aracılığı ile ihtarname gönderilerek tecavüze son verilmesinin istendiğini, davacı tarafın ihtarnamelerine cevap vermeksizin mahkememizin ------ sayılı dosyasında tedbir davası açtığını, tedbir talebinin kabul edildiğini, markalarına tecavüzün devam ettiğini, davacının amacının müvekkilinin ----- markasından tüketicilerin yanıltılması suretiyle haksız şekilde kar elde etmek olduğunu, davacının -----ibaresinin tanımlayıcı değilde tamamlayıcı ibare olduğu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın üretimi olan ---- ---- ------- yazısının çok -------- yazılıp, ------- ibaresinin ön plana çıkarıldığını, söz konusu durumun tüketici nazarında karışıklığa yol açacağını, ------ markasının müvekkili ile özdeşleşmiş olduğunu, davacının müvekkili firmanın faaliyetlerinden haberdar olmadığını ifade etmesinin, yıllardır müvekkili firma ile rekabet halinde olduğundan mümkün olmadığını, davacının hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra davayı açtığını beyanla davanın reddini ve mahkememizin ------sayılı dosyasından ---- tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

BİRLEŞEN -----------SAYILI DOSYASI
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, öncelikle HMK.'nın 166 maddesi gereği iş bu dava dosyası ile aralarında bağlantı bulunması nedeniyle----------- sayılı dosyası ile birleştirilmesini, akabinde davanın niteliği gereği davacının ağır zararı söz konusu olacağından HMK. 'nın 389 ve devamı maddeleri doğrultusunda davanın etkinliğini temin etmek ve dava sonuçlanıp yanlar arasındaki çekişme çözümlenenen kadar davalı şirketin -------- ibareli markasından kaynaklanan haklarını, davacı tarafın -----markası altında üretip satışını ve pazarlamasını yaptığı ürünler yönünden davacı yana karşı kullanılmasının tedbiren önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalı adına ----- numara ile tescilli ----------markasının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, iş bu hükümsüzlük davasının açıldığının ve daha sonra dava sonucunun sicile kaydı ile ilgili bültende yayınlanmasını, netice oarak davalı adına ----------- sınfta tecsilli ---------gereğince, aynı KHK'nın 7/1(c) maddesi anlamında cins, çeşit, vasıf, kalite belirten bir ibareyi mühnasıran eya esas unsur olarak ihtiva etmesi nedeniyle ---------- sınfta --------ürünleri kapsamında yer alan ------------- ürünlerine ilişkin müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetleri ---------- bakımından hükümsüzlüğünü ve hükümsüzlüğü takip edilen ilgili ---- sınıf hizmetleri yönünden ----- başkanlığı marka sicilinden terkinine, davacı şirketi tarafından üretilen---------ibaresi altında satış, pazarlaması yapılan ----- ------- ürünleri ve bunlarla ilintili olarak her türlü kullanımlarının ve fiillerinin davalının markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğnin hükmen tespitini ve davalı yanın davacı şirketin ------- ibaresi altında satış pazarlaması yapılan -------- ve bunlarla ilintili olarak her türlü kullanımlarına ve fiillerine yönelik müdahalelerinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,----- markasının davalı firma tarafından ilk olarak ------- yılında marka olarak tescil edilip, dünyanın pek çok ülkesinde başvurularının yapıldığını, davalarının ---------- yaptığını, ve tescilli markanın dünyanın pek çok ülkesinde tanınarak davalı ile özdeşleştiğini, davacının kötü niyetle bu davayı açtığını, ürün tanıtımında ----- ibaresinin küçük iken ------- ibaresinin büyük ve ön plana çıkarıldığını, Ayrıca --------harfine doğru uzatılarak kullandığını, Bu kullanımın DAVALININ kullanımı olduğunu, bu kullanılan ortalama tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek bir kullanım olduğunu, davalının ------- renk üzerine ------ kompozisyonu kullanırken, davacının -------- üzerine ---- kompozisyonunu kullandığını, davalının -------- süredir yaptığı yatırımlarla ortalama tüketici nezdinde ve uluslararası----- tanıtarak ayırt edicilik kazandırdığını,--------- markasını bütün --------- ürün gamında kullandığını, pek çok mağazada davalının ürünleri ile davacı ürünleri ile yan yana olduğunu, özetle bu markanın tüketici nezdinde kabul gördüğünü, davalı ürünleri ile davacının ----------- mağazalarında yan yana satıldığını, davacının bu markanın kullanıldığını yıllardır bildiğini ve bilmesinin gerektiğini, ---------- ibaresinin bir cins isim olmadığını, aynı zamanda şahıs ismi olarak da kullanıldığını ve güzel anlamına geldiğini, uzun süre sessiz kaldıktan sonra yani hak düşürücü süreden sonra bu davaya açtığını, davalının markasının tanınmış marka olup 5 yıllık süreye tabi olduğunu , --------ibaresinin -------- konuşulan ülkelerde de tescil edildiğini ve 556 sayılı KHK md/7son son uyarınca ayırt edicilik kazandırdığını beyan etmiştir.Dava dilekçesinin incelenmesinde mahkememizin iş bu dosyası ile yine mahkememizin ------------esas sayılı dosyalarının HMK nın 166.maddesi gereği davalar arasında bağlantı bulunması nedeniyle ------- sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiş olduğu anlaşılmakla;Mahkememizin -----sayılı dosyanın tetkikinde, davacısının ---- davalısının ------- İhbar olunanın ------ olduğu, davanın -------- tecavüzün mevcut olmadığının tespiti istemli dava olduğu ve her iki dava arasında hukuki ve fiili bağlantı bulunduğu anlaşılmakla, iş bu dava dosyasının ------- sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

BİRLEŞEN --------- ESAS SAYILI DOSYASI
TALEP:Davacı vekili dava dilekçesi; ------ Tescil numarası ile ---- tarihinden itibaren tescil edilmiş bir marka olduğunu ve ----- dışında birçok ülkede de tescil edildiğini, Karşı tarafın uyarılmasına rağmen kendilerine ait ------- sınıfa ilişkin -------- kalemi ürünlerinde satışa sunduğunu, reklamını yaptığını ,kullandığını ve bu kullanım sonucu yüksek gelirler elde ettiğini, Bu marka tecavüzüne ilişkin noter aracılığıyla ihtarda bulunduklarını karşı tarafın ürettiği göz kalemlerinde mybelline yazısının küçük yazıldığını ancak --------- ibaresinin büyük yazıldığını ayrıca kendi logolarına benzer şekilde -------- doğru uzatıldığını, Davacı karşı davalı tarafın ihtara cevap vermeksizin---------tedbir davasını ikame etmiş olduğunu, akabinde ise ---------davanın ikame edilmiş olduğunu, bu dosyanın yetkisizlik kararı ile ------- dosyası olarak halen derdest olduğunu, Marka haklarına tecavüz devam ettiğinden ----- şikayette bulunulmuş olduğunu, -----dosyasında davalılar tarafından ------- sayılı dosyada ters tedbir kararı verilmiş olduğundan takipsizlik kararı verildiğini, davalıların amacının davacı tarafça 19 yılıdır kullanılmakta ve tanıtılmakta olan markadan, tüketicileri yanıltarak haksız kar elde etmek olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın üretimi olan --------- incelendiğinde -------- planda olduğunu, sunulan delillerin içerisinde her iki marka ibaresinin de görsellerinin bulunduğunu, ------ markasını sadece --------değil bir seri halinde kullandıklarını ancak bu markanın marka sahibinin izni olmadan markayı aynı mal ve hizmetler kapsamında kullanıldığını ----- kataloğunda üstte -------- markalı ürünlerin açıkça göründüğünü, ---------arasındaki haftalık satış rakamlarını gösteren dökümde ------- ibarelerinin yanyana yazılmış olduğunu, ------ürün sattığının anlaşıldığını, ------ ürünlerinin satış toplamının ancak ----- eşit olduğunu davalı ile davalı ürünlerinin ------- birlikte satışa sunulduğunu, Markanın ayırt edici olduğunu, karşı tarafa ait --------- adına tecavüz edildiğini beyan ederek, Marka hakkı ihlalinin tespiti, durdurulması ,ürün ve üretim vasıtalarına el konulması, ------ adına erişimin engellenmesi ve 10.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili talep edilmiştir.

ISLAH:23/11/2023 tarihli ıslah dilekçesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.552.764,42 TL maddi tazminatın tecavüz eyleminde bulunan davalılardan müteselsilen tahsiline; tecavüze ilişkin dava dilekçesinde atıfta bulunulan ve tecavüzün durdurulması için ------- yevmiye nolu ihtarnamesi dikkate alınarak haksız fiil tarihinin 25.9.2014 olarak kabul edilmek suretiyle bu tarihten itibaren işleyecek ticari faiz, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte müteselsilen tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde davacı tarafın davalı şirket --------- ibaresinin ayırt edici kirterden yoksun tanımlayıcı nitelikte bir cins ismi, / tanımlayıcı işarettir dolayısıyle tek başına esas unsur olarak niteliği ürünler için tescilinin mümkün olmaması nedeniyle 556 Sayılı KHK nın 7/1-c ve 42.maddeleri gereği davalı adına ------- marka sicilinde tescilli ------ esas unsur olarak belirtilen markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi davası açtığını söz konusu davanın mahkemenin ------- esas sırasında kayıtlı olduğunu , her iki dava dosyası arasında HMK nın 166.maddesi gereği davalar arasında bağlantı bulunması nedeniyle ilk davanın açıldığı mahkemenin ------- sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini, esas yönündende davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ----Mahkememizin ------ sayılı dosyanın tetkikinde, davacısının ----- İhbar olunan -------- hükümsüzlüğünden kaynaklanan, tecavüzün mevcut olmadığının tespiti istemli dava olup, aralarında hukuki ve fiili bağ bulunduğu anlaşılmakla, iş bu dava dosyasının ------- sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK;Davalı adına tescilli ----------ibaresinin esas unsur olarak ihtava eden ----------tescil nolu markaların 556 KHK 42. Madde gereğince 7/1-c bendi uyarınca ------ Sınıfta yer alan ---------- yönünden hükümsüzlüklerine , mahkemece bu iddianın kabul edilmemesi halinde bu markalara davacının her türlü kullanım ve fiillerinin tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespitine ve davalı yanın davacı şirketin ---------altında satış pazarlaması yapılan -------- benzeri ------------ ürünleri ve bunlarla bağlantılı her türlü kullanımların ve fiillerine yönelik müdahalenin men'ine ilişkindir. Birleşen ---- sayılı dava dosyasında; Davacı vekilinin iddiasının özeti; davacı markasına ticaret unvanının tecavüzün ve haksız rekabetin tespitt, men ve ref'i ile KHK 66 ve TTK 58/2 maddeleri uyarınca tazminata hükmedilmesi, davalılara ait internet sitesinin yayınının durdurulmasına karar verilmesi ve hükmün ilanının talebine ilişkindir. Birleşen ------- sayılı dosyasında;Davacı vekilinin iddiasının özeti; davalı adına tescilli ----- esas unsur olarak ihtava eden ----- 556 KHK 42. Madde gereğince 7/1-c bendi uyarınca -------yer alan -------- hükümsüzlüklerine , mahkemece bu iddianın kabul edilmemesi halinde bu markalara davacının her türlü kullanım ve fiillerinin tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespitine ve davalı yanın davacı şirketin ------ altında satış pazarlaması yapılan -----------ürünleri ve bunlarla bağlantılı her türlü kullanımların ve fiillerine yönelik müdahalenin men'inin talebine ilişkindir.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Dosyaya----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----tescil numaralı markasının----- adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Mahkememiz dosyası------- açılmış olup, davalı vekilinin yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkili ---- gönderilmesine karar verilmiş olup dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;

13.04.2016 TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORU;
Dosyaya sunulan raporda;Davaya konu davalı markalarında yer aan--------ibaresinin 7/c anlamında cins isim olduğu, davaya konu davalı markalarının kullanım sonucu ayırt edici hale geldikleri bu nedenle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, ------ ibaresinin zayıf bir ibare olması nedeniyle davacı/karşı davalının kullanımlarının haksız rekabet ve marka hakkı ihlali teşkil etmeyeceği yönünde görüş bildirilmiştir.

------- TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORU
A-ASIL DAVA AÇISINDAN
1- ----ibaresinin bir --------------- malzemesine verilen cins ismi olduğu ve bu sebeple 556 sayılı KHK nın 7/1-c md si kapsamında, ----------- için cins ismi olduğu, ve fakat dava tarihi itibariyle davalı ---------lehine kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı,
2- Dava tarihi itibariyle Davalının -------- esas unsurlu markalarının kullanımla tescil kapsamından yer alan ----------ayırt edicilik kazanmış olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK.nın 7/son maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
3-Dava tarihi itibariyle davalının davalı firmanın -------- no ile tescil edilmiş markalarının olduğu, sözkonusu markaların tescil kapsamlarındaki emtialar açısından TANINMIŞ MARKA olmadığı,
4-Gerek tarafımızdan yapılan karşılaştırma ve gerekse ------ kararında da vurgulandığı üzere, davacının ----- markası ile davalının tescilli ------- esas unsurlu markalarının benzer olmadığı, ---- Sınıfta yer alan emtialar için kullanılmaları halinde orta düzeydeki tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı,

B-BİRLEŞEN-------- DAVA AÇISINDAN
Yukarıda yapılan tespitlere paralel olarak; davalının -----Sınıfta yer alan emtialar açısından önceki markalarının mevcudiyeti,-----sahip oldukları emtia ile satışının yapılmasının da doğal bir sonuç olduğu, davacının ---- markası ile davalının tescilli----- unsurlu markalarının benzer olmadığı, ------ Sınıfta yer alan emtialar için kullanılmaları halinde orta düzeydeki tüketici nezdinde iltibas ihtimalinin mevcut olmadığı, tespiti de gözönünde bulundurularak, davacının davalının------ markasının ------- kapsamında yer alan -------- ilişkin müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın almaşı için malların bir araya getirilmesi hizmetleri ------ bakımından hükümsüzlüğüne ilişkin koşulların mevcut olmadığı

C- Birleşen dava ------------------ yapılan incelemede; ------ otuşlurulduğu. ve davacıya ait olduğu, ----------- bağlı olduğu ve ----- tarihinde oluşturulduğu, -----olduğu, ----- içeriğindeki davacının ------ kullanım şekli ile ----- ibaresi'nin Davacı ----ait olduğu, birleşen davada davalı ------ markası kullanımı davacının -------ibareli markalarından çok farklı olduğu, hitap ettiği orta düzeydeki tüketici kitlesi nezdinde iltibasa neden olmayacağı, marka hakkına tecavüzün koşullarının mevcut olmadığı ,---- tarihli bilirkişi raporuna göre;
Birleşen dava ------------------ yapılan incelemede; ------ tarıhinde oluşturulduğu ve davacıya ait olduğu,----- adına bağlı olduğu ve ---- oluşturulduğu,---- olduğu, Davalının-----kullanımlarında -------- ibaresınin --------- iharesinin daha büyük ve ön planda kullanıldığı, özellikle davacının markasındaki yer alan tipik --------- olarak kullandığı, bu şekilde davacının markasına ve kullanımlarına yaklaştırdığı, Davalının bu şekildeki kullanımlarının, davacının markalarının tescilli olduğu emtia ve hizmet kapsamında olduğu, bu ürün ve hizmetlerin ortalama tuketicitere hitap ettikleri, davalının ------ kullanımlarının, orta düzeydeki tüketicilerin her iki mal veya hizmetin aynı kökenden geldiğini ve/veya iki işletmeyi İdari ekonomik açıdan bağlantılı görmelerine neden olabileceği, bu nedenle de davalı kullanımlarının davacının tescilli marka hakkına tecavüz koşullarını içerdiği,28/06/2021 tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre;Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirme ve yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, sonucu;

1)Davalı şirketin ------- şeklinde kullandığı işaretin, davacı şirketin ----------markasından doğan haklarına SMK m.29 ve SMK m.7/I-b uyarınca tecavüz teşkil ettiği, bu durumun marka ve sektör bilirkişileri tarafından tespit edildiği,
2)Davalı ---------- dönemlerinde defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde ithal ettiği dava konusu üründen -----aldığı ve bu ürünün satışından -----hasılat elde ettiği ,
3)Davalı ------- dönemlerinde dava konusu ürünlerden --------- faturası ile dava konusu ürün satışın gerçekleştirdiği tespit edilmiştir .Aşağıda yapılan hesaplamada görüleceği gibi dava konusu ürünün satışı ve satışın toplam karlığa etkisinin -----------olduğu görülmüştür:
4)Dava konusu ürünün toplam satışı ve Davacı lehine ödenmesi gereken tazminat tutarı 1.552.764,42 TL olmaktadır. Davacının talep edeceği tazminatın, dava konusu olayın SMK’nın yürürlüğe girdiği ----- tarihinden önce gerçekleşmesi dolayısı ile davacı lehine 556 sayılı KHK m.66/2-b hükmüne göre; ödenmesi gereken tazminat miktarının 1.552.764,42 TL olduğu,
5)Bilirkişi olarak davalının --------- markalarını kullanarak elde ettikleri gelir ve bilirkişi olarak yapmış olduğum hesaplamalar neticesinde oluşan tazminat tutarı neticesinde oluşan tutar mahkeme tarafından değerlendirilirken “Sebepsiz zenginleşmeyi de değerlendirilmesi gerektiği takdiri Mahkeme’nin olmak üzere görüş ve kanaatine varılmıştır. (Türk Borçlar Kanunu md. 77 Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.)
6) Fiili Zararın ispat yükümlülüğünün davacı tarafa ait olduğu, davacının bu hususta bir kayıt veya belge dosyaya sunmadığı,
7) Manevi tazminatın, toplum içinde itibarı, statü ve güvenin sarsılmasının karşılığının giderilmesi olan marka sahibinin manevi tazminat talebinin tarafların kusur ve tutumları doğrultusun da tamamen sayın mahkemenin takdirinde bulunduğu,------tarihli bilirkişi rapor içeriğine göre;----- tarihli bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere ,----- ibaresinin bir ------ ---malzemesine verilen cins ismi olduğu ve bu sebeple 556 sayılı KHK’nın 7/1-c md si kapsamında, -------- için cins ismi olduğu ve fakat dava tarihi itibariyle davalı ----- lehine kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı,
2. Dava tarihi itibariyle Davalının ----- unsurlu markalarının kullanımla tescil kapsamından yer alan ----------- ayırt edicilik kazanmış olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 7/son maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
3. Dava tarihi itibariyle davalının davalı firmanın ------- ile tescil edilmiş markalarının olduğu, söz konusu markaların tescil kapsamlarındaki emtialar açısından TANINMIŞ MARKA olmadığı,
4. Davalı ve davacının mali bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlar kök raporda yapılan hesaplamada herhangi bir değişiklik gerektirmediği ------ tarihli rapor içeriğine göre;Davacının SMK 51/2-b maddesine dayalı olarak talep edeceği tazminatın, Sayın Mahkeme’nin takdirine göre (olayımızda 556 sayılı KHK’nın uygulanması gereken dönemin gözetilip gözetilmeyeceği kararına bağlı olarak) dava konusu ürünün satışlara etkisi %10 düzeylerinde olduğu kabul edildiğinde 155.276,44 TL veya 1.552.764,42- TL olduğu kanaatinde olduğu"06/10/2023 Tarihli bilirkişi ek raporunda;
1)Davalı şirketin ---------- şeklinde kullandığı işaretin, davacı şirketin -------- markasından doğan haklarına SMK m.29 ve SMK m.7/I-b uyarınca tecavüz teşkil ettiği, bu durumun marka ve sektör bilirkişileri tarafından tespit edildiği,
2)Davalı --------- dönemlerinde defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde ithal ettiği dava konusu üründen ------ aldığı ve bu ürünün satışından 12.543.723,06TL Hasılat elde ettiği
3)Davalı --------- dönemlerinde dava konusu ürünlerden ------ faturası ile dava konusu ürün satışın gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.Yapılan hesaplamada görüleceği gibi dava konusu ürünün satışı ve satışın toplam karlığa etkisinin ------ olduğu görülmüştür.
4)Dava konusu ürünün toplam satışı ve Davacı lehine ödenmesi gereken tazminat tutarı 1.552.764,42 TL Olmaktadır.Davacının talep edeceği tazminatın, dava konusu olayın SMK’nın yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden önce gerçekleşmesi dolayısı ile davacı lehine 556 sayılı KHK m.66/2-b hükmüne göre; ödenmesi gereken tazminat miktarının 1.552.764,42 TL olduğu,
5) Bilirkişi heyeti olarak Mahkemeye sunulan kök rapordan sonra gelen itiraz lar neticesinde;
6)25.04.2023 Tarihli EK- Bilirkişi Raporunda sektör bilirkişisi tarafından dava konusu ürünün satışında en fazla %10 kar edilebileceği belirtilmiş bu kapsam da hesap yapıldığında ödenmesi gereken tazminat tutarı 1.035.176,28 TL olmaktadır.
7)Mali bilirkişinin Davalı Karşı Davacı ---------Mali verilir üzerinde yapılan incele mede tespit edilen verilere göre hesaplana satış karlılık ve ödememesi erekken tazminat tutarı 1.552.764,42 TL dir
Takdir mahkemenin olmak üzere Davalının Davacıya ödemesi gereken tazminat tutarı %15 karlılığına göre 1.552.764,42 TL %10 karlığına göre ise 1.035.176,28 TL Olduğu tespit edilmiştir.
8)Bilirkişi olarak davalının -------- markalarını kullanarak elde ettikleri gelir ve bilirkişi olarak yapmış olduğum hesaplamalar neticesinde oluşan tazminat tutarı neticesinde oluşan tutar mahkeme tarafından değerlendirilirken “Sebepsiz zenginleşmeyi de değerlendirilmesi gerektiği takdiri Yüce Mahkeme’nin olmak üzere görüş ve kanaatine varılmıştır. (Türk Borçlar Kanunu md. 77 Haklı bir sebep olmaksızın, bir başkasının malvarlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür.)
6.9)13.11.2020 tarihli bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere , -------- ibaresinin bir ------ malzemesine verilen cins ismi olduğu ve bu sebeple 556 sayılı KHK’nın 7/1-c md si kapsamında, -------- malzemeleri ---------- için cins ismi olduğu ve fakat dava tarihi itibariyle davalı ------ lehine kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı,
10)Dava tarihi itibariyle Davalının ---- esas unsurlu markalarının kullanımla tescil kapsamından yer alan --------- ayırt edicilik kazanmış olduğu, bu nedenle 556 sayılı KHK’nın 7/son maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı,
11) Dava tarihi itibariyle davalının davalı firmanın --------- ile tescil edilmiş markalarının olduğu, söz konusu markaların tescil kapsamlarındaki emtialar açısından TANINMIŞ MARKA olmadığı,
12) Davalı ve davacının mali bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazlar kök raporda yapılan hesaplamada herhangi bir değişiklik gerektirmediği,
13) Manevi tazminatın, toplum içinde itibarı, statü ve güvenin sarsılmasının karşılığının giderilmesi olan marka sahibinin manevi tazminat talebinin tarafların kusur ve tutumları doğrultusun da tamamen mahkemenin takdirinde bulunduğu," yönünde görüş bildirilmiştir.---------- Dosyası'nda Bu dosyada talep eden taraf, -------Dosyada, tersine tedbir talep edilmiş, ----markaya dayanarak talep eden şirket adına tescilli ----- markaların ithal, ihraç satış vs gibi yollarla kullanılmasının durdurulmasının engellenmesi talep edilmiştir. talepte, -------- ibaresini harcıalem bir ibare olması ve
taraf markalarının kullanım tarzına dayanılmıştır. Dosyada ihtiyati tedbir kararı verilerek -----markaya dayanarak talep eden şirket adına tescilli -------- markaların ithal, ihraç satış vs gibi yollarla kullanılmasının durdurulmasının engellenmesine hükmedildiği görülmüştür. ------- ilamında Davanın Kabulüne,-------kararının İPTALİNE, dair karar verilmiş olup mahkeme kararı --- tarihinde kesinleştiği görülmüştür.

UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:
556 sayılı KHK'nın 7, 8, 9, 61, 62, 64, 66. maddeleri.

GEREKÇE:Asıl dava; asıl dava davalısı adına tescilli ----- tescil numaralı -------- markalarının 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği ----- Sınıftaki emtialar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğü , davacı adına tescilli ----- ibareli markanın davalı adına tescilli anılan markalar yönünden tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğine dair menfi tespit davası, davacı tarafa ait ---- ibareli marka altında yapılan üretim ve satışlara ve kullanım haklarına yönelik müdahalelerin önlenmesi davasıdır.
Birleşen Mahkeme'mizin ----- Sayılı dosyasındaki dava; birleşen dava davalısı adına tescilli ---- tescil numaralı --------- Sınıftaki emtialar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğü , davacı adına tescilli ----- ibareli markanın davacı adına tescilli anılan markalar yönünden ----- Sınıftaki kullanımlar dolayısıyla tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğine dair menfi tespit davası, davacı tarafa ait ---- ibareli marka altında yapılan üretim ve satışlara ve kullanım haklarına yönelik müdahalelerin önlenmesi davasıdır. Birleşen Mahkeme'mizin ---- dosyasındaki dava, birleşen dava davacısı adına tescilli bulunan ---- yönünden davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğundan bahisle marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile, tecavüzün, önlenmesi, sona erdirilmesi ve maddi tazminat davasıdır. Asıl davada davacı taraf asıl dava davalısı adına tescilli --------- markalarının davalı tarafça cins, çeşit, vasıf ve kalite belirten kelimeyi markanın asli unsuru olarak tescil ettiğini, bu durumun 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği marka tescili yönünden mutlak red nedeni olduğunu, bu sebeple anılan markaların tescilli oldukları ----- Sınıftaki emtialar yönünden hükümsüz kılınmasını, yine davacı adına tescilli ------- ibareli markanın davalı adına tescilli anılan markalar yönünden tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespitini ve davacı adına tescilli ------ ibareli marka altında yapılan üretim ve satışlara ve kullanım haklarına yönelik müdahalelerin önlenmesi talep ve dava etmiştir.Birleşen Mahkeme'mizin ------ dosyasındaki davasında, birleşen dava davacısı, ----- numaralı -----markasının davalı tarafça cins, çeşit, vasıf ve kalite belirten kelimeyi markanın asli unsuru olarak tescil ettiğini, bu durumun 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği marka tescili yönünden mutlak red nedeni olduğunu, bu sebeple anılan markanın tescilli oldukları ------ Sınıftaki emtialar yönünden hükümsüz kılınmasını, yine davacı adına tescilli --------ibareli markanın davalı adına tescilli anılan marka yönünden tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğinin tespitini ve davacı adına tescilli --------- ibareli marka altında yapılan üretim ve satışlara ve kullanım haklarına yönelik müdahalelerin önlenmesi talep ve dava etmiştir.Birleşen Mahkeme'mizin ---- dosyasındaki davada, birleşen davacı taraf adına tescilli bulunan ------- markası yönünden birleşen dava davalısının adına tescilli markanın birebir aynısını iltibas oluşturacak şekilde kullandığını, her ne kadar davalı adına tescilli bulunan ------- markası bulunsa da bu markayı tescil olduğu şekliyle değil, kendi markasının kullanım şekliyle kullanması sebebiyle marka hakkına tecavüz ettiğini, bu durumun marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu, bu sebeple marka hakkına tecavüzün tespiti ile, tecavüzün önlenmesi, meni, ve refi ile maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Markanın hükümsüzlüğüne ilişkin marka tescil tarihi dikkate alındığındaki düzenlemenin 556 sayılı KHK olduğu bu KHK'da düzenlenen hükümsüzlüğün 42. Maddede düzenlendiği, bu hükme göre, Aşağıdaki hallerdemarkanın hükümsüz sayılmasına yetkilimahkemetarafından karar verilir 7 ci maddede sayılan haller, ---------Markanın tescilinde kötü niyet varsa iptal davasısüreye bağlı değildir., b) 8 inci maddede sayılan haller. Hükümsüzlük halleri olarak düzenlenmiş, 7. Maddede -------- kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin yapıldığızamanı gösteren veyamalların ve hizmetlerin diğer karakteristik özelliklerini belirten işaret ve adlandırmaları münhasıran veya esas unsur olarak içeren markaların tescil edilemeyeceği ve marka tescili yönünden mutlak red nedeni sayıldığı, ancak 7/son maddesinde Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise(a), (c) ve(d) bentlerine göre tescili reddedilemez. Hükmü gereği ayırt edicilik kazanmış olması halinde markanın Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar,amaç, değer,coğrafi kaynak belirtse dahi hükümsüz kılınamayacağı belirtilmiştir. Yine 556 sayılı KHK'da hükümsüzlük davası yanında KHK'nın 74. Maddesine göre marka hakkına tecavüz bulunmadığının tespitinin istenebileceği, bu talebin hükümsüzlük davası ile birlikte de ikame edilebileceği düzenlenmiştir. Marka hakkına tecavüz hali de aynı KHK'nın 61. Maddesinde belirtilmiş, bu hükme göre "Aşağıdasayılan fiillermarka hakkınatecavüz sayılır: a) Markasahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncumaddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Markasahibinin izni olmaksızın, markayı veyaayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiylemarkayı taklit etmek. c) Markayı veyaayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği haldetecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başkaşekildeticaret alanınaçıkarmak veya bu amaçlar için ------------ yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlemveya kullanıma tabi tutmak veyaticariamaçlaelde bulundurmak. d) Markasahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek." marka hakkına tecavüz teşkil edeceği açıklanmıştır. Bu açıklamalardan sonra marka hakkı tecavüze uğrayan tarafın 62. Madde hükmü gereği "–Marka hakkı tecavüze uğrayanmarkasahibi, mahkemeden,aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Marka hakkınatecavüz fiillerinin durdurulması, b) Tecavüzün giderilmesi vemaddi vemanevizararın tazmini, Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulması talebi., el konulan ürünler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması, (Bu durumda, söz konusu ürünlerin değeri, tazminat miktarından düşülür. Bu değer, kabul edilen tazminatı aştığı zaman, markasahibinin fazlayı karşı tarafa ödemesi gerekir., Marka hakkınatecavüzün devamını önlemek üzeretedbirlerin alınması, özellikle bu maddenin (c) bendine göreel koyulan ürünlerin ve araçların üzerlerindekimarkaların silinmesi veyamarka hakkınatecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz iseimhası talebi. Marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulması taleplerinde bulunabileceği açıklanmıştır.Bu açıklamalardan sonra asıl davadaki taleplerin öncelikle asıl dava davalısına ait markalar yönünden bir kısım emtialar yönünden kısmi hükümsüzlük talebi içerdiği, yine asıl dava davacısının diğer taleplerinin marka hakkına tecavüzün oluşmadığına dair menfi tespit talebi, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebini içerdiği, Birleşen Mahkememizin ------ davada yine birleşen dava davalısına ait marka yönünden ----Sınıftaki emtia yönünden kısmi hükümsüzlük talebi içerdiği, yine asıl dava davacısının diğer taleplerinin marka hakkına tecavüzün oluşmadığına dair menfi tespit talebi, marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebini içerdiği, Birleşen Mahkememizin ----Sayılı davasındaki taleplerin de marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluştuğunun tespiti ve bu tespit sonucuna bağlanan taleplerden oluştuğu dikkate alındığında öncelikle incelenmesi gereken uyuşmazlığın hükümsüzlük taleplerine ilişkin olduğu dikkate alınarak öncelikle bu yönde inceleme yapılmıştır. Asıl davada asıl dava davacısının davalı tarafa ait asıl dava davalısı adına tescilli -------- davalı tarafça cins, çeşit, vasıf ve kalite belirten kelimeyi markanın asli unsuru olarak tescil ettiğini, bu durumun 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği marka tescili yönünden mutlak red nedeni olduğunu, bu sebeple anılan markaların tescilli oldukları ---- tescil numaralı ------ sınıftaki emtialar yönünden hükümsüz kılınması talebi incelenmiş, alınan bilirkişi raporları ile de belirlendiği üzere-------kelime olduğu, sürme diye tabir edilen ----- ile kullanıldığı, bu haliyle bir ---- ------- malzemesine verilen cins isim olduğu, ------ dava konusu ------- olarak kullanılan bir çok üründe -------- kullanıldığı, bu haliyle 556 sayılı KHK m. 7/1-c kapsamında olduğu, her ne kadar davalı tarafça markanın tanınmış marka olduğu iddia edilse de markanın ------ satış, tanıtım rakamları, dağıtım kanalları, reklam ve tanıtım çalışmalarına ilişkin markanın toplumun ilgili sektöründeki bilinirlik veya tanınırlık derecesine ilişkin somut bir veri dosya içinde mevcut olmadığından dava tarihi itibariyle davalının davalı firmanın ---------edilmiş markalarının olduğu, sözkonusu markaların tescil kapsamlarındaki emtialar açısından tanınmış marka olmadığı, ancak ayırt edicilik yönünden yapılan değerlendirmede, davacı tarafa ait asıl dava davalısı tarafından dava konusu--------- doğru uzatılmış şekilde kullanılmak suretiyle marka tescilinin sağlandığı, hükümsüzlük talep edilen tüm marka tescillerinde asıl dava davalısına ait markalarda ----- markaların ana unsuru olduğu ve bu ibarenin davacı kullanım şekli olan ----- doğru uzatılmış şekilde kullanılmak suretiyle tescillerin sağlandığı yine dava konusu markaların davacı adına hem yurt içinde hem de yurt dışında tescile konu edildiği, tescilin ilk olarak ------ yılında gerçekleştirildiği, bu tarihten sonra yapılan üretim ve satışlarda davacı tarafça tescile konu edilen şekliyle kullanılmak suretiyle dava tarihi itibariyle davalının ------ esas unsurlu markalarının kullanımla tescil kapsamından yer alan ---------- ayırt edicilik kazanmış olduğu kabul edilmiş ve bu nedenle 556 sayılı KHK'nın 7. Maddesi uyarınca--------- tescil numaralı markaların ---- emtialar yönünden ve ----------- yönünden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kabul edilmiş ve davacı tarafın hem asıl davadaki hem de birleşen Mahkememizin ----- dosyasındaki hükümsüzlük taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.Asıl davadaki vebirleşen Mahkememizin---- dosyasındaki davacı ---- karşı tarafın marka hakkına tecavüzün oluşmadığına dair menfi tespit talepleri, davacı tarafa ait ------marka altında yapılan üretim ve satışlara ve kullanım haklarına yönelik müdahalelerin önlenmesi talepleri ile Birleşen Mahkememizin ---- dosyadaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet yönündeki talepler birlikte değerlendirildiğinde; Asıl dava ve birleşen ---- Sayılı dosya davalısı-Birleşen Mahkememizin ---- davacısının az yukarıda ifade edildiği üzere ------- unsurlu markaların tescilli hak sahibi olduğu ve halen bu markaların tescilli markalar oldukları ve koruma altında bulundukları, ilk tescilin ---- gerçekleştirildiği, davacının marka kullanım şeklinin tescil edildiği şekil olan ------- doğru uzatılmış şekilde kullanıldığı, bu haliyle markanın ayırt edicilik kazandığı, markaların ----- Sınıftaki emtialar yönünden de tescilli oldukları, Asıl dava ve birleşen -----Sayılı dosya davacısı-Birleşen Mahkememizin ----Sayılı dosya davalısı ------ adına tescilli ------ibareli markanın bulunduğu, bu markanın da ------- numaralı emtialar yönünden koruma altında bulunduğu, her iki tarafa ait ürünlerin de ---------- ürün ürettikleri ve bu ürünleri satışa sundukları, bazı ürün kataloglarında taraflara ait ürünlerin birlikte bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere ------- ait ürünlerin marka tescilinin sağlandığı ibare ve şekilde kullanılmak suretiyle ürünler üzerinde yer aldığı, tüm alınan bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere ----- ürünlerindeki kullanımının ----- ibaresini içerse de tescil olduğu düz yazı şekilinde kullanılmadığı, kullanımın ----kullanım şekli olan ----- doğru uzatılmış şekilde kullanıldığı, bu haliyle kullanımın ayırt edilemeyecek kadar benzer kullanım kapsamında olduğu kabul edilmiştir. Bu kabul kapsamında asıl davadaki davacı talepleri değerlendirilmiş, asıl dava davacısı ----- talebinin asıl dava davalısı adına tescilli ----------tescil numaralı ---------- markalarının esas unsuru olan ---- bir ----- malzemesine verilen cins isim olduğu, -------ibare olduğu, bu durumun 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği marka tescili yönünden mutlak red nedeni olduğu ve markaların bu sebeple hükümsüz kılınması gerekmekte ise de aynı kanunun 7/son maddesi kapsamında markaların tescile konu emtialar yönünden kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış olduğu dikkate alındığında hükümsüz kılınması mümkün olmadığından asıl davadaki davacı tarafın hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı -------- asıl davadaki -----markanın davalı adına tescilli anılan markalar yönünden ---- Sınıftaki kullanımlar dolayısıyla tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğine dair menfi tespit talepleri de değerlendirilmiş, az yukarıda ifade edildiği üzere asıl dava davacısı tarafından kendi adına tescilli ------ ibareli markanın kullanılması dolaysıyla davacının kullanımlarının marka hakkına dayalı kullanım olduğu, ve --------------ibaresinin cins belirten bir ibare olması sebebiyle davacının marka hakkına tecavüz oluşturması mümkün olmadığı iddia edilmiş ise de davacının kullanımlarının ----- ait kullanım şekli olan ----- harfine doğru uzatılmış şekilde olduğu, davacının marka tescilinin ----- ibaresi şeklinde olmasına karşın davacının bu ibaredeki ---- öne çıkarmak ve davalının kullanımının birebir aynısı şeklinde kullanmak suretiyle gerçekleştiğinin tespiti karşısında ve davacının kullanımlarının 556 sayılı KHK'nın 9/1-c maddesinde düzenlenen "Tescillimarkaileaynı veya benzer olan vetescillimarkanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan,ancak ------ ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması." halini düzenlendiği hüküm kapsamında olduğu kabul edilerek menfi tespit isteminde haklı olmadığı kabul edilmiş ve davacının bu yöndeki taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ---- birleşen Mahkememizin ------ davasındaki talepleri de değerlendirilmiş, birleşen dava davacısı ------ davalı adına tescilli ------ sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği ------ Sınıftaki emtialar yönünden markanın kısmen hükümsüzlüğünü talep ve dava ettiği, markanın esas unsuru olan ----------- ibare olduğu, bu durumun 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği marka tescili yönünden mutlak red nedeni olduğu ve markaların bu sebeple hükümsüz kılınması gerekmekte ise de aynı kanunun 7/son maddesi kapsamında markanın tescile konu emtialar yönünden kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış olduğu dikkate alındığında hükümsüz kılınması mümkün olmadığından birleşen davadaki davacı tarafın hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen davadaki ------- adına tescilli -----ibareli markanın davalı adına tescilli anılan markalar yönünden -------Sınıftaki kullanımlar dolayısıyla tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediğine dair menfi tespit davası, davacı tarafa ait ------- ibareli marka altında yapılan üretim ve satışlara ve kullanım haklarına yönelik müdahalelerin önlenmesi talepleri de değerlendirilmiş, davacının kullanımlarının ---------- ait kullanım şekli olan ------ doğru uzatılmış şekilde olduğu, davacının marka tescilinin ------ ibaresi şeklinde olmasına karşın davacının bu ibaredeki ------- ibaresini öne çıkarmak ve davalının kullanımının birebir aynısı şeklinde kullanmak suretiyle gerçekleştiğinin tespiti karşısında ve davacının kullanımlarının 556 sayılı KHK'nın 9/1-c maddesinde düzenlenen ----- ----- mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan,ancak -------- ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması." halini düzenlendiği hüküm kapsamında olduğu kabul edilerek menfi tespit isteminde haklı olmadığı kabul edilmiş ve davacının bu yöndeki taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava olan Mahkememizin ----- dosyasında davacı -----Dava konusu adına tescilli bulunan --------- yönünden davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğundan bahisle marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile, tecavüzün, önlenmesi, sona erdirilmesi ve maddi tazminat talebinde bulunduğu, bu haliyle öncelikle marka hakkına tecavüz yönündeki talepleri değerlendirilmiş, dava konusu uyuşmazlıkta davacı adına tescilli olan -------markasının birleşen dava davacısı adına ------- tarihinden itibaren tescilli olduğu ve halen koruma altında bulunduğu, markanın ----- Sınıflardaki emtialar yönünden tescilli olduğu, birleşen dava davalısı adına tescilli bulunan ----- tescil numaralı -------- tarihinden itibaren koruma altında bulunduğu, -----yönünden tescilli oldukları, her iki tarafın markalarının da -------yönünden ortak sınıfta tescilli oldukları, her iki tarın markalarının da hem yurt içinde hem yurt dışında tescilli markalar oldukları, davacı tarafın öncelikli kullanım hakkı ve marka hakkına tecavüz yönünden yapılan değerlendirmede, davacı tarafın markasındaki ana unsurun -------- olduğu ve bu ibarenin bir ----------- malzemesine verilen cins isim olduğu, cins, çeşit, vasıf ve kalite belirten ibare olduğu, bu durumun 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi gereği marka tescili yönünden mutlak red nedeni olduğu ve markaların bu sebeple hükümsüz kılınması gerekmekte ise de aynı kanunun 7/son maddesi kapsamında markaların tescile konu emtialar yönünden kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış olduğu dikkate alındığında markasal tescil olduğu ibare ve şekilde marka tescil koruması altında bulunduğu, davalı tarafın marka tescili incelendiğinde -------- kullanımının kullanıldığı sektör olan -------- konusundaki cins isme ------ ibaresinin eklenmesi ile ayırt edicilik kazandırdığı dikkate alındığında markasal korumadan yararlanacağı, ancak markanın tescil korumasından yararlanmasının ancak markasal kullanımın tescil edildiği şekilde ve tescil edilen emtialar cihetiyle kullanılmasının gerektiği, birleşen dava davalısının ürün örneklerinde ve bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere ------- kullanımını tescil olduğu yazım şeklinde ve karakterinde kullanmadığı, kullanımın özellikle ----- ibaresinde ------harfini ----- doğru, uzatmak suretiyle, ------ ---- kullanmak suretiyle davacının------- doğru uzatılmış haline benzer kullandığı sabit olduğundan bu kullanımın kendi tescilinden ayrılarak davacının tescili şeklinde bir kullanım olduğu, bu haliyle birleşen dava davacının marka hakkına tecavüz oluşturacak şekilde kullanımın sabit olduğu kabul edilmiş ve davalının kullanımının birleşen dava davacının marka hakkına tecavüzünün bulunduğu kabul edilmiştir. Birleşen davalı tarafça kendi kullanımının da marka hakkına dayandığı beyan ve iddia edilmiş ise de birleşen davalının kullanımın markasını tescil ettirdiği ifade ve şekilde kullanmadığı, iptal ya da hükümsüz kılınmamış marka tescilinin korunacağı ve iptal ve hükümsüzlüğe konu olsa dahi yurt dışındaki tescili dolayısıyla Paris sözleşmesi ve TMK'nın 2. Maddesi gereği korunacak bir marka hakkı bulunduğu kabul edilse dahi birleşen dava davalısının kullanımlarının birleşen dava davacının ayırt edicilik kazanmış markası ile iltibas oluşturacak bir kullanım olduğundan birleşen davalı tarafın bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. Birleşen dava davalısının birleşen dava davacının marka hakkına tecavüzünün kabulü karşısında birleşen dava davacısının tecavüz halinde talep edebileceği haklarının 556 s. KHK'nın 62. Maddesinde düzenlendiği bu hükme göre marka hakkı tecavüze uğrayan tarafın Marka hakkınatecavüz fiillerinin durdurulması, Tecavüzün giderilmesi vemaddi vemanevizararın tazmini, Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulması talebi. C bendi uyarıncael konulan ürünler üzerinde kendisinemülkiyet hakkının tanınması, Marka hakkınatecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle bu maddenin (c) bendine göre el koyulan ürünlerin ve araçların üzerlerindekimarkaların silinmesi veyamarka hakkınatecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası talebi, Marka hakkına tecavüz eden kişi aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları tecavüz eden tarafından karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesi ve kamuya yayın yoluyla duyurulması taleplerinde bulunma hakkının varlığı kabul edilmiş ve tecavüzün durdurulması, refi, Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulmasına, fıkra uyarınca el konulan --------içeren ürünler üzerinde davacı tarafa mülkiyet hakkının tanınmasına, davacı tarafa ait tescilli markanın kullanıldığı ---- unsurlu tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, televizyon reklamlarının önlenmesine, -------- hesabındaki ihlale konu ------ kullanımların engellenmesine, bu yönde erişim sağlayıcıları birliğine karar kesinleştiğinde müzekkere yazılmasına, Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra ----- birinde 1 kez ilanına, masrafın davalıdan alınmasına karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava davacısının maddi tazminat talebi de değerlendirilmiş, birleşen dava davacısının 19.03.2021 tarihli dilekçesi ile süresi içinde net kazanç yöntemi ile zararının belirlenmesinin talep ettiği, birleşen dava davacısının 556 sayılı KHK'nın 66/2-b maddesine göre davacı tarafın tazminat hakkı bulunduğu, birleşen dava davalısı --------- adına tescilli ----- markalı ürünlerin satışından 01.01.2014 tarihinden ----- karı elde ettiği, yapılan bu satışların toplam kara etkisinin %15 olduğu, bu haliyle net kazancın 1.552.764,42-TL olduğu, davacı tarafın hem net kazanç yönünden hem de yoksun kaldığı kazanç yönünden talepte bulunduğu dikkate alınarak tazminat talebinin bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı, davalının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir. ------------ da belirtildiği gibi; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi. 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının davacı adına tescilli marka yönünden iltibas oluşturan ürünleri üretip satması eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Gerekçesi yazılacak kararda belirtileceği üzere;
A-Asıl davanın REDDİNE;
Asıl dava yönünden;
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı ----------kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğü davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davalı -------- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden haksız rekabetin bulunmadığının tespiti davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davalı -------kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüzün bulunmadığına dair menfi tespit davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama ve tespit giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,
B- Birleşen Mahkememizin -----Sayılı davasının tümden REDDİNE,
Birleşen Mahkememizin -------Sayılı dava yönünden;
Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 399,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Davalı ---------kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden markanın hükümsüzlüğü davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davalı ------- kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden haksız rekabetin tespiti davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davalı ---------vekil ile temsil ettirdiğinden marka hakkına tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,
C-Birleşen Mahkememizin -------- Sayılı davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE;
1-Davalıların -------------- ibaresi şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacı tarafın marka hakkına tecavüz ettiğinin tespiti ile TECAVÜZÜN DURDURULMASINA, TECAVÜZÜN REF'İNE
2- Marka hakkına tecavüz dolayısı ile üretilmesi veya kullanılması cezayı gerektiren eşya ile bu eşyaları üretmeye yarayan araç, cihaz, makine gibi vasıtalara el koyulmasına,
3- 2. fıkra uyarınca el konulan ------- içeren ürünler üzerinde davacı tarafa mülkiyet hakkının tanınmasına,
4-Davacı tarafa ait tescilli markanın kullanıldığı ------ unsurlu tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, televizyon reklamlarının önlenmesine,
5- ----- adlı internet hesabındaki ihlale konu------- şeklindeki kullanımların engellenmesine, bu yönde erişim sağlayıcıları birliğine karar kesinleştiğinde müzekkere yazılmasına,
6-Mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra --------tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde 1 kez ilanına, masrafın davalıdan alınmasına,
7-1.552.764,42-TL maddi tazminat alacağının birleşen dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avansa faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
8- Davacı tarafın haksız rekabetin tespitine ilişkin talepleri yönünden davanın REDDİNE,
Birleşen Mahkememizin ------Sayılı dava yönünden;
Alınması gereken 106.069,34 TL harçtan peşin alınan 27,70 TL ve ıslah harcı olarak yatırılan 26.346,56 TL olmak üzere toplam 26.374,26 harcın mahsubu ile bakiye 79.695,08 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
Davacı tarafından yatırılan toplam 26.374,26 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinde marka hakkına tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden-------- engellenmesi davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinde maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 196.221,15 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabet davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 31,80 TL ilk dava masrafı, 7.850,00 TL tebligat ve müzekkere masrafları ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.881,800 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%75) 5.911,35 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan gider avanslarından kullanılmayan miktarların karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
17/01/2024