T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVA : İstirdat (Trafik Kazasından Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Şirket çalışanı ...'ın müvekkili şirkete ait 38 ... plaka sayılı araç ile Kayseri/ Melikgazi mevkiinde seyir halindeyken ... Ahşap Mobilya Tekstil Makina Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi' ne ait 38 ... plaka sayılı araç ile 14/09/2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası yaşadığını ve her iki araçta da maddi hasar meydana geldiğini, bunun üzerine davalı tarafça İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesinin ... E. Numaralı dosyası ile müvekkil aleyhine 19.402,90 TL alacak miktarı üzerinden (toplam 23.651,32 TL) icra takibi başlatıldığını ve bu takipte trafik kazasından kaynaklı hasarın onarım bedeli, hasarın onarımı sürecinde uğranılan araç mahrumiyeti ve hasarın sebep olduğu değer kaybı talep edildiğini, tebligatın e-tebliğ şeklinde taraflarına ihtar edildiği için müvekkili şirket tarafından görülmediğini, bu sebeple tebliğ edilen ödeme emrine süresi içerisinde itiraz edilemediğini, müvekkili şirket tarafından haczi engellemek için icra tehdidi altında toplam 23.651,32 TL ödendiğini, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin haksız olduğu gibi takibin açıklama kısmında taraflarına kusurlu olduğunu belirten ibareninde dayanaktan yoksun olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, mevzu bahis kaza, davalıya ait araç sürücüsünün dikkat ve özen eksikliği sonucunda meydana geldiğini, karşı aracın sadece yan aynalarından birinde hasar meydana geldiğini onarım bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli fahiş bir şekilde yüksek talep edildiğini, davaya konu takibe dayanak evraklarda ise araç mahrumiyet bedeli hakkında hiçbir belge ibraz edilmediğini, müvekkilinin meydana gelen kazada kusursuz olduğunun tespitini ve davalı tarafın haksız bir şekilde talepte bulunarak tahsil ettiği bedelin istirdat hükümleri uyarınca iadesini talep ettikleri, davanın kabulünü, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik icra tehdidi altında ödenen 100,00 TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan alınarak taraflarına istirdadına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İstirdat davası borcu olmayan bir parayı icra tehdidi altında ödeyen borçlunun yönelmesi gereken hukuki bir yol olduğunu, ancak somut olayda davacı şirket çalışanı ... yine davacı şirkete ait olan 38 ... plakalı araç ile Melikgazi/Kayseri mevkiinde seyir halinde iken müvekkil şirkete ait 38 ... plakalı araç ile aralarında 14/09/2022 maddi hasarlı bir trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın meydana gelmesinde davacı şirket araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından ... Hiz. Ltd. Şti. Aracılığıyla 07/10/2022 tarihli Değer Kaybı Tespit Raporu düzenletildiğini, bu rapor doğrultusunda müvekkili şirkete ait 38 ... plakalı araçta, 14/09/2022 saat 08:00 da meydana gelen ve davacı şirkete ait olan 38 ... plakalı aracın %100 (tam kusurlu) olduğu trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybının 13.000,00TL olduğu tespit edildiğini, ayrıca işbu değer kaybının hazırlanması için müvekkili şirket tarafından ekspertiz şirkete 269,87TL ücret ödenerek masraf yapıldığını, müvekkili şirkete ait araç, mobilya satım işi yapan müvekkili tarafından dağıtım aracı olarak kullanıldığını, müvekkilinin ticari anlamda işlerini yürütmesinde etkin olarak kullanıldığını, müvekkili şirkete ait 38 ... plakalı aracın onarım süresi boyunca müvekkili şirket 6.000,00TL tutarında araçtan mahrum kalması sebebiyle maddi hasara uğradığını, müvekkili şirket bu zararı davacı şirketten talep ettiğini, müvekkili şirkete İstanbul Anadolu 23.İcra Dairesi ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, bu talepte; 6.000,00TL Araç Mahrumiyet Bedeli, 13.000,00TL Değer Kaybı, 269,87TL Ekspertiz Ücreti, 133,03TL İşlemiş Faiz olmak üzere ;19.402,90TL takip çıkışı ile icra takibi başlattığını, davacı tarafın iddia ettiği üzere fahiş fiyatlar ile bir takip ve zarar talebi yapılmadığını, işbu sebeple davacı tarafın somut delilden uzak bu soyut iddialarının kabul etmediklerini, davacı şirket tarafından takibe ve alacak kalemlerine yönelik herhangi bir itiraz edilmediğini, davacı firmanın e-tebligat yoluyla tebliğ edilen ödeme emrine itiraz etmeyip hakkında takibin kesinleşmiş olması ve bu takip neticesinde yapılan ödemenin borcun varlığını ortadan kaldırmayacağını, müvekkili tarafından alınan ekspertiz raporu doğrultusunda aracın 13.000,00TL değer kaybına uğradığının tespit edildiğini, aracın tamiri esnasında müvekkili şirket 6.000,00TL araçtan mahrum kaldığı için zarara uğradığını, müvekkili firmanın fahiş bedeller talep ettiği iddiası gerçeği yansıtmadığını, icra takibinde neticesinde müvekkili şirketin gerekli ödemeyi yaptığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Türkiye Noterler Birliğine,Doğa Sigorta A.Ş.'ne ve Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkerelere ayrı ayrı cevap verildiği görülmüştür.
Dava dışı Doğa Sigorta A.Ş.'ne, Dava dışı Sompo Japan Sigorta A.Ş.'ye, Neova Sigorta A.Ş.'ne, Ak Sigorta'ya, Allianz Sigorta A.Ş.ve Ege Sigorta A.Ş.'ne yazılan müzekkerelere cevap verildiği görülmüştür.
HDI Sigorta A.Ş.'ne yazılan müzekkereye verildiği görülmüştür.
Mahkememizin 16/11/2023 tarihli celsesinde davalı tanıkları ..., ...'nün beyanlarının alındığı görülmüştür.
Bilirkişi ...'dan alınan 07/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğindeki trafik kurallarından ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, sürüşe başlamadan önce araç kapı kilidini kontrol etmemiş, aracını kullanırken arka kapağının sağlam ve uygun şekilde kapatıldığından emin olmamış, başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle 38 ... plakalı aracç sürücüsü ...' ın meydana gelen olayda TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; söz konusu kazada 38 ... plakalı araç sürücüsü ...' ın bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
Raporun 4. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; söz konusu kazada 38 ... plakalı araç sahibi Bimev Mobilya Teks. Dayn. Tük. Mal. San. Ve Tic. Ltd. Şti.' nin kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,
Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,
14.09.2022 olay tarihi itibarıyla araç hasarının onarımının ekonomik olduğu, Araç Toplam Onarım Maliyetinin Yedek Parça ve İşçilik olmak üzere %18 KDV dahil 4.806,66TL olduğu,
14.09.2022 olay tarihi itibarıyla davacının aracındaki Değer Kaybının 5.000TL olduğu, değer kaybına ait herhangi bir ödeme dekontunun dosya içeriğinde görülmediği,
14.09.2022 olay tarihi itibarıyla ikame araç temin edilebileceği, İkame Araç Bedelinin 2.100TL kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davalı vekilinin 13/01/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin 01/03/2024 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesi sunduğu, davalı vekilinin 04/03/2024 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesine karşı beyan ve itirazlarını sunduğu görülmüştür.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kendisine ait 38 ... plakalı aracın 14/09/2022 günü davalıya ait 38 ... plakalı araçla kazaya karıştığını, davalının kendisi hakkında İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takip yaptıklarını, kazada kusurun karşı tarafta olduğunu, hasarı kabul etmediklerini, 02/11/2022 tarihinde icra baskısı ile 23.639,00 TL ödediklerini belirterek şimdilik 100,00 TL'nin faizi ile birlikte istirdatını talep etmiştir.
Davaya konu İstanbul Anadolu 23. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemede alacaklısının mahkememize ait işbu dosya davalısı, borçlusunun yine mahkememize ait işbu dava davacısı olduğu alacaklı tarafından borçlu aleyhine dayanağının 38 ... plakalı aracın kusurlu olmasından kaynaklı araç değer kaybı, araç mahrumiyet bedeli, expertiz ücreti ve buna dair faiz olmak üzere toplam 19.402,90 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrine itiraz edilmeksizin kesinleştiği, davacı tarafça 02/11/2022 tarihinde 23.639,00 TL ödeme yapmak suretiyle dosyanın kapandığı görülmüştür.
Trafik kayıtlarına göre 38 ... malikin davacı olduğu ve 38 ... plakalı aracın davalıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında, değer kaybı ve ikame araç konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca Kayseri ili Melikgazi ilçesinde 14.09.2022 günü saat 08:00 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı ile Hürriyet mahallesi Fırat caddesi üzerinde seyir halinde iken kamyonetin arka kapağının açılması sonucu aynı istikamette seyreden sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracın sol aynasına çarpması neticesinde meydana gelen iki taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası olayı gerçekleşmiştir. Sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu 73. maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliğin 145. Madde hükmündeki trafik kurallarınu ihlal etmiş, sürüşe başlamadan önce araç kapı kilidini kontrol etmemiş, aracını kullanırken arka kapağının sağlam ve uygun şekilde kapatıldığından emin olmamış, başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle 38 ... plakalı araç sürücüsü ...' ın meydana gelen %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Kaza Tespit Tutanağı, olay yeri fotoğrafları, teknik değerlendirme ve inceleme sonrasında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı aracı normal şekilde yoluna devam ederken yanında aynı istikamette seyrede diğer aracın açılan arka kapağının açılarak sol ayna kısmına vurması ile kazanın meydana geldiği dikkate alındığında sürücü ***'ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği kanatine varılmıştır.
-İkame araç bedeline ait değerlendirmede;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Davalının aracının 3 günde tamir edilebileceğinden günlük araç kira bedeli 700,00 TL kabul edilerek 2.100,00 TL bedel olduğu bilirkişi raporunun uygun olduğu görülmüştür.
-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davalının aracının 5.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu bulunduğu anlaşılmıştır.
-Davacı sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. 2015/6031, K. 2015/13494)
Somut olayda, davacı işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde zarardan sorumludurlar.
-Davanın niteliğine dair değerlendirmede;
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan HMK’nın 109. maddesi “Kısmî dava” başlığı ile;
“1- Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir.
(2) (Mülga: 1/4/2015-6644/4 md.)
3-Dava açılırken, talep konusunun kalan kısmından açıkça feragat edilmiş olması hali dışında, kısmi dava açılması, talep konusunun geri kalan kısmından feragat edildiği anlamına gelmez” şeklindeki hüküm ile düzenlenmiştir.
Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 Esas, 2003/271 Karar sayılı kararı; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. Baskı, İstanbul 2017, s. 1000).35. Aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 Esas, 2022/1574 Karar; 07.07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 Esas, 2021/971 Karar; 02.03.2016 tarihli ve 2014/15-439 Esas, 2016/207 Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; dava dilekçesinin sonuç bölümünde fazlaya ait istemi saklı tuttuğunu beyan ettiğinden dava kısmi davadır.
-Islah sonrası hak düşürücü süreye ilişkin değerlendirmede;
İş bu dava mahkememizde 05/12/2022 tarihinde açılmış olup, davacı tarafça icra dairesine yapılan ödeme 02/11/2022 tarihinde gerçeklemiş ve davacı ıslahını 01/03/2024 tarihinde yapılmıştır.
İcra ve İflas Kanunu'nun 72/7. maddesinin "Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir." hükmünü düzenlediği, bu sürenin, hak düşürücü süre olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. Her ne kadar alınan bilirkişi raporu uyarınca davacının fazla ödemesi bulunmakla birlikte ıslah tarihi itibariyle bakiye kısım yönünden hak düşürücü süre dolduğundan anılan kısım reddedilmiş, talebe konu 100,00 TL kabul edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile; 100,00 TL 'nin 10/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin hak düşürücü süre nedeniyle reddine,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması alınması gerekli 427,60TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 80,70TL peşin harç ve 210,00TL ıslah harcı olmak üzere toplam 290,70TL harcın mahsubu ile bakiye 136,90TL harcın davalıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 26,89TL'sinin davalıdan bakiye 3.173,11TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 80,70TL, peşin harç 80,70TL, ıslah harcı olan 210,00TL olmak üzere toplam 371,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5- Posta gideri 142,25TL ve bilirkişi ücreti 1.700,00TL olmak üzere toplam 1.842,25 TL yargılama harç ve giderinin kabul ve red oranına göre 15,60TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından posta gideri 174,00TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 172,53 TL'sinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 100,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
8-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
9-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ile davalı vekili miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.04/07/2024
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!