WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

İSTANBUL BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 8. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/591
KARAR NO : 2024/599

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/08/2022
KARAR TARİHİ : 19/09/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacıya ait----- plaka numaralı aracın karışmış olduğu 14.12.2021 tarihli maddi hasarlı trafik kazası neticesinde araçta değer kaybı meydana geldiğini, bu kazanın oluşumunda %100 kusurlu araç sürücüsü, araç ruhsat sahibi, ihtiyari ve zorunlu mali mesuliyet sorumlusu sigorta şirketlerine karşı iş bu dilekçe ile reel değer kaybı zararını talep etme zaruretimiz doğduğunu, davacının 14.12.2021 tarihinde saat 17:35 sıralarında aracı ile seyir halinde iken; ----mevkinde ---- isimli sürücünün sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracın, sürücüsünün tam kusurlu bir şekilde ----- isimli sürücünün aracına çarpması, bu aracın da çarpmanın etkisiyle savrularak müvekkil ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araca arkadan çarpması sureti ile zincirleme- maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiğini, gerçekleşen bu kazada ----- plakalı araç sürücüsü ekteki kaza tespit tutanağında ve ------ Dosya numaralı hasar ekspertiz raporunda da görüleceği üzere tam kusurlu olup müvekkilimin herhangi bir kusuru bulunmadığını, aynı zamanda bu kaza neticesinde davacı----plaka numaralı araçta oldukça büyük bir değer kaybı meydana gelmiş olup sonrasında karşı taraf zorunlu mali mesuliyet ve ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçelerine başvurulduğunu, 14/02/2022 tarihinde Sigortalı araç sürücüsünün zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketi olan ---- Şirketine tarafımızca başvurulmuş olup sigorta şirketi 23.03.2022 tarihinde ekteki ödeme dekontundan da görüleceği üzere 16.681,34 TL ödeme yapmıştır. Bu ödeme oldukça kısmi ve yetersiz olduğu için ve reel değer kaybı zararımızı karşılamadığı için 13/04/2022 Tarihinde tekrardan başvurulmuş olup sigorta şirketi süresinde herhangi bir cevap vermediğini, 14/02/2022 tarihinde sigortalı araç sürücüsünün ihtiyari mali mesuliyet sigorta şirketi olan ----- Şirketine taraflarınca başvurulmuş olup sigorta şirketi 24/02/2022 tarihinde ekteki ödeme dekontundan da görüleceği üzere 5.560,45 TL ödeme yaptığını, bu ödeme oldukça kısmi ve yetersiz olduğu için ve reel değer kaybı zararımızı karşılamadığı için 13/04/2022 tarihinde tekrardan başvurulmuş olup sigorta şirketi süresinde herhangi bir cevap vermediğini, akabinde sigorta şirketleri yönünden zorunlu arabulucuğa başvurulmuş olup arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmaya varılamadığını ve 27/06/2022 tarihinde Anlaşmazlık Son tutanağı tanzim edildiğini, davalı sigorta şirketleri, kazaya kusuru ile sebebiyet veren aracın işleteninin zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olup zorunlu sigortanın kapsadığı zararlarla zorunlu mali mesuliyet sigortacısı sorumlu bulunmadığını, bunu aşan zararları ise poliçe miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı karşılamayı taahhüt ettiğini, aracın ruhsat sahibinin ---- zira araç ----- ait olup ruhsat sahibi ve işleten olarak sorumlu olduğunun açık olduğunu, aynı zamanda araç sürücüsü ----- olup müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, meydana gelen trafik kazasında atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığını, kusurun tamamen %100 arkadan çarpmak sureti ile trafik kazasına sebebiyet veren ----- isimli sürücüye ait olduğunu, meydana gelen kaza neticesinde aracında karşılanmamış değer kaybı zararları olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; HMK md.107'ye göre belirsiz alacak olarak daha sonra arttırılmak ve ıslah edilmek üzere şimdilik; 100 TL olarak araçtaki reel değer kaybı zararının --- ve---- no lu davalı için başvuru tarihinden itibaren, ---- ve ----- no lu davalılar için kazanın meydana geldiği 14.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP :
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle;---- Şirketi'nin maliki olduğu ---- plakalı araç için---- numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi’nin hazırlanmış olduğu tarihte, sigortalının maddi araç başına sigorta limiti poliçede belirtilen maddi sınırlar ve klozlar kapsamında olup; ---- bu teminat limiti ile sorumlu olduğunu, ---- tarafından ----- Şirketi'ne 27.06.2022 tarihinde 16.681,34 TL ve 29.03.2022 tarihinde 34.933,58 TL tutarında rücuen tazminat ödemesi yapıldığını, bununla birlikte, teminat ile sınırlı olarak, -----, davacı tarafa 24.02.2022 tarihinde ----- plakalı araca ait 5.560,45 TL değer kaybı ödemesi gerçekleştirildiğini, hasar dosyası kapsamında yapılacak ödemeler teminat limitiyle sınırlı olduğunu, Mahkeme tarafından hasar dosyası kapsamında yapılmış olan ödemelerin teminat limiti kapsamını aşıp aşmadığı hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, ---- tarafından düzenlenen ----numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi, 28.03.2021 - 28.03.2022 tarihleri arasını kapsar şekilde düzenlendiğini, bu kapsamda, davacının, taleplerini kabul etmemekle birlikte, 14.12.2021 tarihinde meydana gelen başvuru konusu kazada, hesaplama yapılmak üzere, dosyanın bilirkişiye tevdii halinde, poliçe tanzim tarihi itibariyle geçerli olan Genişletilmiş Kasko Sigortası Genel Şartları ve Değer Kaybı Hesaplama Tablosu’na göre değer kaybı hesaplaması yapılması gerektiğini, ayrıca bilindiği üzere değer kaybı hesaplamasına ilişkin olarak, mevcut zararı tespit etme konusunda ilgili branşta ruhsat sahibi olan eksperler, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nde kurulacak olan sistem üzerinden sırayla atanacak olup; akabinde, KTK Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları ve Kasko Genel Şartları uyarınca değer kaybı hesaplaması yapılması gerekeceğini, başvuruya konu kaza, 14.12.2021 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza tarihinde yürürlükte olan KTK Zorunlu Mali Mesuliyet Trafik Sigortası Genel Şartları’nın “B.2.Tazminat ve Giderlerin Ödenmesi” başlıklı maddesinde; "Hak sahibi aracının, bu madde uyarınca Hazine Müsteşarlığınca belirlenen ölçütleri karşılayan, dilediği onarım merkezinde onarılmasını talep edebilir bu durumda sigortacı, araç kaza tarihi itibariyle anlaşmalı olduğu onarım merkezinde onarılsaydı uygulanacak parça, tedarik, işçilik ve diğer hususlara göre belirlenecek bedele göre ödeme yapabilir." düzenlemesi bulunduğunu, bunlara ek olarak, davacının taleplerinin, ----- sorumluluğu kapsamında olmadığı kaza tarihinde yürürlükte olan Trafik Sigortası Genel Şartları ve ilgili mevzuat ile sabit olduğunu, açıklamalar doğrultusunda, davacı tarafından huzurdaki davada ileri sürülen iddialar haksız ve kötü niyetli olduğunu, Mahkemece, davcı tarafından kötü niyetle ileri sürülen iddiaların dikkate alınmaması, huzurdaki haksız davanın reddedilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle;14.12.2021 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığını belirttiği ---- plakalı aracın 28.03.2021 başlangıç – 28.03.2022 bitim tarihli ve ----- numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet (Trafik) Sigorta Poliçesi ile ---- Şirket adına maddi hasarda araç başına kaza tarihi itibarıyla 43.000-TL’sine kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkil şirkete sigorta ettirilmiştir. Söz konusu maddi teminat miktarı davalı sigorta şirketinin işbu poliçeden doğan sorumluluğunun üst limiti olduğunu, davacı vekilinin davalı şirkete ait araçta meydana gelen değer kaybı talebi bakımından kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için davalı sigorta şirketinin dava konusu talep ile sorumlu olduğu düşünülse bile davalı sigorta şirketi; işletenin ilgili kanun gereğince sorumlu olduğu hallerde sigortalının kusuru oranında ve teminat limiti dahilinde sorumlu olduğunu, davalı şirket meydana gelen zarardan yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olacağını, kazaya karışan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının belirlenmesi sonrasında da davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının tespiti gerektiğini, 2918 sayılı Kanun motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan hukuki sorumluluğu ve bu sorumluluğun sigortalanması esaslarını kanunda belirlemiş ve uygulamaya ilişkin esasları da kanun çerçevesinde idareye bıraktığını, son iptal kararı münhasıran 2918 sayılı Kanunun 6704 sayılı Kanun ile değişen bazı hükümleri için verilmiş olmakla, genel şartların kanuni dayanakları bakımından iptal kararının bir tesiri olmadığını, Ticaret kanununa göre poliçenin içeriği, diğer bir deyişle ilgililere tanınan hakkın içeriği genel şartlara bırakıldığını, Danıştay ikame edilen davalarda genel şartların ilgili maddeleri özelinde iptal kararları vermişse de teminatların genel şartlara dayalı olması kurgusunu kanuna aykırı bulmadığını, ilgili Anayasa Mahkemesi kararında 93. Maddeyle ilgili olarak, yürütmenin düzenleyici nitelikte işlemi olan Zorunlu Trafik Sigortası Genel Şartlarını tespit etme yetkisinin ilgili kamu otoritesine bırakma yetkisinin Anayasa’ya aykırı olmadığı belirtilmiş ve anılan gerekçeler kapsamında genel şartların yürürlükte olduğu kabul edilmekle dava konusu talebin genel şartlar kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, gerçek zararı ispat etmek zarara uğradığını iddia eden kişiye ait olduğunu, zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunanın davacı olduğunu, ispat yükü, belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediği konusunda vakıa iddiasında bulunan tarafa düşen usuli bir yükümlülük olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle; davanın reddine, temerrüt tarihinden itibaren faiz talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Davalılar ---- ile ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ---- ait olan ---- plakalı vasıtanın, davalı ----- sevk ve idaresinde iken karıştığı kaza sonucu maddi hasarlı trafik kazası hadisesi vucüt bulmuş ve davacının dilekçesinde izah ettiği üzere davacının aracı davalıya ait aracın ZMMS ve KASKO şirketi tarafından yaptırıldığını ayrıca davacıya 22.241,79 TL değer kaybı adına ödeme yapıldığını, her ne kadar davalı kaza nedeni ile tam kusurlu olarak kabul edilmiş ise de tam kusur iddiasını kabul etmediklerini, dava dışı ----- da olay ile ilgili kusuru bulunduğunu, bu nedenle müterafik kusurun tespiti açısından bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilen aracın ZMMS ve KASKO firmaları olan davalılar tarafından davacının aracında oluşan değer kaybına ilişkin bedel tazminat kabilinden davacıya ödendiğini, davacının aracında daha fazla değer kaybı olduğuna ilişkin iddiası ile ilgili mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılacak ise de bu değerin 14/12/2021 tarihli kaza anına göre belirlenmesi gerektiğini, bu meyanda aracın kaza tarihi itibariyle modeline göre kasko değerinin belirlenmesi ve yine kaza tarihi itibariyle değişen parçaların araca kattığı değer artışı da dikkate alınarak araçtaki değer kaybının kaza tarihine göre tespitinin yapılmasını talep ettiklerini, arz ve izah edilen nedenlerle; cevapların kabulü ile davanın reddine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER :Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, ----- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, ZMMS ve İMMS Poliçeleri, Başvuru Belgeleri ve Hasar Dosyaları, Banka Dekontları, Kaza ve kazalı araç fotoğrafları, Ekspertiz raporları, Bilirkişi Raporları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , Maddi Hasarlı Trafik Kazası Nedeniyle davacının maliki/işleteni/sürücüsü olduğu araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan değer kaybı zararının; 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. ile 1483. maddeleri gereğince düzenlenen ZMMS ve İMMS Poliçeleri teminatı kapsamında 2918 sayılı KTK'nin 85/son, 91 ve 86/1, 88/1 maddeleri gereğince ZMMS poliçesi gereğince davalı ----- Şirketi ve Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince davalı ---- Şirketi ile 2918 Sayılı KTK'nin 85/1,son, 86/1, 88/1 maddeleri gereğince malik/işleten ve 6098 Sayılı TBK'nin 49 vd maddeleri gereğince haksız fiil sorumlusu sürücü tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken ZMMS poliçesi yönünden KTK'nin 97.maddesi gereği sigortaya başvuru, arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartlarının incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan bir kısım taraf vekillerinin beyanına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin ve davalı ----- son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre ZMMS poliçesi yönünden sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.Bilindiği üzere haksız fiil ise öğretide; Hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Haksız fiilin unsurları ise eylem, hukuka aykırılık, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak gösterilmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir eylem bulunmalı, bu eylemden bir zararın doğmalı, zararlandırıcı eylemde bulunan kişinin kusurlu bulunması ile zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi eylemden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişileri maddi ve manevi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6 ve 6100 Sayılı HMK'nin 190. maddelerinie göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararı, haksız eylemi ve zarar ile haksız eylem arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. 6098 Sayılı TBK'nin 50.maddesine göre de zarar gören ,zararını ve zarar verenini kusurunu ispat yükü altındadır.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasa'nın 85/1. maddesinde, “ bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı” aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Yine aynı yasanın 88/1 maddesi gereği de bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur. Kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Yukarıda açıklanan yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Bu sebepledir ki, sigorta şirketinin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunması halinde sözkonusu olup poliçe limitiyle sınırlıdır. Zira, kanunun emredici hükmü gereği yaptırılan zorunlu trafik sigortalarında sigortacı, işletene düşen hukuki sorumluluğu teminat altına aldığına göre, ancak işletenin sorumlu olduğu oranda zarardan sorumlu olacaktır. İşletene hukuken yükletilemeyen zarardan, onun sorumluluğunu teminat altına alan sigortacının sorumlu tutulması da mümkün değildir. Zira sigorta şirketinin sorumluluğu 2918 Sayılı KTK'nin 86/1. maddesi gereğince işletenin eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlıdır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur. Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Hasar onarım bedeli yönünden; Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulamasına göre davalının sorumlu olacağı gerçek zarar miktarının saptanması bakımından, davaya konu kazanın oluş biçimine göre hasar görmesi kaçınılmaz olan araç parçaları ile bu hasarların onarımı için gerekli parça ve işçilik bedellerinin belirlenmesi, hasar onarım bedeline göre tamirin ekonomik olup olmadığı ve tamirin ekonomik olmadığının tespiti halinde araç sovtaj bedeli ile aracın kazadan önceki rayiç bedelinin belirlenip gerçek zarar tutarının hesap edilmesi gerekmektedir. Değer kaybı ise, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. (Yargıtay -----.HD'ni---- sayılı ilamı)Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; 14/12/2021 tarihinde saat 17.35 sularında----- plakalı hususi nitelikteki otomobil ile hareket ederken; davalı ---- sevk ve idaresindeki diğer davalı şirketin maliki olduğ---- Plakalı aracın önündeki dava dışı --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araca çarptığı, bu aracın davcının aracına çarptığı ve davacının da çarpmanın etkisiyle dava dışı ----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı araca çarpması şeklinde zincirleme trafik kazası oluştuğu dosyada bulunan kaza tespit tutanağı, bilirkişi kusur raporundan açıkça anlaşıldığı gibi tarafların da kabulündedir. Yine davalıların davalı sıfatları sürücü, işleten ve aracın kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS ve İMMS poliçeleri ve dahi sigortalar tarafından yapılan kısmi ödemeler nezdinde tartışmasızdır. Mahkememizce öncelikle kaza tespit tutanağı ve bunu doğrulayan bilirkişi ----- tarafından düzenlenen 27/03/2023 tarihli rapora göre davalı sürücünün KTK'nin 56/c. maddesinde düzenlenen önlerinde giden araçları güvenli ve gerekli mesafeden takip etmek zorunda olduğuna ilişkin kural ve aynı kanunun 52/b-c maddelerinde düzenlenen hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak, diğer bir aracı izlerken yukarıdaki fıkrada belirlenen durumları göz önünde tutarak güvenli bir mesafe bırakmak kurallarını ihlal etmek suretiyle kazaya sebebiyet verdiği tespit ve görüşünün olaya ve delilere uygun olduğu anlaşılmakla davalı sürücünün davaya konu kazada asli ve tam kusurlu olduğu kabul ve takdir edilmiştir. (TBK, 74, HMK 266 vd, 282 Yargıtay -----.HD-----) Bu kabulden hareketle 12/03/2024 tarihli Makine Mühendisi bilirkişi ----- tarafından düzenlenen raporda belirlenen değer kaybı bedelinin de yukarıda açıklanan ilkeler nazarında olaya ve dosya kapsamında bulunan delillerle örtüştüğü, söz konusu zararın kaza tarihindeki piyasa rayiçlerine göre kadri maruf olduğu ve kaza öncesi değeri ile kaza sonrası değeri arasındaki farkın gerçek değer kaybı zararını yansıtığı da kabul ve takdir edilmiştir. Kaldı ki davalı sigorta şirketleri tarafından kısmı ödemeler yapılmış olduğu ve böylece kusur başta olmak üzere hasar ve değer kaybına yönelik zarar doğduğunun ve bundan sorumlu olduklarının esasen kabul edildiği vazıhtır. Böylece somut olayda kusur, hasar ve değer kaybı bedeli yönünden gerekçeli hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen yukarıda söz edilen bilirkişi raporları da gözetildiğinde, haksız fiil kapsamında gerçek zararın karşılanması ilkesinden hareketle belirlenen değer kaybı zararın davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen tazmin edilmesi gerektiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Ne var ki, ZMMS sigortacısı davalı ----- yönünden davacı vekili tarafından poliçe limitinin tükenmiş olması nedeniyle talep arttırılmamıştır. Bu açıdan gerçekten işbu davalının sigorta teminatının tükendiği tespit edildiğinden öncelikle anılan davalı yönünden dava dilekçesinde talep edilen miktar (100,00 TL) yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Davalı ----- sigortacısının sorumluluğunun ise yasal nedenleri yukarıda açıklandığı üzere davalı ZMMS sigortacısının teminatının tükenmesine bağlı olması, diğer davalıların ise her halükarda zararının tamamından sorumlu olmalarının bilinmesine göre anılan davalılar yönünden bilirkişi raporunda belirlenen bakiye değer kaybı zararı yönünden sorumlu tutulmaları gerekmiştir. Binaenaleyh davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TBK, 49, 50/1,51, KTK, 91/1, 85/1-son, 86/1 , 88/1 , TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri esaslarına göre esastan ispat ettiği ve davasında esastan haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep artırım işlemi ve taleple bağlılık ilkesi, İMMS sigortacısı yönünden 6102 Sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince belirlenen temerrüt tarihi, olayın kaynağının haksız fiil olması ile faiz türüne etkisi bakımından sigortalı aracın hususi niteliği gibi hususların da denetlenmesi ve gözetilmesi sonucunda davacının------ aleyhinde açtığı davalarının kabulü ile; 27.658,20 TL değer kaybı tazminatının sigorta şirketi yönünden (----- poliçesi teminatları ve miktarıyla sınırlı olmak kaydıyla) kısmi ödeme tarihi olan 24/02/2022 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise tümüyle sorumlu olarak (işleten şirket ve gerçek kişi sürücü) kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 81/2 85, 86, 88, 91, 97,99, 109/1, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. Maddesi, Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 1.maddesi, TBK, 49, 50/1,51, 74, 117/1,2 Sigortacılık Kanunu, 2/1,n, 22/13, 22/17, TTK,16/1, 1401 vd, 1483 vd, HMK, 25, 26,27, 29, 30,31 187/1, 190, 198, 266 vd, 282 )6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davanın haksız fiilden kaynaklanması ve yapılan tüm giderlerin ortak olması nedeniyle tamamından aleyhinde hüküm verilen ihtiyari dava arkadaşı konumundaki davalılar sorumlu tutulmuştur. Davacı aleyhinde ise sadece davanın reddine karar verilen davalı sigorta şirketi yönünden yargılama gideri kapsamında karşı vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında tutanağın tarafı olan ve aleyhinde hüküm verilen ----- alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddeleri gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacının ---- (ZMMS) aleyhinde açtığı davasının (100,00 TL) reddine,
2-)Davacının ----. (İMMS) , ----- Şirketi ve ----- aleyhinde açtığı davalarının kabulü ile; 27.658,20 TL değer kaybı tazminatının sigorta şirketi yönünden (İMMS poliçesi teminatları ve miktarıyla sınırlı olmak kaydıyla) kısmi ödeme tarihi olan 24/02/2022 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise tümüyle sorumlu olarak (işleten şirket ve gerçek kişi sürücü) kaza/ haksız fiil/ temerrüt tarihi olan 14/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte işbu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.889,33 TL karar ve ilam harcından; 80,70 TL peşin harcın ve tamamlama harcı olarak yatırılan 500,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 1.308,63 TL harcın başlıktaki ----- numaralı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ----- alınarak hazineye gelir kaydına,
5-)Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı 80,70 TL peşin harç, 500,00 TL tamamlama harcı ve 11,50 TL vekalet harcı, 5.100,00 TL bilirkişi ücreti ve 697,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 6.469,9‬0 TL yargılama giderinin başlıktaki ----- numaralı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanununun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin başlıktaki ---- numaralı davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-)Davalı ----- kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanununun 164/5 maddesine göre işbu davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1, 13/2 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 100,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılardan ------ verilmesine,
8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, davacı vekilinin, davalı -----vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalılar vekillerinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341(2) maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden (27.658,20 TL - 100,00 TL <28.250,00) İstinaf kanun yoluna başvuru sınırının altında kaldığı anlaşılmakla kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.