T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : ***
KARAR NO : ***
HAKİM : ***
KATİP : ***
DAVACI : ***
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1- ***
VEKİLLERİ : Av. ***
Av. ***
DAVALI : 2- ***
VEKİLLERİ : Av. ***
Av. ***
DAVA İHBAR OLUNAN : ***
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat ( Trafik Kazasından Kaynaklı Araç Değer Kaybı ve İkame Araç Bedeli)
DAVA TARİHİ : ***
KARAR TARİHİ : ***
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : ***
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait 24/09/2022 tarihinde davacı müvekkiline ait olan ... poliçe numaralı ... A.Ş sigortalısı 38 ... plakalı ve müvekkilinin şoförü ...'nun kullanımında olan aracına , ... poliçe numarası ile davalı ... Sigorta şirketi sigortalısı, davalı ...'ün sürücüsü ve işleteni olduğu 64 ... plaka sayılı aracın çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığı, davalı ...'ün kazaya tam (%100) kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiği, davalı sigorta şirketine ödeme yapılmasına yönelik 13/10/2022 tarihinde başvuruda bulunulduğu fakat sigorta şirketinin dönüş yapmadığı, müvekkilinin kaza tarihine kadar aracın tüm bakımlarını zamanında ve yetkili serviste yaptırdığı, ancak kazanın ardından müvekkilinin aracının piyasa değerinde çok büyük bir azalma olduğu, müvekkiline ait aracın değer kaybı, amortisman kaybı ve yokluk giderinin belirlenerek sigorta poliçesi kapsamında kalmakta ise davalı sigorta şirketinden, sigorta poliçesi kapsamını aşmakta ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiği, müvekkiline ait aracın yaklaşık bir hafta boyunca iş alamamasından kaynaklı yoksun kaldığı kar bedellerinin belirlenerek, sigorta poliçesi kapsamında kalmakta ise davalı sigorta şirketinden, sigorta poliçesi kapsamını aşmakta ise davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, hiç sigorta poliçesi dahilinde olmaması halinde ise davalı ...'den tahsilini talep ettiği, arabuluculuk için başvuruda bulunulduğu fakat anlaşma sağlanamadığını,
hüküm altına alınacak alacağın tahsil edilmeme riskine karşılık 64 ... plakalı aracın trafik kaydına ve yeteri kadar tüm taşınır taşınmazlarına teminatsız olarak kararın kesinleşmesine kadar cebri icra yoluyla satışı ve 3. Şahıslara devre engelleyici nitelikte ve teminatsız olarak ihtiyati tedbir şerhi konulmasını, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla, haklı davalarının kabulünü, müvekkiline ait aracın değer kaybı için 100,00TL'nin sigorta poliçesi kapsamında kalmakta ise davalı sigorta şirketinden, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal avans faizi ile, sigorta poliçesi kapsamını aşmakta ise davalı ...'den ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkiline ait araçta meydana gelen yoksun kalınan kar-kazanç kaybı için 100,00TL'nin sigorta poliçesi kapsamında kalmakta ise davalı sigorta şirketinden, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal avans faizi ile, sigorta poliçesi kapsamında ancak sigorta poliçesi kapsamı aşmakta ise sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden diğer davalı ...'den ise olay tarihinden itibaren işleyecek yasal avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, hiç sigorta poliçesi dahilinde olmaması halinde ise davalı ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının aracı kasko sigortacısı tarafından onarıldığı, aracın kasko sigortacısı olan Türkiye ( Güneş) Sigorta'nın rücu talebine istinaden 28.12.2022 tarihinde 28.071,79TL ödeme yapıldığı, müvekkili şirketçe tanzim edilen ... numaralı 02.11.2022 - 2023 tarihli ZMMS poliçesi uyarınca araç başı teminat limiti 50.000 TL olduğu, müvekkili şirketin Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. kişilere verdiği zararı, yine poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğundan kusur tespitinin yapılması gerektiği, öte yandan kazanın meydana gelmesine etki edebilecek Karayolları Genel Müdürlüğü’nden kaynaklanan yol kusuru ve teknik arıza hususlarının değerlendirilmesi gerektiği, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün dava konusu kazanın meydana gelmesine etki edecek trafik işaret ve lambalarından, yolun yapısından ve trafik güvenliğini tehlikeye atacak derecede görüşü engelleyecek bir hususun bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerektiğini, km kullanılmışlık değeri, hasar büyüklüğü tablosu ve rayiç değer grubu gibi teknik veriler kullanılarak değer kaybı hesaplanması gerektiği, genel şartlarda hem de uygulamada değer kaybı tespiti için kullanılan teknik analizler, kat sayılar ve hesaplama yöntemleri olması gerektiği, aracın geçmiş hasar kaydı sorgulanarak değer kaybı oluşup oluşmadığının incelenmesi gerektiği, aracın geçmiş tramer kaydı göz önüne alındığında daha önce hasar alan kısımlar için değer kaybı değerlendirilmesi yapılamayacağının, müvekkili şirkete yöneltilen kar kazanç kaybı talebinin reddini talep ettikleri, aracın kullanılmadığı süre zarfındaki maddi kayıplar dolaylı zarar olup, trafik sigortası teminatı kapsamında olmadığı, başvuranın tazminat talebine konu edilen aracın kullanılmadığı süredeki maddi kayıplar başvuranın doğrudan uğradığı zararlar olmadığı, dolaylı zararlar olduğu, davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinden kaynaklanan sorumluluğu azami poliçe teminat limiti dahilinde sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zararla sınırlı olduğu, Trafik Sigortası Genel Şartları ve Yargıtay kararları doğrultusunda, müvekkili şirketin dolaylı zarar taleplerinden poliçe teminatı kapsamında sorumluluğu bulunmadığından tazminat taleplerinin reddini, davanın reddini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazlarının bulunduğunu, dava konusunun haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemi olması ve bu hususun TBK hükümleri kapsamında düzenlendiği dikkate alındığında davanın mutlak ticari dava olamayacağı, aynı şekilde müvekkili ...'ün tacir olmadığını ve dava konusu uyuşmazlığın bir ticari işletmeyle alakası olmadığını, bundan dolayı davanın nispi ticari dava olarak kabul edilemeyeceğini, usul ve yasaya aykırı olarak asliye ticaret mahkemesinde açılan işbu davanın, HMK m.2/1 "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmü gereğince asliye hukuk mahkemesinde görülmesi gerektiği, mahkememizin yetkili olmadığını, bu nedenle yetki itirazlarının bulunduğunu, hem müvekkilinin yerleşim yerinin Uşak olması hem de diğer davalı olan ... Sigorta Şirketi'nin Uşak'ta acenteleri bulunması nedeniyle HMK m.19 kapsamında görevli ve ortak yetkili mahkeme Uşak Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davacı tarafın, meydana gelen kazada her ne kadar müvekkilinin %100 kusurlu olduğunu iddia etse de kaza sonrasında tutulan tutanağı kabul etmediklerini ve tutanağa itiraz ettiklerini, KTK m.59 hükmüne göre "Yerleşim birimleri dışındaki kara yolunda zorunlu haller dışında taşıt yolu üzerinde duraklamak veya park etmek yasaktır." Kazanın gerçekleştiği Alanya-Mahmutlar Çevre Yolunda müvekkiline ait aracın, 3 şeritli yolun sağ şeridinde park halinde bulunan 07 ... plakalı araç nedeniyle bir anda mecburen orta şeride geçmek zorunda kaldığını, bu esnada müvekkilinin trafik kurallarına uyarak sinyal verdiği fakat orta şeritte seyir halindeki 38 ... plakalı aracın aşırı süratli olması sebebiyle kazanın gerçekleştiğini, meydana gelen kazada müvekkiline ait 64 ... plakalı aracın diğer iki araç arasında sıkışıp kaldığını ve müvekkilinin hayati tehlike atlattığını, kazanın ardından iki araç arasında sıkışan müvekkilinin, kendi aracının kapılarını açması dahi mümkün olmadığını, kaza nedeniyle müvekkiline ait 64 ... plakalı aracın hurdaya ayrıldığını, sonuç olarak kaza bakımından otoyolda park halindeki 07 ... plakalı araç ile aşırı süratli 38 ... plakalı araçların kusurları gözetilmeden tutulduğunu ve bütün bu olayda en çok mağdur olan müvekkilini kusurlu olarak gösteren tutanağı kabul etmediklerini, dava konusu kazaya ilişkin bilirkişi tarafından inceleme yapılmasını ve kusur oranlarının tespit edilmesini talep ettiklerini, diğer kusurlu taraf olan 07 ... plakalı aracın sahibi ... Turizm'e (VN:...) davanın ihbarını talep ettiklerini, davacı tarafın ileri sürmüş olduğu değer kaybına ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, araç değer kaybı kavramı ile aracın olay tarihindeki hasar değeriyle, hasarı giderildikten sonra (tamir edilmiş hali ile) edeceği değer arasındaki fark kastedildiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu K.2021/771 sayılı kararına göre; "Kazanın oluş şekline göre değişkenlik göstermekle birlikte, kazalı bir araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı veya oluşan değer kaybının miktarı; aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarın nitelik ve niceliği vs. gibi hususlara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Değer kaybı; bahsedilen kriterler göz önüne alınarak, aracın hasarsız hâliyle ve kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki hâline göre serbest piyasadaki ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın tespit edilmesiyle bulunur. Kusur durumu gibi değer kaybı incelemesi de teknik bilirkişi incelemesini gerektirmektedir." Aynı yönde Yargıtay 17.HD. K2017/10599; "Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği ve daha önce karışmış olduğu kaza da dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerekir." şeklindedir. Kaza sonucu davacı tarafın aracında meydana gelen hasara ilişkin gerekli bakım ve onarım gerçekleştirildiğini, Yargıtay kararları gözetildiğinde, ikinci el piyasası rayiç değeri bakımından araç yönünden herhangi bir eksi değer görülmeyeceği gibi aradan geçen zamanla aracın değerinde artı değer tespit edileceğini, bu kapsamda araç yönünden oluşacak değer kaybı iddialarının yersiz olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Karayolları Trafik Kanunu m.90-91 hükümlerine göre değer kaybı tazminatı, aracın; piyasa değeri ve kullanılmışlık düzeyi ile hasar tutarı dikkate alınarak zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında olduğunu, bu hususta Yargıtay 17.HD. T.*** kararı "...kazadaki hasardan kaynaklanan araç değer kaybı doğrudan zarar niteliğinde olduğundan, davalı trafik sigortacısı ZMSS poliçesi gereği poliçe limitini tüketmemiş olması kaydıyla davacının aracında meydana gelen gerçek zarar miktarı ile sınırlı olarak zarardan sorumludur..." şeklindedir. (Aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 28/05/2019 ***K.) Yani kazaya ilişkin araç değer kaydının tazmini konusunda zorunlu trafik sigortası kapsamında sigorta şirketinin sorumluluğu olduğunu, davacı taraf her ne kadar yoksun kalınan kar - kazanç kaybı talebinde bulunmuş olsa da hasar gören aracın serviste ve bakımda kaldığı süre boyunca faaliyetleri yönünden bu konuda yaptığı mali giderleri belgelendirmediğini, aracın tamir edildiği süreçte yapılan harcamalara ilişkin makbuz, fiş vb. somut belgeler dosyaya sunulmaksızın kazanç kaybının istenilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca karşı taraf bu talepte bulunurken kusur oranının da tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın aracı, kasko sigortacısı tarafından gerekli bakım ve onarıma tabi tutulduğunu, bu bakım ve onarımın ardından kasko sigortacısı olan ...'nın rücu talebine istinaden müvekkiline ait aracın sigortacısı tarafından 28/12/2022 tarihinde 28.071,79 TL ödeme gerçekleştirildiğini, haksız fiil yönünden meydana gelen zararlar ardından diğer taraf somut olay yönünden birtakım gelirler elde etmişse, bu gelirin tespit edilen zarar miktarından düşülmesi gerektiğini, şayet elde edilen gelir düşülmeden tazminata karar verilirse, davacı bakımından zararın tazmini üzerine başka yararlar elde edilmesinin söz konusu olacağını, bu durum ise borçlar hukuku bakımından ödenecek tazminatın bir zenginleşme aracı olamayacağı yönündeki prensibine aykırılık teşkil edeceğini, müvekkiline ait aracın sigortacısı tarafından yapılan ödemelerin, zarar bakımından mahsubu yani denkleştirilmesi gerektiğini, mağdur olan müvekkilinin haksız bir biçimde %100 kusurlu olarak gösterildiği, bu hususta tutanağı kabul etmediklerini belirterek, dava konusu kazaya ilişkin bilirkişi tarafından inceleme yapılmasını ve kusur oranlarının tespit edilmesi talebinde bulunduklarını, tarafların karşılıklı kusur oranlarının tespiti ile müterafik kusur oranlarının değerlendirilmesi gerektiğini, görev ve yetki itirazının kabulünü, dava dosyası hakkında görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmesine, dosyanın görevli ve yetkili mahkeme olan Uşak Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, görev ve yetki itirazlarının kabul edilmediği, görevsizlik ve yetkisizlik kararı verilmediği takdirde; esas bakımından haksız olan davanın esastan reddine, kazanın bir diğer tarafı olan ve rücu haklarının doğması ihtimalinin bulunması nedeni ile 07 ... plakalı aracın sahibi ... Turizm'e (VN:...) davanın ihbarını, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
Neova Sigorta A.Ş.'ne, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine, Türkiye Noterler Birliğine, Metin Taşıt araçları Tic. San. A.Ş.'ne, ... Sigorta A.Ş.'ne, Ziraat Bankası Kiçikapı/Kayseri Şubesine, Türkiye Sigorta A.Ş'ne yazılan müzekkerelere ayrı ayrı cevap verildiği görülmüştür.
Bilirkişi ***'den alınan 25/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;
Kaza olayının maddi hasarlı ve üç taraflı bir Trafik Kazası olduğu,
Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki KÖK NEDEN; sürücü ... sevk ve idaresindeki 64 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde ASLİ KUSURLU SAYILAN TRAFİK KURALLARINDAN ve aşağıda detaylıca bahsetmiş olduğum ilgili maddelerindeki hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, hava, yol ve trafik durumunu kontrol etmemiş ve araç hızını ayarlayamamış, önünde seyreden araç trafiğini kontrol etmemiş ve sürüş güzergahında en sağ şeritte park halde bulunan otobüsü fark etmemiş, otobüsü sollamak isterken solundan gelen araç trafiğini kontrol etmemiş, 38 ... plakalı çekiciye ilk geçiş hakkını vermemiş, aracının doğrultu değiştirme manevralarını hatalı yapmış ve diğer araç sürücüsünün şeridine girmiş, başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle 64 ... plakalı araç sürücü ...' ün meydana gelen olayda TAMAMEN SORUMLU OLDUĞU,
Raporun 3. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; söz konusu kazada 38 ... plakalı araç sürücüsü ...' nun bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
Raporun 4. Maddesinde belirtildiği üzere; araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın 64 ... plakalı araç sürücü ...' ün şahsi dikkatsizlikleri ve kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle yolun sağ tarafında park halde bulunan 07 ... plakalı otobüs sürücüsü ...' ın kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,
Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,
Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,
24.09.2022 kaza tarihi itibariyle dava konusu hasarlı aracın tamirinin ekonomik olduğu,
24.09.2022 olay tarihi itibarıyla davacının hasarının yedek parça ve işçilik olmak üzere %18KDV dahil 28.071,79TL olduğu,
24.09.2022 olay tarihi itibarıyla davacının aracındaki Değer Kaybının 30.000TL olduğu,
24.09.2022 olay tarihi itibarıyla ikame araç temin edilebileceği, İkame Araç Bedelinin 7.500TL kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi ***'dan alınan 25/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Mahkemenin ara kararında davacının ticari defterleri incelenerek açılış ve kapanış tasdiklerinin olup olmadığının tespiti ve davacının kazanç kaybının belirlenmesi talep edildiği, davacı tarafça herhangi bir ticari defter sunulmamış 2022 yılına ilişkin KDV beyannameleri sunulduğu, dava konusu kazaya ilişkin davacının aracının makul onarım süresi heyetimizde yer alan makine mühendisi bilirkişi tarafından 3 gün olarak tespit edildiği, hal böyle olunca davacının 3 günlük kazanç kaybının hesaplanması gerektiği, davacının dosyaya sunmuş olduğu KDV beyannameleri incelenerek yük taşımacılığı faaliyetinden 3 günlük ortalama satış hasılatı kaybı 1.772,58 TL olarak tespit edildiği, ancak bu tutar hasılat kaybı olup kar kaybı değildir. Davacının gelir vergisi beyannamesi olmadığından kar marjı belirlenememiş ve yukarıda hesaplamış olduğumuz hasılat tutarına uygulanamamıştır. Zira davacının kaybı satış kaybı olmayıp giderlerden tasarruf olması nedeniyle kar kaybıdır. Bu bakımdan hesaplamış olduğumuz ortalama hasılat kaybından tasarruf edilen giderlerin mahsubu gerekmektedir. Bu yönde dosyada bir bilgi olmadığından hesaplama yapılamamıştır. Heyetimizde yer alan makine mühendisi bilirkişi davacının 3 günlük ikame araç bedelini 7.500 TL olarak tespit etmiştir. Bu tutara hükmedilmesi durumunda davacının kazanç kaybı talep edemeyeceği düşünülmektedir. Zira, ikame araç temini durumunda davacının işinin aynen devam edeceği ve kazanç kaybının olmayacağı değerlendirilmektedir, kanaatinde olduğunu bildirmiştir.
Rapordan birer suret taraflara tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin 24/12/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itirazlarını ve beyanlarını sunduğu, davalı ... Sigorta Şirket vekilinin 02/01/2024 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu, davalı ... vekilinin 29/12/2023 tarihli dilekçesi ile bilirkişi raporuna karşı itirazlarını sunduğu görüldü.
Davacı vekilinin 25/03/2024 tarihli dilekçesi ıslah ve talep arttırım dilekçesi sunduğu, davalı ... Sigorta A.Ş. Vekilinin 29/03/2024 tarihli dilekçesi ile dava değeri arttırım dilekçesine karşı itiraz ve cevaplarını sunduğu, davalı ... vekilinin 26/03/2024 tarihli dilekçesi ile ıslah dilekçesine karşı cevaplarını sunduğu görüldü.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Davacı taraf 24/09/2022 günü davacıya ait 38 ... plakalı aracın davalı ... sevk ve idaresindeki 64 ... plakalı araç ile kazaya karıştığını kazada karşı tarafın tam kusurlu olduğunu, aracın ... Sigorta Şirketi bünyesinde ZMSS poliçesinin bulunduğunu, kazaya karışan aracın ticari nitelikte soğuk hava yük taşıma işinde kullanılan bir araç olduğnu aracın tamirde kaldığı sürede iş alamadığını, ticari faaliyetini yerine getiremediğini ve bu nedenle kar kaybı olduğunu ve araçlarında değer kaybı oluştuğunu belirterek 100,00 TL değer kaybının, sigorta poliçesi kapsamında ise sigorta şirketinden avans faizi ile poliçe kapsamını aşmakta ise sigorta şirketinden temerrüt tarihinden, davalı ***den ise olay tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte 100,00 TL yoksun kalınan karın poliçe kapsamında ise sigorta şirketinden , sigorta poliçe kapsamında ancak sigorta poliçce kapsımını aşmakta ise sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden diğer davalı yönünden ise olay tarihinden itibaren avans faizi, hiç sigorta poliçesi olmaması halinde ise ***den olay tarihi itibariyle faizini istemiştir.
Sigorta poliçesi incelenmesinde, 64 ... plakalı aracın ZMSS'in davalı sigorta şirketi bünyesinde sigortalandığı, kaza tespit tutanağı uyarınca sürücüsünün ise davalı ... ve38 ... plakalı aracın davacıya ait olduğu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ... görev itirazında bulunmuştur, davanın sigorta şirketi ile birlikte davalıya yöneltildiğinden mahkememizce ilgili hakkında yargılama yapması yasaya engel olmadığından görev itirazı reddedilmiştir. Davalı ... terditli dava açılmasının mümkün olmadığını belirmiş olup ancak terditli dava açılmasında yasal engel olmadığından bu itiraz yerinde görülmemiştir.
-Kusur ön soruna ilişkin değerlendirmede,
Mahkememiz olayla ilgili kural ihlallerinin tespiti noktasında, kazanç kaybı, değer kaybı ve ikame araç konusunda rapor almıştır. Kaza tespit tutanağı, kural ihlalleri tespiti uyarınca Antalya ili Alanya ilçesinde 24.09.2022 günü saat 16:50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki 38 ... plakalı çekici ile D400 karayolunda İbrahim Bilgen caddesi üzerinde seyir halinde iken Tosmur semtinde Civan Büfe yanındaki yola geldiğinde, kendisi ile aynı istikamette bulunan 64 ... plakalı aracın Civan Büfe önünde yolun en sağında park halinde bulunan otobüsü sollayarak orta şeride geçmek istediği esnada aracının sol ön köşe kısımları ile orta şeritte seyrine devam eden 38 ... plakalı çekicinin sağ ön köşe kısımlarına ve aracının sağ yan kısımları ile park halindeki 07 ... plakalı aracın sol arka yan kısımlarına çarpması ile sonuçlanan üç taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası olayı gerçekleşmiştir.
Sürücü ... sevk ve idaresindeki 64 ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu 52. 84. maddesini ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde belirtilen 101. Ve 157. maddesindeki asli kusurlu sayılan trafik kurallarından hallerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, hava, yol ve trafik durumunu kontrol etmemiş ve araç hızını ayarlayamamış, önünde seyreden araç trafiğini kontrol etmemiş ve sürüş güzergahında en sağ şeritte park halde bulunan otobüsü fark etmemiş, otobüsü sollamak isterken solundan gelen araç trafiğini kontrol etmemiş, 38 ... plakalı çekiciye ilk geçiş hakkını vermemiş, aracının doğrultu değiştirme manevralarını hatalı yapmış ve diğer araç sürücüsünün şeridine girmiş, başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, mesleki öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamadığından %100 kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
-İkame araç ve kazanç kaydı bedeline ait değerlendirmede;
Davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında oluşan hasarın onarımı için gerekli makul sürede, davacının ikame araç temin etmek ve suretle masraf yapmak zorunda kalacağı, bu zararının da tazmininin gerektiği, davalılardan istenen araç mahrumiyet zararını yönünden talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Davacının aracının 3 günde tamir edilebileceğinden günlük araç kira bedeli 2.500,00 TL kabul edilerek 7.500,00 TL bedel olduğu bilirkişi raporunun uygun olduğu görülmüştür. Davacı davasını ilk ikame ettiğinde kazanç kaybı talep etmiş, daha sonra tam ıslah dilekçesi sunmuş olup, kazanç kaybı mahiyeti gereğince ikame araç bedelini kapsadığından davacı tarafından yapılan tam ıslah sonuca etkili görülmemiştir. İkame araç bedeli talebinin talep arttırım içinde görülerek kabul edilmiştir.
-Değer kaybına dair değerlendirmede;
Yargıtay Yerleşik uygulamalarına uygun olarak, değer kaybının kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişiler tarafından hesaplanması gerekir.
Dosya kapsamında alınan rapor Yargıtay uygulamalarına uygun olduğundan davacının aracının 30.000,00 TL değer kaybı zararı bulunduğu görülmüş. Ancak davacı talep arttırımında davalı gerçek kişiye karşı davasını arttırmamış ve ve sadece sigorta şirketine karşı arttırmıştır. Sigorta şirketi yönünden ise, sigorta şirketinin kaza tarihindeki poliçe limiti 50.000,00 TL olduğu, sigorta şirketince hasar için kasko sigortacısına 28.071,79 TL ödeme yapması ve bakiye poliçe limiti 21.928,21 TL kaldığından sigorta şirketi yönünden davanın kısmen kabulüne davalı gerçek kişi yönünden ise dava dilekçesi ile HMK 107/2 maddesi uyarınca bağlı kalınarak davanın 100,00 TL olarak kabul edilmiştir.
-Sigorta şirketinin ve davalı ... sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. HD'nin 28/10/2013 tarih ve *** Karar).
Kaldı ki 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi değer kaybından sorumludur.
Davalı ... haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
- Faize ait değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir.
Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.
Anılan açıklamalar uyarınca davacının 13/10/2022 tarihli başvurusu dikkate alınarak 26/10/2022 tarihi temerrüt sigorta şirketi yönünden bu tarihten başlatılmıştır. Davalı gerçek kişi yönünden ise temerrüt tarihi olay tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışana araç ticari mahiyette olmadığından avans faizi reddedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davalı ...'e karşı ikame etmiş olduğu ikame araç bedeli davasının kabulü ile 7.500,00 TL 'nin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, alacağın kaza tarihi olan 24/09/2022 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
2-Davacının değer kaybı tazminatına ilişkin davasının kısmen kabulü ile, 21.928,21 TL değer kaybı tazminatının (davalı ... alacağın 100,00 TL'si ile sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti olan 21.928,21 TL poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, sigorta şirketi yönünden başvuru tarihi esas alınarak belirlenen 26/10/2022 tarihinden itibaren davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan 24/09/2022 tarihinden itibaren alacağın yasal faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Davacının değer kaybı tazminatının ticari avans işletilmesi talebinin reddine,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 2.010,24 TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 126,37 TL ıslah harcı ve 480,71 TL tamamlama harcı mahsubu ile eksik 1.322,46 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA, ( davalı ... harcın 519,15 TL'lik kısmı ile sorumlu olmak kaydı ile)
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 2.634,20 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen bakiye 565,80 TL'sinin ise davacıdan alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
7-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı 80,70 TL, peşin harç 80,70 TL, tamamlama harcı 480,71 TL, ıslah harcı 126,37 TL, tedbir talebi harcı 133,00 TL olmak üzere toplam 901,48 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE'YE GELİR KAYDINA,
8-Davacı tarafça yapılan posta, elektronik tebligat, dosya masrafı, kep ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam TL ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.283,75 TL yargılama harç ve giderinin kabul ve red oranına göre 2.703,14 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı Mehmet Akgül tarafından yapılan 87,00 TL posta giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 15,38 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, bakiye kısmın davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
10-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, ( davalı ... 7.600,00 TL'si ile sorumlu olması kaydı ile)
11-Davalı sigorta şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca red edilen kısım üzerinden 6.320,79 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya ödenmesine,
12-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
13-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/07/2024
Katip ***
e-imzalıdır
Hakim ***
e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!