WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

İSTANBUL 8. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/67 Esas
KARAR NO :2024/730

DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:08/10/2021
KARAR TARİHİ:15/10/2024

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan İtirazın İptali davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
D A V A /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ün, fason üretim yapanlardan alınan önlük, tulum siparişlerini karşılayabilmek amacı ile kumaş satın alıp dikimi, dikim sonrası satışı için ...San ve Tic.Ltd.Şti çalıştığını bildikleri davalının kızı ... ile sözlü olarak anlaşmış olduğunu, ... numaralı telefonu kullanan ..., 09.06.2020 tarihinde ...'ın ... Şubesi ... hesabına ve 17.05.2020 Tarihinde ... Tekstil İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şti'nin ... hesabına para transferinin yapılmasını 10.000 doların yatırılmasını söylemiş olduğu iddiasıyla, müvekkili hesabın kendisine mi ait olduğunu sorması üzerine dava dışı ..., annesinin hesaplarını kullandığını, şirketlerinin de annesi ... üzerine kayıtlı olduğunu söylendiğini, dava dışı ... bu süreçte müvekkilinin güvenini sağlamak için sürücü belgesinin fotoğrafını çekip de müvekkiline whatsapp üzerinden göndermiş olduğunu, bunun üzerine müvekkili ...'ın belirtmiş olduğu hesaplara ödemeleri yapmış olduğunu, 17.05.2020 tarihinde ... Tekstil İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şti'nin ... hesabına 10.000 dolar karşılığı olarak 66.767,00 TL , ... kumaş için para transferi yapılmış, 09.06.2020 tarihinde ise davalı ...'ın ... Şubesi ... hesabına 50.000,00 TL ödeme yapılmış olduğunu, dava dışı ...'ın işlerini annesi ve annesinin şirketi üzerinden yaptığı ve müvekkilinin ise ...'ın belirtmiş olduğu hesaplara para transferlerini yaptığı müvekkili ile ... arasında yapılan yazışmalardan açıkça anlaşılmakta olduğunu, müvekkili, dava dışı ...'a kumaşların akıbetini sorduğunda kimi zaman kumaşların henüz gelmediğini, kimi zaman bir yerde malların çalındığını gibi çeşitli bahaneler ileri sürerek belirttiği müvekkilini uzun bir süre oyalamış ve kumaşların teslimini yapmamış olduğu, müvekkilinin bu süreçte 2020 yılının Temmuz ayında ameliyat olmuş ve 42 gün hastanede kaldığını, müvekkilinin hastanede yattığı bu süreç içerisinde de kumaş tesliminin yapılmadığını, müvekkili hastaneden çıktıktan sonra paranın iadesi talep etmişse de paranın iadesi de yapılmamış olduğunu, para iadesi ... tarafından yapılmadığından müvekkili tarafından para transferlerinin yapıldığı kişilere paranın iadesi için icra takibi yapılmak zorunda kalındığını, ... Tekstil İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şti'ne karşı 02.11.2020 tarihinde ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı ilamsız takip yapılmış, takip kesinleşmiş ve davalı şirketçe dosya borcunun tamamı ödenmiş olduğunu, davalı ...'a karşı ise 02.10.2021 tarihinde ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı ilamsız takip yapılmış olduğunu, davalı tarafından yetkiye ve borca itiraz edilmiş olduğunu, yetki itirazı kabul edilerek dosya yetkili icra dairesine gönderilmiş olduğunu, yetkili icra dairesi olan ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında borçlu vekiline ödeme emri tebliğe çıkarılmış olduğunu, davalı tarafça borca itiraz edilmiş olduğunu, müvekkili ile dava dışı ... arasında sözlü anlaşma yapılmış ve dava dışı ...'ın belirtmiş olduğu hesaplara para transferleri yapılmış olduğunu, davalı kızı ...'ın hesaplarını kullanmasına izin vermiş olduğu, dosyaya sunmuş oldukları yazışmalardan müvekkilinin davalı ...'ı tanımadığı ve ... ile hiçbir şekilde irtibat kurmadığı anlaşılmakta olduğunu, müvekkilinin hiç tanımadığı davalı ...'a karşı borçlu olmasının mümkün olması da mümkün olmadığını, müvekkilinin iş gereği dava dışı davalının kızı ... ile görüştüğü, kumaşı temin edecek ve teslim edecek kişinin dava dışı ...'ın kendisi olduğu açıkça anlaşılmakta olduğunu, yazışmalarda ... annesi davalı ...'ın ve hesaplarını kullandığını, şirketin davalı adına kayıtlı olduğunu belirterek para transferlerini bu hesaplara yapması gerektiği ,dava dışı ...'ın vaad ettiği kumaş teslimlerini gerçekleştirmediği için davalı ...'ın sebepsiz olarak zenginleştiğini, müvekkili 05326009764 numaralı telefonu, dava dışı ... ise ... numaralı telefonu kullanmakta olduğunu, 2020 yılı Mart - Eylül aylarına ilişkin yukarıda belirtmiş olduğu numaraların HTS kayıtlarının celp edilmesi halinde müvekkili ile dava dışı ...'ın görüşmeleri ispatlanacağını, ayrıca davalı ...'ın ve dava dışı ...'ın SGK kaydının celp edilmesi halinde davalının davaya konu edilen işi yapmadığı, ...'ın ise bu işi yapan firmadan çalıştığı hususu ortaya çıkacağını, dava dışı ...'ı ve hesaplarını kullandıran davalı ... hakkında dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunma hakkını saklı tuttuğunu, davalı dışı ...'ın talebi üzerine kumaş bedeli ödemesine istinaden davalı ...'a 09.06.2020 tarihinde 50.000,00TL gönderilmesine rağmen ... tarafından kumaş teslimi yapılmadığı için davalı 50.000,00 TL sebepsiz zenginleşmiş olduğu, davalı, kızı ...'ın vaadini yerine getirmemesi nedeniyle sebepsiz zenginleşmesine rağmen müvekkilinin davalıya borcu olduğunu iddia ederek haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz etmiş olduğu, davalı sebepsiz zenginleşmesini hukuki zemine oturtmaya çalışsa da davacı ile davalı birbirini tanımamakta olduğu, davalı müvekkilinin kendisine göndermiş olduğu 50.000 TL yi iade etmediği için sebepsiz zenginleşmesine rağmen haksız ve mesnetsiz olarak borca itiraz ettiğinden davalı (borçlunun) itirazının iptalini sağlamak için mahkemeye başvurmak zorunluluğu doğmuş olduğunu, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptaline, .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden takibin devamına ve yasal faizi ile borcu ödemeye mahkum edilmesine, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
S A V U N M A /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... ....İcra Md. ... E. Sayılı dosya ile müvekkile karşı takibe geçmiş olduğunu, Müvekkiline haksız olarak gönderilen ödeme emrine ise itiraz edilmiş olduğunu, müvekkilinin ...’e bir borcu bulunmamakta olduğunu, banka yolu ile gerçekleştirilen havale bir ödeme vasıtası olduğunu, dosyaya sunulu dekontta davacı taraf müvekkili hesabına 50.000,00 TL göndermiş olduğunu, açıklama kısmında ise emaneten ya da geri alınmak üzere gönderildiğine dair herhangi bir ibare de bulunmamakta olduğunu, ödeme vasıtası olan havale ile yapılan işlemler bir borcun ödemesi olarak kabul edilmekte olduğunu, Yargıtay’ın da bu hususta yerleşik içtihatları bulunmakta olduğunu, müvekkili hesabına yapılan ödeme, borç kapsamında gerçekleştirilen ödeme olduğunu, davacının tüm iddialarına itiraz ettiklerini, Yargıtay, banka yolu ile yapılan ve açıklamasında borç olmadığına dair ibare bulunmayan havaleleri borç ödemesi olarak kabul etmekte olduğunu, yapılan havale, ödeme vasıtası olduğu, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, 2014/35352 E. - 2015/34495 K. 25.11.2015 Tarihli kararında; havalenin bir ödeme vasıtası olduğu, var olan bir borcun ödendiğini gösterdiği ve bu karinenin aksini havaleyi gönderen şahsın ispat etmesi gerektiği yönünde hüküm tesis edilmiş olduğunu, davacının her ne kadar tanık deliline dayanmışsa da, dava konusu işlem tanık ile ispat edilebilecek bir husus olmadığını, tanık ile ispat olunamayacak bedel olduğunu, davacının tanık dinletilmesine dair talebine muvafakat etmediklerini, müvekkilinin ...’e hiçbir borcu bulunmamakta olduğunu, ..., müvekkiline olan borcunu ödemiş olduğunu, müvekkilinin takibe konu edilen herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu, havale bir ödeme vasıtası olup var olan bir borcun ödendiğini göstereceğini, açıklama olmadan banka havalesiyle gönderilen paranın senetle ispat sınırını aşması halinde tanık dinletmek mümkün olmadığını, Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları da bu yönde olup, tanık anlatımının dinlenmesi ispat yükünün ters çevrilmesi sonucunu doğuracak ve bu durum hukuka aykırı olacağını, tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini, sonuç olarak Yargıtay kararları da göz önünde bulundurularak müvekkiline açılan davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
G E R E K Ç E /
Dava; Davacı alacaklı tarafından davalıborçluya karşı kumaş bedeli olarak gönderildiği iddia olunan bedelin iadesi için .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava dosyası .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 29/09/2022 tarihli ... sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir.
Taraf delilleri toplanmış, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, tarafların ticaret sicil kayıtları, vergisi dairesi kayıtları, SGK kayıtları celp edilmiş, davacının HTS kayıtları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takip dosyasının incelenmesinde; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı " 09.06.2020 TARİHİNDE BANKA YOLUYLA GÖNDERİLEN KUMAŞ İADESİ TALEBİNİ İÇERİR 50.000,00 TL" açıklaması ile 50.000,00 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 02/11/2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borlu tarafça, borca, faize ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı tarafça yetki itirazının kabul edildiği, dosyanın yetkili İstanbul İcra Müdürlüklerine gönderildiği, .... İcra Müdürlüğünün ... Esasına kaydedildiği, bu dosyadan çıkartılan 12.04.2021 tarihli ödeme emrinin davalı borçluya 20/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 22/06/2021 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.
Bilirkişi heyetinden alınan 07/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosyanın İncelenmesi: Davacı ... tarafından davalı ...’a 09.06.2020 tarihinde herhangi bir açıklama bulunmaksızın 50.000,00 TL gönderilmiş olduğu dosyaya sunulu banka dekontundan anlaşılmakta olduğunu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 05.06.2023 tarihli yazısıyla davacı ...’ün, ... Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin %100 ortağı olduğu bildirildiğini, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 07.06.2023 tarihli yazısıyla davacı ...’ün, ... ve Tic. Ltd. Şti.’nin %50 ortağı olduğu bildirildiğini, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 04.03.2022 tarihli yazısıyla davalı ...’ın, ...San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin tek ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu bildirildiğini, ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 08.08.2023 tarihli yazısı ekinde ... ve ... isimli kişilere ait hizmet dökümü gönderilmiş olduğunu, ...’ın 03.02.2012-15.01.2023 döneminde serbest meslek erbabı olarak çalıştığı, 16.01.2023 tarihinden itibaren ise ...San. ve Tic. Ltd. Şti. çalışanı olduğu anlaşılmakta olduğunu, davacı ve davalı tarafın ortağı olduğu şirketler arasında herhangi bir para alışverişi olmadığı gibi düzenlenen bir fatura da bulunmadığından dava konusu icra takibinin dayanağı 50.000,00 TL tutarındaki ödeme, davacı ve davalı tarafın ortağı olduğu şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, Doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; havale bir “ödeme aracı” olduğunu, dolayısıyla da banka havalesi yoluyla para gönderen kişi, aksini ispat etmediği takdirde, bu parayı, borcunu ödemek için göndermiş sayılacağını, yani karine olarak bu paralı borcunu ödemek için göndermiş sayılacağını, davacı, “davadışı/... ile, bu kişi tarafından davacıya kumaş teslim edilmesi hususunda sözlü olarak anlaştığını, davadışı/...’ın annesi davalı/...’ın hesaplarını kullandığını, şirketin davalı/... adına kayıtlı olduğunu belirterek para transferlerinin bu hesaplara yapılmasını istediğini, bu sebeple söz konusu paranın davalı/...’ın hesabına gönderildiğini (havale edildiğini)” iddia ettiğini, davalı ise davacının iddialarını kabul etmemiş ve söz konusu paranın davacının davalıya olan borcunun ödenmesi için gönderildiğini iddia ettiğini, bu durumda, doktrin ve Yargıtay içtihatlarında da kabul edildiği üzere, davacının söz konusu iddiasını “kesin deliller” ile ispat etmesi gerektiği kanaatine varılmakta olup takdirin tamamen Mahkemeye ait olduğunu, ancak davacı bu iddiasını ispata yönelik “kesin delil” sunmadığını, kaldı ki davacı dava dilekçesinde; davadışı/... ile kumaş temini ve teslimi hususunda anlaştığını, davadışı/...’ın, kumaş bedeline istinaden davalı/...’ın banka hesabına ve davadışı/... Tekstil Şirketi’nin banka hesabına para transferinin yapılmasını, 10.000 USD’nin yatırılmasını söylediğini, 10.000 USD karşılığı 66.767,00 TL’yi davadışı/... Tekstil Şirketi hesabına gönderdiğini, kumaşın teslim edilmemesi üzerine, davadışı/... Tekstil Şirketi’ne karşı paranın iadesi talebiyle icra takibi başlattığını, İcra Takibi sonucunda davadışı/... Tekstil Şirketi’nin parayı geri ödediğini, beyan ettiğini, davacının bu beyanı “hayatın olağan akışı” ile de bağdaşmakta olduğunu, zira, davadışı/... Şirketi’nin tekstil işi ile uğraşan (dolayısıyla da davadışı/...’ın davacıya göndermeyi vaad ettiği kumaşları temin edebileceği) bir şirket olduğu anlaşıldığından, davadışı/...’ın isteği üzerine davacının, kumaş bedeli olarak 10.000 USD karşılığı 66.787,00 TL’yi bu şirketin banka hesabına göndermiş olması kanaatimizce “hayatın olağan akışına” uygun görülmekte olduğunu, fakat davacının, davalı/...’ın banka hesabına, kumaş bedeline istinaden ayrıca 50.000 TL göndermiş olması ve de bu parayı kumaş bedeline istinaden göndermiş olmasına rağmen Banka Dekontuna bu yönde bir açıklamama yazmamış olması, kanaatince “hayatın olağan akışına” uygun görünmemekte olduğunu, takdirin tamamen mahkemeye ait olduğunu, sonuç itibariyle açıklanan gerekçelerle; davacının, dava ve takip konusu 50.000 TL’yi, davalının kızı ile yapmış olduğu kumaş teminini ve teslimini konu edinen sözlü anlaşmaya istinaden davalıya gönderdiğini ispat edemediği için, davacının bu paranın iadesini davalıdan talebe hak kazanamadığını, dolayısıyla da takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 50.000 TL alacağı bulunmadığının kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmakta olduğunu, takdirinin tamamen Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile davacı alacaklı tarafından davalı borçluya karşı " 09.06.2020 TARİHİNDE BANKA YOLUYLA GÖNDERİLEN KUMAŞ İADESİ TALEBİNİ İÇERİR 50.000,00 TL" açıklaması ile 50.000,00 TL asıl ve toplam alacak üzerinden 02/11/2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borlu tarafça, borca, faize ve yetkiye itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı tarafça yetki itirazının kabul edildiği, dosyanın yetkili İstanbul İcra Müdürlüklerine gönderildiği, .... İcra Müdürlüğünün ... Esasına kaydedildiği, bu dosyadan çıkartılan 12.04.2021 tarihli ödeme emrinin davalı borçluya 20/06/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 22/06/2021 tarihinde takibe itirazı üzerine icra takibinin durduğu, davalı borçlunun icra takibine itirazlarında davacı alacaklıya borcunun olmadığı, havalenin bir ödeme aracı olduğu, mevcut bir borcun ödemesi niteliğinde olduğu, alacağın zamanaşımına uğradığının ileri sürüldüğü anlaşılmıştır.
Davacı vekilince dava dilekçesi ile, davacının davadışı/... ile kumaş temini ve teslimi hususunda anlaştığı, davadışı/...’ın, kumaş bedeline istinaden davalı/...’ın banka hesabına ve davadışı/... Tekstil Şirketi’nin banka hesabına para transferinin yapılmasını söylediği, 10.000 USD karşılığı 66.767,00 TL’yi davadışı/... Tekstil Şirketi hesabına gönderdiği, 50.000,00 TL'nin ise davalı ...’ın banka hesabına gönderildiği, kumaşın teslim edilmemesi üzerine, davadışı/... Tekstil Şirketi’ne karşı paranın iadesi talebiyle icra takibi başlattığı, bu şirket tarafından paranın iade edildiği, davalı tarafından ise gönderilen paranın iade edilmeyip hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği belirtilerek dava konusu icra takibine vaki itirazın iptali, davacı lehine icra inkar tazminatı talep edilmiştir.
Davalı vekilince ise, müvekkilinin ...’e bir borcu bulunmamakta olduğu, banka yolu ile gerçekleştirilen havalenim bir ödeme vasıtası olduğu, dosyaya sunulu dekontta davacı taraf müvekkili hesabına 50.000,00 TL göndermiş olduğu, açıklama kısmında ise emaneten ya da geri alınmak üzere gönderildiğine dair herhangi bir ibare de bulunmamakta olduğu, ödeme vasıtası olan havale ile yapılan işlemlerin bir borcun ödemesi olarak kabul edilmekte olduğu, Yargıtay’ın da bu hususta yerleşik içtihatları bulunmakta olduğu, müvekkili hesabına yapılan ödemenin, borç kapsamında gerçekleştirilen ödeme olduğu, davacının tüm iddialarına itiraz ettikleri belirtilerek davanı reddi talep edilmiştir.
Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davaları İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğinden itibaren 1 yıl içerisinde açılacaktır. Bu süre hak düşürücü süredir. İtiraz tarihi, dava tarihi dikkate dikkate alındığında eldeki davanın bir yıllık yasal sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı borçlu tarafça, zamanaşımı def'inde bulunulmuş ise de, dava konusu paranın davalıya 09.06.2020 tarihinde havale edildiği, icra takibinin 02.10.2020 tarihinde başlatıldığı, dava tarihinin 08.10.2021 olduğu, bu kapsamda eldeki davanın TBK'nın 146. Maddesinde düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmakla, davalı tarafının zaman aşımı def'inin reddine karar verilmiştir.
Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek başkaca bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir.
Uyuşmazlık teknik çözüm gerektirdiğinden bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olma üzere dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir.
Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, davada ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklıdadır. Davacı alacaklı tarafça alacağın varlığı ve miktarı ispatlanmalıdır. Davacı alacaklı tarafça bu husus ispatlandığı takdirde, davalı borçlu tarafça, alacağın istenebilir olmadığı veya ödendiği hususlarının ispatlanması gerekecektir.
Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, davacı ... tarafından davalı ...’a 09.06.2020 tarihinde herhangi bir açıklama bulunmaksızın 50.000,00 TL gönderilmiş olduğu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 05.06.2023 tarihli yazısına göre davacı ...’ün, ... Dış Ticaret Ltd. Şti.’nin %100 ortağı olduğu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 07.06.2023 tarihli yazısına göre davacı ...’ün, ... ve Tic. Ltd. Şti.’nin %50 ortağı olduğu, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 04.03.2022 tarihli yazısına göre davalı ...’ın, ...San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin tek ortağı ve kanuni temsilcisi olduğu, ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 08.08.2023 tarihli yazısı eki belgelere göre ...’ın 03.02.2012-15.01.2023 döneminde serbest meslek erbabı olarak çalıştığı, 16.01.2023 tarihinden itibaren ise ...San. ve Tic. Ltd. Şti. çalışanı olduğu; Davacı ve davalı tarafın ortağı olduğu şirketler arasında herhangi bir para alışverişi olmadığı gibi düzenlenen bir fatura da bulunmadığından dava konusu icra takibinin dayanağı 50.000,00 TL tutarındaki ödemenin, davacı ve davalı tarafın ortağı olduğu şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı; Davacı alacaklı tarafından dosya kapsamına sunulan wattsap yazışmalarının davacı ve dava dışı ... arasında geçtiği, ilgi konuşmalarda dava konusu 50.000,00 TL'lik ödemeye ilişkin net bir ifadenin olmadığı, dava konusu bedelin havale dekontunda paranın hangi amaçla davacıya gönderildiğine dair bir açıklamanın bulunmadığı, halbuki davacı tarafça davadışı/... Tekstil Şirketi’nin banka hesabına para transferi yapılırken kumaş ödemesi diye açıklamanın yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere, havale bir “ödeme aracı” olup, banka havalesi yoluyla para gönderen kişi, aksini ispat etmediği takdirde, bu parayı, borcunu ödemek için göndermiş sayılacaktır. Dava ve takip konusu 50.000,00 TL davalıya herhangi bir açıklama yapılmadan havale edilmiş olup dolayısı ile bu ödeme mahkememizce borç ödemesi niteliğinde kabul edilmiştir. Davacı tarafça bu hususun aksi ispatlanamamıştır. Davalı tarafça da borcu olduğu kabul edilmemiştir. Bu durumda eldeki davada, davacı tarafça, dava ve takip konusu alacağın varlığı, davalıdan talep edilebilir olduğu ispatlanamadığı sonuç ve kanaatine ulaşılarak, davacı tarafça açılan davanın reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60-TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 603,88-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 176,28‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta hüküm kurulmasına YER OLMADIĞINA,
5-Davalı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi AAÜT gereğince belirlenen 30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
8-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/10/2024

Katip ...
 e-imzalıdır

Hakim ...
 e-imzalıdır