T.C.
İSTANBUL
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/638 Esas
KARAR NO : 2024/663
DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 23/10/2024
KARAR TARİHİ : 31/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ -İSTEM /
Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; davalı alacaklı ... vekili tarafından diğer davalı borçlu ... hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından müvekkiline 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından gönderilen 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin müvekkilinin eşi ...'a tebliğ edildiğini, haciz ihbarnamelerinin tebliği sonrasında müvekkili borçlu ile ticari/borç münasebeti olmadığı için herhangi bir itirazda bulunmadığını, 89/3 Haciz İhbarnamesinin ...tarihinde tebliğ edildiğini, 89/3 Haciz İhbarnamesinin 3. şahıs müvekkiline tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde menfi tespit davası açma süresi ve 20 gün dava açıldığına dair derkenar ibraz etme süresi dolmamasına rağmen, davalı (icra dosyası alacaklısı) ... vekili 07/08/2024 tarihli talebi ile yasal süresi içinde 89/3 haciz ihbarnamesine cevap vermediğinden bahisle müvekkilinin icra dosyasına borçlu olarak kaydedilmesini ve hakkında takibin kesinleştirilmesini talep ettiğini, davalı/alacaklı ... vekili 06/09/2024 tarihli haciz talebi sonrası icra dosyasından müvekkilinin maaşının 1/4'üne, tazminatlarına, sosyal hak ve alacaklarının tamamına, emekli ikramiyesine ve banka hesaplarına haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiğini, davacı vekilinin talebi yeterince incelenmeksizin İcra Memuru tarafından 09/09/2024 tarihinde talebin kabulü kararı verildiğini, müvekkilinin icra dosyasına borçlu olarak kaydedildiğini, müvekkilinin iş yerine ve banka hesapları bulunan ilgili bankalara haciz kararının tebliğe gönderildiğini, ... A.Ş.'de çalışan müvekkilinin maaşına ve...A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bankası A.Ş., ... Bank A.Ş. ve ... Bankası A.Ş.'inde bulunan hesaplarına haciz tatbik edildiğini, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından müvekkilinin şirkete gönderilen 89/3 haciz ihbarnamesi 12/07/2024 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen yasada ve ihbarnamede açıkça belirtilen hususların kasıtlı olarak ihmal edildiğini, 89/3 Haciz İhbarnamesinin 3. şahıs müvekkili olan şirkete tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde menfi tespit davası açma süresi ve 20 gün içinde dava açıldığına dair derkenar ibraz etme süresi dolmadan 09/09/2024 tarihinde uygulanan hacizlerin yasal dayanağı bulunmadığını, müvekkili ile ... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosya borçlusu davalı ...'in arasında herhangi bir borç ilişkisi olmadığını, müvekkilinin davalı takip borçlusu ...'e borcu olduğunun ispat yükü davalı takip alacaklısı ... üzerinde olduğunu, icra takip dosyasından gönderilen 89/3 Haciz İhbarnamesi 12/07/2024 tarihinde müvekkilinin eşine tebliğ edildiği beyanla davanın kabulüne, müvekkilinin ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosya alacaklısı ve borçlusuna borçlu olmadığının tespitine, davacının; takip borçlusuna borçlu bulunduğuna ilişkin somut dayanak ve ticari münasebet tespit etmeksizin haciz ihbarnamesi tebliği talep ederek neticeten haksız ve kötü niyetli olarak müvekkilini ızrar eden ve maaş haczi ve banka hesaplarına haciz uygulattıran davalı takip alacaklısı ...'un asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Dava, henüz taraf teşkili ve dilekçe teatisi aşamasındadır.
KANITLAR VE GEREKÇE /
Dava, üçüncü şahıs tarafından açılan menfi tespit davasıdır.
... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, alacaklı/davalının, diğer davalı borçlu aleyhine toplam 147.928,28-TL alacağın eklentileri ile birlikte ödetilmesi istemiyle icra takibinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Davacı, ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edilen 3.Kişidir. Davalı ... ise aynı takip dosyasında alacaklıdır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlenmiş, anılan kanunun 5.maddesinde asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz, TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olmasını sağlamaz. Başka ifade ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olaya gelindiğinde; taraflar arasındaki davanın 3.(üçüncü) kişi konumunda bulunan davacı tarafından İİK’nun 89/3 maddesine dayalı olarak açılmış menfi tespit davası olduğu anlaşılmaktadır. İİK.’nun 89.maddesinde düzenlenen haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarının ticari dava olduğuna ya da asliye ticaret mahkemelerinde görüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır. Keza taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık takip hukukundan kaynaklanmaktadır.
İİK’nun 89.maddesine göre haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemeleridir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 06/11/2023 tarih, ... Esas ve... Karar ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri 37.Hukuk Dairesi'nin 11/03/2024 tarih, ... Esas ve... Karar sayılı ilamları) Eldeki davada da, davacının dava dilekçesindeki beyanlarından ve tüm dosya kapsamından, dosya tarafları arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı, davanın mutlak veya nisbi ticari dava niteliğinde de olmadığı, uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklandığı, bu nedenlerle uyuşmazlığın çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu kanaatine varılmıştır.
HMK'nun 1.Maddesine göre, göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olup, aynı yasanın 114/1-c bendi uyarınca dava şartı olan bu husus, HMK'nun 115/1. maddesi gereğince mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır. Yargıtay HGK'nun ... esas ...karar sayılı içtihadı ile HMK'nın 30. mddesindeki usul ekonomisi ilkesi de dikkate alınarak göreve ilişkin dava şartının tensiben değerlendirilmesi ve usulden red kararı verilmesi mümkün ve gereklidir.
Tüm bu nedenlerle HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c). maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddi ile İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
H Ü K Ü M /
1-Mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla; Davanın, HMK md. 114/1-(c) ve HMK'nun 115/2.maddeleri uyarınca dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,
3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,
4-Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,
5-Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA,
Dair, taraf vekillerinin huzurunda, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 31/10/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!