WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Mayıs 2026

İSTANBUL 5. ASLIYE TICARET MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/779 Esas
KARAR NO : 2024/601

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 24/11/2023
KARAR TARİHİ : 11/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle: Müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucu davalının kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğinin tespiti üzerine hukuka ve kanun maddelerine uygun şekilde kaçak elektrik faturaları tahakkuk ettirilmiş ancak davalı tarafça süresi içerisinde faturaların ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibi davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine durdurulduğu, davalının kullanımında bulunan ... numaralı tüketim noktasında kurulu bulunan tesisatta müvekkili saha ekipleri tarafından 14.12.2017 tarihinde yapılan kontrollerde sözleşmesiz kaçak elektrik kullandığı tespit edilmesinin üzerine ... seri numaralı usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği, ilgili tutanağın düzenlenmesinden sonra kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği dönemde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca hesaplama yapılarak mevzuat hükümleri çerçevesinde davalı adına bu zapta istinaden tespit esnasındaki yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği 5.503,70-TL kaçak faturası tahakkuk edildiği, müvekkili kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığı, alanında uzman bilirkişilerce yapılacak denetlemeler neticesinde de davanın haklılığı ortaya konulacağından, bu dosyaya ilişkin alacağı kanıtlar nitelikte olan aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğindeki kaçak elektrik kullanım tespit tutanaklarıyla birlikte kaçak elektrik kullanımını tespiti yapan zabıt mümzisi tanıkları da somut olayın ayınlatılması hususunda tanıklık yapabilecek olup mevzubahis kaçak enerji kullanıldığı hususunda herhangi bir şüpheye yer bırakılmayacağı, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığı yeterli olacağı, dosya kapsamına davanın esası hakkında kaçak elektrik kullanımına dair açık deliller sunulmuş olup davanın esası yönünden haklılık tam olarak ispat edildiği, dosya kapsamına kaçak elektrik tespit zaptı ve zabıttaki tespitleri somut olarak destekleyen tüketim endeksleri dosya kapsamında yer aldığı, Hakkaniyete uygun bir şekilde karşılığını ödeyerek elektrik tüketimi yapan vatandaşların ve elektrik dağıtımı gerçekleştiren müvekkili şirketin daha fazla mağdur olmaması adına kaçak elektrik tüketimi bedelinin de bu kaçak kullanımını gerçekleştiren borçlu tarafından karşılanması gerektiği, Davalı taraf vekilince her ne kadar icra takibinde işletilen faiz oranına itiraz edilmişse de müvekkil şirketin yürütmüş olduğu iş ve işlemler bütünüyle kamu hizmeti olarak nitelendirildiğinden icra takibinde işletilen faiz oranında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Şöyle ki: Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun... tarih, ... sayılı kararı ile müvekkil şirketin %100 oranındaki hissesinin ...grubuna satılmasına karar verilmiş ve 28.05.2013 tarihi itibarıyla tüm devir süreci gerçekleştirilmiştir. Her ne kadar müvekkil şirket kamu tüzel kişisi olmasa da, kamu hizmeti yürüttüğü açıktır. Davalı taraf ise kaçak elektrik kullanarak, müvekkil şirketin kamu hizmetinin ifasını ve alacağını tahsil etmesini engellemekte ve aynı zamanda kamu zararı oluşmasına neden olmaktadır. Davalıdan tahsil edilemeyen kaçak elektrik faturaları, elektrik piyasası mevzuatı gereği dolaylı olarak diğer kullanıcıların faturalarına ve tarifelerine yansımaktadır. Kaçak elektrik kullanılması anlaşılacağı üzere sadece müvekkil şirket yönünden değil, elektrik faturalarını düzenli ödeyen bütün elektrik kullanıcılarının da mağduriyetine neden olmaktadır. Bu durumdan hem müvekkil şirket hem diğer elektrik kullanıcıları zarar görürken, davalı taraf ticari faaliyetlerini normal şartlar altında sürdürmeye devam etmektedir. Bu durum müvekkil şirket, toplum ve davalı yan arasında kabulü mümkün olmayan bir eşitsizliğe, hak ihlaline ve kamu zararına sebebiyet vermektedir. Salt bu husus yönünden dahi müvekkilin bir kamu hizmeti ifa ettiğini ve işletilecek olan faiz oranının da buna göre belirleneceğini açık bir şekilde göstermektedir. Dolayısıyla davalı tarafın icra takibine yapmış olduğu diğer itirazlar gibi faiz itirazı da hukuka ve somut olaya aykırılık teşkil etmektedir. Taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle "haksız fiil" teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda "zarar görenin yerleşim yeri" icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesi'nin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. maddesi gereği yetkilidir. Kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olup; söz konusu borca itirazı yerinde değildir. Bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etme zarureti doğmuştur. Alacağın likit olması sebebiyle İcra İnkar Tazminatı talebimizin karşılanması gerekmektedir. Davalı, takibe itiraz etmekle takibin durmasına neden olmuştur. İcra inkar tazminatı takibe haksız yere itiraz edilmesi ve alacaklının alacağına geç kavuşmasına neden olunmasının hukuki yaptırımıdır. Somut uyuşmazlıkta davalı önce takibe haksız olarak itiraz ederek; takibin durmasına neden olmuştur. Bu sebeple İİK'nın 67/2. maddesi gereğince alacağın yüzde 20'si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesi gerekmektedir şeklinde dava açmıştır.
Davalı taraf kendisine usulune uygun yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kaçak elektrik kullanımı nedeni ile davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
İlgili ... 6. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına ait uyap kayıtlarının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 5.503,70-TLkaçak elektrik bedeli 59,07-TL gecikmiş gün faizi ve 10,63-TL faizin KDV'si olmak üzere 5.573,40-TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği ve davalı borçlunun 31/01/2018 tarihli itiraz dilekçesinde; dosya alacaklı şirkete borcun olmadığını belirterek borcun tamamına ve bütün ferilerine itiraz ettiği, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir.
Somut olayda, davalı takibe itirazında genel ifadelerle borca itiraz etmiş olup özel bir itiraz nedenine dayanmadığından ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir.
14/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Genel Talep Dilekçesi sonrasında sunulan bilgi belge ve açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla; daha önce de 11.09.2017 tarihinde sözleşmesiz elektrik kullanımı yapıldığı gerekçesiyle kaçak elektrik kullanımı tespiti yapılan tesisat üzerinde, abonenin yasal koşulları sağlamadığı da dava konusu 14.12.2017 tarihli tespitin sözleşmesiz elektrik kullanım yapılması tespitine dayandırılmasından anlaşıldığına göre, hangi gerekçeyle 25.10.2017 tarihinde sayaç değişimi yapıldığı ve elektrik kullanımına izin verildiği bilinemediği için dava konusu 14.12.2017 tarihli tespitin eksik- hatalı işlemler sebebiyle kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği,
Kaçak tespitine konu adreste, kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte faaliyette olduğu görülen davalının ilgili tesisattaki elektrik kullanımından ve eksik- hatalı işlemler sebebiyle kaçak elektrik kullanımı olarak kabul edilemeyeceği kanaatine varılan 14.12.2017 tarihli tutanakta tespit edilen sayaç endeks değerlerindeki tüketimden ve normal tarifeden tahakkuk edecek fatura bedelinden sorumlu olduğu,
Kaçak elektrik kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği ancak davalının yapılan tüketimden sorumlu olduğu kanaatine varılan ve dava konusu 14.12.2017 tarihli tutanakta kayıt alınan kaçak tespitine konu sayaç endeks değeri tüketim miktarı olarak esas alınarak, normal tarifeden yapılan tahakkuk hesabı ile 25.12.2017 son ödeme tarihli fatura bedeli 1.375,88.-TL olarak hesaplanmış, 17.01.2018 takip ta itibariyle borç tutarı ise, 1.393,07.-TL olarak hesaplanmış, davalının icra takibinin bu kısmından sorumlu olduğunun rapor edilmesi karşısında davacının davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibinde kısmen haklı olduğu kanaatine varılarak davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline takibin 1.375,88-TL asıl alacak üzerinden devamına asıl alacak takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiş alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş davacının takip öncesi faiz talebi reddedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE ile, Davalının ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 1.375,88 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına
2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 269,85-TL harcın ve peşin harç yatırılırken mahsup edilen 27,97-TL icra takibi peşin harcının mahsubu ile bakiye 129,78-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 başvurma harcının ve 269,85-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.375,88- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan posta, tebligat, müzekkere, bilirkişi ücretinden oluşan toplam 3.852,00-TL yargılama giderinden davanın reddi kabulü oranında yapılan hesaplama neticesinde 950,67 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
-Bakiye kısmın davacı tarafın üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan bir gider olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 770,01-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
9-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00-TL'nin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 2.349,99‬-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
11-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK 341 mad gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere karar verildi. 11/10/2024

Katip
e-imzalıdır

Hakim
e-imzalıdır