T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/637
KARAR NO : 2024/379
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/09/2022
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 06/09/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye bağlı olarak müvekkilinin borçlu şirkete hakediş yaptığını, icra takibindeki 74.729,92 TL cari/fatura alacağının kaldığını, davalı tarafın kendisine yapılan tüm iyi niyet ve ihtarlara rağmen borcunu ödemediğinden yapılan takibe davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, davalının arabuluculuk sürecinde oyalama yoluna başvurduğunu akabinde de söz konusu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, takip konusu meblağın davalı tarafça bilindiğini ve likid bir alacak olduğunu belirterek davanın kabulüne, İtirazın iptaline ve takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ettikleri ile dilekçeleri ekindeki Arabuluculuk Son Tutanağı, Vekaletname görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekilinin 27.09.2022 tarihinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacaklı şirkete takip konusu bir borcunun olmadığını ve kötüniyetle takip başlatması karşısında haklı nedenle icra takibine itiraz edildiğini, alacağın sebebinin dahi belli olmadığını alacaklının hukuki ilişkinin yani borcun varlığını kanıtlamak durumunda olduğunu, Tarafların tacir olduğunu bilirkişi tarafından defter incelemesinde davacı tarafa bir borcun olmadığının ortaya çıkacağını hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı-alacaklı taraf aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davacı tarafça sunulan ---- inşaat işleri-teklif başlıklı listeden kaynaklı bakiye alacağa konu itirazın iptali istemine ilişkindir.Taraflar arasında taraflar yazılı bir sözleşme bulunmayıp yapılan anlaşmaya konu iş ve işlemler hukuki mahiyeti itibariyle eser sözleşmesidir. Eser sözleşmesi, Türk Borçlar Kanunu 470. ve 486. maddeleri arasında düzenlenip md.470’de, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Sözleşmenin her iki tarafının da bu borçları üstlenmesi sebebiyle tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Sözleşmenin meydana gelmesi için tarafların, yüklenicinin meydana getirmeyi üstlendiği eser ve bunun karşılığında ödenecek bedel hususunda anlaşması gereklidir.Eser sözleşmelerinde ana kural öncelikli ifa yükleniciye ait olduğundan yüklenici tarafından tamamlanıp teslim edilmedikçe iş sahibi ödemezlik defini ileri sürerek ödemeden kaçınabileceği gibi eksik ve kusurlu teslim ve ifa halinde de iş bedelinin bunların giderim bedeli kadarlık kısmını ya da tamamını ödemekten kaçınma hakkına haiz olacaktır.Eser sözleşmesinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmıştır. ( Bkz. Yargıtay ---- HD. ---- Sayılı ilamı.) Teslim yapılması bir hukuki işlem olmayıp maddi vakıadır. Teslimin yapıldığı ve bedele hak kazanıldığını kural olarak yüklenici ispat etmek zorundadır. Teslim olgusu eser sözleşmelerinde önemli sonuçlar doğuran bir vakıadır.Eser sözleşmelerinde yüklenicinin açtığı iş bedelinin tahsili davasında eserin ayıp ve eksik olduğun savunması mahsup itirazı mahiyetinde olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmelidir. ( Bkz. Yargıtay ----. HD. -----Sayılı ilamı )Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Bu ilkeleri eksik işlerin varlığını iş sahibi giderildiğini ise yüklenici ispatlamalıdır. Ama öncesinde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğünün yüklenici de olduğu da gözetilmelidir.Eser sözleşmesi imzalandıktan sonra yaılan işlerin yüklenici tarafından yapıldığı karine olarak kabul edilir. Ancak bu karinenin aksi savunulup ispat edilebilir.(----)Tüm bu açıklamalar ışığında somut olayda 25/05/2023 tarihli ara karar ile dosyada tanık dinlenmiş, yapılan keşif sonrası bilirkişi raporları alınmıştır. Bilirkişi raporunda taraflar arasında anlaşılan imalatın tamamlandığı eksik ve ayıplı ifa olmadığı kanaatine varıldığı şeklinde tespite yer verilmiştir.Davacı tarafça teslime yönelik herhangi bir yazılı belge sunulmamıştır. Davalı vekili ise iş yerinde ki mimari tadilatın eksik yapıldığını, teklif listesinde toplam bedeli 106.860,50 TL olan cam bölme ve zemin kaplamanın yapılmadığını sonrasında bu eksikliklerin kendileri tarafından giderildiğini ileri sürmüş ve bu yönde ispata yarar tanık dinletmiş ve tanık beyanları ile uyumlu çeşitli faturalar sunmuştur. Mahkememizce bu hususlar dikkate alınarak 15.05.2024 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve bilirkişi raporunda varılan tespitlerde görüleceği üzere davacı tarafın teklif bedeline istinaden alacağın hangi kaleme ait olduğu belirtilmeksizin 74.729,92 TL alacaklı olduğunu belirttiği ancak davalı tarafça kendileri tarafından yapılan işlerin bedelinin ise 83.802,22 TL olduğunun tespit edildiği ve bu haliyle davacının davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın ve icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3- Peşin alınan 902,56 TL harçtan, alınması gerekli 427,60 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 474,96 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
5-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-1.560,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!