T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/340 Esas - 2024/563
T.C.
ANKARA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2020/340
KARAR NO : 2024/563
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLLERİ : Av. ....
Av. ....
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 16/09/2013
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
K. YAZIM TARİHİ : 04/07/2024
Mahkememizde görülen Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Dava dışı asıl borçlu ... Şirketindeki yöneticilik görevinden 2006 yılında ayrıldığını, bu konu ile ilgili 24.12.2006 tarihli ihtarnameyi keşide ederek şirket ortaklarına gönderdiğini, ...'ne de “şirketin imzası dışında talep edeceği teminat mektupları ve yapılacak işlemlerden dolayı kişisel kefaletinin geçerli olmayacağına” ilişkin yazıyı 16.02.2007 tarihinde faksladığını, faks tarihi itibariyle şirketin ve dolayısıyla kendisinin davalı bankaya borcu bulunmadığını, bankanın 19.02.2007 tarihli ihtarnamesi içeriğinden de kefalet sonlandırılması hususunda diğer ortakların bilgilendirildiğinin açık olduğunu, bilahare yeni şartlarda verilmen krediden dolayı sorumluluğu bulunmadığını belirterek .... sayılı dosyası nedeniyle borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiyeler tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı banka vekili cevap dilekçsi ile özetle; Davacının kefaletten kurtulduğu iddiasının hiçbir hukuki temele dayanmadığını, davacının kefaletinin devam ettiğinde kuşku bulunmadığını, faks mesajının banka yetkililerince teslim alınıp kabul edildiğine dair usulünce imzalanmış bir kayıt bulunmadığını, faks yazısına müvekkili banka kayıtlarında rastlanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER: Taraf delilleri toplanmış, bilirkişi raporu alınmıştır.
Davacı 30/05/2022 tarihli dilekçesi ile; yargılama sırasında ödemiş olduğu 512.845,84 TL’nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
MAHKEMENİN GEREKÇESİ: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda .... sayılı ilamı ile; davacı tarafından kefaletten dönme iradesinin davalıya bildirildiğinin usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, davacı iddia ettiği faksı gönderdiğini ispatlasa bile, bu şekilde fesih beyanının sonuç doğurmayacağı, ayrıca bankanın kefaletten dönme beyanından haberdar olduğunun da ispatlanamadığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin süresiz olarak akdedilmesi, asıl borçlu ile davalı arasındaki cari hesap şeklinde işleyen kredi ilişkisi bulunması, kredi borcunun herhangi bir tarihte sıfırlanmış olmasının tek başına, kredi sözleşmesini sona erdiren bir neden olmaması nedeniyle bankanın bu tarihten sonra yeni bir kredi kullandırmasının yeni bir borç ilişkisi olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın temyizi üzerine .... sayılı ilamıyla “... Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, asıl borçluya ait 5 adet genel kredi sözleşmesinin bulunduğu, davacı kefilin ise bu sözleşmelerin üçünde imzasının bulunduğu, 2007 ve 2008 tarihli genel kredi sözleşmelerinde imzasının bulunmadığı, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda takibe konu edilen kredilerin davacının imzasının bulunmadığı 2007 ve 2008 tarihli genel kredi sözleşmelerinden kaynaklandığı belirtilmiş olup, mahkemece bu husus dikkate alınmamıştır. Mahkemece yapılacak iş, bankacı bilirkişi aracılığıyla banka kayıt ve defterleri yerinde incelettirilerek icra takibine konu alacağın hangi genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı tespit edilip, şayet davacının imzasının bulunmadığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir alacak ve icra takibi varsa bu durumda davacının söz konusu takibe konu borçtan sorumlu tutulamayacağı dikkate alınarak, toplanacak tüm deliller doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile dosya içeriğine uygun düşmeyen yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun olan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda; bankacı bilirkişiden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; 2005 tarihli üç genel kredi sözleşmesinde kefil olarak Davalı...'in imzasının bulunduğu, 2007, 2008 ve 2009 tarihinde düzenlenen üç genel kredi sözleşmesinde Davalı...'in imzasının bulunmadığı, takibe konu kredilerin 2007 ve sonrasında kullandırıldığı, davalının kefil olduğu sözleşmeden sonra davalının kefaleti bulunmayan yeni kredi Sözleşmeleri yapıldığı dikkate alındığında davacı ...'in banka alacağına konu kredilerin kullanıldığı sözleşmelerde kefaletinin olmadığı ve borçtan kefil sıfatı ile sorumlu olmadığı, bankanın davadan alacağının bulunmadığı belirtilmiştir.
İkinci olarak istirdada konu tutarların hesabı yönünden bankacı bilirkişiden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; Kesinleşen takipte, davacı...’e ait özellikle taşınmaz malların satışı yoluna gidildiği, davacıdan, .... sayılı dosyası kapsamında (.... Müdürlüklerinden intikal ettirilen tutarlar dahil) 21.06.2011 – 09.02.2012 ve 28.10.2013 tarihinde toplam 437.542,07 TL istirdada konu edilebilecek tutarın tahsil edildiği belirtilmiştir. Bilirkişi ek raporunda ise; istirdada konu tutarın 518.745,43 TL olduğu belirtilmiştir.
Alınan raporların dosya kapsamı ve itirazlar dikkate alınarak, yeterli olmadığı görülerek üç kişilik bankacı bilirkişi heyetinden rapor alınmış, düzenlenen raporda sonuç olarak; İcra takibine konu olan banka alacaklarının tamamının, 07.06.2007, 28.07.2008 ve 13.07.2009 tarihli yeni sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, bu kredilere ilişkin sözleşmelerde ise davacının kefalet imzasının bulunmadığı, emsal nitelikteki ... kararları dikkate alındığında, davacının usulüne uygun şekilde kefaletten istifa etmediği kabul edilse dahi, davacıdan talep edilen banka alacaklarının, davacının kefalet imzası bulunmayan sözleşmelerden kaynaklanması nedeniyle, bu alacakların davacıdan talep edilemeyeceği, heyetin kanaatinin de, davacıdan talep edilen banka alacaklarının, davacının kefalet imzası bulunmayan sözleşmelerden kaynaklanması nedeniyle, davacı hakkında başlatılan icra takibinin dayanaksız olduğu ve icra takibine konu edilen tutarların davacıdan talep edilemeyeceği yönünde olduğu, İcra dosyası kapsamında yapılan tahsilatlarla ilgili olarak, davacının davalıdan talep edebileceği tutarların; toplam 428.872,33 TL olduğu, tabloda belirtilen tutarların davacıya iadesine karar verilmesi halinde, ödeme tarihlerinden itibaren, (talep edilen faiz türü belirtilmediğinden) yasal faiz oranından faiz hesaplanması icap edeceği belirtilmiştir. Ek raporda ise; yeniden yapılan hesaplama sonucunda davacının istirdadının talep edebileceği toplam tutarın 421.216,03 TL olacağı belirtilmiştir.
... bozma ilamı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce bozmadan sonra alınan esas yönünden birinci bankacı bilirkişi raporu ile üç kişilik bankacı bilirkişi heyet raporu, istirdada konu miktar yönünden üç kişilik bankacı bilirkişi heyeti ek raporu usul ve yasa ile dosya kapsamına uygun, yeterli ve gerekçeli olduğu görülerek hükme esas alınmış; dosya kapsamı ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre, icra takibine konu olan banka alacaklarının tamamının 07.06.2007, 28.07.2008 ve 13.07.2009 tarihli yeni sözleşmeler kapsamında kullandırılan kredilerden kaynaklandığı, bu kredilere ilişkin sözleşmelerde ise davacının kefalet imzasının bulunmadığı, davacının usulüne uygun şekilde kefaletten istifa etmediği kabul edilse dahi, davacıdan talep edilen banka alacaklarının, davacının kefalet imzası bulunmayan sözleşmelerden kaynaklanması nedeniyle, bu alacakların davacıdan talep edilemeyeceği, böylece icra takibine konu alacak nedeniyle davacının borcunun bulunmadığı, yargılama sırasında davacı tarafından ödenen toplam 421.216,03 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren istirdadının talep edilebileceği, faizin nev’i belirtilmediğinden yasal faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla; Davanın kabulü ile, Davacının .... Esas sayılı icra takibine konu alacağa istinaden davalıya borçlu olmadığının tespitine; Yargılama sırasında tahsil edilen toplam 421.216,03 TL'nin,(5.901,44 TL'sinin 21/06/2011 tarihinden itibaren, 176.440,63 TL'sinin 09/02/2012 tarihinden, 238.873,96 TL'sinin 25/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte) davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
Davanın KABULÜ İLE,
Davacının .... Esas sayılı icra takibine konu alacağa istinaden davalıya borçlu olmadığının tespitine,
Yargılama sırasında tahsil edilen toplam 421.216,03 TL'nin,(5.901,44 TL'sinin 21/06/2011 tarihinden itibaren, 176.440,63 TL'sinin 09/02/2012 tarihinden, 238.873,96 TL'sinin 25/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte) davalıdan istirdadı ile davacıya verilmesine,
Alınması gereken 28,773,27 TL harçtan peşin alınan 25,20 TL başvuru harcı ile 62.864,70 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 34.116,63 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,
Davacı tarafından yatırılan gider avansının sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştiğinde hesap numarası bildirmiş ise iadenin elektronik ortamda hesaba aktarılmasına, hesap numarası bildirilmemiş ise masrafın avanstan karşılanmak üzere ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine,
Davacı tarafından peşin yatırılan 62.889,90 TL harç ve davacı tarafından yapılan, ayrıntısı UYAP sistemi üzerinde gösterilen toplam 14.764,59 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 64.970,24 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvurmak suretiyle istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024
Başkan ....
¸[e-imza]
Üye ...
¸[e-imza]
Üye ....
¸[e-imza]
Katip ....
¸[e-imza]
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!