WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Mayıs 2026

İSTANBUL BÖLGE ADLIYE MAHKEMESI 43. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/475
KARAR NO : 2024/596

DAVA : Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/07/2023
KARAR TARİHİ : 19/09/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ---- Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin, meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak gerekli işlemleri yaptırdığını, meydana gelen bu kazasına istinaden davalı sigorta şirketi davacının aracında meydana gelen hasarın tespiti için eksper görevlendirdiğini, görevli eksper raporu tanzim edildiğini, lakin düzenlenen bu eksper raporu davacının aracında ortaya çıkan gerçek hasarı yansıtmadığını, eksperin adeta davalı sigorta şirketinin temsilcisi gibi davrandığını, davacının aracında ortaya çıkan zarar sigorta şirketinin görevlendirmiş olduğu eksperin belirlemiş olduğu bedelden daha fazla olduğunu, mahkemece yapılacak yargılamada davacının aracında ne kadar hasar olduğu hususu netlik kazanacağını, davacının meydana gelen kaza ile ilgili olarak hasar dosyası açtırarak araçta meydana gelen hasarı sigorta şirketine ihbar ederek gerekli işlemleri yaptırdığını, davacı aracında meydana gelen hasarı kayıt altına almak için 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 22/19 maddesi uyarınca kaza yapan aracına eksper atamış ve aracının gerçek hasarını kayıt altına aldığını, söz konusu eksper raporu dilekçe ekinde mevcut olduğunu, eksper raporundan da anlaşılacağı şekilde davacı şirketin aracında 508.901.70-TL hasar tespit edildiğini, Mahkemece yapılacak yargılamada bilirkişi incelemesi neticesinde davacının aracında ne kadar hasar olduğu hususu netlik kazanacağını, davalı şirketin aracı hakkı ve layığı ile onarılmamış, değişmesi gereken parçaları değiştirilmediği gibi daha önce orijinal olan parçalar yan sanayi parça ile değiştirildiğini, davalı sigorta şirketi edimini eksik ifa ettiğini, davacının ayıplı olarak onarıldığını, davalı sigorta şirketinin aracını hakkı ve layığı ile onarmadığından sigorta şirketi açısından sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini, sigorta şirketi aracı her ne kadar onarmış ise de davalının aracı kazadan bir önceki gibi olmadığını, sigorta şirketi davalının aracında değişmesi gereken parçaları değiştirmediğini, değiştirmiş olan parçaları da orijinali ile onarmadığını, sigorta şirketinin göndermiş olduğu eksper taraflı ve yanlı davranarak bağımsızca hareket etmeyerek hazırlamış olduğu raporda davalının gerçek zararını ortaya çıkarmadığını, davalı şirkete ait araçta meydana gelen hasardan dolayı maddi hasar bedelinin tazmini için dava dilekçesinde ek olarak sunulan mail ekran kaydından da görüleceği üzere 04/04/2023 tarihinde taraflarına ait mail adresinden davalı sigorta şirketi resmi mail adresine başvuruda bulunmalarına rağmen davalı sigorta şirketinin davalının aracındaki gerçek hasarı ödemediğinden dolayı dava şartı olan zorunlu arabulucuya başvuruda bulunulduğunu, zorunlu arabulucuda taraflar anlaşamadığından dolayı davalının aracında oluşan zararın giderilmesi için dava açma zorunluluğu hasıl olduğunu, arz ve izah edilen ve Mahkemece re'sen göz önüne alınacak sebeplerden dolayı; davacı şirketin maliki bulunduğu, kazaya konu ---- plakalı araçta meydana gelen zarar nedeniyle; HMK 107 maddesi gereği belirsiz alacak davamızı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ileride yapılacak bilirkişi tespiti sonucu ortaya çıkacak hasardan kaynaklı tazminat talebimizi artırmak üzere; şimdilik 10,00-TL alacağımızın davalı sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya ödenmesine, davacı şirketin aracında meydana gelen gerçek hasarın tespiti için ekspere ödenen 500,00 TL ücretin yargılama giderinden sayılarak sigorta şirketi üzerine bırakılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davayı kabul anlamına gelmemekle beraber; davacının başkaca hak ve alacağı kalmadığını, davalı şirketin yalnızca gerçek zarar ile sorumlu olup davalı şirket tarafından alınan eksper raporuna istinaden 20.02.2023 tarihinde 300.000 TL ödeme yapıldığını, davayı kabul anlamına gelmemekle baraber yapılan ödemenin teminat kapsamında dikkate alınmasını talep ettiklerini, yapılan ödemelerin faizi ile birlikte tenzili gerektiğini, bakiye çıkması durumunda KTK 111. Maddesi gereği fahiş olmaması halinde haksız davanın reddi gerektiğini, davalı şirketin yalnızca teminat limiti ile sorumlu olduğunu, davalı şirket tarafından kasko poliçesi mevcut olup söz konusu talepleri öncelikle zmms karşılaması gerektiğini, kusur oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla kusur oranının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi’ne sevk edilmesini talep etme zorunluluğu doğduğunu, davalı şirketin yalnızca sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek üzere davalı kurumun expertiz ücreti bakımından sorumluluğu bulunmadığını, arz ve izah edilen sebeplerle ve sair hususlar hakkındaki beyan hakları saklı kalmak kaydıyla, usule yönelik itirazlarımızın karara bağlanmasına, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER : ---- Ticaret Sicil Kayıtları, Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Yarlanmalı/Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, Kaza ve Araç Fotoğrafları, Hasar dosyası ve Kasko Poliçesi, ---- Noterler Birliği Trafik Tescil Kayıtları, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Kayıtları, Hasar Tespit Raporu, Ekspertiz Raporu, Bilirkişi Raporu, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:
Dava , maddi hasarlı tek taraflı trafik kazası nedeniyle davacının maliki/işleteni olduğu ticari araçta meydana gelen hasara bağlı olarak oluşan zararının, 6102 Sayılı TTK'nin 1401 vd. maddeleri gereğince düzenlenen Kasko Sigorta Poliçesi (İMMS) teminatı kapsamında davalıdan tahsili edilmesi istemine ilişkindir.
6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ile, taraf sıfatı, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesi tamamlanarak tahkikat bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan davacı vekilinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır. Dosyada mukim belgelere göre kasko poliçesi yönünden sigortaya başvuru yapıldığı; arabuluculuk tutanağına göre de zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve anlaşmazlık üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Somut olaya geçmeden önce dava konusu olayın hukuki temeli ve uyuşmazlığın çözümüne etki edecek yasal düzenlemelere kısaca değinmekte yarar vardır. Sigorta sözleşmesi 6102 sayılı TTK'nin 1401. Maddesinde (1) Sigorta sözleşmesi, sigortacının bir prim karşılığında, kişinin para ile ölçülebilir bir menfaatini zarara uğratan tehlikenin, rizikonun, meydana gelmesi halinde bunu tazmin etmeyi ya da bir veya birkaç kişinin hayat süreleri sebebiyle ya da hayatlarında gerçekleşen bazı olaylar dolayısıyla bir para ödemeyi veya diğer edimlerde bulunmayı yükümlendiği sözleşmedir şeklinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nin1409.maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, 1459. maddede, sigortacının sigortalının uğradığı zararı tazmin edeceği, 1461. maddede ise sigortacının sorumluluğunun sigorta bedeli ile sınırlı olduğu hususlarına yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, sigorta sözleşmesi ile teminat altına alınan husus malın bizatihi kendisi değil, sigorta ettirenin o mal üzerindeki menfaatidir. Özel sigorta türlerini, zarar sigortası ve meblağ sigortası olmak üzere iki ana gruba ayırmak mümkündür. Birinci gruba giren zarar yani mal ve malvarlığı sigortalarında, riziko para ile ölçülmesi mümkün olan menfaatlere ilişkin olduğu halde, diğer grupta insan hayatı gibi konusu para ile değerlendirilemeyen menfaat ilişkileri sigorta teminatı altına alınmaktadır. Bunlardan ilk gruba kısaca “menfaat (zarar) sigortası”, diğerine ise, “meblağ sigortası” denilmektedir. Öte yandan, motorlu kara taşıt araçları kasko sigortası, diğer bir deyişle uygulamada kısaca “kasko sigortası” olarak adlandırılan bu sigorta türü, gerçek anlamda ayrı bir sigorta türü olmayıp, mal/zarar sigortaları türlerinden bir kısmının karma olarak motorlu kara taşıt araçlarında birlikte uygulanmasıdır. Kasko sigortası da niteliği itibariyle, bir sigorta sözleşmesidir. Yukarıda da belirtildiği üzere, kasko sigortası, mal sigortasının bir türü olmakla, bu genel düzenleme dışında Türk Ticaret Kanunu'nda ayrıca ve özel olarak düzenlenmemiştir. Kasko sigortası ile kısaca “trafik sigortası” olarak da anılan “motorlu araçlar zorunlu ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası”nın birbirine karıştırılamaması gerekir. Kasko sigortası ile sigorta ettirenin bizzat uğradığı zararlar sigortaca güvence altına alındığı halde ikincisinde, sigorta ettirene ait aracın karıştığı kazayla üçüncü kişilerin uğradığı zararlar sigorta tarafından karşılanmaktadır (----).Mal sigortaları türünden olan kasko sigortasının teminat kapsamını belirleyen Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları A. Sigortanın Kapsamı A.1. Sigortanın Konusu; Bu sigorta ile sigortacı, sigortalının poliçede belirtilen ve karayolunda kullanma izni olan motorlu ve motorsuz kara araçlarından, römork veya karavanlardan iş makinelerinden, lastik tekerlekli traktörler, diğer zirai tarım makinelerinden doğan menfaatin aşağıda belirtilen risklerin gerçekleşmesi sonucunda doğrudan uğrayacağı maddi zararları teminat altına alır. a) Aracın karayolunda veya demiryolunda kullanılabilen motorlu, motorsuz araçlarla çarpışması, b) Gerek hareket gerek durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar, c) Üçüncü kişilerin kötü niyet veya muziplikle yaptıkları hareketler, ile fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, d) Aracın yanması, e) Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi sonucu oluşan maddi zararların sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nin 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Yukarıdaki yapılan genel açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılama ışığında somut olaya baktığımızda; davacı şirketin malik/işleteni olduğu ----- plaka sayılı ticari nitelikteki kamyonun 221/10/2022 tarihinde --- ili ---- ilçesinde dava dışı sürücü ----direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucunda devrilmek suretiyle tek taraflı yaralanmalı/maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve aracın zarar gördüğü kaza tutanağı, bilirkişi raporu ve sair deliller nezdinde sabittir. Yine ---- plaka sayılı motorlu kara taşıtının davalı sigorta şirketi nezdinde ------ poliçe numaralı 04/04/2022-04/04/2023 başlangıç ve bitiş tarihli olarak genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile davalının teminatı altında olduğu poliçede çarpma ve devrilme teminatı olarak rayiç değerin gösterildiği anılan poliçe içeriğinde görülmüştür, Davacı tarafın hasarı usulüne uygun olarak ihbar ettiği de buna ilişkin bilgi ,belge ve sigorta şirketi kayıtlarınca açıktır. Mahkememizce ---- Bilirkişilik Bölge Kurulu Listesinden resen seçilen Bilirkişi ----- tarafından hazırlanan 11/02/2024 tarihli raporda aracın onarılmasının uygun olacağı, değişen parçaların sovtaj değerinin olmadığı, toplam hasar onarım bedelinin 470.256,28 TL olacağı, davalının ödemiş olduğu 300.000,00 TL hasar bedeli düşüldüğünde 170.256,28 TL hasar onarım alacağı kaldığı yönünde hesap ve görüş bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından işbu rapor sonrası dava belirsiz alacak davası olarak açıldığından rapordaki ödeme miktarına ilişkin yanlışlık açıklanmak ve vurgulanmak suretiyle talep artırılmış ve harç tamamlanmıştır. Davalı vekili tarafından parça ve işçilik bedellerinin yüksek olduğu gerekçesiyle itiraz edilmiş ve yapılan ödemelerin tenzil edilmesi edilmesi gerektiği ileri sürülmüştür. Mahkememizce yapılan itirazların genel nitelikte olduğu ve somut bir veriye dayanmadığı, aracın onarılasının yerinde ve ekonomik olduğu gibi bu duruma tarafların bir itirazının da bulunmadığı, davalının hasar onarım için kısmi ödeme yaptığı ve gerçekten de makbuzlara göre yapılan ödemenin 267.966,11 TL olduğu, raporda belirlenen toplam hasar onarım miktarın ise piyasa rayiçlerine göre kadri maruf olduğu ve gerçek zararı yansıttığının kabul ve takdir edilmiştir. Böylece somut olayda kaza, kazanın oluş şekli ve hesap hatası hariç toplam zarara ilişkin olarak düzenlenen; gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu için benimsenen bilirkişi raporu da gözetildiğinde belirlenen zararın ve devrilme hadisesinin poliçe teminatı kapsamında kaldığı ve hasarın doğru şekilde ihbar edildiği sonuç ve kanaati hasıl olmuştur. Binaenaleyh davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri geregince esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle; vaki talep arttırım işlemi, taleple bağlılık ilkesi, 6102 sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince ihbardan itibaren kırk beş gün sonra oluşan temerrüt tarihi ve kasko sigortalı aracın ticari vasfına göre avans faizi de istenebileceği gözetilmek suretiyle davanın kabulü ile; 202.290,17 TL tazminatın 6100 Sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince temerrüt tarihi olan 20/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.9, 36 ,138, 141, TMK, 1/1, 6 ,KTK. 3, TTK,1401 vd.1427/2, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları , HMK, 25, 26,27, 29, 30,31,33, 187/1, 190, 198, 266 vd, 282) 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde ( 323 (1)-ç bendi gereğince faturaya göre ekspertiz ücreti dahil) sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddeleri gereğince davalı sorumlu tutulmuştur. Bu kapsamda ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile, 202.290,17 TL tazminatın 6100 Sayılı TTK'nin 1427/2 maddesi gereğince temerrüt tarihi olan 20/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.818,44 TL karar ve ilam harcından başlangıçta alınan 269,85 TL peşin harcın ve 3.455,00 TL tamamlama harcının mahsubuyla bakiye 10.093,59 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4-)Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı 269,85 TL peşin harç, 3.455,00 TL ıslah harcı, 38,40 TL vekalet harcı, 157,00 TL posta masrafı ve 2.750,00 TL bilirkişi ücreti ve 500,00 TL ekspertiz ücreti olmak üzere toplam 7.440,1‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 32.343,53 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle --- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.