TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2023
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirket ile ... Madencilik San.Tic.A.Ş arasında 27.11.2020 tarihli ... İli, ... İlçesi, ... köyü civarında davalıya ait Kurşun, Çinko, Bakır, Flotasyon tesisi elektrik işlerinin “birim fiyat esasına göre anahtar teslimi” yapımı sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusu işin 2022 yılı Mayıs ayında tamamlandığını ve davalı şirkete çalışır vaziyette bu tarihte ... de telim edildiğini, (Sözleşmenin 3.Sayfasının 6.6 Maddesi gereği işin bitimi ile davalılara verilen teminat mektupları da iade alınmıştır. Yani işin bitirilmesi ve teslimi ile taraflar arasında bir sorun yaşanmamıştır.) ancak davalı şirketin ödemelerini zamanında yapmadığını, sonrasında işin bedelini ödeme konusunda ihtilaf çıkardığını, iş bu sebeplerle davalı ile bakiye borç konusunda mutabakat sağlanamadığını, davalı ile yapılan sözleşmenin 6. Maddesinde işin bedeli 6.700.000 TL+KDV olarak anlaşıldığını, işin teslim süresi ise inşaat sahasının davalı şirket tarafından davacı müvekkiline tesliminden itibaren 60 gün içerisinde bitirileceği kararlaştırıldığını, ancak inşaat sahasının zamanında müvekkili şirkete teslim edilmediğini, iş bu sebeplerle davalı şirketin bulunduğu ... da toplantı yapılarak davalıdan kaynaklı eksikliklerin derhal tamamlanacağı, şantiyenin çalışmaya uygun hale getirileceği ve davacı müvekkilim şirketinde gerektiğinde çift vardiya çalışarak taahhütlerini 31.03.2021 tarihine kadar yerine getirip işi teslim edeceği konusunda mutabık kalındığını, taraflar arasında bu mutabakata rağmen 17.12.2020 tarihi itibarı ile (sözleşme tarihi 27.11.2020 dir.) ve daha sonrasında davalı şirketler tarafından müvekkili şirkete herhangi bir iş planı verilmediği gibi şantiyedeki çalışma ortamı da uygun hale getirilmediğini, davalı ile 26.02.2021 tarihinde sözleşme imzalanıp işin bitirilmesini istedikleri tarihten neredeyse 1 ay önce yeni bir iş planı oluşturmak üzere davalı şirket yetkilileri ile şantiyede toplantı yapılarak, toplantı notlarının tutanak haline getirildiğini, bu süreç içinde davacı müvekkili şirket tarafından işin sağlıklı ve zamanında tamamlanması amacıyla davalı şirkete uyarı ve talepler içeren mailler gönderildiğini, sözleşmeye konu birim fiyatlı işlerin yapılabilmesi için çalışma şartları oluştuğunda ise olumsuz ekonomik gelişmelerden kaynaklı “kur ve emtia fiyatlarındaki” anlık artışlar dolayısı ile müvekkili şirketin sözleşme konusu fiyatları revize ettiğini, çünkü sözleşme döneminde 1 dolar 7,55 TL, 1 Euro ise 8,93 TL olduğunu, sözleşmeye göre yeni birimli fiyat teklifinde ise 1 Dolar 13,45 TL, 1 Euro 15,21 TL olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete sözleşmeye konu işe başlarken ödenen 2.345.000 TL avans tutarı düşülerek kalan işler için yeni birim fiyatlı teklifi 2021 Yılı 11. ayında iletildiğini, bu fiyat revizesi için davalı şirketin ... merkez ofislerinde tüm tarafların katımıyla bir toplantı daha yapıldığını, müvekkili davacı şirketin, 01.12.2021 tarihinde davalı şirketçe kendilerine ödenen 2.345.000 TL avans tutarını düşerek sözleşmeye konu işler için yeni birim fiyatlı malzeme ve işçilik teklifini yeniden revize ederek davalı şirkete ilettiğini, malzeme fiyatlarının anlık ve günlük değiştiği bir ortamda davalı şirket genel müdürünün de dâhil olduğu ve işin yapılacağı şantiyedeki toplantıda “fiyat artışlarından daha fazla etkilenmemek için” müvekkili şirkete malzeme satın alma işlerinin derhal yapılması talimatı verilerek müvekkili şirketin fiyat revize teklifinin kabul edildiğini, ayrıca yeni revize fiyatlar harici müvekkili şirkete 2022 yılı Ocak, Şubat, Mart aylarında 1.500.000 TL olmak üzere toplamda 4.500.000 TL tutarında ödeme yapılacağının net bir şekilde ifade edildiğini, müvekkili şirketin iş ahlakı ve işlerin derhal ilerleyebilmesi adına derhal satın alma işlemlerini yaparak tedarikçilerine ödemelerini yaptığını, ancak davalı şirketin mutabık kalınan ödemeleri yine zamanında yapmadığını, davalı şirketten kaynaklı gecikmelerden dolayı sözleşmeye konu işlere ancak 1 yıl sonra başlanabildiğini ve sözleşme konusu işlerin tamamlanarak 2022 yılı Mayıs ayında davalılara teslim edildiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete taahhüt edilen ödemeler ise zamanında yapılmadığını, yine 01.12.2021 tarihinde müvekkili şirket tarafından davalılar ile mutabakat yapılan yeni birim fiyatlı malzeme ve işçilik bedelleri de ödenmediğini, iş bu sebeple müvekkili şirketin zarar ettiğini, müvekkili şirketin, sözleşmeye konu alacağını alabilmek için şirket yetkilileri Sami beyin, eski genel müdür Sümeyra hanımın, yeni genel müdür Suat beyle defalarca görüştüğünü, konunun çözüleceğine dair defalarca kendilerine söz verilmiş olsa da müvekkilinin halen alacağını tahsil edemediğini, sonuç olarak gelinen noktada müvekkili şirketin 01.12.2021 tarihinde davalı şirketlere verdiği revize fiyat teklifi gereğince sözleşme kapsamındaki işleri tamamlamış ancak alacağını ve gecikmeden kaynaklı vade farkı alacağını alamadığını, davacı müvekkili şirket tarafından sözleşmeye göre yapılan işlere davalı şirketin itirazlarının olmadığını, sadece bedelde anlaşma sağlanamadığını, davalılara çektikleri ... 33.Noterliğinin 28.03.2023 tarihli ihtarına da davalıların cevap dahi vermediklerini, Arabuluculuk sürecinde de davalı şirketlerin sürece yeterli hassasiyeti göstermediklerini, sürecin uzatıldığını ve 25.05.2023 tarihinde anlaşmama ile sonuçlanmadığını, müvekkili şirketin hakkı olan alacağını alamadığını, iş bu sebeple davalı şirkete karşı belirsiz alacak davası açmak gerektiğini, açıkladıkları nedenlerle fazlaya ilişkin hakları ve her türlü ek dava açma hakları saklı kalmak ve yine ileride arttırım yapmak kaydıyla şimdilik HMK 107.maddeye göre davalıdan 100.000 TL alacaklı olduklarının tespitine ve taraflarına ödenmesine yine sözleşmeye konu ödemelerin zamanında yapılmamasından kaynaklı alacağa işin teslim tarihi olan 2022 Mayıs ayından itibaren ticari işlerde uygulanan avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davayı yetkisiz olan ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dermeyan ettiğini, oysaki; davaya konu olan sözleşmenin Madde 18 gereği, taraflar, yetki sözleşmesiyle yetki verdikleri mahkemeyi açıkça belirttiklerini, bu durumda, tarafların her ikisi tarafından da uyuşmazlığın çıktığı anda ...( merkez) mahkemelerinin yetkili kılındığını, yetkili Mahkemelerin de ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, taraflar arası yapılan sözleşme gereği uyuşmazlık halinde belirtilen yetkili mahkeme açık bir şekilde kararlaştırıldığını, ayrıca herhangi bir hukuki ilişkiden kaynaklanan alacak da mevcut olmadığını, bu sebeple öncelikle ilk iş olarak yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Mahkeme olan ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, belirsiz alacak davası açılabilmesi için talep sonucunun miktar bakımından belirlenmesinin imkânsız ya da davacıdan beklenemeyecek durumda olması gerektiğini, hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkili ile davacı tarafın müvekkilinin ... ...'daki da bulunan maden sahasındaki işlerin davacı tarafından görülmesi amacıyla müvekkili şirket ile davacı yan arasında yapılan 27.11.2020 tarihli Kurşun, Çinko, Bakır, Flotasyon tesisi elektrik işleri Yapımı Sözleşmesi, tam ve gereği gibi yerine getirilmediğini, davacının söz konusu sözleşmede ayrıntılı şekilde yer alan yükümlülüklerini yerine getirirken gerek şifahen gerek yazılı olarak müvekkili şirket temsilcilerinin yaptığı uyarıları göz ardı ettiğini ve sözleşmesel edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, ayrıca davacı şirketin sözleşme konusundaki işlerin yapımında olması gerektiği gibi davranmadığı yapılan işin denetimi için görevlendirilen ... otomasyon şirketinin tespitleri ile de açık bir şekilde ortaya çıkmıştır ki denetim firmasının bulunan eksikler ve hatalı işleri davacı şirkete bildirdiği ve bu işlerin düzeltilmesinin sağlanmasının oldukça zaman aldığı gerek davacı şirket gerekse denetim şirketi tarafından bilindiğini, bir çok kullanılması gereken malzemenin teknik şartnameye uygun kullanılmadığını, söz konusu uyarılara ilişkin maillerin bir kısmını işbu dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, davacı tarafın sözleşme uyarınca yüklendiği edimleri zamanında bitirmediğini, bunun sonucunda müvekkili şirketin zarara uğradığını, sözleşmenin ilgili maddesi gereği, 60 gün içinde tamamlanması gereği, dava konusu sözleşmeye dayalı işin süresi taraflarca saha incelendikten sonra ve karşılıklı mutabakata varılarak belirli günlerde bitirilmesi gerektiği ortak karar olarak alındığını ve yüklenici tarafından iş bu tarihlerde işin bitirileceğinin taahhüt edildiğini, hiç şüphesiz buradaki temel amacın, yükleniciyi tesisatı zamanında verimli çalışır şekilde kurmaya ve zamanında teslim etmeye sevk etmek olduğunu, bir diğer amacın ise iş sahibinin gecikmeden doğan tazminat taleplerinde ona dayanak sağlamak olduğunu, huzurdaki dava konusu sözleşmelerin aynı sahada farklı inşaat işleri için birbiri ardına çalışılan iş olması sebebiyle yüklenici ( davacı) sahayı ve işletmeyi tanıyan ve hangi şartlarda nasıl çalışacağını bilen ve bu doğrultuda sözlemeleri imzalayan bir tacir olduğunu, bu arada ilgili çalışma alanına ilişkin ilave işlerde yapılmış olmasına rağmen bu işlerin sözleşme konusu işten bağımsız olduğunu, hali hazırda ödemelerin de yapıldığını, sözleşme konusu işin gecikmesinden dolayı karşılıklı olarak anlaşılan cezai şartların varlığının net ve açık olduğunu, bu durumun davacı tarafından da gerek sözleşme şartları gereği gerekse bizzat kendisi tarafından kabul edildiğini, sözleşmeler dikkatli incelendiğinde detaylı şekilde verilen takvim ve iş programına davacı tarafından uyulmadığının, hatta denetmelik yapan ... OTOMASYON şirketi tarafından da denetlenen ve eksikleri tespit edilen ve uyarılan davacı ve müvekkili şirketin gerek şifahen gerek yazılı olarak uyarılarına rağmen müvekkilini zarara uğratılacak şekilde gecikmelere yol açıldığını, biz bu zararı davacı tarafla yapılan toplantılarda özellikle belirtildiğini, iş bu cezai şart uygulaması konusunda karşılıklı mutabık kalındığını, iş takviminden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin gerek şifahen gerek yazılı olarak uyarılarına rağmen müvekkilini zarara uğratılacak şekilde gecikmelere yol açıldığını, ayrıca gecikmelerden dolayı beton, demir gibi insaat malzemelerine 2-3 kat farklar meydana geldiğinden iş bu sebeple de malzeme alımlarındaki artışlardan da davacının müvekkili şirketi fazlasıyla mağdur ettiğini, davacı tarafın sözleşme uyarınca yerine getirmesi gereken edimleri zamanında yerine getirmediğini, söz konusu durumun yargılama esnasında yapılacak keşif ve bilirkişi incelemeleriyle ortaya çıkacağını, bununla birlikte davacı aleyhine gecikme cezası, cezai şart ve diğer her türlü hukuki haklarını saklı tuttuklarını, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu mevcut olmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile cezai şartlar ve sözleşmenin taahhüt edildiği gibi değil ayıplı ifa edilmesinden kaynaklanan, müvekkili şirketin uğradığı zarar dolayısıyla ödenmesi gerekecek bedellerin hepsi hesap edildiğinde görülecektir ki, davacı tarafın, haksız olarak müvekkilinden alacağı olduğunu iddia ettiğini, zira davacı tarafın, davaya konu alacağın varlığına dair somut bir delil sunulmadan kötü niyetli olarak dava açtığını ve alacak talebinde bulunduğunu, mahkemenin sözleşmeleri incelediğinde göreceği üzere tarafların borç ve alacaklarının muaccel hale geleceği zaman gösterilmiş olduğunu, söz konusu zamana ilişkin yapılması şart olan iş ve işlemlerin sıralandığını, buna mukabil sözleşme tarafından detaylı anlatıldığı halde geçici kabul-kesin kabul-kesin hesap işlemleri yapılmadığını ve dolayısıyla taraflar için henüz bir borç-alacak doğumunun gerçekleşmediğini, müvekkili şirket in davacı şirketin huzurdaki dosya kapsamında sağladığı tüm hizmetlerin bedelini aynen hatta fazlasıyla ödediğini, hiç bir şekilde borcu bulunmadığını, sözleşme gereği yapılması gereken işlere ilişkin tüm tutanaklar ve sözleşmeler dikkatli bir şekilde incelendiğinde işin fazlasıyla geciktirildiği ve sözleşme yükümlülüklerinin olması gerektiği gibi yerine getirilmediğinin açıkça görüleceğini, ayrıca işin gecikmesi ve iş kazasından dolayı müvekkili şirketin davacıdan alacaklı olduğu gerçeğinin önemle değerlendirilmesi gerektiğini, davacının müvekkil şirketten alacaklı olmadığının aksine borçlu olduğunun kesin olduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürmüş olduğu sebeplerin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, işbu iddiaların hem usul hem de esas açısından bakıldığında hukuki gerçeklikle bağdaşmadığının anlaşıldığını, bu sebepler doğrultusunda işbu davanın reddi ile yargılama masrafları ile vekâlet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;
Dava; taraflar arasındaki 27.11.2020 tarihli ... ... ... Maden Projesi Anahtar Teslim Elektrik ve Otomasyon Taahhüt sözleşmesinden kaynaklı alacak davasıdır.Davalı tarafça süresi içerisinde usulüne uygun yapılan yetki itirazı ile yetkili Mahkemenin ... ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtmiştir. Davacı tarafça, dosyaya sunulan 27.11.2020 tarihli sözleşmenin 18 maddesinde, uyuşmazlıkların çözümünde ... (Merkez) Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili kılındığı görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 17. maddesinde, tacirler veya kamu tüzel kişilerinin , aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırmadıkça davayı sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açacaklarına yer verilmiştir. Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları ise 18.maddede düzenlenmiştir. Yetki sözleşmesi, ayrı bir sözleşme olarak veya somut olayda olduğu gibi, sözleşmede bu sözleşmenin uygulanmasından doğacak uyuşmazlıklar için belli bir yer Mahkemesinin yetkili olacağına dair bir hüküm konularak gerçekleştirilebilir. Sonuç olarak, HMK madde 17. Madde hükmüne göre, taraflar tacir olup taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 18. maddesi gereğince sözleşmeden doğacak ihtilaflarda ... (Merkez) Mahkemeleri'nin yetkili olacağı düzenlenerek yetki sözleşmesi yapıldığı, davalı-borçlunun süresinde sunduğu cevap dilekçesinde usulüne uygun yetki itirazı gereği ... ... Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu gözetilerek Mahkememizce davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE
Davanın YETKİSİZLİK NEDENİYLE USULDEN REDDİNE,
Davaya bakmaya yetkili mahkeme ... ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın yetkili ... ... NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının yetkili mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple yetkili mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2024
Katip
e-imza
Hakim
e-imza
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!