TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/
KARAR NO : 2024/
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 1-
VEKİLİ : Av.
DAVALI : 2-
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/11/2023
KARAR TARİHİ : 04/07/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 07/08/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 13/01/2022 tarihinde ... plaka sayılı aracı ile ... Yolu üzerindeki seyir halinde iken, ...'nun sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın müvekkilinin aracına arkadan çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin aracının değer kaybettiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi incelemesi sonucunda ortaya çıkacak olan araçta oluşan değer kaybının şimdilik 1.000,00 TL olarak kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tazminine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Sigorta cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, müvekkili şirket tarafından ödemenin yapıldığını, davacı tarafın değer kaybı zararının karşılandığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, müvekkili şirketin sorumluluğunun bakiye poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle yetki itirazının kabul edilerek dosyanın yetki yönünden reddini, davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı bakiye poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...'nun cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır.
Deliller; ... Merkezi'ne, ... ... Sigorta A.Ş.'ye yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır. Makine Mühendisi ve Adli Trafik Bilirkişisinin Raporunun Sonuç Kısmı: "aşağıdaki kanaate varılmıştır.
1) ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ...’nun: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda %100 (Yüzde Yüz) nispetinde kusurlu sayılabileceğine; 2) ... Plakalı Otomobil Sürücüsü ... ’nın: Dava konusu trafik kazasının oluşumunda Atfı Kabil Kusuru Olmadığına; 3) Sigorta firmasının 2081.81 TL olarak belirlediği değer kaybını ödemesini yaptığına dosya içinde dekont görülemediği için hesaba katılmamıştır 4) 240.958km ve 9 yaşında olan dava konusu araç hakkında daha önce 6 kaza kaydı oluşturulduğu, dosyaya sunulan evraklarda yapılan bu kazalarda ön tamponun, sol-sağ ön çamurlukların ve sağ arka kapının değiştirildiği, işçilik detayları olmamasına rağmen sunulan evraklardan sol ön kapıda da boya olduğu kanaatine ulaşılmaktadır. Dava konusu hasarda ise değişen parça olmadığı, bagaj kapağında ve arka panelde onarım yapıldığı anlaşılmaktadır. ... içtihatları çerçevesinde piyasa araştırması çerçevesinde yaklaşık değer kaybının
11.558,38TL olabileceğine ilişkin görüş ve kanaatinde olduğumuzu bildirir raporumuzdur." şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı talebine ilişkindir. Eldeki davaya konu trafik kazası ile ilgili somut değerlendirmeye yer vermeden önce, davalıların sorumluluğunun hukuki temeli ile ilgili kısa açıklamalara değinmekte fayda vardır. Trafik kazası nedeniyle üçüncü kişilerin uğradığı zararlardan; sürücü TBK m.49'da ifadesini bulan haksız fiil hükümlerine göre, işleten ise KTK m.85'te ifadesini bulan tehlike sorumluluğu hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK m.91 hükmü gereğince sözleşme hükümlerine göre sürücünün kusuru oranında müteselsilen sorumludur. Burada dikkat edilmesi gereken husus, işleten ve onun sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin sürücünün kusuru oranında zarardan sorumlu olmalarıdır. Araç sürücüsünün kusursuz olması halinde, sürücü haksız fiil hükümlerine göre zarardan sorumlu olmayacağından işleten ve sigorta şirketinin de zarardan sorumlulukları doğmayacaktır. Bu bağlamda davamıza konu trafik kazasında, kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının belirlenmesi; sürücü, işleten ve sigorta şirketinin sorumluluğunun belirlenmesi yönünden önem arz etmektedir. Bu açıklama ışığında dosyamıza konu trafik kazası değerlendirildiğinde, mahkememizce kazaya karışanların kusurlu hareketleri ve kusur oranlarının tespiti ile davacının aracında değer kaybı oluşup oluşmadığına dair bilirkişi raporu alınmıştır. Davaya konu trafik kazasında davalı sürücü İsa, takip mesafesini korumadığından ve arkadan çarpma kuralını ihlal ettiğinden tam kusurlu bulunmuştur. Kusur belirlemesi, kazanın oluş şekline ve kaza ile ilgili tutulan belgelere uygun olduğundan mahkememizce hükme esas alınmıştır.Davacının aracında değer kaybı olup olmadığı ile ilgili yapılan incelemede; davacının aracının kazadan önceki hasarsız hali ile kazadan sonraki onarılmış hali arasındaki farkın değer kaybı olduğu ilkesine göre hesaplama yapılarak sonuca gidilmiştir. Davacının aracının modeli, kilometresi, hasar gördüğü aksam ve parçalar, kazadan önce bir hasar ve kaza kaydının olmaması dikkate alınarak hesaplama yapılmış ve davaya konu kazadan dolayı davacının aracında 11.558,38 TL değer kaybı olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu bu tespit aracın hasar alan aksamı ve piyasa rayiçleri dikkate alınarak yapıldığından mahkememizce hükme esas alınmıştır. Davacı talebini artırmış ve bedel artırım dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir. Davalı sigorta şirketi her ne kadar ödeme yaptığını iddia etmiş ise de ödemenin davalı sigorta şirketine iade olduğu anlaşılmış, bu bağlamda iddia olunan ödeme alacaktan düşülmemiştir.
Davalı sigorta şirketinin değer kaybı için yaptığı ve kendisine iade olunan ödeme ile ilgili söz konusu ödeme günü olan 25/10/2023 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş ve sigorta şirketi aleyhine bu tarihten itibaren faiz işletilmiştir. Diğer davalı aleyhine ise kaza tarihinden itibaren yasal faize hükmolunmuştur. Davalı sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle poliçe limiti tükenmemiş olduğundan ve hükmolunan değer kaybı poliçe limitleri dahilinde olduğundan bu hususu gerekçede belirtmekle yetinilmiştir. Davacının, KTK m.97 gereğince sigorta şirketine yazılı başvuru yapmış olması sebebiyle davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığının kabulü gerekir. Trafik kazasından kaynaklı; sigorta şirketlerine karşı açılan davaların KTK m.97 gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığına dair; ... BAM 20. HD. 2024/ Esas ve 2024/ Kararında aynen, "6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (... 4. Hukuk Dairesinin 2021/... Esas, 2022/ Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.)Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davalıya yüklenmesi mümkün bulunmadığından, arabuluculuk ücretinin davacıya yüklenmesi doğru olmuştur." şeklinde, KTK m.97 sebebiyle sigorta şirketine karşı açılan davaların zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı ve zorunlu arabuluculuk giderinin davacıya yükletilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Bu nedenle eldeki davada zorunlu arabulucuya ödenen ücretin davacıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Davanın kabulü ile; 11.558,38 TL değer kaybının, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 25/10/2023 tarihinden, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 13/01/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
2-Hüküm tarihi itibariyle alınması gereken 789,55 TL karar ve ilam harcından; 269,85 TL peşin harç ve 180,32 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 339,38 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL peşin harç, 180,32 TL tamamlama harcı, 269,85 TL başvurma harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 464,00 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 5.184,02 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT m.13 ve m.13/2 hükümlerine göre hesaplanan 11.558,38 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Kanunun 18/A maddesinin 12 ve 13. Fıkralarına göre; suç üstü ödeneğinden zorunlu arabulucuya ödenen 3.200,00 TL'nin davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına,
7-HMK m.333 gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
8-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; kabul edilen miktarın istinaf sınırının altında kalması sebebiyle HMK m.341/2 gereğince kesin olmak üzere karar verildi. 04/07/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!