T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/01/2024
KARAR TARİHİ : 19/01/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan davada dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Şirket'in unvanının, müvekkil şirketin ticari unvanına, logo ve ticari markasına, üçüncü kişiler nezdinde karışıklık meydana getirecek şekilde benzemesi ve bu benzerliğin kamu kurum kuruluşları ve üçüncü kişiler nezdinde karıştırılma tehlikesi yaratmasından dolayı, tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız rekabet nedeniyle müvekkil Şirket'in tescilli markasına ve ticari unvanına tecavüz oluşturduğunun tespitine ve önlenmesine, davalı şirketin ticari unvanının terkinine ve tüm mahkeme masrafı ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
Dava; Ticaret ünvanına tecavüz nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve davalı ünvanında iltibas yaratan ibarenin sicilden terkini istemine ilişkindir.
Davanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gereken ve kamu düzeninden olan görev hususunun dava şartı niteliği ile öncelikle görevli mahkemenin hangi mahkeme olduğunun tespit edilmesi, başka bir anlatımla somut olay bakımından Mahkememizin görevli olup olmadığının değerlendirilmesi zorunludur.
Mahkememiz ihtisas mahkemesi olup, 5846 sayılı Yasa’nın 76.maddesinde açıkça belirtildiği üzere; Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun düzenlediği hukuki ilişkilerden doğan davalara, SMK ile düzenlenmiş olan marka, patent, tasarım gibi uyuşmazlık konusu davalara bakmakla görevlidir.
6102 sayılı TTK'nın 5/1. maddesine göre, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Bu hükme göre ticaret mahkemelerinin görev alanı ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleridir. Ticari faaliyetleri ilgilendiren bütün davalar ticari dava değildir. Ticaret mahkemeleri ayrı bir yargı kolu oluşturmayıp, asliye hukuk mahkemelerine göre ihtisas mahkemeleridir.Bu nedenle ticari işlerle ilgili bütün davalar ticaret mahkemelerinin görev alanına sokulmamış, yalnızca uzmanlık gerektiren hususların ticaret mahkemelerince karara bağlanması esası getirilmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 52 ve devamı maddelerinde ticaret unvanı ve haksız rekabete ilişkin hükümler düzenlenmiştir.
TTK’nın 54/2. maddesine göre "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." Bu madde ile hakime, çevreye, zamana ve günün ekonomik koşullarına uyan, uyarlanabilen geniş ve değişik bir kıstas verilmiştir. Kanunun amacı, ekonomik alanda doğruluk ve dürüstlük esaslarının ihlalini önlemek olup, 55. maddede de sınırlayıcı olmamak kaydıyla dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar gösterilmiştir. Haksız rekabet hükümleri, sadece rakiplerin ekonomik çıkarlarını değil, rekabete dayalı ekonomik düzenin de korunmasını amaçlar.
6100 sayılı HMK'nın 33. maddesine göre hakim, Türk Hukukunu re'sen uygular. Olayların anlatımı taraflara, hukuki niteleme hakime aittir.
Dava dilekçesinde davacı vekili, müvekkilinin ticaret unvanındaki "Generali" ibaresinin davalı unvanında yer almasının haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürmüş ve davalının ticaret unvanının yarattığı bu karışıklıkların giderilmesi için ticaret unvanına tecavüzün tespiti, unvanın kullanılmasının yasaklanması, davalının ticaret sicilinden silinmesi talebinde bulunmuştur. Davacı vekilinin dilekçesindeki olayların anlatımı ve talebe göre eldeki dava, ticaret ünvanına tecavüz nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve davalı ünvanında iltibas yaratan ibarenin sicilden terkini istemine ilişkindir. Somut olayda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanun'u hükümlerinin uygulanması söz konusu değildir. (Sakarya BAM 2021/1220 Esas, 2021/1831 Karar sayılı ilamı)
Davacı TPMK nezdinde tescil edilmiş bir tescilli marka hakkına da dayanmadığına ve delil olarak herhangi marka tescili bildirmediğine göre, aksine ticaret sicilinde 1989 yılından itibaren tescil ve kayıtlı kayıtlı olan kendi adlarının davalı tarafça ticaret ünvanı olarak kullanılmasına dayandığına göre uyuşmazlığın çözümünde TTK'nın uygulama yeri bulacağı anlaşılmaktadır. (Yargıtay 20.HD 2016/4842 Esas, 2016/6845 Karar) Bu durumda, TTK hükümlerinin (TTK'nun 52 v.d.) uygulanması suretiyle çözümlenmesi gereken uyuşmazlıkta ticaret mahkemesi görevlidir. Eldeki uyuşmazlık bakımından 6769 sayılı SMK'dan kaynaklanan bir hakkın varlığı, yokluğu veya tecavüze ilişkin bir uyuşmazlık olmayıp, herhangi bir bir tescilli marka, patent, faydalı model ya da tasarımında da dava konusu olmaması ve TPMK nezdinde tescilli herhangi bir markaya dava ya da hukuki sebep olarak dayanılmaması karşısında, 6769 sayılı SMK ve 5846 sayılı FSEK'dan kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından, davanın mutlak ticari dava niteliği ile görevli olan Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu tespit edilmiş, görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-HMK.'nın 114/1-c, 115/2. Maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan mahkememizin görevsizliği ile davanın USULDEN REDDİNE, Görevli Mahkemenin ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğuna,
2-HMK.nın 20. Maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten, süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak talep etmesi halinde dava dosyasının görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere hukuk mahkemeleri tevzi bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK'nın 20 maddesine göre kararın kesinleşme tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ya da yetkili Mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4- Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde karar verildi 22/01/2024
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!