T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/75
KARAR NO : 2024/96
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/04/2024
KARAR TARİHİ : 02/05/2024
Davacı vekilinin Dava dilekçesinde "Taklit ürünlerin kapladığı yer ve muhafazasının ciddi külfet meydana getirmesi sebebiyle Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 163. maddesine istinaden hızlı imhasını " talep ettiği bu talebine istinaden, Mahkememizin 2024/67 esas 2024/63 karar numaralı kararının 6 nolu kararı ile "Davacı vekilinin SMK m.163/2 uyarınca hızlı imha talebinin dava şartı olan görev yönünden değerlendirilmesi için, hızlı imha talebi yönünden dava dosyasının tefrikine, mahkememizin son esas numarasından sonra gelmek üzere yeni esas numarasına kaydına", karar verildiği, verilen karar üzerine, Mahkememizin 2024/67 esas nolu dosyasından TEFRİKİNE karar verilerek, 2024/75 esas nolu dosyasından tefrik edilen dava mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldı.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Gümrük Müdürlüğü'nden taraflarına gönderilen, ...sayılı, ...Durdurma Kararı / ... konulu durdurma kararına istinaden ... Gümrük Müdürlüğünce yukarıda belirtilen firma adına işlem gören ... sayı/tarihli ... eşyaların yapılan muayenesi neticesinde ... marka ve logolu ... cinsi ürünün taklit olabileceğinin bildirildiğini, ürünlerin gümrük müdürlüğünden alınan fotoğrafların müvekkil şirkete gönderildiğini, müvekkil şirketler tarafından ürünlerin müvekkil şirketlere ait ürünler olmadığı ve müvekkilin bilgisi dışında kötü kalitede ve tüketici ve kamu sağlığına aykırı şekilde üretilmiş marka taklidi ürünler olduğunun teyit edildiğini, Davalı hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma numaralı dosyası ile soruşturma başlatıldığını ve ... Sulh Ceza Mahkemesi kararı gereğince taklit ürünler hakkında EL KOYMA KARARI verildiğini, bu nedenle el konulmuş ürünlerin imha masrafı ambarlı gümrük müdürlüğü tarafından karşılanmak üzerine imhasına, ayrıca hızlı imhasına kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Kanuni hakim güvencesi” başlığını taşıyan 37’nci maddesi; “Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.” hükmünü öngörmektedir. Bilimsel çevrelerde ve uygulamada, kanuni hakim güvencesi, uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkemenin o uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olması olarak kabul edilmektedir.
Dikkat edilecek olursa Anayasa’daki bu düzenleme hukuk ya da ceza davaları yönünden herhangi bir ayrım gözetmemiş ve uyuşmazlığın doğduğu tarihte bu uyuşmazlığı çözecek olan mahkemenin belli olması durumunda yargılama yapacak veya yargılamaya devam edecek mahkemeyi gösteren yasal bir düzenleme yapılmadığı takdirde davanın, mutlaka bu mahkeme tarafından çözüme kavuşturulması öngörülmüştür. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; uyuşmazlık konusunu teşkil eden her hukuki olay, meydana geldiği tarihteki yasal düzenlemelere tabidir ve olayın meydana geldiği zamanda mevcut olan mahkemeler tarafından çözümlenmelidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 04.04.2019 tarihli ve 2017/11-10 E., 2019/401 K. sayılı kararı)
6100 sayılı HMK’nın 114/1-c maddesine göre "mahkemenin görevli olması" dava şartı olup, mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler..
Yargı yolu bakımından görevli olmayan veya adli yargının görevine girmekle birlikte görevsiz mahkemeden ya da gene adli yargı konusu olmakla birlikte kesin yetki kurullarına göre yetkisiz bir mahkemede davanın esası ile ilgili bir karar verilmesi mümkün değildir. Zira bunlar HMK’nun 114. Maddesi kapsamında dava şartı olup tamamlanmalarıda mümkün değildir. Dava şartları davanın esası hakkında inceleme yapabilmek için gerekli olan şartlardır. Dava şartlarından biri olmadan açılan davada derdesttir ancak mahkeme dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince kural olarak davanın esası hakkında inceleme yapamaz. Davayı dava şartı yokluğundan (Usulden) reddetmekle yükümlüdür. (Baki Kuru Medeni Usul Hukuk 2016 Basım. Sf.190)
6769 sayılı Sina-i Mülkiyet Kanununda "Hızlı imha prosedürü" başlıklı m.136 hükmü uyarınca
"(1) Bu Kanunda yer alan suçlar sebebiyle elkonulan veya muhafaza altına alınan suça konu eşyanın sayısı, ebadı veya niteliği gibi nedenlerle emanet bürosunda muhafaza edilemeyecek olması hâlinde, Cumhuriyet savcısının talimatı doğrultusunda numune alınması mümkün olan eşyadan yeteri kadar numune alınmasını müteakip geri kalan suç eşyası mahallin maliye teşkilatına gönderilir. Numunelerle birlikte elkonulan eşyanın miktarı, cinsi, ebadı gibi tüm bilgilerini içeren tutanak Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir.
(2) Birinci fıkra uyarınca numune alınmak suretiyle mahallin maliye teşkilatına teslim edilen suça konu eşyanın, zarara uğraması veya değerinde esaslı ölçüde kayıp meydana gelme tehlikesinin varlığı ya da muhafazasının ciddi külfet oluşturması hâlinde bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine hâkim, kovuşturma aşamasında hükümden önce mahkeme tarafından imhasına karar verilir. İmha işlemleri Cumhuriyet savcısının başkanlığında maliye teşkilatınca oluşturulan üç kişilik komisyon huzurunda yapılır ve buna dair tutanak tanzim edilir."
SMK'nın 156. maddesinde "Bu Kanunda öngörülen davalarda görevli mahkeme, fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi ile fikri ve sınai haklar ceza mahkemesidir. Bu mahkemeler, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak, tek hâkimli ve asliye mahkemesi derecesinde Adalet Bakanlığınca lüzum görülen yerlerde kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun hükümlerine göre belirlenir. Fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye hukuk mahkemesince; fikri ve sınai haklar ceza mahkemesi kurulmamış olan yerlerde bu mahkemenin görev alanına giren dava ve işlere, o yerdeki asliye ceza mahkemesince bakılır." hükmü yer almaktadır.
Yargı mahalli olan İstanbul ilinde fikri ve sınai haklar ceza mahkemeleri teşkilatlanmış bulunduğundan, "Hızlı imha prosedürü" başlıklı m.136 hükmü uyarınca taleplerin açık kanun hükmü gereğince soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının talebi üzerine hâkim, kovuşturma aşamasında hükümden önce mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği, hükmün yazılış şeklinden açıkça "kovuşturma" ifadesinin kullanıldığı, kovuşturma deyiminin 5271 sayılı CMK m.2 uyarınca "İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi," ifade ettiği bu haliyle SMK m.163/2 kapsamında bir hızlı imha talebi hakkında aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünün FİKRİ VE SINAİ HAKLAR CEZA görev alanına girdiği anlaşıldığından, HMK’nin 1. ve SMK m.163/2 maddeleri gereğince Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE ve göreve ilişkin dava koşulu eksikliği nedeniyle HMK’nin 114/1-c ve 115/2. maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2- Taraflardan birinin, karar kesinleştikten sonra iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak istemde bulunması durumunda, HMK’nin 20. maddesi gereğince dosyanın görevli mahkeme olan NÖBETÇİ İSTANBUL FİKRİ VE SINAİ HAKLAR CEZA MAHKEMESİ’ne GÖNDERİLMESİNE,
3-Yargılama giderlerinin HMK’nin 331/2. maddesi gereğince görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, ancak taraflardan birinin kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde gönderme isteminde bulunmaması durumunda, Mahkememizce dosya üzerinden bu durum saptanarak davanın açılmamış sayılmasına KARAR VERİLMESİNE, yargılama giderlerinin ise istem üzerine KARARA BAĞLANMASINA,
Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere, yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 02/05/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!