WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Mayıs 2026

İSTANBUL 4.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/200 Esas
KARAR NO : 2024/107

DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ : 23/11/2023
KARAR TARİHİ : 16/05/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; " Davalıların, hiçbir meşru bağlantı ve hakkı olmaksızın vekil edene ait markayı alan adı olarak kullanmakta ve kendilerini ... satıcısı olarak gösterdiğini Vekil edenin müşterileri ve muhtemel müşterileri ilgili web sitelerinin vekil edene ait olduğu zannına kapılarak yanıltılmakta olduğunu, davalıların vekil edene ait markayı kullandığını, ilgili web siteleri üzerinden vekil edenin hak sahibi olduğu markaları barındıran vekil edene ait görselleri kullandığını, kendilerini adeta vekil eden gibi göstererek ürün satışı yaptıklarını, Somut olayda, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde vekil eden şirket adına tescil edilmiş olan markaların üretim ve lisans verme yetkisi münhasıran müvekkil şirkete ait olduğunu, Davalıların, vekil edenin markalarını kullanımına ilişkin hiçbir hakkı ve meşru bağlantısı olmamasına rağmen vekil eden adına tescilli markaları İzinsiz ve tümüyle hukuka aykırı bir şekilde ... — ve - ... URL adresli web sitelerinde alan adı olarak kullanmaları ve yine aynı web sitelerinde vekil edene ait markalar ve görseller kullanılarak, bu şekilde ürünleri teşhir etmeleri ve satmaları, vekil eden yerine geçerek kendilerini ... satıcısı olarak tanıtmaları şeklindeki eylemleri 6769 sayılı SMK madde 29 uyarınca marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, 6100 sayılı HMK' nın 106. maddesinde "Tespit Davası" ele alınarak, bu davada bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun belirlenmesinin talep edilebileceği; devamla kanunun belirlediği istisnai haller dışında davayı açmakta hukuki yarar aranacağı düzenlendiği, 6769 sayılı SMK 149/1-a hükmü, sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin, mahkemeden fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini talep edebileceğini düzenlediği, HMK m. 106 hükmünde ifade edilen ve Kanunda açıkça düzenlenen davayı açmakta müvekkilinin hukuki yararı bulunduğu, Vekil edene ait markalar davalılar tarafından izinsiz ve kontrolsüz bir şekilde hala kullanılmaya devam edildiğini davalıların eylemleri sonucunda müvekkil şirketin ciddi bir şekilde zarar gördüğünü, Müvekkil şirketin daha fazla zarar görmesini engellemek açısırıdan ihtiyati tedbir taleplerinin olduğunu, davalıların eylemlerinin 6100 sayılı HMK' nın 106. Maddesi ve 6769 sayılı SMK'nın 149/1-a, maddeleri uyarınca vekil edenin marka hakkına tecavüz ettiğinin tespitini, b) 6769 sayılı SMK'nın 7. maddesi ve 149/1-b-c maddesi uyarınca vekil edenin marka hakkına ihlal oluşturan ihlal oluşturan davalıların eylemlerinin önlenmesine ve durdurulmasını, vekil edenin marka hakkına yönelik ihlalin önlenmesini ve durdurulmasını, temin etmek için vekil edenin markasının alan adı olarak kullanıldığı ...ve - ... adresli web sitelerine adlarına erişimin engellenmesini, vekil eden görselleri kullanılarak ürün satışının ve teşhirinin yasaklanmasını, önlenmesini ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyada taraflarca bildirilen tüm deliler toplanmış, özel ve teknik bilgi gerektirmesi nedeniyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememize sunulan 19/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; ... isimli web sitesi davacıya ait marka adlarının kullanımı ve alan adı sahiplilik bilgileri yönünden incelendiği ... isimli web sitesinde davacıya ait marka adının web site adı olarak kullanıldığı ve davacıya ait ürünlerin görselleri ve marka adıyla satış yapıldığı, ilgili web sitesinin davacıya ait olduğu izleniminin verildiği tespit edildiği,... isimli web sitesinde iletişim bilgilerinin yer almadığının görüldüğü ... alan adı sahiplilik bilgileri incelendiğinde “...” alan adını kayıt altına alan kişi ya da firmanın bilgilerinin gizlenmiş olduğu, ilgili alan adının ... hizmetinin Türkiye'de temsilciliği bulunmayan firmalardan alınmış olması nedeniyle de bu alan adı sahibinin kim olduğunun sorularak öğrenilemeyeceğinin anlaşıldığı, ... isimli web sitesi davacıya ait marka adlarının kullanımı ve alan adı sahiplilik bilgileri yönünden incelendiği, ... isimli web sitesinde davacıya ait marka adının ve marka logosunun web site adı olarak kullanıldığı, davacıya ait ürünlerin görselleri ve marka adıyla satışının yapıldığı, İlgili web sitesinin davacıya ait olduğu izleniminin verildiğinin tespit edildiği, ... isimli web sitesinde iletişim bilgilerinin yer almadığının görüldüğü, ... alan adı sahiplilik bilgileri incelendiğinde “...” alan adını kayıt altına alan kişi ya da firmanın bilgilerinin gizlenmiş olduğu, ilgili alan adının ... hizmetinin Türkiye'de temsilciliği bulunmayan firmalardan alınmış olması nedeniyle de bu alan adı sahibinin kim olduğunun sorularak öğrenilemeyeceğinin anlaşıldığı, Davacı adına kayıtlı “...” ibareli tanınmış ve diğer ilgil TPMK'da tescilli markalar; SMK Mad 29 marka hakkına tecavüz yönünden kabul edilen halleri saymış ve bunlar arasında markayı 7. Maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak kabul edildiği, SMK'nun 7/2-a maddesine göre, marka sahibi tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması engelleyebilir dendiği, SMK'nun 7/2-a maddesi uyarınca aşağıdaki hususların değerlendirilmesinin gerektiği, İ. — Aynı mal ve hizmetleri kapsaması, il. — İşaretin tescilli marka ile aynı oluşu, Bu madde kapsamında mad. 7/2-b'de olduğu şekliyle halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin aramadığı, Herhangi bir değişiklik veya ekleme olmadan, sonraki markanın münhasıran — önceki işareti oluşturan unsurlardan oluşması veya bütün olarak bakıldığında işaretler arasında ortalama tüketiciler tarafından fark edilmeyecek derecede önemsiz farkların olması halinde işaretler aynı olarak kabul edildiği, SMK mad. 7/2c ise aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması haline yer verildiği, Davalı sitelerdeki ¸ve ¸ işaretlerin kullanımlarının davacının tescilli markaları ile aynı olduğu ve ... sınıf iç-dış giysiler ve .... sınıf Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri bakımından aynen kullanıldığının görüldüğü, Yine alan adları üzerinden davacının tanınmış markası olan ... ibaresinin sunulan hizmete ve mallara yönelik mall (alışveriş merkezi) ve jeans gibi yan unsurlarla kullanıldığı bu bakımdan markanın itibarından haksız bir yarar elde edilmesi olasılığının bulunduğu anlaşıldığı, Tespiti talep edilen ... ve... web siteleri ve alan adları içerisinde davacıya ait “...” ,” ...” marka adlarının kullanıldığı, davacıya ait bu marka adı ve markaya ait ürün görselleri ile ürün satışı yapılarak... ve... alan adlı web sitelerinin davacıya ait olduğu izleniminin verildiği, ... ve ...web sitelerinin tasarım ve içeriklerinin neredeyse aynı olduğu, her iki web sitesinde de iletişim bilgileri yer almadığı, alan adı/hosting hizmetlerini ise Türkiye'de temsilciliği bulunmayan firmalardan satın aldıkları tespit edildiğinden, “...” ve “...” alan adlarının kime yada hangi firmaya ait olduğunun tespit edilemeyeceği anlaşıldığı, Davaya konu web sitelerinin alan adları üzerinden davacının tanınmış markası olan ... ibaresinin sunulan hizmete ve mallara yönelik mall (alışveriş merkezi) ve jeans gibi yan unsurlarla kullanıldığı bu bakımdan markanın itibarından haksız bir yarar elde edilmesi olasılığının bulunduğu, Davalı sitelerdeki işaretlerin kullanımlarının davacının tescilli markaları ile aynı olduğu ve ... sınıf iç-dış giysiler Ve ... sınıf Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri bakımından aynen kullanıldığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık, marka hakkına tecavüzün tespiti ile bunun durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.
Markaya Tecavüz iddiası yönünden;
6769 sayılı Kanunun 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmıştır. Bunlar Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleridir.
İlgili Kanunun 7 inci maddesi; "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b)Tescilli marka ite aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle betik tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c)Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci /fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a)İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b)İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c)İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç)İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e)İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f)İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. " hükümlerine amirdir.
Kanunun 149.maddesinde "Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a)Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b)Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c)Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç)Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e)(d) bendi uyarınca elkonulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması f)Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d)bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. g)Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
SMK m. 29/1-a atfıyla uygulanacak olan SMK m, 7/2- b'ye göre tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tesdili markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, marka hakkına tecavüz niteliği taşıyacaktır. Mutlak hak niteliğini taşıyan markanın, marka sahibinin izni olmaksızın bir başkası tarafından kullanılması yasaklanmış bulunmaktadır. Markanın sahibinden başkası tarafından aynen veya taklit, tağyir, iltibas suretiyle kullanılıp kullanılmadığının saptanmasında her şeyden önce markanın şekil ve anlam itibariyle taşıdığı baskın unsur göz önünde tutulmalıdır. Bu baskın unsurun aynen veya değiştirilerek başkası tarafından kullanılması, haksız olarak kullanımın tespitinde büyük önem taşır. Bir marka ana özellikleri itibariyle başkası tarafından bir hakka dayanmadan kullanıldığında tecavüz unsuru gerçekleşmiş olur (Erdal Noyan, Marka Hukuku, Ankara 2006, s.545). Bir marka hakkına tecavüz teşkil edilebilmesi için, markayla ayniyet taşıyan veya benzer olan işaretin, tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerin aynı veya benzeri mal veya hizmetlerde alıcıların karıştırılmasına sebebiyet verecek şekil ve surette kullanılması gerekir.
Dava dilekçesinde davalı site sahiplerinin açık kimliğinin belirtilmediği, davaya konu internet sitesinin sahip ve yöneticilerinin kim olduğunun tespit edilemediği, HMK 119/1-b maddesi gereği davalının ad ve adresinin dava dilekçesinde belirtilmesinin bir usuli zorunluluk olduğu ve eğer dava dilekçesinde bu bilgiler yer almıyor ise HMK 119/son maddesi gereğince davacıya 1 haftalık kesin süre verilmesi ve eğer bu kesin süreye riayet edilmez ise davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği, bununla birlikte internet ortamında gerçekleşen hak ihlalleri yönünden taraf teşkilinin bazı hallerde mümkün olmadığı, değişken IP kullanımı ve ihlalin gerçekleşmesinden itibaren aradan geçen süre nedeniyle IP numarası üzerinden site sahibine ulaşılmasının imkânsız hale geldiği, bu tür sitelerin genellikle sahte isim ve adres bilgileri kullanılarak oluşturulduğu, bu nedenle de davalının ad ve adres bilgilerinin tespitinin imkânsız olduğu, somut olayda da internet sitesinin gerçekte kime ait olduğunun belirlenemediği, bu durumda HMK 119/son maddesinin uygulanmasının adil olmayacağı ve ihlallerin durdurulmasını engellemeyeceği, böyle bir yasal düzenleme yapılıncaya kadar yargılamanın çekişmesiz yargı biçiminde yapılmasının amaca uygun olacağı, site sahibinin mahkememize müracaatı durumunda ise durumun yeniden gözden geçirilebileceği ve eğer ihlal sona ermiş ise bir karar ile tedbir kararının yeniden değerlendirilebileceği gözetilerek, usul ekonomisi dikkate alınarak bu gibi ihlal iddiası hallerinde çekişmesiz yargı benzeri uygulama yapılması ve site sahibinin mahkemeye müracaatı durumunda talebinin yahut itirazının mahkemece değerlendirilebileceği gözetilerek açık yargılamaya devam olunmuştur. (İstanbul BAM 16.HD 2020/813 Esas, 2020/1013Karar sayılı ilamı) ... numaralı "..." ibareli, ... numaralı "..." ibareli ve ... numaralı "..." ibareli markaların davacı adına tescilli olduğu kullanımların tespiti yönünden bilirkişi raporu alındığı, rapor incelendiğinde davaya konu internet sitelerinde giyim ürünü satışının yapıldığının belirtildiği, bu ürünün davacı adına tescilli yukarıda belirtilen markaların tescilli olduğu sınıflarda bulunduğu, internet sitesinin alan adında ve internet sitesi içeriğinde yukarıda belirtilen davacı adına tescilli marka ibarelerinin aynısının kullanıldığı, bu kullanımların SMK 29/1 maddesi gereğince “marka hakkına tecavüz” oluşturduğu, davacıya ait markasına yönelik davalı kullanımlarının izahı yapılan mevzuat kapsamında markaya tecavüz teşkil ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ İLE; davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda ..., ... adresli internet sitelerine erişimin engellenmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 157,75 TL bakiye karar harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
3-Taraf teşkili sağlanamadığından ve davalı gerçek yada tüzel kişi tespit edilemediğinden şimdilik davacı taraf lehine yargılama gideri ve avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, yapılan yargılama giderlerinin şimdilik davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/05/2024

Katip ...
¸

Hakim ...
¸