WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Mayıs 2026

İSTANBUL 4.FIKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESI

A- A A+

T.C.
İSTANBUL
4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/175
KARAR NO : 2024/100

DAVA : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 11/10/2022
KARAR TARİHİ : 07/05/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davaya konu gelinlikleri "..." ticari işletmesine iş akdiyle bağıtlanmış olduğunu ... tarafından eşsiz ve ilk olarak tasarlandığını, müvekkiline ait olan şirketçe kamuya sunulduğunu, Müvekkilinin satılan gelinliklerin Dünya çapında bir üne sahip olduğununu, ..., ..., ... etkinliğinde yılın çıkış yapan markasında finalistliğe layık görüldüğünü, ... fuarına 2 sene boyunca katıldığını, Müvekkilinin onayı olması halinde müvekkiline ait markalı ürünlerin showrooma ve web siteye konulacağını bizzat davalılar tarafından ifade edilmesine rağmen müvekkilinin onayını beklenmeksizin web siteye ve showrooma konan ürünlerin hala dava tarihi itibariyle kiralanmakta olduğunu, Davalı tarafından yazılmış olan mail sonrası müvekkilinin, söz konusu tasarımların kendisine ait olduğunu ve gerek marka hakkından gerekse tasarım hakkından yalnızca kendisinin faydalanabileceği ve işbu hukuka aykırı eylemlere son verilmesi gerektiği yönünde davalı yana ihtarname iletildiğini, aynı ihtarda herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın gerek müvekkiline ait ... koleksiyonunda yer alan "..." tasarımının, web site üzerinden "..." adıyla, gerek showroomda müvekkiline ait markalı ürünlerin kiralanmasına izin verilmediğini ve açıkça ifade edilmesine rağmen, ihtarı tebliğ alan davalının söz konusu ürünleri kiralamaya devam ettiğini bununla birlikte davalının markasını "..." şeklinde kısaltarak kiralamaya devam ettiğini "..." olduğu ifade edilerek hukuka aykırı ve haksız kazanç elde edecek şekilde kiralama yapmaya devam ettiğini, ... tarafından, 29.06.2022 tarihinde gittiği "..." showroom'unda "..." adıyla müvekkilinin markası kullanılarak ... sitesi üzerinden kiralanan gelinlik denenerek gelinlikte herhangi bir değişiklik yapılıp yapılamayacağının sorulduğuğnu davalılarca markalı tasarım ürünler üzerinde müşterilerin istediği şekilde değişiklik ve tadilat yapılabileceği ifade edildiğini, aynı hukuka aykırı .... adı altında..." başlığında yer alan haberlerde söz konusu hukuka aykırı rekabet kırıcı eylemleri gerçekleştirdiklerini açıkça ifade ettiklerini, en son 2023 yılı için çıkarılan, güncel 11 parçalık "..." koleksiyonunda yer alan Luvalis modeli, müşterilerce en çok tercih edilen modellerden olduğunu söz konusu tasarımın gelinlere özel dikimi 42.000 TL olduğunu, davalı tarafından markalı bu tasarımın izinsiz kiralanması, müvekkilin satışlarında olağanüstü bir düşüşe sahip olduğunu, söz konusu faaliyetle elde ettiği hukuka aykırı gelirlerin tamamımın, müvekkili bakımından maddi zarar oluşturduğunu, Davalının faaliyetleri sonucunda müvekkiline ait markalı tasarımlı ürünlerin, mevcut fiyatının altında satışı ve kiralanması yapılarak müvekkilinin ticari faaliyetlerini baltalama neticesi doğurmakta ve açıkça dürüstlük kuralına aykırı hareket edilmekte olduğununu, davalının izinsiz satışı, ihtardan sonra müvekkiline ait markanın ürün üzerinden kaldırılarak lisansız olarak faaliyetine devam etmesi, gelen müşterilerine müvekkile ait tasarım hakkı ve markalı ürün üzerinde izinsiz değişiklik ve tadilata giderek ürünü kötüleştirmek suretiyle mevcut fiyatının da altında satışa sunması vb eylemlerinin tamamımın açıkça dürüstlük kuralına aykırı olup haksız rekabet teşkil ettiğini, Yoksun kalınan kazanç hesabının 6769 Sayılı SMK 151/2-c bendi uyarınca gelinliklerin bedelleri, müvekkilin marka ve tasarımlarının dizi sektörü/fuarlar/eventler kapsamında ulusal ve uluslararası tanınırlığı da dikkate alınarak “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli” dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, gerek edimin niteliği gerek Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, kişiye özel dikilmiş gelinliğin özgün ve ayırt edici bir tasarım mahiyetinde olduğunu ve müvekkilinin piyasada tanınmışlığından yararlanarak gelinliği kiraya verdiklerini, müvekkilinin ticari faaliyetini baltalayıcı şekilde, dürüstlük kuralına aykırı olarak, onun namından ve ürün kalitesinden faydalanarak izinsiz bir şekilde gelinliği kiralama faaliyetini sürdüren davalının haksız rekabet teşkil eden fillinin tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacı vekilinin 10/11/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davalının haksız rekabet teşkil eden fiilinin önlenmesini, durdurulmasını, yoksun kalınan kazanç hesabının 6769 Sayılı SMK 151/2-c bendi uyarınca gelinliklerin bedelleri, müvekkillerinin marka ve tasarımlarının dizi sektörü/fuarlar/eventler kapsamında ulusal ve uluslararası tanınırlığı da dikkate alınarak “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli” dikkate alınarak hesaplanarak HMK m.107 çerçevesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu gereğince tasarımın itibar kaybından ötürü müvekkillerine verilen manevi zarar da gözetilerek 20.000,00 TL manevi tazminatın ve 5.000,00 TL marka hakkına verilen zarara ilişkin tazminatın dava tarihinden işleyerek değişen oranlı ticari faiziyle ile birlikte davalıdan tahsilini, verilecek kararın masrafı davalıdan alınmak şartıyla, başlangıç ve gerekçe bölümlerinin bir özetinin ve hüküm fıkrasının tamamının Türkiye'de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalıların işletmelerini ... ve ...‟nın ... markası altında, 2017 yılının nisan ayında kurduğunu ve işletmeye başlandığını, Davalılardan ...‟nun başkalarının tasarım ürünü gelinliklerini, abiyelerini ya da giysilerini kuracağı web sitesine yükleyerek ya da ürünlerini mağazasında sergileyerek kiralama yapabileceği bir iş modeli geliştirdiğini, iş modeli olarak gelinliklerini kiraya vermek isteyen gelinlik sahiplerinin ürünlerinin sergilenmek amacıyla teslim alındığını ve ilgilenen kiracıların olması halinde gelinlik sahibi ile kiracı arasındaki ticari bağ kurulduğunu, ilgili gelinliğin kiralanması halinde de kira bedeli gelinlik sahibi adına tahsil edildiğini ve komisyon bedeli kesilerek kalan tutar gelinlik sahibine iletildiğini, bunun yanında gelinlik sahiplerinin ihtiyacını gözeterek gelinlik üzerinde terzilik hizmeti talep edilmesi halinde gelinliğin vücuda oturtulması için terzilik hizmeti de verilmeye başlandığını, ilerleyen zamanda davalıların gelinlikleri kiralamaya aracılık etmektense özel seçilmiş tasarım gelinlikleri gelinlik sahiplerinden ücret karşılığı satın alarak satın alınan gelinlikleri kiralama modeline geçildiğini, ...'dan gelinlik satın alan gelinliğin maliki olan kişiler gelinliklerini kiralamak için davalıların web sitesinde bulunan Kiraya Ver formunu doldurduğunu, ancak prensip olarak iş birliği yapma isteği ile ... ile iletişime geçilmeden kendisine ait olan hiçbir ürün mağazaya kabul edilmediğini, ... ile iş birliği yapabilmek adına davalıların 15 şubat 2022 tarihinde ... adresine e-posta attığını, bu epostada Davalılar ...'nın doğrudan onayı olmadığı için müşteri ürünlerini henüz kabul etmediklerini fakat başvuru yapanların ürünlerini satın almak istediklerini ve yine kabul ederler ise tanışarak kendilerinden direk olarak ürün alımı yapmak istediklerini belirttiklerini, Ancak hiçbir şekilde geri dönüş yapılmadığını, bu eposta üzerinden birkaç ay geçmesinin ardından Dolap uygulaması üzerinden bir kullanıcının davalılara ulaşmış ve ... markalı gelinliğini acilen satmak istediğini çünkü yurtdışına taşınacağını belirttiğini, 2022 yılının Nisan ayının başında davalılar ilgili gelinliği 17.000-TL ödeyerek gelinlik sahibinden satın aldığını, Davalılara herhangi bir model adı belirtilmediğinden ve ... ile iletişim kurulamadığından davalılar kendi gerçekleştirdikleri fotoğraf çekimleri ile birlikte gelinliği web sitesilerine yüklemişlerdir. Modelin adı mal sahibi tarafından iletilmediğinden ürün adına ... Kesim gelinlik' olarak belirtilmiştir. Ardından, ...‟nın gelinliğin kiralanmasından ve marka kullanımından rahatsız olduğunu ihtar ettiğini, ilgili ihtarnamenin tebliğ alınmasının ardından davalıların ilgili gelinliğin maliki olduğu ve semerelerinden yararlanma hakkı olduğu neticesinde gelinliği kiralayabileceğini ancak marka ve isim kullanımı konusunda ...'nın marka kullanımı konusunda hassasiyet göstererek markayı kaldırdığını ihtar ettiğini, o tarihten sonra gelinliğin ismi '...' olarak güncellendiğini, kısa bir süre sonra ise ürün hem web sitesinden, hem de mağazadaki reyondan kaldırıldığını,Gelinliğin web sitesine eklenmesinden bu güne kadar gelinliğin kiralanması için 3 farklı kişi ile kiralama sözleşmesi imzalandığını, davalının 17.000-TL ödeyerek satın almış olduğu gelinlikten yalnızca 10,550 TL kazandığını, ayrıca gelinlik yalnızca 1 kişi tarafından kiralanarak kullanılmış olduğunu, Söz konusu gelinliğin kişiye özel dikilmiş FSEK uyarınca eser niteliği taşıyan bir ürün olmadığını Gelinliklerin FSEK'te yer alan anlamda eser olmadığı gibi Borç Kanunu uyarınca kişinin talebi ile kişiye özel hazırlanan bir eser niteliği de bulunmadığını, gelinliklerin tasarımın tescil edilmesi halinde tasarım tesciline ilişkin hakların korunduğu ancak gelinliğin tasarımı tescil edilmediği gibi davalıların tasarıma ilişkin bir ihlalleri de bulunmadığını, ayrıca ...'nın koleksiyonunda da bulunan bu gelinlik kişiye özel, eşsiz ve tek olarak üretilmiş bir model olmadığını, bu gelinlik modelinin aynısı farklı kişilerce giyildiğini, müşteri tarafından da reyondan hazır olarak satın alınmış olunduğunu, bu kapsamda FSEK veya borçlar kanunu kapsamında eser niteliğinde olmayan bu ürünün eser niteliğinde korunmaya tabii olmadığı bir mal olarak alım satıma ve kiralamaya açık olduğunu, Davalıların gelinlik üzerinde herhangi bir değişiklik, bozulma veya kötüleştirme yapmadığın, Müşteriler ile yapılan 3 farklı sözleşmede üzerinde yapılacak tadilatlar başlığının karşısında etek boyu kontrol edileceği ve göğüs dekoltesi kapatılacağı belirtildiğini, model veya tasarım üzerinde herhangi bir oynama yapılmadığını. firmanın hiçbir şekilde tasarımı değiştirmediğini davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
Dosya kapsamında alınan 08/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dosya münderecatından da anlaşılacağı üzere davalı taraf, davacının tasarlamış olduğu gelinlikleri, ilgili gelinliklerin satışı yapılan mecralarda alan kişilerden satın alıp kiralamakta veya gelinlik sahiplerinin gelinliklerini kiralamasına aracılık etmektedir. Dolayısıyla uyuşmazlıkta davalının dava konusu faaliyetlerinin bir taklit ürünü kamuya arz etmesi üzerinde değil, orijinal ürünler üzerinden yapılan faaliyetlere ilişkindir. Karşılaştırmaya tabi ürünler aynıdır. davalının satış, kiralama gibi faaliyetlerde bulunduğu ürün davacının hak sahibi olduğu, izini dahilinde piyasaya sunulan orijinal ürünlerdir. Aksi yönde herhangi bir iddia ya da veri dosya münderecatında mevcut değildir. Dava konusu ürünler için SMK 152/1 “Sınai mülkiyet hakkı korumasına konu ürünlerin, hak sahibi veya onun izni ile üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle ilgili fiiller hakkın kapsamı dışında kalır”. hükmü uygulama alanı bulacaktır. Davacı ürününü satışa sunmakla ilgili ürün için pazarda dolaşımı üzerinde kontrolünü Kaybetmiş olmakla bu ürünler için hakkın tüketildiğinden bahsedilecektir. Davacı tarafından davalının gelinlikler üzerinde hak sahibinin izini olmadan değişiklik ve tadilat yapılarak ürünün kötüleştirildiğini bu durumun dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil ettiği iddia olunmuş, davalı taraf ise gelinlikler üzerinde herhangi bir değişiklik, bozulma, kötüleştirme yapılmadığını, model veya tasarım üzerinde herhangi bir oynama olmadığını beyan etmiştir. Davacı tarafında dosyaya sunulan davalının imza etmiş olduğu, Gelinlik Kiralama Sözleşmesinde üzerinde yapılacak tadilatlar kısmında “göğüs önü kapatılacak” şeklinde bir beyan bulunduğu, bunun haricinde tasarım üzerinde değişiklik gerçekleşip gerçekleşmediği anlaşılamamıştır. Dolayısıyla SMK 152/2‟nin de uygulanmasını gerektiren bir hal de tespit edilememiştir. Heyetimizde davalı faaliyetleri davacını marka ya da tasarım hakkına tecavüz teşkil etmediği yönünde görüşe ulaşılmıştır Marka hakkına tecavüz söz konusu olmadığından maddi tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların da oluşmadığı yönünde görüş ve kanaate varılmıştır Davalının ürünlerin mevcut fiyatının altında satışı ve kiralanmasının davalının ticari faaliyetlerini baltaladığını, ürün üzerinde izinsiz değişiklik ve tadilata giderek ürünün kötüleştirildiğini bu hususların dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiğini iddia etmiştir. Davalı vekili gelinlikler üzerinde herhangi bir değişiklik, bozulma, kötüleştirme yapılmadığını, model veya tasarım üzerinde herhangi bir oynama olmadığını, firmanın hiçbir şekilde tasarımı değiştirmediğini beyan etmiştir.Davalı tarafında satışı ve kiralaması yapılan ürünler 2. el ürünler olduğundan mevcut fiyatının altında satışı yapılmasının dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmediği, davacı tarafında dosyaya sunulan davalının imza etmiş olduğu, Gelinlik Kiralama Sözleşmesi‟nde üzerinde yapılacak tadilatlar kısmında “...” Ģeklinde bir beyan bulunduğu, bunun haricinde tasarım üzerinde değişiklik gerçekleşip gerçekleşmediğinin anlaşılamadığı tespit edilmiştir davalıların eylemlerinin davacı yana ait marka ya da tasarım haklarını ihlal etmediği, davacı yan ile haksız rekabet teşkil etmediği yönünde görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dosyaya sunulan 21.11.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; Davacı yanın bildirimleri veçhile heyetimizce fiziki bir ürün incelenemediğinden davalı kullanımındaki ürünün orijinal olup olmadığı heyetimizce detaylı olarak analiz edilemediği, davalının kullanımında olan ürünlerin orijinal olmadığı yönünde Sayın Mahkemeniz nezdinde bir kanaatin oluşması halinde davalı yanın tespit edilen ilgili kullanımların davacı yana ait tescilsiz tasarıma tecavüz teşkil eder mahiyette olacağı, Mahkemenizde ilgili ürünlerin orijinal ürünler olduğu kanaatinin oluşması ihtimalinde ise kök raporumuzdaki görüş ve kanaatlerimizin devam ettiği yönündeki görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Dosyaya sunulan 30.03.2024 tarihli bilirkişi ikinci kök raporunda özetle; Davalı tarafın müşterileri tarafından satın alınan farklı marka ürünleri aracılık yaparak bir diğer müşteriye kiralandığı, Mail yazışma ile Davacı tarafa modellerini beğendiği ve ticaretini yapma talebini belirttiği dosya kapsamında karşı Davacı taraftan bu talebe cevabın gelmediği, Davalı tarafça ... sayfanın kapatıldığı bulunamadığı, 18.04.2022 tarihle ihtardan önce “...”adı altında13.07.2022 tarihli paylaşımda ihtar sonrası “..” adı altında yayınlandığı Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde,Davalı tarafından mahkeme salonunda incelemeye alınıp kıyaslanan tasarımın orijinal ürün olduğu Kalıp tasarım ve biçim değişikliğinde kiralayan müşteri talebi doğrultusunda “dekolte kapama” gibi tasarım modelinin değiştirildiği, Davalı tarafından mahkeme salonunda incelemeye alınıp kıyaslanan tasarımın orijinal ürün olduğu kanaatine varılmış, yine aynı görsellerde davalının sunduğu gelinlikte doğrudan davacıya ait markanın gizlenmeyerek davacı adına ...Tescil no.‘...’ markasının gelinlik iç etiketinde paylaşıldığı ,SMK 152/1 uyarınca TÜKENME HAKKININ uygulama alanı bulacağı, Sayın Mahkeme tarafından davacı vekilinin iddia ettiği üzere, davalı tarafın tasarım sahibinin müvekkil şirket olduğunu bilmesine rağmen, tasarımcı bilgisini ve tasarım gelinliklerin piyasaya sunulduğu markasını gizlediği kanaatine varılması halinde, bu durumun dürüstlük kuralına aykırılık kapsamında değerlendirilebileceği, haksız rekabet kapsamında emeğin korunmasına büyük önem verildiği, davalının uyuşmazlık konusu ürünü kendi emeği sonucu oluşturulmuş gibi göstermesi halinde bunun haksız rekabet teşkil edeceği, Davacı vekili tarafından iddia edilen haksız rekabetin özel halleri yukarıda tek tek incelenmiş olup, bu iddiaların somut uyuşmazlık çerçevesinde ispatlanamadığı ve bu kapsamda haksız rekabet bulunmadığı, görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
KANAAT VE GEREKÇE
Uyuşmazlık, davalı kullanımlarının davacıya ait tescilsiz tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, oluşturması halinde bunun durdurulması, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması ile tazminat taleplerine ilişkindir.
Tasarım kavramı, insan zihninde biçimlendirme, kurma, tasavvur etme faaliyetleri ile, nesnel gerçekliğe estetik bir yapı kazandırmayı ifade eder. Tasarım hakkı ise, herkese karşı ileri sürülebilen, maddi olmayan bir mutlak haktır. SMK'nın 55/1 fıkrasına göre; “Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür.” Tasarım hukukunca korunan sadece dış görünüştür.
Hukukumuzda tescilli tasarımların yanı sıra tescilsiz tasarımlar da SMK kapsamında korunmaktadır. İlk kez Türkiye'de kamuya sunulan tasarımlar tescilsiz tasarım olarak korunur (SMK m. 55/4). Kanuna göre, bir tasarım ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş ise «yenilik» ve «ayırt edici nitelik» vasıflarını haiz ise tescilsiz olarak üç yıl süreyle korunur. Koruma süresi kamuya sunma ile başlar. Tasarım sayısının fazla olduğu sektörler için ihtiyaç duyulan bir düzenlemedir. Pazar ömrünün kısa olduğu ve çok fazla sayıda tasarımın ortaya çıktığı tekstil, moda, ambalaj gibi sektörlerin ihtiyaçlarına hizmet eder. Bir tasarımın SMK kapsamında korumadan yararlanabilmesi için “yeni” ve “ayırt edici” özelliklere sahip olması gerekir (SMK m.56/1)
a) Bir tasarımın aynısı (a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, (b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir (SMK m.56/4). Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorlarsa aynı kabul edilir. Kamuya sunma, sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar.
Hangi tasarımların yeni olarak kabul olunacağı zaman ve mekana göre değişmektedir. Ancak genel olarak “yeni” kelimesi önceden bilinmeyen, hiç kullanılmamış veya az kullanılmış anlamlarına gelmektedir. Bir tasarımın aynısının, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmuş olması yenilik unsurunu ortadan kaldırır.
b) Tasarımın ayırt edici olması, yeni olmasından farklı bir kavramdır. Tasarım yeni olması, SMK m.56/4'deki “Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir” hükmünden de anlaşılacağı üzere yüzeysel bir incelemeyi gerektirir. Oysa ayırt edici olmayı belirlemede ölçü “bilgilenmiş kullanıcı”dır (SMK m.56/5). Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim (a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, (b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir (SMKm.56/5).
Bilgilenmiş kullanıcı, daha önceden kamuya sunulmuş tasarımların kendisinde bıraktığı genel izlenimden belirgin derecede farklı izlenim bırakan tasarımlar ayırt edici kabul edilir. Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, birbiri ile kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılıklarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilir ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınır.
Hukukumuzda yeni ve ayırt edici tasarımlar beşer yıllık sürelerle yenilenmek suretiyle en fazla beş yıl süreyle korunur (SMK m.69/1). Tescilsiz tasarımın korunabilmesi için ise, bu iki özelliğe ek olarak “ilk kez Türkiye'de kamuya sunulma” şartı da vardır (SMK m. 55/4). Tescilsiz tasarımların koruma süresi, kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıldır (SMK m. 69/2).
Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller SMK 81. maddede üç bent halinde sayılmıştır. Buna göre, tasarım hakkı sahibinin izni olmaksızın tasarımın aynını veya belirgin bir şekilde benzerini yapmak, üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme akdi için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarak, ithal işlemine tabi tutmak; lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya devretmek; tasarım hakkını gasp etmek tasarım hakkına tecavüz kapsamındadır (SMK m.81/1).
Sınai haklara tecavüz aynı zamanda bir haksız fiil olduğundan Borçlar Kanunundaki haksız ftil zamanaşımı süresi açılacak hukuk davalarında uygulanacaktır. Buna göre sınai hak sahibi, hakkına tecavüz hallerini ve bu halleri gerçekleştiren kişi veya kişileri öğrenmesinden itibaren 2 yıl ve herhalde 10 yıl içinde tecavüz davası açabilecektir. Tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin men'i davalarında ise zamanaşımı söz konusu değildir. Çünkü tecavüz devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeye başlamayacaktır. Tecavüz durduğunda veya tekrarlama tehlikesinin bulunmadığında ise, tecavüzün men'i davası açılması söz konusu olmayacaktır. Zamanaşımı, tasarıma tecavüz oluşturan eylem tekrarlandıkça her gün kesilip yeniden işlemeye başlar.
Tescilsiz tasarım sahibi de tasarımına tecavüz teşkil eden eylemlere karşı dava açabilir. Ancak tescilsiz tasarım, sahibine sınırlı haklar sağlar. Hak sahibi, sadece korunan tasarımın aynısının veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kopyalanarak alınması hâlinde verir. Korunan tasarımın kendi tasarımından önce kamuya sunulduğunu makul yollarla bilmesi mü olmayan bir tasarımcı tarafından bağımsız olarak yapılan tasarımın koruma kapsamındaki tasarımdan kopyalanmış olduğu kabul edilmez (SMK m. 59).
Somut olaya dönüldüğünde, dosya kapsamına ve denetime açık rapor içeriklerine göre davacı yanın görselini instagram isimli sosyal medya hesabından ilk olarak 04.07.2021 tarihinde kamuya arz etmiş olmak ile birlikte ilgili modelin daha eski tarihte kamuya arz edildiği anlaşılamadığından ve davalının da bu yönde bir savunması olmadığından ilgili görsel bakımından davacının tescilsiz tasarım hakkı koruması sahibi olduğu değerlendirilmiştir. Davalının satış, kiralama gibi faaliyetlerde bulunduğu ürün davacının hak sahibi olduğu, izini dahilinde piyasaya sunulan orijinal ürünler olduğu uzman bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiğinden, SMK 152 uyarınca bir değerlendirme yapılması gereklidir.
6769 sayılı SMK 152.madde "Sınai Mülkiyet Hakkı Korumasına konu ürünlerin, hak sahibi veya onun izni ile üçüncü kişiler tarafından piyasaya sunulmasından sonra bu ürünlerle ilgili fiiller hakkın kapsamı dışında kalır. Marka sahibi,birinci fıkra kapsamına giren ürünlerin üçüncü kişiler tarafından değiştirilerek veya kötüleştirilerek ticari amaçlı kullanılmasını önleme hakkına sahiptir." hükmü düzenlenmiştir. Tükenme hakkının söz konusu olabilmesi için: tüketici tarafından satın alınan ürünün orjinal olması gerektiği, tüketicinin ürüne ilişkin hukuki işlemlerinin dürüstlük kuralına uygun olması ve hakkın kötüye kullanılması teşkil etmemesi gerektiği, hukuki işleme konu ürünün kötüleştirilmemesi, bozulmaması; kendisine karşı manevi hakkı bulunan ve devirle dahi sona ermeyen üründen rekabet kırıcı ve hukuka aykırı şekilde faydalanmaması gerektiği açıktır. Somut dosya kapsamında da davalı tarafından mahkeme salonunda incelemeye alınıp kıyaslanan tasarımın orijinal ürün olduğu kanaatine varılmış, yine aynı görsellerde davalının sunduğu gelinlikte doğrudan davacıya ait markanın gizlenmeyerek davacı adına... Tescil no.‘... markasının gelinlik iç etiketinde paylaşıldığı, üründeki ayırt edici markanın davalı tarafından gizlenmediği, davacının ürününü satışa sunmakla ilgili ürün için pazarda dolaşımı üzerinde kontrolünü kaybetmiş olmakla bu ürünler için hakkını tükettiği, kalıp tasarım ve biçim değişikliğinde kiralayan müşteri talebi doğrultusunda “...” gibi tasarım modelinin değiştirildiği, kişisel kullanım amacıyla tasarım değişikliğinin tek başına tecavüz boyutuna ulaştığının kabulüne imkan vermediği, üründen rekabet kırıcı ve hukuka aykırı şekilde faydalanma ya da kötüleştirme halinin somut olayda bulunmadığı, davalının davacı tasarımına yönelik ... Tescil no.‘... markasının da gizlenmediği göz önüne alındığında; haksız rekabet hallerinde Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinin uygulanması gerektiği düzenlenmiş olup, ayrıca TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayıldığından davalının haksız rekabet oluşturan nitelikte ticari nitelikte bir davranış veya uygulama ile aldatıcı veya başka bir şekilde dürüstlük kurallarına aykırı ve rakipler arasında veya tedarik eden kimselerle müşteriler arasındaki ilişkinin etkilenmesine yönelik bir fiilinin ispatlanamadığı kanaati ile davanın reddine yönelik aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın tüm yönleri ile reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 427,60 TL karar harcından peşin yatırılan 444,02 TL'nin mahsubu ile kalan 16.42 TL bakiye karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Manevi tazminat talebi yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.10/4, 10/3, 13/2 uyarınca davalılar vekille temsil olunduğundan hesap olunan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
4-Maddi tazminat talepleri yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi m.13/2-4 uyarınca davalılar vekille temsil olunduğundan hesap olunan 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,
5-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk sarf ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair davacı vekili/davalılar vekilinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.07/05/2024

Katip
¸

Hakim
¸